Artık üzerinden yıllar geçip seri de tamamlandığına göre,çok daha objektif olunabilir kanısındayım,99 yılında filmi ilk izleyişimde gerçekten tam anlayamamıştım,ancak 3. ve 4.izleyişten sonra olay örgüsünü,kavramları, karakterleri,onlara yüklenen sembolik anlamları ve alt-metinleri anlama yolunda ilerleyebildim hala da bu süreç devam ediyor,çünkü çok katmanlı öyküsü pek çok referansa dolayısıyla geniş bir bilgi ağına yayılıyor,ve tüm bunları anlayıp yorumlamak yıllarınızı alabiliyor,bu filmi niye seviyorum?Bilhassa anarşist yaklaşımı(en azından başlangıçta),sinema,tarih,mitoloji,anime,karate ve uzakdoğu felsefelerini bir potada eritmeyi başaran muazzam senaryosu için,ilk kez gördüğümüz muazzam aksiyonu ve özel efektleri için ve en önemlisi artık kendini tekrar eden bilimkurguya yepyeni bir soluk getirdiği için,bizi biz yapanın seçimlerimiz olduğunu savunan,kaderci olmayan bakış açısı da modern çağ insanının içinde bulunduğu karamsar tabloya ışık tutup ona "hiçbirşey yazılı değil,onu yazan sensin"! diyen bir film Matrix,üzerine uzun geceler muhabbet edilmiş(ve edilen)tam bir fenomen.İleriki yıllarda sinema tarihçilerinin de derinlemesine sorgulayacağı ve onun üzerinden dönemimizi yorumlayabileceği bir film,içinde o kadar çok ayrıntı var ki,hepsini anlayıp açıklamak ciddi bir araştırma gerektirebilir,elbette onun da hataları var.Kimi yerlerde sulu bir romantizm ve beylik aksiyon tümceleriyle klişe bir Hollywood filmine dönüyor,ama iyi ki bunu çok yapmıyor,bunun dışında mükemmele en yakın duran bir nesli peşinden sürükleyen büyük bir film.Herkesin birşey bulabileceği nadir yapımlardan.Saygılar.