Kendisi gibi Almanya'daki Türklerin yaşamlarına kamerasını çeviriyor bu ilk filminde Akın. Daha sonraki filmlerinde de o çok iyi tanıdığı sosyal çevreyle alakalı filmler çeken yönetmenimiz; bu filminde bir grup arkadaşın suçla oıan ilişkisini anlatıyor.Özellikle Martin Scorsese'nin suç filmlerini andıran bir yapıya sahip olan film; arkadaşlık, sadakat gibi manevi değerler üzerine kurulu etkileyici bir ilk film. Ayrıca Almanya'daki Türk sinemacılarımıza da(bknz. Özgür Yıldırım ve Chiko) ön ayak olmuş bir film ve yönetmen Fatih Akın.
film amatörce çekilmiş.bu kadar yüksek bi puanı nasıl aldı hayret doğrusu.bence aman aman bir konu we işleniş yok!türkler arkadaşlarının sonuna kadar arkasındadır ve almanyada bazı türkler pis yollarla kendi düzenini kurmuştur resmini görmekteyiz filmde.
Türkler de mafyalı, haplı,tozlu,kovalamacalı aksiyon çeker arkadaşlar, uyduruk amerikan filmlerinden çok da güzelini samimisin çeker hem de...
İçinde Türk karakterler olan ve alışılmışın dışında hayatlar süren insanları konu edinen filmleri izlemek hoşuma gitmiştir hep...Bu da öyle bir film işte.
Fatih Akının ilk sinema filmi Scorcese ile kıyaslandı. Özellikle Mehmet Kurtuluşun De Nirovari oyunu ilginç. Costayı canlandıran Adam Bousdoukos ise senaryonun kusurlarına rağmen bi hayli inandırıcı. Pek tatmin olmasam da Fatih Akının Duvara Karşısını müjdeleyen bi film 10/5
genel olarak güzel bir film olmasına rağmen senaryo açısından başarısız bir film. özellikle sonlara doğru, filmin hızı arttıkça senaryo hataları göze çarpmaya başlıyor
fatih akının ilk uzun metrajlı filmi olduğu için bazı küçük hatalar görmezden gelinerek değerlendirilmesi daha sağlıklı olur sanırım...senaryo tanıdık...çok sağlam bir senraryo değildi...hollywood un bazı kült filmlerinden özellikle filmde de adı geçen scarface gibi..veya edward norton un american history isinden etkilenilerek bazı yerler eklenmiş olabilir...yine de ilk film olmasına rağmen izlenmeye değer... oyunculuar ise gayet iyidiler... fatih akını hep emir kustarica ile karşılaştırmak isterim...bu karşılaştırmayla fatih akının eksikliklerini de görmek mümkün...ve neden birinci sınıf yönetmen olmadığını(ilerde olacağından umutluyum) da görebiliriz...ikisi de malzemelerini çok iyi kullanması sanırım en güçlü yanları...yarattığı atmosfer ve kurgu daki sağlamlık emir kustaricayı bir gömlek daha üstün yapıyor...özgün lüğe gelince emir bunda da daha özgün ayrca yerelliği adeta dans etirerek yaşatması izleyiciyi keyifle filme bağlıyor...son olarak emir kustarica insan beyninin içine öyle ustaca dalıyor ki bir an kendinizi o kıvrımlı yollarda geziniyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz...fatih akına gelince son filmini izlemedim 'yaşamın kıyısında' geldiği noktayı görmek isterdim...fatih akın olayları çok iyi bağlıyor, çok iyi birleştiriyor bu da fatih in olayları gözlemleme deki yeteneğinden kaynaklanıyor...almanya da bir almancı:) olarak ordaki göçmenlerin sokak hayatlarını çok iyi görmüş...dışlanmışlık...dışlanmışlığın altındaki psikolojiyi de çok iyi veriyor...farklı milletlerin nasıl da can ciğer olabileceği... bunları birleştiren serseri sokaklar yani dışlanmışlık...dışlanmışlığın kendini en rahat hissettiği yer sokaklar değil mi zaten?
ilk uzun metrajlı filmi olan fatih akının çabalarını kesinlikle kaçırmayın....
Başlangıç için gayet kuvvetli bir film.İlerisi için ipuçları yakalamak mümkün,Fatih Akın’ın hangi sularda yüzeceğinin sinyallerini veriyor.Scorsese sinemasından etkilendiği çok açık,hatta bu filmiyle etkilenmenin daha da ötesine gitmiş,sırtını ’’Mean Streets’’ filmine dayamış gibi.Ama sonlara doğru melodrama dönen anlatımıyla kendisini ön planda tutmayı başarmış.
biri sırp biri yunan we biri türk olan üç göçmen arkadaşın birbirleriyle olan dostluklarına we bu dostluklarının zaman içerisinde bozulmasına tanık oluyoruz bu kez!!!filmin başında aralarında müthiş bi bağ olduğunu görüyoruz!!!bu bağ o kadar kuwwetli ki türk olan kızkardeşine karşı arkadaşını sawunarak onun en zor zamanında yanında oluyo!!!!ama daha sonra herbirinin kendi içsel hesaplaşmaları onların arasındaki bağı kopartmaya yetiyo!!!!farklı yollar deneyerek hayattan "yırtma" eylemlerini yaşamları pahasına da olsa tamamlamaya çalışıyolar!!!!bu filmde de fatih akın a dair anekdotlara rastlıyoruz!!!!örn;sezen aksu, hapishane kawramı, köklerine dönme isteği gibi...özellikle söz etmeden geçemeyeceğim filmin en güzel sahnelerinden birinde dawet adlı şarkının çalması we filmin sonunda -bir ölümün ardından sölenebilecek en güzel şarkılardan biri olan- kawakların çalması da fatih akın a dair mükemmel bir tat!!!!!son olarak adı gibi bi film olduğunu düşünmekteyim!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! KıSa we AcıSıZ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
adam akıllı bi aksiyon ozellikle bunu bi turk yonetmenin yapması gurur verici fatih akın diger filmlerinde oldugu gibi ne kadar usta ve aykırı bi yonetmen oldunu bi kez daha kanıtladı
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.