Babil
Ortalama puan
3,7
1955 Puanlama

362 Kullanıcı yorumları

5
42 Eleştiri
4
165 Eleştiri
3
47 Eleştiri
2
47 Eleştiri
1
35 Eleştiri
0
26 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
kalpsiz
kalpsiz

Takipçi 252 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
28 Nisan 2007 tarihinde eklendi
tamam güzel de sonunu bağlayamamışlar. yani daha güzel bitecek sanıyordum, çok güzel birşey olacak diye ümit ettim. olmadı. ama konu ve tema tartışılmaz.
korcane
korcane

Takipçi 186 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
14 Kasım 2006 tarihinde eklendi
ınanılmaz kotü bir film bu kadar mı sıkıcı bir film olur ya..nerde amores perros+21 grams nerde bu film yanından bile gecmez..baglanacak diye beklerken hikaye baglandı ama bizide gebertti tavsiye etmıorum ...vakit kaybı..
barfly-2
barfly-2

Takipçi 229 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
13 Kasım 2006 tarihinde eklendi
çok fazla aksiyon içermeyen (kavga dövüş anlmında değil) yer yer çarpıcı olabilen ilginç bir film. bu filmde beni çeken en önemli unsur anti-mperyalist yaklaşımlar içeriyor oluşuydu. ancak açıkça söylemek gerekirse çok çok iyi bir film demek imkansız!!
fearless
fearless

Takipçi 190 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Ocak 2010 tarihinde eklendi
etkileyici bir film, güzeldi.
Shattered-Glass
Shattered-Glass

Takipçi 138 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Nisan 2007 tarihinde eklendi
Ameros Perros’u izledikten sonra yönetmenin uslubunu çok beğenmiş ve ondan sonra gelecek projelerini dikkatle izlemeye koyulmuştum. 21 grams’i izlediğimde aklıma takılan sorular vardı, acaba yönetmen kendini mi tekrarlıyor vs. Aslında buna elbette inanmıyordum A.Gonzalez İnarritu’nun sunuş biçimini kısacası kendi tarzını kabul ettirmeye çalıştığını belirtmiştim 21 grams’a yazdığım yorumda. Şimdi biraz daha eminim ve hislerim yanıltmamış olacak ki babel ile bunun altını çiziyor yönetmen, şuanda aklıma takılan nokta bir sonraki filmin senaryosu şimdiden merak ediyorum ve bu konuyu yeni proje belli olana kadar es geçiyorum.Babel diğer iki filme nazaran gerek senaryo, oyunculuklar ve mekan açısından daha uluslararası bir nitelik taşıyor. Buda filmin monotonluğunu bir noktada kaybettiriyor. Yüzüklerin efendisi filminde galadriel rolünü canlandıran cate blanchett şöyle demişti 'Dünyadaki en küçük varlık bile hayatın akışını değiştirebilir' diyeceğim şu ki bir silah onca insanın hayatında derin yaralar bırakabiliyor. Hikayenin kurgulanış tarzıda dikkat çekiyor, sebeb-sonuç yerine olayların önce sonucunu sonrada nedenlerini gösteriyor ve dolayısıyla izleyicilere gerçek hayatlarında gösterdikleri davranışların nelere mal olacağı konusunda da güzel bir mesaj veriyor. Pekala olaylar oluş sırasına görede anlatılabilirdi ama o zaman sanırım izleyiciler daha rutin bir film izlemiş duygusuna kapılacaklardı. Ama bu anlatım tekniği sayesinde izleyicilerin hafızası sürekli açık tutulmaya çalışılmış. Dedim ya buda filmde monotonluğu başlamadan sona erdirmiş.Oyunculuklar bakımından son günlerde izlediğim en doyurucu film babel, bu gibi filmlerde genelde bir başrol aramak pek mümkün değildir. Hikaye bütün karakterler arasında hemen hemen aynı oranda paylaştırıldığı için filmin genelinde hangi karaktere daha iyi replikler rastgeliyorsa o oyuncu eminim ki öne çıkacaktır. Rinko kikuchi ve adriana barraza olağanüstü bir başarı göstermişler senenin en iyi yardımcı kadın oyuncu performansını gösterdiler. Ama dediğim gibi rinko kikuchi’nin yerinde başka bir japon actress yer alsaydı eminimki oda rinko kadar öne çıkacaktı çünkü o repliklere elbette film boyunca yaralı halde yatan kadın rolundeki cate blanchett’ı değişemem. Rinko kikuchi ve adriana barraza(her ikiside yardımcı kadın oyuncu oscar adayı)’ya daha fazla övgüler yağdırmak için her iki oyuncununda bir sonraki projelerini görmek ve değerlendirmek isterim. Cate blanchett elbette harika idi ama dediğim gibi ona film boyunca yaralı halde yatan kadın rolü verildiği için pek dikkat çekmiyor ama yinede ne yalan söyleyelim bambaşka bir oyuncudur kendisi. Brad pitt de oldukça başarılıydı ve onu bu tarz dramalarda görmek çok güzel umarım daha fazla yer almaya özen gösterir bu gibi projelerde. Filmin gustavo santaolalla imzalı müzikleride enfes olmuş, mutlaka arşivinizde bulunması gereken bir soundtrack albümü ayrıca filmin özgün müzik dalında oscar aldığınıda belirteyim. Gustavo santaolala geçen yılda brokeback mountain ile almıştı ödülü.Gerçek hayattaki davranışlarımız başkalarının hayatını bu denli etkiliyor mu bilmiyorum ama şu vakitten sonra atacağımız adımları ölçmek, ileriyi düşünerek bazı kararları almak belkide tüm insanlık için daha iyi sonuçlar doğurabilir. Ne dersiniz sizcede öyle olamaz mı?
er-u-han
er-u-han

Takipçi 112 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Guillermo Ariaganın müthiş kalemi ve Alejandro Gonzales Inarritunun inanılmaz yönetmenliğiyle üçlemenin son ayağı babil muazzam bir sinema olayı...Inarritu ve Arraiaga ne yaparsa yapsın mutlak izlenmelidir...10/10
asli-unur
asli-unur

Takipçi 33 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Ocak 2007 tarihinde eklendi
İletişim kopukluğu sadece dil yüzünden değil, yaşam tarzı, duygular, önyargılar yüzünden yaşanıyor. Bu da filmde çok güzel bir şekilde verilmiş.
Filmde biraz abartı kaçan Japon kızın durumuydu, orası biraz olmamış gibime geldi.
Sakin kafa ile izlenip, sakin kafa ile çıkılmayacak bir film.
llalena
llalena

Takipçi 28 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
16 Ekim 2007 tarihinde eklendi
Daha fazlasını beklemiştim..Biraz sıkıcı ve konu bakımından da kopuk bir film olmuş.Daha iyi olabilirdi.6/10
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
20 Ocak 2007 tarihinde eklendi
izlemeye degmeyen sıkıcı bir film sakın puana aldanmayın
gskaltay
gskaltay

Takipçi 414 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Ocak 2007 tarihinde eklendi
farklı bir film ve başarılı oyucular arıyorsanz tam size göre bir film tavsiye ederim...
HAMLET1980
HAMLET1980

Takipçi 262 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
23 Mayıs 2009 tarihinde eklendi
sinefilozof arkadaşım ismin gibi geniş değilsin kayıtlı olduğun siteden utanıyorsan boşuna yorum yapma .bir filmi beğenirsin beğenmezsin bu kişiye göre değişir insanlar buyüzden filme her türlü olumlu veya olumsuz yorumu yapabilir . bu bir yemeği beğenip beğenmemeye benzer.bence sen önyargı kalıplarını kır da yorumlarını ona göre yap .bende bu filmi beğenmedim evet oyunculuk bakımından gerçekten brad pitt kendini aşmış ama bu bile filmi kurtarmıyor dostum.10/3
dolunay1903
dolunay1903

Takipçi 191 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
23 Mart 2007 tarihinde eklendi
Belki çok kötü diyemeyiz ama oscarlık olmadığıda kesindi ve öylede oldu zaten..Birbiriyle kesişen hayatlar verilmeye çalışılmış ama japon kızın olduğu bölümler olmasaydıda filmde bir kopukluk olmazdı diye düşünüyorum:))Bence çok gereksizdi..Ayrıca kızın anadan doğma dolaşmasıda çok gereksiz olmuş bence:))ayrıca çocuklara ne olduğuda havada kalmış..bence yönetmen artık böyle kesişen hayatlar filmleri yapmaktan vazgeçsin..çünkü gittikçe kötüleşiyor!!
mawi-777
mawi-777

Takipçi 144 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Mart 2007 tarihinde eklendi
yönetmen hiç şüphesiz bir kurgu hastası. fakat arkadasların yorumlarına bakınca hep 21 gram ya da Amoros perros gibi bir kurgu bekledikleri anlaşılıyor. Bence bu filmin tek sorunu anlaşılamamsı. karsımızda bambaska bir kurgu bilmecesi var cünkü. filmin esas konusu kesinlikle iletişimsizlik değil(arkadaslardan birisi bunu belirtmiş). Esas konu kader ----baba ve evlat. dünyanın ayrı yerlerinde yasayan insanların aslında ne kadar da aynı oldugu üzerine baba ve evlat ilişkisi üzerine harika bir film. maalesef sadece müziği için bir oscar alabildi ama hiç kuskusuz en iyi film ödülünü "the departed"tan daha cok hakediyordu. Filmi izlediğini söyleyen ama anlamadıgını ieri sürenler tekrar ve bu sefer dikkatli izlesinler.
hurricaned-2
hurricaned-2

Takipçi 43 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Ocak 2007 tarihinde eklendi
iste film!! inarutu yonetmenler arasinda filmine zeka pariltilari sacmayi basaran nadir insanlardan birisi..tarzi ortada;bir olay yuzunden etkilenen,kesisen bir kac yasamin hikayesi..oncesi ve sonrasi belkide..her hikayede verilen sosyal msj farkli..japon kizimizin ergenlik ve ailevi sorunlari,fasli kardeslerin yoksulluk ve bakis acilari,amerikali eslerin bu olayla birbirlerini yeniden kesfetmeleri ve herzamanki meksika -abd sorunlari...genelde mutsuz sıkıntılı etkilesimler...paramparca asklar ve kopekler filmini henuz izlemedim ancak ilk firsatta izleyecegim.merak ediyorum bir gun yonetmen bizi ayni tarz bir filmle karakterlerini sevindirmeyi basarabilecekmi?? izlenesi...
keiraknightley-2
keiraknightley-2

Takipçi 119 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
15 Haziran 2007 tarihinde eklendi
film farklı kültürdeki biçok insanın hikayesini derleyip anlatıyo.başından itiaren çok beğendim filmi...herşey gaet mükemmeldi ama sonu pek anlamsız olmuş bence...yada klasik merakta brakma pazarlaması bende tutmadı...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler