En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
cigdemm
Takipçi
14 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
8 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Sırf müzikleri için ikinci kez izlenmeli bence. Ayrıca Cate Blanchett ve Brad Pitt’in öpüştüğü sahne son derece etkileyiciydi. Bu sahne benim şahsi sinema arşivimin en romantik sahne sıralamasında ilk sıraya yerleşti. İzleyecek olanlar daha bi dikkat etsinler.
Çok güzel bi filmdi çok beğendim ilk başlarda çok basit gibi görünüyo ama izledikçe verdiği mesajları çok iyi anlatıyo herkesin izlemesini tavsiye edrim :)
Alejandro G. Iñárritu'nun filmlerini genel olarak sevmişimdir. Bu da onlardan biriydi benim için. Film, farklı dilleri, farklı kültürleri, farklı coğrafyaları sunan bir filmdi. Aynı yönetmenin Ameros Perros(2000) filmi de farklı hikayelerin kesişmesi bakımından bu filme benziyordu. Filmin adının Babil olmasının nedeni: Babil hikayesine göre cennete ve de Tanrıya ulaşmak isteyen insanlar zamanımızdan 5000 yıl önce bir kule inşa etmeye başlarlar. Buna çok sinirlenen Tanrı da bu insanları cezalandırarak o zamana kadar aynı dilde konuşan insanlığı farklı dillerle konuşmaya mahkûm eder. Dillerin doğuşu olarak adlandırılan bu olay kutsal kitaplarda farklı şekillerde yorumlanmakla birlikte, filme kaynaklık eden hikaye bu şekildedir. İnsanların farklı dillerde konuşması, iletişimde büyük sorunların ortaya çıktığını gösteriyordu. Filmin hikayesinin bir kısmı şu şekilde; Bir adam Fas'taki aileye bir tüfek verir. Çocuklar bu tüfekle çakal avlayacaktır ama aralarında sorunlar çıkar. Tüfeği farklı amaçlar ile kullanmaya başlarlar. Çocuklardan biri deneme yaparken yanlışlıkla otobüsteki Amerikalı kadını vurmasıyla birlikte bu aileyi kötü olaylar bekleyecektir. Amerikalı kadın için kocası hastane bulmak için çok çırpınır ama bir kasabaya gelerek ancak bir veteriner bulabilir. Film dil farklılığından dolayı önemli konularda bile iletişimsizlik yaşandığını gözler önüne seriyor. Diğer bir yerde de sağır ve dilsiz olan Japon bir kızın dramı anlatılıyor. O şekilde Tokyo gibi metropol şehirde isteklerini gidermeye çalışan ama yapamayan kızın dramı. Filmde oyunculuklar gerçekten çok iyiydi. Çok gerçekçi oynamışlar bence. Özellikle de Fastakiler gerçekten orayı iyi yansıtmış. Film çok gerçekçiydi gerçekten de. İzkerken kendinizi olayların içinde bulabiliyorsunuz. Görüntü yönetmenliği için maalesef iyi şeyler söyleyemeyeceğim. Sahnelerde kameranın çok hareket etmesi, sahnelerin çokca kesilmesi seyir zevkini körelten öğelerden biriydi benim için. Kurgu olarak iyi toparlanmış, iyi düzenlenmiş diyebileceğim bir filmdi. Sürükleyici bir filmdi ayrıca. Bu tarz filmler genelde öyle olur zaten. Toplayacak olursak; farklı coğrafyalardaki farklı kültürleri, farklı insanların hikayelerini anlatan bir efsaneyi referans alan, onun sonucunda iletişimsizliğin doğduğunu ve büyük sorunlara yol açtığını anlatan genel olarak beğendiğim bir film oldu. Filme verdiğim puan= 8
fılmı bı arkadaşımla izledım.ızledıkten sonra fılmı ıkımızınde farklı degerlendırdıgı anladık cunku ben cok begenmıstım arkadasımsa fena sayılmaz dıyordu.bence babıl ve bu tarz fımler hayatın ta kendısı.cekımı senaryosu oyuncuların oyunculukları (ıkı cocuk)muhtesemdı
'Babel,21 Gram,Paramparça Aşklar Köpekler' Bu üç filmdede Alejandro González Iñárritu ve Guillermo Arriaga bize film içerisinde farklı kişilerin hayatlarından bazı kesitler vermekteler.Neden filmlerinde sürekli olarak böyle bir anlatım tarzı kullanıyolar tam olarak anlamış değilim ama filmleri gerçekten güzel.10/7
Son zamanlarda izlediğim en sürükleyici filmlerden bi tanesi. Film adeta akıyor ve yönetmenin anlatmak istediği üç tane şey var; dinle,dinle,dinle Not:Oscar bu filmi mutlaka bişekilde ödüllendirecektir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.