Hesabım
    Bıçak Sırtı
    Ortalama puan
    4,0
    341 Puanlama ve 63 Eleştiri
    dağılımı 63 Eleştiri notla
    16 Eleştiri
    19 Eleştiri
    14 Eleştiri
    8 Eleştiri
    1 Eleştiri
    5 Eleştiri
    Bıçak Sırtı hakkında görüşlerin ?

    63 kullanıcı eleştirisi

    Engin Yüksel
    Engin Yüksel

    Takip Et! 3653 Takipçi 1 389 Eleştirisini Oku

    3,0
    11 Nisan 2015 tarihinde eklendi
    dönemine göre iyi bir film olabilir fakat zamanın ötesine akıp giden klasik bir film diyemeyeceğim yapımlardan biri. Finali itibariyle de hayal kırıklığı 6/10
    DthepYEK
    DthepYEK

    Takip Et! 52 Takipçi 233 Eleştirisini Oku

    3,5
    6 Eylül 2015 tarihinde eklendi
    "Korku içinde yaşamak baya bir şeymiş, değil mi ?
    İşte köle olmak da öyle bir şey. "

    Anlaması ve yorumlaması zor olan felsefik yönü ağır basan bir film. Baştan söyleyeyim öyle herkese hitap etmesini beklemeyin. Zaten bilim-kurgu seven belli bir kitle vardır. Bu film onların bile hepsine hitap etmiyor. Bu film daha çok psikolojik analiz, hal durum ve ağır işlenen yapıları seven kişilerin hoşuna gideceği tarzda bir film. Ben mesela bir bilim-kurgu sever olarak filmin ismi, afişi ve aldığı puanları görünce çok daha hareketli aksiyonu bol bir film bekliyordum. Bu film bu yapıdan çok uzak bir film. Film bildiğimiz bilim-kurgu yapısından uzak. Tabi ki bunun yapım yılı ile alakalı nedenleri de olabilir ama o yıllarda yapılan üst düzey bütçeli ve görsel anlamda çok daha iyi filmler olduğunu göreceksiniz. Burada bence Ridley Scott böyle bir tarz seçmiş kendine. O daha çok işin distopik yapısını, ortam atmosferini, dünyanın geleceğinin nasıl olma yolunda olduğunu göstermek istemiş. Kişiler üzerinden daha çok karakter ağırlıklı bir film olmuş. Bazı sahnelerde kaliteli o döneme göre çok başarılı sayabileceğimiz çekimler, görüntüler vardı.

    Şimdi şöyle bir baktığımızda filmde 2019 yılında oldukları söyleniyor. İnsan ister istemez bir karşılaştırmaya gidiyor. Bakıldığında Uçan arabalar, sesli komut algılama cihazları filan tamam ama tüplü televizyon mantığından kurtulamamış olması biraz garip kaçmış. Ridley Scott öngörüsünde 2019 da bir robot-insan çatışması öngörmüş. Ama bunda henüz daha çok erken diyebiliriz. Robotları daha yeni yapıma geçirdiğimiz şu dönemlerde yapay zeka ise henüz üzerinde çalışılan ve kolay olmayan bir teknoloji. Ama bunlar 2019 da olmasa bile belki 2119 da olur. Onu Allah bilir. Ridley Scott bir öngörüsünde doğruyu bulmuş o da şu; Reklam panolarında koca koca gözünüze sokulan Coco Cola yazısını görmüşsünüzdür. Evet bunu bilmiş. Şimdiler de de Coco Cola dünyanın en çok tüketilen ürünlerinden. Ve belki de yıllarca da böyle devam edecek.

    Filmin kötü yanları bence çok ağır olması, konunun yavaş ilerlemesi, toplumun genel hal ve durumu değilde sadece birkaç robot ve bir adamın üzerinden yürümesi yani genele yayılamama, olayların geniş çaplı anlatılmaması. İyi yanları ise kostümleri, oyunculukları ve zamanının ötesindeki görselliği diyebilirim. Genel olarak IMDb puanını abartılı buldum. Zamanında çok büyük sükse yapmış bir film olabilir ama şu an için o kadar da göklere çıkarmanın doğru olmadığını düşünüyorum. İyi seyirler... 7.2/10
    l-i-l-a-H
    l-i-l-a-H

    Takip Et! 5371 Takipçi 2 129 Eleştirisini Oku

    2,5
    5 Ocak 2011 tarihinde eklendi
    Karanlık bir gelecek tasviri. Kimilerine göre, en iyi Philip K. Dick uyarlaması...
    jamesbond-2
    jamesbond-2

    Takip Et! 2488 Takipçi 1 684 Eleştirisini Oku

    3,0
    8 Ekim 2013 tarihinde eklendi
    Ben beğenmedim izlemeden önce büyük beklentilerim vardı ama hayal kırıklığına uğradı yaratılan atmosfer başarılı ama konu insanı çekmiyor ve bi an önce bitsin diyorsunuz,finali ayrı bi şyapıt olarak nitelendirilenmesini abartılı buluyorum
    Chev
    Chev

    Takip Et! 769 Takipçi 952 Eleştirisini Oku

    5,0
    14 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
    Gelmiş geçmiş en iyi bilim kurgulardan kesinlikle..Ridley Scott gerçekten çok büyük bir yönetmen ve izlediğim her filmindede bunu daha iyi anlıyorum.Fakat olumsuz yorumlarıda yadırgamamak gerekir çünkü günümüz nesli artık filmleri yakışıklı ya da güzel oyunculara göre değerlendiriyor ne yazıkki..
    Ugur Tazegül
    Ugur Tazegül

    Takip Et! 545 Takipçi 668 Eleştirisini Oku

    5,0
    22 Aralık 2016 tarihinde eklendi
    SİNEMANIN KÜLT BİLİMKURGU FİLMLERİNDEN...10 ÜZERİNDEN 10
    Kült film demek eski zamanında değeri bilinmeyen sonradan değeri anlaşılan film demektirki bu film buna en iyi örnektir Her şeyi ile mükemmel ama reklam kurbanı olması ve döneminde gişede zarar etmesi günümüze taşınmasına biraz zorlandı . James Cameron\'un 2009 yılında Avatar ile yaptığını bu film için rahatlıkla söyliyebilirim hatta bu film daha fazlasını yapmış Avatar\'ın yapıldığı dönemde gerekli imkan varken bu film 1983\'te imkansızı başarmıştı adeta Avatar ile aralarındaki tek fark Avatar\'ın değeri anında bilindi gişede başarı sağladı bu film ise gişede az bir başarı sağladı ve değeri yıllar geçtikten sonra anlaşılmış kült bir filmdir. Öncellikle film Bilim-Kurgu Ustası Phlip-K.Dick\'in kısa romanından uyarlanan bir filmki roman ve filmin senaryosu oldukça orjinal romanını bildiğim kadarı ile Ridley Scoot sadık kalmış 1-2 ufak değişiklik dışında o kadarıda her filmde olur ama ordata bir gerçek varki senaryo gerçekten harika ki sırf senaryoyu görmek için bile izlenilebilirki bu güzel senaryo\'ya "Alien" filminin efsane yönetmeni Ridley Scoot sayesinde hakketiği değeri film olarakta buluyor Yöntemen Scoot zekasını sonuna kadar kullanmış ve yapılacakların en iyisini yapmış anlaşıldığı gibi aynı avatarda olduğu gbi bambaşka bir dünya yaratmış hemde abartmadan 1983\'te 2030\'lu yılalrı anlatmış hemde abartı kullanmadan hatta mantıklı bir şekilde hatta dikkatli izleyenler gelişmenin aksine gerileyen bir dünya görebilir ama scoot\'un filmde kullandığı en önemli unsur kuşkusuzki yağmur o karanlık ürkütücü atmosferi yaratmasına o dinmek bilmeyen yağmurun büyük etkisi vardı bana göre. Scoot film için en uygun adamı seçmiş Harrison Ford . Bu filmdede başarılı bir iş çıkartıyor hemde bir bilim-kurgu filmi olmasına karşın abartısız bir karekter ile bazı kişiler diyor filmin baş karekteri hep dayak yedi felan diye en azından saçmalamaktan iyidir çünkü Esas karekterin düşmanları replikant yani robot veya android siz nederseniz diyin yani yetenek olarak insandan üstün varlıklar ayrıca bende gerçekcilik bakımındanda iyi olmuş abartmadan izleyiciyi gerçekten inandırmayı başarmışlar Görselliğe gelirsek bu filimin 1983 yapımı olduğuna inanmak gerçekten zor bir bilim-kurgu filmi oalrak gerçekten başarılı heycanlı bir film genelde bu tür filmlerde iyiler hep abartılı bir şekilde kazanır ama bu filmde ise kazanan tarfın olmadığı final\'in şaşırtıcı ve çok sağlam bir diyalog ile son bulduğu sinemanın temel filmlerinden birisidir. Bana göre. PUANIM 10/9.1 İYİ SEYİRLER.
    volkanick
    volkanick

    Takip Et! 306 Takipçi 683 Eleştirisini Oku

    2,5
    12 Ocak 2014 tarihinde eklendi
    Yaşamayacak olması çok kötü,ama zaten kim gerçekten yaşıyor ki...
    Yukarıdaki muazzam repliğe rağmen beklediğimi bulamadığım bu filmi nitelemek için en başta kullanacağım kelime ''sıkıcı'' olurdu.
    4 yıllık ömürlerini uzatmaya çalışan ''replicant'' diye adlandırılan robotların mücadelesini izlerken kesinlikle robotların yanındaydım.4 yıl gerçekten çok kısa.Düşünsenize Türkiye'de öğretmen olsalar 4 yılda olsalar mecburi doğu hizmetini yapıp sağlık bakanlığınca gasp edilen diplomalarını anca alışiktaşlı olsalar takımlarının şampiyon olduğunu göremezler...Yok yok kesinlikle replicantlardan yanayım...
    Fahri07
    Fahri07

    Takip Et! 32 Takipçi 308 Eleştirisini Oku

    0,5
    16 Ekim 2016 tarihinde eklendi
    Filmi izlemeden önce yönetmen scott ve harrison ford isimlerini okuyunca süper film dedim içimden ama filmi izleyince öyle değilmiş.Film tamamen boşa çekilmiş.Filmde kurgu yok,akıcılık yok,senaryo desen zayıf.ayrıca filmde boş konuşmalar ve gereksiz sahneler bolca mevcut izlerken sıkıntıdan patladım finali ise daha berbat.10/1
    odinhan
    odinhan

    Takip Et! 909 Takipçi 1 029 Eleştirisini Oku

    3,0
    31 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
    Dönemin sinema teknolojisinin çok çok üzerinde şimdi izleyince görüntü ve efekt olarak bugünün bilimkurgularından ayırması güç fakat sürükleyicilik ve kurgu olarak pekde tatmin edici bulmadığım,bilim kurgu otiretelerince türünün gelmiş geçmiş en iyi örneği sayılan film.10/6
    sinema
    1 ziyaretçi
    2,5
    17 Ocak 2011 tarihinde eklendi
    Bende hayal kırıklığı yaratması neden bilmiyorum. Belki izlemeden önce büyük beklentilere girdim. Ve tabi herkesin de dediği gibi yılına göre iyi bir demek gerekir.
    deckard76
    deckard76

    Takip Et! 39 Takipçi 317 Eleştirisini Oku

    5,0
    23 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
    Tüm zamanların en iyi bilim-kurgu filmi.Muhteşem görselliği,harika oyunculuğu,karamsar gelecek tasarımı ve Vangelis imzalı sinema tarihinin en iyi müzikleri.Filmin en önemli karakteri Rutger Hauerin çarpıcı bir sekilde can verdiği replicant Roy Batty.Pris hariç tüm arkadaşları bıçak koşucusu tarafından yok edilen Roy yaşam süresi sona erdiği için ölmektedir.Sebastian adlı dizayncıyı kullanarak yaratıcı Tyrellın karşısına çıkar.Filmin en önemli ve etkilleyici sahnesinde yaratıcı ile yaratan karşı karşıyadır.Roy piramit benzeri şirketinde yaşayan yaratıcısına sorar:-Üretici ürettiği şeyi tamir edebilir mi?Daha çok hayat istiyorum babaa....Tyrell bir çok yolu denediklerini ama bir virüs yüzünden ölümleri engelleyemediklerini söyler.Roy-Sonunda öleceğiz öyle mi?Tyrell-Her şey sonuçta ölüyor.Ölümsüzlüğü ve daha çok hayatı isteyen yaratılan ile yaratıcının karşılaşması hangi filmde bunca etkileyeci ve anlamlı işlenmiştir.10/10
    Ata Kalinyazgan
    Ata Kalinyazgan

    Takip Et! 36 Takipçi 204 Eleştirisini Oku

    5,0
    12 Temmuz 2013 tarihinde eklendi
    Günümüz de sıkça gördüğümüz, sırf bilgisayar ile yapılan saçma sapan bilim kurgu filmlerini izlemek yerine bunun gibi olağanüstü daha eski tarihlerde müthiş bir yönetmenin elinden çıkmış, izleyebileceğiniz en iyi bilim kurgu klasikleri arasına girmiş filmleri tercih etmenizi şiddetle öneririm. Defalarca izleyebileceğiniz müthiş bir Ridley Scott filmi. 9,2/10
    Şamil Ö.
    Şamil Ö.

    Takip Et! 14 Takipçi 171 Eleştirisini Oku

    3,0
    17 Nisan 2017 tarihinde eklendi
    Blade Runner'ı izlemeden önce detaylarına şöyle kabaca bir göz attığınızda yüksek beklenti içine giriyorsunuz. Yönetmen koltuğunda "Gladyatör ve Marslı" gibi iki başarılı filmin de yönetmenliğini yapmış sektörün önemli isimlerinden Ridley Scott'ı görüyoruz. Film orjinal fikir olarak bir kitaptan alınmış, söz konusu kitabı okumadığım için bir karşılaştırma yapamıyacağım. 1982 yılında yapılmış bir film olarak günümüze dair iyi gözlemler yapılmış. O dönemdeki insanlar, günümüz hakkında mekanik, karanlık ve doğanın olmadığı yok olmanın eşiğinde bir dünya düşünüyormuş, haksız da sayılmazlar fakat film sadece yapım yılı düşünüldüğüne başarılı. Basit senaryosu ve seyirciyi tatmin etmeyen finaliyle vasatta kalıyor. Özetle; yıldız isimlerin iyi performans sergilediği ortalama bir bilimkurgu olarak nezdimde yerini aldı.
    V-for-memetta
    V-for-memetta

    Takip Et! 7 Takipçi 189 Eleştirisini Oku

    4,0
    18 Nisan 2011 tarihinde eklendi
    Yapıldığı yıla göre düşünürseniz çok iyi fakat günümüzle (teknoloji) kıyaslanırsa orta düzey kalabilecek filmlerden bir tanesi.Bilim kurgunun tarihçesi adına izlenebilecek filmlerden birisi.Son sahnesiyle şapka çıkartılacak yapımlardan.
    Saygılar...
    kolaric
    kolaric

    Takip Et! 1 Takipçi 169 Eleştirisini Oku

    4,0
    4 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
    yarattığı karanlık cyberpunk ve film-noir havası bence filmin en büyük artısı. diğer bilimkurguların aksine pek öyle janr tanımayan başlı başına bir filmdir blade runner. içinde bir sinema izleyicisinin tatmin olacağı her öğeyi bulundurur. bugün director's cut versiyonunu da izledim ve bu filme bir kez daha aşık oldum. kesinlikle tekrar tekrar izlenmesi gereken bir kült.
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! 4388 Takipçi 1 698 Eleştirisini Oku

    3,5
    22 Nisan 2012 tarihinde eklendi
    Önemli bir film. Bilim-kurgu sinemasinin dikkate deger, farkli örneklerinden. Aslinda konu olarak baktigimizda aman aman farkli seyler izlemiyor gibiyiz, fakat filmin tarihinin 1982 oldugunu unutmamak gerekir. O dönemler için bazi kritik "ilk"lere sahip. Ve tabii sonuna kadar 80'ler. Mekanlara, karakterlere sinen o 80'ler havasi sonuna kadar hissediliyor. Tek kelimeyle "berbat" bir sehirde geçiyor film. Yaratan-yaratilan ve yaratilanlarin baskaldirisi var diyebiliriz en basit cümleyle. Mükemmel degil ama iste "kült". Kelimenin anlamini dibine kadar dolduruyor. Oyunculuk adina Harrison Ford degil de Rutger Hauer ve digerlerini saymak daha adaletli olur bence. Ford rolünde siritmiyor ancak çok ön plana da çikamiyor. O yillarda baska aktörler de canlandirsa yadirgamazdik yani. Hauer basta olmak üzere digerleri daha saglamlar. Ridley Scott Russell Crowe ile tanismadan önceki döneminde de kalitesini belli ettigi eserlerinden biri. Rahat izlenir. Türe birazcik dahi ilginiz varsa hiç durmayin.
    ozzy-badd
    ozzy-badd

    Takip Et! 666 Takipçi 831 Eleştirisini Oku

    3,5
    15 Haziran 2010 tarihinde eklendi
    bi çok bilimkurgu filminin aksine daha yavaş tempolu ve yer yer sıkan bir yapımdı ... kasvetli atmosferi bi yerden sonra insanı boğuyor :D ... harrison ford da bu role pek gitmemiş ... oyunculuğu sırıtmıyor ama rolüne adapte olamamış gibiydi ...ama rutger hauer in perfomansı mükemmel di ...genel olarak izlenmesi gerektiğini düşündüğüm , kült statüsüne koyulabilecek başarılı bir bilimkurgu filmi ... 10/7 yi hak ediyor ...
    kuzularynsessizli-i
    kuzularynsessizli-i

    Takip Et! 478 Takipçi 804 Eleştirisini Oku

    0,5
    10 Ekim 2008 tarihinde eklendi
    Bu kadar ilgi ve beğeniyi nasıl haketmiş anlamış değilim...Filmin sonunu zor getirdim ağır giden heyecansız bir film...
    kadir503
    kadir503

    Takip Et! 81 Takipçi 329 Eleştirisini Oku

    4,0
    20 Aralık 2008 tarihinde eklendi
    - Karanlık Bir Gelecekte -Günümüzde Oscar'ı ne zaman alacağı hemen her film çektiğinde konuşulan Ridley Scott'ın kuşkusuz en derin filmidir ?Blade Runner?. 1982 yapımı film, çekildiğinde gişede tamamen zarar etmiş, pek çok eleştirmen tarafından da iyi eleştiriler almamıştı. Her ne olduysa üzerinden yıllar geçtikçe filmin değeri anlaşılıp, bilim-kurgu sinemasında ?kült'ün karşılığı haline geldi. Philp K. Di.k'in ?Do Androdis Dream of Electric Sheep?? adlı kitabından uyarlanan film; kitabın hayranlarıyla filmin hayranları arasında uzunca süren tartışmalar da süregelmiştir. Filmin vizyona girmesine kısa bir süre kala hayatını kaybeden yazar, filmin senaryosunu okumuş ve Ridley Scott'un kitabın aksine daha Hollywood usulü bir aksiyonun temeline oturttuğu hikayeyi oldukça beğendiğini açıklamış.2019 yılında dünyamız bilinmeyen bir sona doğru gitmekte, teknoloji gelebileceği en üst düzeye gelmiştir. Hatta insan kılığında ?replicant? adı verilen robotlar üretilmiştir. Bu gelişmiş robotlar insanların yararına kullanılmaktadırlar. Rick Deckard kendisine daha sakin bir hayat kurmak isteyen bir polistir. Bu sırada dünyada başı boş dolanan replicantları ?emekliye ayırma? görevi Rick Deckard'a düşer. Blade Runner, Ridley Scott'un en derin filmi diye boşa demedik. Hakikaten çok katmanlı bir yapıya sahip. Hikayesi bakımından salt bir bilim-kurgu iken, polis memuru Deckard'ın ?suçlu'ları arayışı açısından tam bir dedektiflik filmi, kaotik-karanlık atmosferi ve karakterleriyle de tam bir film-noir görünümünde. Atmosfer demişken film, bana göre sinema tarihinde oluşturulan en iyi atmosferlerden birine sahip. Karanlık-boğucu atmosferi, doğmayan güneşi, hiç durmadan yağan yağmuru, sokaklardaki suçu, dev binaları ve gelişmiş teknolojisiyle ?son'a giden dünya tasviriyle tamamen post-apokaliptik bir görünümde. Dünya, her ne olduysa, bildiğimiz dünya olmaktan çıkmakta ABD sokaklarında ABD'liden çok Uzak Doğu'lu dolaşmakta, şehre dev gökdelenler heybetiyle hakim olmakta ve marka olarak sadece Coca-Cola yer almaktadır. Tüketim toplumu gelebileceği son noktadadır artık. Ridley Scott, hem görsel olarak hem de mecazi olarak karanlık bir dünya tasvir eder. Bu karanlık dünyada, insanlar çaresiz bir şekilde yalnızlaşmış, teknoloji bir bakıma faydalı olacağına onlara zarar verir olmuştur ve etrafa zarar verebilecek replicantlar dünyada dolaşmaktadır. Tamamıyla insan gibi olan bu robotlar, kendi yaratıcılarının peşini düşmüşlerdir. Yaratıcılarına yaşamanın sırrını öğrenmek için peşine düşerler ve sinema tarihindeki en etkileyici yatarıcı-yaratılan ilişkisini izleriz. Replicantların ele başı Roy Batty ile Rick Deckard arasında nefes kesen bir kovalamaca yaşanır. Ve sinema tarihindeki en şaşırtıcı ve unutulmaz bir final sahnesiyle Blade Runner farkını ortaya koyar. Deckard ile replicant arasında yaşanan diyalog ve filmin kafalarda soru işaretleri bırakan finali tüm filmin anlatmak istediğini açıklar gibi. İnsanlar ne için yaşar? Madem öleceksek neden yaşarız? Hangimiz gerçekten yaşıyoruz ki? Film, bu soruları sorarken geleceğin yalnızlaşmış insanını temsil eden Deckard'ın bir android olan Rachael'e olan aşkını da sorgular. Kokuşmuş bir şehirde umuda dair hiçbir ?ışık? yoktur. Ridley Scott'un bu karanlık evreninde. ?Korku içinde yaşamak bayağı bir şeymiş, değil mi? İşte köle olmak da öyle bir şey.? (Roy Batty)?Öyle şeyler gördüm ki siz insanlar inanamazdınız. Orion'un üzerinde ateş almış saldırı gemileri. C ışınlarının Tannhauser kapısı yanında karanlıkta parlayışını seyrettim. Bütün bu anlar zaman içinde yitip gidecek tıpkı yağmurdaki göz yaşları gibi. Ölme zamanı.? (Roy Batty)Bana göre gelmiş geçmiş en iyi bilim-kurgu filmi olan ?Blade Runner?, bilim-kurgu sineması açısından bir mihenk taşı niteliğindedir. Kendisinden sonra çekilen insan kılığındaki robot filmleri(The Terminator, T2) başta olmak üzere, oldukça karanlık umutsuz gelecek tasvirindeki dedektiflik filmlerine( Dark City, Strange Days) kadar bilim-kurgu türünün birçok alt türüne kaynak olmuştur. Aksiyon olarak da oldukça iyi sahneler barındıran filmde, filmi pek beğenmese de, Harrison Ford kanımca en iyi performanslarından birine imza atmış ve gelmiş geçmiş en ?cool? karakterlerden birine hayat vermiştir. Ford'un yanı sıra Rutger Hauer de filmde kendisini adeta aşmıştır ve mükemmel bir performansa imzasını atmıştır. Tüm bunların yanında özellikle atmosfer ve filmin gidişatına bire bir uyuşan Vangelis'in müzikleri filmin etkisini daha da artırır. Özellikle finaldeki bestesi, filmin unutulmaz finalini daha da unutulmaz bir şekle sokar.- Blade Runner {Bıçak Sırtı} / Ridley Scott (1982) -
    sari_23
    sari_23

    Takip Et! 20 Takipçi 174 Eleştirisini Oku

    4,5
    31 Ocak 2006 tarihinde eklendi
    bırakın zamanına göre yapılması şu an çekilmiş olsa bile çok önemli bir fil olacak bilim-kurgu tarzı adına yapılmış en müthiş işlerden biri.karanlığı çok iyi kullanıyor ridley scott birçok filminde yaptığı gibi.asla bie action filmi olarak görülmemesi gerek.zaten yönetmen de çok fazla kullanmıyor bu tür öğeleri.şehrin mimarisi,sokaklar,teknoloji ve sosyal yalnızlık.kimi sahneleri uzun sekanslarla çekmesi,filmin ağır ilemesi mükemmel görüntü tekniği ve sanat yönetimiyle farkedilmiyor bile.müzikler tam filmin ortamına uygun şekilde son derece gotik.sinema tarihine gemiş birçok sahneyi de barındırıyor bu klasik.senaryo çok derin olmasa da genede izleyicinin kafasında soru işaretleri bırakıyor.kısacası hala izlemediyseniz durduğunuz kabahat...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top