12 Yıllık Esaret
Ortalama puan
4,4
620 Puanlama

45 Kullanıcı yorumları

5
15 Eleştiri
4
14 Eleştiri
3
12 Eleştiri
2
3 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
5 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Steve McQueen'in üç adet uzun metraj filmi var. Üçü de kalburüstü, üçü de hatırda kalan kaliteli filmler. "Hunger"dan sonra takip edilmesi gereken bir yönetmen olduğunu bas bas bağırıyordu zaten. Daha sonra "Shame" gibi bir esere imza attı. İkisi de çağımızın görülmesi gereken filmlerindendi. Son olarak da, ödül sezonunda büyük sükse yaratacağı tahmin edilen "12 Years a Slave" geldi.
Solomon Northup 19. yüzyıl Amerika'sında gerçekten yaşamış bir adam. Özgür bir "zenci". Hatta orta-üst sınıfta yer alan bir zenci. Ancak hiç beklemediği bir anda kendisini köleliğin pençesinde buluyor. Bu süreçte yaşadıklarını da yıllar sonra bir kitap haline getiriyor. Kölelik zamanlarının ne kadar berbat, insanlıktan ne kadar uzak zamanlar olduğunu biliriz, daha doğrusu tahmin ederiz. Bu film de o döneme dair ne varsa oturaklı ve aynı oranda çarpıcı bir biçimde aktarıyor. 135 dakikalık süresi sürükleyici akışı sayesinde çok çabuk geçiyor.
Ejiofor şimdiye dek sükse yaratmış, göz önünde bulunan bazı filmlerde rol almıştı. Ancak genellikle yan rollerde boy göstermişti. Baş role geçtiği bu ilk filminde oldukça başarılı. Filmi tek başına götürüyor tam anlamıyla. Ancak kendisine süre boyunca muhteşem yardımcılar da ekleniyor. Bunlardan en göze çarpanı günümüzün tartışmasız en büyük aktörlerinden biri olarak gördüğüm, hangi projede yer alırsa alsın elmas gibi parıldayan Michael Fassbender. Yönetmen ile daha önceki iki filminde de çalışmış ve yine şahane performanslar sergilemiş oyuncu, Ejiofor ile karşılıklı "döktürüyor". Kısa süreli gözükseler de Cumberbatch ve Pitt gibi isimler de filmin kadrosuna güç katıyor. İzlerken seyircilerin sürekli düşünmesi gereken bir eser.
Ödül sezonunda neler yapar bilmiyorum ama, diğer tüm adayları henüz görmememe rağmen, büyük ödüllerden bazılarını alırsa sonuna kadar hak ettiğini düşüneceğim bir eser "12 Years a Slave".
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Mart 2015 tarihinde eklendi
gerçek bir utanç öyküsünden ekrana yansıtılan güzel bir film 8/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Şubat 2014 tarihinde eklendi
Köleliğin acı ve gerçekten yaşanmış hikayesi etkileyici bir şekilde yönetmen steve mcquenn tarafından beyazperdeye aktarılıyor,gerçekten yaşanmış olduklarının da etkisiyle izlerken beyazlara lanetler yağdırarak izlemiştir benim gibi sanırım birçok kişi zaten duygusu olan insanların da üzülmemesi şaşırtıcı olurdu başroldeki oyuncu mükemmel oynamış tek kelimeyle,yılın iyi filmlerinden olduğu aşikar ama en iyisi mi o tartışılır bence,biraz ödül ve ticari kaygılar da gözönüne alınmış çekilirken
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
16 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Her kölelik filmi ayrı bir etkiliyor insanı. Yaşanan gerçekler tokat gibi yüze çarpıtılıyor bu tarz filmlerde. Ne kadar süre almış, oyunculuk nasılmış insan eleştiremiyor bile. Gerçek yaşanmış bir dünyaya giriyorsunuz ve adeta kanınız donuyor. O noktadan sonra özgürlük için aç olan insanlardan, yoğun duygulardan başka birşey hissedemiyorsunuz. O yüzden bu tarz filmler gerçekleri göz önüne tüm çıplaklığıyla serilirken hiç bir şeyden kaçınılmıyor ve bu da bizi daha çok o zamanları anlamaya itiyor. İnsanlık utancı dönemler... Bu filmde herşeyi bulabilirsiniz. Oscarları topladı ve haketti de.
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Haziran 2022 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Solomon Northup'ın aynı isimli anılarından (1853) uyarlayarak John Ridley'in yazdığı ve yönetmen koltuğunda da Steve McQueen'in oturduğu "12 Years a Slave"; biyografik bir drama olarak geliyor karşımıza...

Gelin isterseniz, Afro - Amerikan tarih ve kültürü uzmanı Henry Louis Gates Jr. ile "Solomon Northup: The Complete Story of the Author of the Complete Story of the Twelve Years a Slave" kitabının üç yazarından biri olan araştırmacı David Fiske'in danışmanlığında; 20 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilerek 3 Academy, 2 BAFTA ve 1 Golden Globe Ödülüne ulaşmış olan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Solomon Northup (Chiwetel Ejiofor), diğer Afro - Amerikan kökenli kölelerle birlikte; Yargıç Turner'ın (Bryan Batt) kamış tarlasında çalıştırılmaktadır...

Ama bunun, daha öncesi de vardır...

***

1841'de Solomon Northup; karısı Anne (Kelsey Scott) ve çocukları Margaret (Quvenzhané Wallis) ve Alonzo (Cameron Zeigler) ile Saratoga Springs, New York'ta yaşayan özgür bir Amerikalı müzisyendir...

Ta ki, Merrill Brown (Scoot McNairy) ve Abram Hamilton (Taran Killam) kendisine; sadece iki haftalık bir süre için ve de oldukça cazip koşullarda bir iş teklif ederek Washington DC'ye götürünceye kadar...

Zaten karısı ile çocuklarını da, üç haftalığına Sandy Hill'e yollamıştır Solomon...

Yani Washington'a giderek çalışması adına gerekli tüm koşullar, yeterince uygun gibi görünmektedir...

İşte o sebeple de Solomon, Brown ve Hamilton ile Washington'a doğru güle oynaya yola koyulur...

***

Ancak vardıklarında, akşam yemeğinde güzelce bir yedirilip içirilirken fena halde katakulliye getirilerek ilaçla uyuşturulan Solomon; sabah uyandığında kendini, elleri ve ayaklarından zincirlere vurulmuş Georgia'lı bir köle biçiminde bulur...

Karşısında da, köle tacirleri Burch (Christopher Berry) ile Radburn (Bill Camp) durmaktadırlar...

Daha da kötüsü, bunlardan Burch'ün; Solomon'u, Georgia'dan kaçmış bir köle olduğunu kabul ettirinceye kadar dövecek olmasıdır...

***

Neyse...

Kendisinden başka, biri kadın ikisi çocuk beş kişi daha bulunmaktadır aynı köle tacirlerinin ellerinde...

Bunlardan John (Craig Tate), sevk edilmekte oldukları vapurun içinde Solomon'a, eğer hayatta kalmak istiyorsa; mümkün olduğunca az konuşmasını ve kendisine emredilenlerin tamamını harfiyen yerine getirmesinin yanı sıra kimseciklere, gerçekte kim olduğunu ve okuma yazma bildiğini söylememesini öğütlemektedir...

Clemens (Chris Chalk) ise, halen vakit varken "ayaklanalım" demektedir...

Yoksa götürüldükleri yerlerde, hiçbir şansları kalmayacaktır...

***

Çok geçmez...

Gecenin bir yarısı, kölelerden Eliza'yı (Adepero Oduye), tecavüz etmek amacıyla çıkartıp kendi kamarasına götürmek için üst üste yattıkları koğuşlarına gelen denizciye (Douglas M. Griffin) direnen Robert (Michael Kenneth Williams); bıçaklanarak öldürülür ve ardından da bir battaniyeye sarılan Robert'ın cesedi, Solomon ile John tarafından denize atılır...

***

Yol üzerinde uğradıkları bir limanda, satışa götürülen kölelerden Clemens, vapurun kaptanınca (Marc Macaulay); elinde resmi evrakları bulunan, eski sahibi Jonus Ray'e (John McConnell) teslim edilir...

***

Son duraktaysa, adı Platt olarak değiştirilen Solomon ile Eliza, Lethe (Rosé Belara Young), John ve Oren'i; onları ve elindeki diğerlerini, bir güzel yıkayıp paklayarak pazarlayacak olan Theophilus Freeman (Paul Giamatti) teslim alır

Bunlardan Solomon ile çocukları Randall (Mister Mackey Jr.) ve Emily'den (Storm Reid) kopartılan Elize artık; kendilerini satın alan, Bay William Ford'un (Benedict Cumberbatch) çiftliğinde çalışacaklardır...

***

Ertesi sabah...

Solomon ve öteki köleler; kendilerine "Efendi" denilmesini isteyen, Bay Ford'un baş marangozu John Tibeats (Paul Dano) ile çiftliğin kahyası Bay Chapin'in (JD Evermore) karşısındadırlar...

O günkü işleri, onları arabalarla naklederek para kazanan Bay Ford için kerestelik ağaç kesmektir...

Bu nakliyenin, kara yolu ile değil de nehir aracılığı ile yapılmasının, maliyetleri düşüreceğini iddia ederek bunu pratik de, bizzat kanıtlayan da Solomon; Bay Ford'un gözüne girerken John Tibeats'ın düşmanlığını kazanmıştır...

Ama çocuklarının hasretine dayanamayan Eliza, bu koşullara asla alışamamıştır...

Üstelik belirttiğimiz şekilde John Tibeats kafayı, onu asmaya yeltenecek kadar Solomon'a takmıştır...

***

Tam da bu ahvalde, olaya müdahale eden Bay Chapin; hem Solomon'un hayatını kurtarmış hem de Bay Ford'un, John Tibeats'ın gerçek yüzünü görmesini sağlamıştır...

Solomon'un hayatının tehlikede olduğunu anlayan Bay Ford; onu mülkiyet haklarını, daha güvende tutabileceğini düşündüğü alkolik ve genç kadınlara düşkünlüğü apaçık ortada olan Edwin Epps'e (Michael Fassbender) devreder...

Ki, bu yeni efendi Epps; pamuk tarlalarında, düşük performansla çalışan kölelerini, kırbaçlayarak yola getirmeyi kendine prensip edinmiş olan acayip bir kişiliktir...

O yüzden de, Solomon'un işi şimdi daha da zordur...

Yalnız kölelerden Patsey'i (Lupita Nyong'o) kocasından kıskanan Mary Epps'in (Sarah Paulson) durumu da bambaşkadır...

Dakika 60...

Vizyona girdiği yıl sinema salonunda izlediğimiz, oldukça zengin bir oyuncu kadrosunu bünyesinde barındıran ve 187.7 milyon dolarlık bir hasılat rakamına ulaşılmış olan filmin geride kalanında sizleri; ilgiyle izleyeceğini umduğumuz, 74 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

Keyifli seyirler,
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Mart 2014 tarihinde eklendi
BEN HAYATTA KALMAK İSTEMİYORUM. BEN YAŞAMAK İSTİYORUM... "Hunger" ve "Shame" gibi çarpıcı filmlerin yönetmeni Steve McQueen'in üçüncü filmi olan "12 Years a Slave", Solomon Northup'ın kendi hayat hikayesini anlattığı kitabının sinemaya uyarlanmış halidir. 1800'lü yıllarda Amerika'nın siyahiler üzerinde kurmuş olduğu insanlıktan uzak politikasını bir birey üzerinden anlatırken tüm gerçekliği gözler önüne seren bir filme imza atmış Steve McQueen. Hatta kendisi de siyahi olan İngiliz yönetmen, bu etkileyici hayat hikayesini sinemaya taşıyarak siyahilerin maruz kaldığı zulmü bir kırbaç gibi BEYAZ yüzlere vurmuştur... Baş roldeki Chiwetel Ejiofor'un ve yardımcı oyuncu Michael Fassbender'in olağanüstü oyunculukları sayesinde köleliği konu alan birçok iyi filmin arasında bu film de yerini almayı başardı benim gözümde. Bu iki oyuncunun sergilemiş oldukları kusursuz performansların altını tekrar çizmek istiyorum. Resmen gözlerinden oyunculuk akmış. Ayrıca filmde çok az bir rolü olmasına rağmen Brad Pitt de filmin vermek istediği mesajı başarılı bir şekilde özetlemiştir. Şu ana kadar festivallerden onlarca ödül toplayan bu film, umarım hak ettiği değeri Oscar ödüllerinde de görür. (Oscarda görmezden gelinirse de şaşırmam) Hikaye, oyunculuklar, çekim teknikleri ve müzikleriyle unutulmayacak DEV bir film "12 Yıllık Esaret." KÖLELİĞİN NE ADALETİ VAR NE DE HAKLI BİR TARAFI... 9/10
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
30 Haziran 2016 tarihinde eklendi
güzel anlamlı bir filim ama filmde çok boş sahneler var mesela boş bakışlar onların dışında konusu güzel 10 üz 7.5
yuzbasiyulaf
yuzbasiyulaf

Takipçi 428 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Gerçek yaşam hikayelerinden uyarlanan filmler her zaman favorim olmuştur. Hele geçmişte yaşanılan olayları bizlere yansıtması ayrı bir güzellik katıyor. Tabi ki her zaman güzel hikayeler olmuyor. Bu film gibi acı, şiddet, aşağılanma, kölelik gibi konular biraz ağır oluyor. Film çok trajik ve üzücü olsa da ben beğendim. Oyunculuklar çok başarılı. Umuyorum ki en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Lupita Nyong'o Oscar ödülünü alabilir.
Free Angel
Free Angel

Takipçi 498 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
2 Kasım 2024 tarihinde eklendi
Bakışlarındaki acı o kadar gerçekçi ki o acıyı taa içinde hissedebiliyorsun mükemmel bir oyunculuk sanki yaşananları gerçekten yaşamış gibi hissettirdi. Gerçekten fevkalade mutlaka izlenmeli
Ata Kalinyazgan
Ata Kalinyazgan

Takipçi 204 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
31 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Anlattığı hikayenin önemi sayesinde hak ettiğinden daha fazla övgüler alması benim gözümde 12 Yıllık Esaret'i yılın en iyi filmi yapmıyor. Genel olarak baktığımızda 12 Yıllık Esaret'ten çok daha iyi filmler izledik bu yıl -izlemeye de devam ediyoruz. Kesinlikle iyi bir film olmadığını söyleyemeyiz çünkü yönetmenin hikayeyi kurgulayış biçimi fevkalade ayrıca zanaatkarlık beceresi üst düzeyde. Anlayacağınız, bir iki tane kusuru dışında sonuna kadar sıkılmadan izlenen 12 Yıllık Esaret'in, fazlasıyla etkileyici, başarılı bir dram filmi olduğuna şüphe yok.

Film, teknik anlamda kusursuz; kamçılanmış, yara bere içindeki zenci sırtlarının makyajı son derece inandırıcı olduğu gibi kostüm ve dekor tasarımları da takdire şayan. Çekimlerin bazılarında klasik McQueen yorumu azıcık insanı baysa da genel anlamda çok iyi kotarılmış bir yapım olduğu kesin. Uzun süresine rağmen kesinlikle sıkılmanıza imkan vermeyecek kadar sürükleyici, izleyeni derinden sarsan zor bir yapım 12 Yıllık Esaret. -Devamı film eleştiri merkezinde...
Burak H.
Burak H.

Takipçi 121 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
20 Aralık 2013 tarihinde eklendi
86. Akademi Ödülleri’nin en büyük favorisi olan 12 Years a Slave için Amerikanları memnun edecek ve onların başyapıt anlayışına fazlasıyla uygun bir eser demek uygun olur. Kendi geçmişleri üzerine yapılan dramatik yapımları yere göğe sığdıramayan ve bunu tüm dünyaya kabullendirebilmek için pek ala çaba gösteren bir sektörün McQueen’in ödül kaygısıyla çektiği her halinden belli olan son filmi için de bildiğimiz prosedürü uygulaması kimseyi şaşırtmayacaktır. Çarpıcı dramların samimiyeti göz önünde bulundurulduğunda dünya sinemasının ne durumda olduğunu bildiğimiz için, 12 Years a Slave’e senenin en iyi filmi demek en azından (sinema anlayışı açısından) Avrupalı yahut Asyalı diyebileceğimiz bizler için cesaretin alasını gerektiren bir adım olacaktır -en azından esareti, işkenceyi, ötekileştirmeyi anlatan yapımlar söz konusu olduğunda.
Furkan E.
Furkan E.

Takipçi 73 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Çok vurucu,çok sarsıcı ve tüyleri diken diken eden bir şizme,insan ticaretine,eşitsizliğe,yıllardır siyah ırka yaplıan zulüm ve haksızlığa yönelik sıradışı bir açıkçası ''En İyi Film'' ve ''En İyi Uyarlama Senaryo'' olarak Oscar'da kazanmasını ıca Chiwetel Ejiofor, çok iyi performans göstermiş.McQueen'in de Oscar'da şansı yü arada bana kalırsa Lupita'nın Lawrence karşısında pek şansı yok.Şunu da eklemek Pitt'in yanında Fassbender ve Cumberbatch'de gayet iyi
Şamil Ö.
Şamil Ö.

Takipçi 171 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
Çok iyi film, aldığı ödülleri kesinlikle hak a izlenmeli..
Kağan Y.
Kağan Y.

Takipçi 58 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
26 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
12 Yıllık Esaret, fragmanını izlediğimde Kaptan Phillips ile beraber en çok ilgimi çeken iki Oscar adayı olan film olmuştu, sonra insanlardan aldığım beğeni duyumları ve bütün Dünya'da çok sayıda ödül alan bu filmi merakla izlemek izledim. Biraz geçe atsam da izledim. Öncelikle filmde Chiwetel Ejiofor muhteşem performansıyla izleyenleri etkilerken, aynı şekilde ilk filmiyle Oscar'a uzanan Lupita N'Yong o ,inanılmaz bir performans sergiledi ve açıkçası izlerken belli sahnelerde duygulandırmadı demezsek yalan olmaz kesinlikle, Steve McQueen'in üçüncü filminde de vazgeçemediği Michael Fassbender da tekrardan ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu bize gösterdi. Gelelim filme, ilk bölümü gerçekten güzeldi, neler olacak diye merak ettirdi ve gerçekten ikinci bölüm için bizi meraklandırdı, ancak ikinci bölümü izleyince ilk bölüm kadar etkilemedi demezsem yalan olmaz, çok yavaştı ilk bölüme göre ve ilk bölümde hakkaten denildiği kadar varmış desem de sonradan o kadar da iyi değilmiş diye düşündüm. İkinci bölümdeki bir sahne ise yüreklerimizi acıttı desem yalan olmaz, duyguyu çok iyi vermiş Steve McQueen, müzikleri de bir o kadar iyi, açıkçası izlenmesi gereken bir film ama bazı filmleri de çok güzel eleştiriler aldıktan sonra yoğun beklentiyle izleyince belki de umduğunu bulamıyor insan. Ancak gene de duygunun çok yüklü olduğu ve sert bir film açıkçası ve izlenmeli yani izlemek isteyenler için tavsiyemdir 2013'ün güzel filmlerinden biridir.
3,5/5.
Hülya Kizil B
Hülya Kizil B

Takipçi 89 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
29 Ekim 2015 tarihinde eklendi
Çok popüler çok konuşulan filmleri hemen izleyemeyebiliyorum. Yayınlandıktan 2 yıl sonra izlediğim şu günlerdeki yorumum : Filmin afişindeki zenci ve filmin ismi daha hiç izlemeden bir fikir veriyor zaten. 12 yıl boyunca esaret altında kalmış zulm görmüş bir zenci.Filmi izlediğimde de bundan fazlasını vermedi, tahmin edildiği gibi ilerledi.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler