Pek çok insan bu filmin dünyanın farklı yerlerinde yaşayan ve birbirini tanımayan insanların birbirlerinin hayatını nasıl etkileyebildiğini göstermesi açısından çok önemli olduğunu söylüyor.Bende bunlardan biriyim.Ama ben bu filmin çok iyi bir film olduğunu düşünmüyorum.Bunun sebebide yönetmenin seçtiği anlatım dili.İsterseniz bu aralar gösterimde olan Benjamin Button ın Tuhaf Hikayesi filmini bir izleyin.Birbirlerini tanımayan insanların birbirlerinin hayatını bilmeden bile nasıl değiştirebileceklerini o filmde de işlemişler.Ancak yönetmen David Fincher bunu sadece 5 dakikada ve çok daha etkileyici bir şekilde yapmış.Bu da yönetmen yeteneği farkı.
tamam güzel de sonunu bağlayamamışlar. yani daha güzel bitecek sanıyordum, çok güzel birşey olacak diye ümit ettim. olmadı. ama konu ve tema tartışılmaz.
çok fazla aksiyon içermeyen (kavga dövüş anlmında değil) yer yer çarpıcı olabilen ilginç bir film. bu filmde beni çeken en önemli unsur anti-mperyalist yaklaşımlar içeriyor oluşuydu. ancak açıkça söylemek gerekirse çok çok iyi bir film demek imkansız!!
Belki çok kötü diyemeyiz ama oscarlık olmadığıda kesindi ve öylede oldu zaten..Birbiriyle kesişen hayatlar verilmeye çalışılmış ama japon kızın olduğu bölümler olmasaydıda filmde bir kopukluk olmazdı diye düşünüyorum:))Bence çok gereksizdi..Ayrıca kızın anadan doğma dolaşmasıda çok gereksiz olmuş bence:))ayrıca çocuklara ne olduğuda havada kalmış..bence yönetmen artık böyle kesişen hayatlar filmleri yapmaktan vazgeçsin..çünkü gittikçe kötüleşiyor!!
film farklı kültürdeki biçok insanın hikayesini derleyip anlatıyo.başından itiaren çok beğendim filmi...herşey gaet mükemmeldi ama sonu pek anlamsız olmuş bence...yada klasik merakta brakma pazarlaması bende tutmadı...
babel ile ilgili söylenecek çok şey var. öncelikle inarritu’nun amores perros ve 21 gram’dan sonra babel ile üç hikayeli filmler serisini üçlediğini görüyoruz. benim babel ile ilgili sorunum inarritu’nun kendisini çok fazla tekrarladığını görmek. evet inarritu detaylara önem veriyor, üç hikayeyi birbirine ustaca bağlıyor ancak hep aynı şeyi tekrarladığı zaman yaptığı iş özgünlüğünü kaybediyor. bu kurguyla film çekmenin formülünü çözdü diye daima aynı şeyi mi yapacak, inarritu’dan hiç farklı bir film izleyemeyecek miyiz ya da izlediğimiz hiçbir filmi bize sürpriz olmayacak mı diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. oyuncuları değerlendirmek gerekirse cate blanchett hariç hepsini son derece başarılı buldum. blanchett’in izleyiciyi rahatsız eden enerji eksikliği filme uymamış. blanchett usta oyuncuların yanında son derece vasat kalmış. filmin kurgusuyla ilgili bir sorun da japon kızın hikayesinin diğerlerinden bir hayli kopuk olmasına rağmen çok uzun süre boyunca anlatılması. japonya’da geçen hikayenin diğer hikayelerle çok da girift olmadığını fark ettikten sonra japonya hikayesini izlemeye karşı hevesiniz de kırılıyor. babel’in diğer inarritu filmlerinden farkı politik odaklı bir film olması. meksikalı yönetmen amerika’nın dünyadaki baskısından rahatsızlığını elinden geldiğince açık dile getirmiş. amerika’nın kendi sınırlarından tutun da fas’a kadar dünyanın her yerinde nüfuz sahibi olmasını ve bu nüfuzunu istediği gibi kullanmasını eleştirmiş.
Fragmanına bakınca çok beğeneceğimi düşündüğüm bu filmi seyrdince düş kırıklığı yaşadım... ilginç ve özgün olma kaygısı kopukluga neden olmuş... bu kopukluk sıkıcılığı beraberinde getirmiş hepsi bu...
Filmin sıradışı olduğuna şüphe yok.Birbiriyle uzak veya yakından ilintili 3 ayrı yaşam ve bu yaşamların akışı değişik bir kurguyla anlatılmış filmde...Filmi izleyenler eminim ki Cate Blanchet ve Brad Pitt ikilisini merak ederek izlemiştir filmi.Ben merak ediyordum şahsen :))) Bir parça hayal kırıklığına uğrasam da bu konuda filmi beğendim diyebilirim...Olay bence iyi kurgulanmış. Yorum yazan bir arkadaşın 'filmin kurgusu' hakkında yazdıklarına katılmıyorum. Oyuncuların performasları da fevkalade iyi. Ancak az önce de yazdığım gibi Blanchet ve Pitt’in performanları hayal kırıklığına yol açıyor; çünkü replikleri ve hatta sahneleri çok az.Onun yerine bol bol Japon kızın hikayesinin anlatılması belki eleştirilebilir.Zira bana gereğinden çok durulmuş gibi geldi üzerinde...Herşeye rağmen fena bir film değil.Bir parça bayıyor ama o kadar da olsun artık :)))
fılmı ızlrken crash fılmını anımsamadan edemedım...fılm baslarda o kadar sıkıcı gıdıyorkı ılk bolumde cok sıkıldım 2. seansta az da olsa hareketlendı ama sıkıcı bır fılm dı...3 ayrı kıtadakı hıkayeler hıcde gusel baglanamamıs bırbırıne helekı japonya kısmı cok zayıf kalmıs bence...3 hıkaye fılmın sonunda bırbırıne baglanıyor ama dedıgım gıbı bu cok basarılı olmamıs...brat pıtt krakterını cok ıyı oynamıs...bu fılm soyleyecegım tek olumlu sey muzıkleriii cok gusel soundtrack lar yapmıslar gercekten..
3 kıtada gelişen olayları biyerde toplanmaya çalışılmış ama olmamış yani...filmin arasına çıktığımızda sonunu cidden merak ediyodum ama finali becerememişler,bi çok şey havada kalıyo nedense,müzikler hoştu ama ayrıca süre olarakta çok uzundu 6/10
film beklediğimden daha az iyiydi oncelikle bunu belirtiyim.ayrıca filmde net bi konu yok ve genelde durağan bi film.gelelim güzelliklere,işitsel engellilerin dünyası özgün bi şekilde anlatılmış,geçişler mantıklı.bu arada brad pitt 2,5 saatlik filmin 30 dakkasında oynuyo,hayranlarına belirtiyim sonra şok olmasınlar,yinede sıkılmadım,6/10..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.