Yedinci Hayat
Ortalama puan
4,0
202 Puanlama

27 Kullanıcı yorumları

5
12 Eleştiri
4
7 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Sıla
Sıla

Takipçi 7 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
24 Eylül 2017 tarihinde eklendi
Burada veya başka platformlarda bu filmle alakadar "dinsel" göndermelerden, gizli örgütlerden filan bahsedilmiş. Açıkçası ben ne izlerken ne de ardından düşündüğümde bu mesajlar geçmedi bana. İki saatlik bir filmin sizi etkilemek için ihtiyacı olan 5 an varsa, bu film 3 kez beni yakalamayı başardı. Birincisi oyuncu olarak Noomi Rapace seçimi. Kendisini Ejderha Dövmeli Kız'daki gibi güçlü kadın rollerinde tanınmış bir yüz olmayı başardı. Keza bu filmde de onu seçmeleri isabetli olmuş. İkincisi de nüfus artışı konusu oldu. Cehennem'den sonra bu sene izlediğimiz aynı konudan 2. film. Ancak tamamen bambaşka pencereden bakılmış. Bir konunun defalarca kez bambaşka gözlerle anlatılması bende hayranlık uyandıran bir diğer mesele. Üçüncü ve son olarak da "inandırıcı distopya" meselesi. Distopik bir film kendi içerisinde tutarlılık gösterdiği zaman sizi öyle bir ikna eder ki, çıktığınızda "Olur mu acaba?" derken bulursunuz kendinizi. Bu film öyle bir film işte. Yaratılan dünyaya dair kafanızda soru işareti kalmıyor. Filmin en büyük kusuru ise sonunun çok tahmin edilebilir olması. Daha ilk yarı bitmeden eminim ki bir çok insan sonunu tahmin etti.
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
8 Ocak 2018 tarihinde eklendi
Filmin konusu; yakın bir gelecekte dünya nüfusu kontrol edilemez boyutlara ulaştığında, kaynaklar tükendiğinde devlet tarafından acımasız bir çözüm üretiliyor. Bu açıdan sistemi düşündüren ve sorgulatan bir filmdi. Aslında senaryoya baktığımızda çok da gerçek dışı bir konusu yok. Çünkü günümüzde de yıllardır devam eden bir nüfus artışı var, insanların eliyle yok ettikleri bir doğa ve buna bağlı olarak yaşam için gereken kaynakların hızlı bir tükenişi söz konusu. Bu sebeple hikayenin konusu gerçeklikle bağdaşıyor. Filmde günümüzden yola çıkarak, mesaj içerikli önemli bir konuya değiniyor ve daha ileriye geleceğe taşıyor olayı. Tabi ki film, bu konuya kurguda katarak dikkat çekmeye çalışıyor. Hem konu olarak, hem kurgu olarak bence çok güzel bir bilimkurgu filmi olmuş. Noomi Rapace yedi farklı kişiliğe hayat vermiş. Ve iyi bir oyunculuk çıkarmış. Ben çok beğendim. Birbirine tıpatıp benzeyen ama karakterleri farklı olan yedi kardeşin hayatta kalma mücadelesine değiniliyor. Çocukluk dönemlerine de yetişkinlik dönemlerine de filmde yer verilmiş. Ayrıca sisteme karşı nasıl hazırlandıklarını da anlatarak önemli olan bir detayda filmde işlenmiş. Filmde gizemin başlamasıyla beraber aksiyon ve gerilim de kendini göstermeye başladı. Sürükleyici bir filmdi. Temposu hiç düşmedi. Merak ederek izledim. Sonu ise bana sürpriz oldu. Dramatik bir finali vardı. Sağlam oyuncu kadrosuyla, başarılı performanslarla ve dikkat çekici hikayesiyle kaliteli bir yapım olmuş. Tavsiye ederim. iyi seyirler
Selçuk Özdemir
Selçuk Özdemir

Takipçi 33 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
13 Mayıs 2023 tarihinde eklendi
İTTİRME BİR FİLM!

Filmi şu duruma benzetmek gerekiyor. Bir arabada tepeye doğru çıkıyor ve orada kalıyor. Ardından bir takım insanlar ise onu ittirip yukarı çıkarmaya çalışıyor. Film tamamen ittirme bir yapım. Zorlama sahneler ile , biraz daha beyin çalıştırmak yerine salalım gitsin tarzında bir şey olmuş. İlk başta büyükbaba figürünün yaptığı güzel bir şey ile 7 tane kardeşin saklanmasına kadar olan sürede geçenler gerçekten çok iyidi. Kendimi bir yandan tutulabilecek mantıklı bir bilim-kurgu filminde hissettim. Sonrasında iş aşk ve aksiyona döndü.

Filme bir sürü alternatif şeyler yazılabilirdi diye düşünüyorum. Mesela büyükbabamızın eski bir istihbarat görevlisi olması ve kızlarını çok iyi bir şekilde yetiştirdiğini görmek güzel olurdu. O zaman bu kızların nasıl bu kadar uzmanca hayatta kaldığıyla alakalı soru işaretleri giderilirdi. Onun dışında filmin sonlarını daha da açığa kavuşturmak amacıyla çocuk sahibi olma kanununu zıttını savunan biri konulup kardeşlerin onla irtibata geçmesi sağlanabilirmiş. Zaetn bu yasayı bulan kişi hükümet görevlisi olmadığı halde yasa nasıl yürürlülüğe giriyor anlamadık? Arkaya dönen şeyleri hükümetin bilmemesi cidden garip bir durum. Filmde sık sık bu nasıl oldu denilen sahneler var. Yılın 2073 olduğunu biliyoruz. Evet teknoloji gelişmiş ama film bunu daha çok "karıştırma , öyle yaptık" şeklinde yedirmiş. Mantığımıza hitap etmek yerine , arka tarafta mutfak işlerini halletmemizi ya da bir arkadaşla sohbet ederken arkada açık durmasını tercih etmiş olabilirler.

Monday kaybolduktan sonra yaşananlar biraz beni yükseltmişti aslında. İki kardeşin üst üste öldüğünü düşünmek filmin sıradışı olacağını gösterir diye düşündüm. Büyük bir yanılgıya düştüğümü sonradan fark ettim. Film bütün bu olanları güzel bir şekilde işleyemedikleri aşk sekansına bağlamış. Aşık olan karakterimiz bütün bunları o yüzden yapmış. Tamam bunu yedik. Hükümette görevli kişi 7 kişiden olan Monday'e aşıktır evine gelir ve Monday yoktur onun yerine diğer kardeş ile eve gider. Burada "teknoloji çok gelişti ha haberiniz olsun" şeklinde izleyici aptal yerine konuluyor. Kola takılan bileklikler ile birlikte hükümet yasasından olduğunu bildiğimiz yer hemen gözetlenebiliyor. Tabi böyle filmler de nasıl hacker olduğunu bilmediğimiz ve klavye tuşlarına hızlıca basan birine şu efsane soru sorulur ; "görüntülere erişebilir misin" onun cevabı ise; "sanırım yapabilirim" ve boom. Birkaç hızlı klavye darbesi ardından "enter" ve ekranda canlı kayıtlar. Oda ne "Monday" ölmemiş. Doğru!

Filmin 40.dakikasından sonra gelişen eve baskın sahnesinde sadece 3 kişinin bunu yapmasının akıl ve mantıkla açıklanabileceğini sanmıyorum. Ayrıca kızların o saldırıdan kaçabileceğini basit bir takım şeylerle anlatmaları hiç hoş değil. Zeka yerine böyle bilim-kurgu filmini aksiyona vurmaları çok garip. 2073 yılındayız ama hala yerdeki ele ilk gelen şeyle savaşıyoruz, çok garip. Ardından çarşamba karakterinin polisleri ardı ardına peşine takıp yüzlerce hükümet yetklisinden kurtulmasınında mantıkla ilgisi yok. Film bizi tekrardan aptal yerine koyuyor. Aksiyon sahnelerinde yükselemiyoruz çünkü bu kızların iyi bir şekilde yetiştirildiklerini hissedemiyoruz. Dediğim gibi filmin başında bunlar gösterilse daha iyi olurdu. Tabii ki bu kızın kaçış sahnelerinde evdeki kızın birkaç hacker şeyleri yapmasını söylemiyorum. O bileklik ile bir sürü şey yapılabiliyor. Film ısrarla "teknoloji işte ya" demeye devam ediyor. Bileklik dışında ise hiçbir teknolojik unsur yok.

Filmi izlemeyi önermiyorum. Bundan çok daha iyi bilim-kurgu yapımları var. Kendi içerisinde tutarlı olmayan ve "aman işte izleyici yer" şeklinde bir yapım. Gidin regular show'dan bir bölüm açıp izleyin , bugünlük size yeter.

Müşerref Selçuk ÖZDEMİR
Alp T.
Alp T.

Takipçi 441 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
2 Eylül 2017 tarihinde eklendi
"Yakın gelecekte yoğun nüfus artışı yüzünden devletin başında bulunan Nicolette Cayman (Glenn Close), ailelerin yalnızca tek çocuk yapabileceği, eğer daha fazla çocukları olursa ailelerin elinden alınacağı hakkında yeni bir yasa getirmiştir. Fakat bu sırada da Terrence Settman (Willem Dafoe)'nun 7 tane çocuğu olmuştur. Çocuklarının tehlikeye girmesini önlemek için Terrence, 7 çocuğunu tek bir kimlik altında büyütür ve onlara haftanın isimlerini verir. Adının olduğu gün dışarı çıkan Settman Kardeşleri (Noomi Rapace), yıllarca böyle geçinir. Fakat bir gün, kardeşlerden Pazartesi eve gelmez ve diğer kardeşler de neyin olduğunu anlamaya çalışır."

Yalan söylemeyeceğim, bu filmin vizyona girmesini iple çekiyordum. Bu filme karşı büyük bir beklentim yoktu ama fragmanı o kadar ilgi çekiciydi ki, bu filme karşı büyük bir ilgim oldu.

Önce iyi yanlardan başlayalım. Filmdeki 7 kardeşin her birini canlandıran Noomi Rapace, kariyerinin en zorlu performansının altından başarıyla kalkmış. Eğer bu rolde bir başkası olsaydı bütün film boyunca aynı oyuncu kendi kendine konuşuyormuş gibi olurdu ve bu yüzden de filmin içine girmemiz zorlaşırdı. Rapace, burada her karakteri için yeni bir aksan kullanmıyor ama her bir karakter için farklı bir görünüş, yüz mimiği ve yürüyüş tarzı kullanıyor. Zaten Rapace korkusuz bir oyuncu ve bu filmde onu daha çok sevdim. Ayrıca Willem Dafoe da çok iyiydi. Filmde fazla gözükmemesine rağmen bulunduğu her sahneyi çalmayı başarmış.

Ayrıca filmin konusunu işleyiş tarzı hiç de fena değildi. Ara ara hikaye biraz sıradanlaşsa da (buna birazdan değineceğim) genel itibariyle konu, oldukça sürükleyici ve olabilecek en yüzeysel seviyede incelenmiş ve kargaşaya sebep olmamış.

Son olarak aksiyon sahneleri çok eğlenceliydi (bu kadar kanlı olmasını hiç beklemiyordum doğrusu) ve filmdeki 7 kardeşin birbirleriyle olan ilişkisi çok iyi işlenmiş. Filmde 7 kardeşten birisine bir şey olduğu zaman, diğer kardeşlerin endişesini ve birbirleriyle olan bağlarını çok net görebiliyorsunuz.

Ve bu da beni filmin sorunlarına götürüyor. Her ne kadar kardeşlerin birbirleriyle olan bağları iyi işlenmiş olsa da, onların kişiliklerini pek umursamadım. Çünkü onlardan birisine bir şey olduğu zaman içiniz cızlamıyor, sadece "ah, şimdi de bu oldu" diyorsunuz. Çünkü film daha çok bu kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkisine odaklandığı için onların kişilikleri ve motivasyonları çok arka planda kalmış. Bu yüzden film ne zaman onlara kişisel bir açıdan yaklaşmaya çalışsa başarısız oluyor.

Ayrıca yukarıda filmin konusunun sıradanlığından bahsettim. Böyle bir konuyu seyirciye ilgi çekici kılabilmek için senaristler elinden geleni yapmış fakat ortaya çıkan sonuç pek yeterli değildi. Film bu haliyle oldukça eğlenceli bir iş fakat bittiği zaman aklınız havalara uçmuyor. Bu yüzden bu film, yaratıcı konusuna rağmen hala sıradan bir bilimkurgu filmi olarak akıllarda kalıyor. Yani yeni kurallar yazılmıyor bu filmde.

Kısacası, eğer yaratıcı bir konuya sahip, daha önceden hiç görmediğiniz bir film arıyorsanız bu filmi izlerken biraz hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Çünkü burada çıkan sonuç daha çok kafa dağıtmak isteyenleri tatmin edecek türden. Aksiyon sahneleri başarılı, oyunculukları harika ve ilginç fikirlere sahip olan What Happened To Monday, bilindik senaryosu ve motivasyonu eksik karakterleri yüzünden "izle-unut" türünde bir film olarak akılda kalıyor. Film kesinlikle eğlenceli fakat izlerken etkilenmeyeceğiniz bir iş. Boş vaktiniz varsa izleyebilirsiniz. İyi seyirler.

FİLMİN İYİ YANLARI:

+ Noomi Rapace ve Willem Dafoe.

+ İlginç konsept, yaratıcı fikirler.

+ Aksiyon sahneleri.

+ Kardeşlerin birbirleriyle olan ilişkileri.

FİLMİN KÖTÜ YANLARI:

- Motivasyonu eksik, umursamayacağınız karakterler.

- Filmin senaryosu, yaratıcı fikrine rağmen olabilecek en sıradan sonucu çıkarması.

TOPLAM PUAN: 6.5/10
Bozkurtbey T.
Bozkurtbey T.

1 değerlendirme Takip Et!

3,5
5 Ocak 2018 tarihinde eklendi
Puanım normalde 6 olurdu ancak Noomi Rapace'nin oyunculuğu kanaat kullanmama sebep oldu bu yüzden 7/10 diyorum.
Ben açıkçası hiç beklentim olmadan ama sinemada fragmanını gördükten sonra ilgimi çeken bir film olarak oturdum karşısına... Hikayenin ilginç yanlarını bu kadar derinleştireceğini pek sanmazken karşımda nispeten gizemli bir hikaye görünce mutlu oldum. Ben daha çok bir noktadan sonra tamamen aksiyon ağırlıklı gidişat bekliyordum. Aslında film tümden hareketli ve aksiyon sahneleri ile dolu fakat hikaye kendini son ana kadar kısmen de olsa açık etmiyor. Filmin orijinal adı "What Happened to Monday?" yani "Pazartesiye ne oldu" ama biz Pazartesiye ne olduğunu çabuk öğreniyoruz filmin yarısında da gizemli son kendini açık ediyor ama dediğim gibi tamamen değil bir ufak ayrıntı var ki son için oldukça vurucu ve insanı manevi olarak yakalamayı ve duygulandırmayı başarıyor açıkçası... Filmin son yarım saatine kadar çok olumlu düşünmesem de son bölüm ve bittikten sonra film hakkında en az iki puan ekledim diyebilirim. Film benim için ortalama bir filmken sonlara doğru ortalama üstü hale geldi. Ki Noomi Rapace'nin oyunculuğu kanaat kullanmama sebep oldu. Zira karşımızda aynı kişi tarafından canlandırılan 7 farklı karakter var ki bu karakterlerden illa ki bağlandığınız veya favori seçtiğiniz bir tanesi oluyor, işte film bu noktada da sizi yakalıyor karakterlerin başına gelmeye başlayan olaylar neticesinde ki burada dediğim gibi işin çoğunluğu oyuncunun başarısından kaynaklı. Müthiş bir gizem son anda ters köşe müthiş aksiyon falan yok bu filmde, hatta senaryo kısa tutulduğu için çok fazla mantık hatası buluyorsunuz. Ama dramatik öğeleri oldukça iyi kullanıyor ve alt metinde verdiği gelecekte olabileceklerle ilgili mesajları insanı gerçekten etkiliyor. Kesinlikle izlenmeyecek bir film değil şans verebilirsiniz. Hem uzun değil hem de film yağ gibi akıyor hiç sıkılmıyorsunuz zira heyecan-aksiyon ve gerilim sürekli mevcut.
oguzgulbaba
oguzgulbaba

1 değerlendirme Takip Et!

3,5
12 Temmuz 2017 tarihinde eklendi
Konu ilgi çekici son yıllarda birbirinin aynısı olan yapımlara gitmektense buna gitmek daha mantıklı.
ORHAN  SANDIKCI
ORHAN SANDIKCI

392 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
10 Nisan 2026 tarihinde eklendi
Eğer distopya temalı, temposu yüksek bir gerilim arıyorsanız doğru tercih. Noomi Rapace, üstlenmesi oldukça zor olan rolün altından başarıyla kalkarak tek başına devleşiyor. Hikaye işlenişindeki bazı mantıksal boşlukları görmezden gelirseniz; çekim kalitesi, merak uyandıran kurgusu ve ortalarından itibaren hiç dinmeyen aksiyonuyla sizi içine çekecek sürükleyici bir filmle karşılaşacaksınız.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler