Babil
Ortalama puan
3,7
1954 Puanlama

361 Kullanıcı yorumları

5
42 Eleştiri
4
165 Eleştiri
3
46 Eleştiri
2
47 Eleştiri
1
35 Eleştiri
0
26 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
lelaina
lelaina

Takipçi 116 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Şubat 2007 tarihinde eklendi
mutlaka bir sorun, bir çözüm, bir anlam, bir misyon içermez ya hayat... bu film de aynı o yaşamdır işte... bütün yanlış anlamalarıyla, bütün sessizliklerde kaybolan haykırışlarıyla, bütün renk ve renksizlikleriyle.... sıradanlığı içinde çok etkileyici....
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Ekim 2015 tarihinde eklendi
Alejandro González Iñárritu hayranlık uyandıran bir sanatçı; acı onun filmlerinde insan olmanın gereği ve realiteyi kavrama biçimidir adeta.Filmlerinde mutlu son yoktur...Birbiriyle kesişen kaderler,mutsuz hikayeler bu da usta'nın diğer filmleri kadar güzel ve etkileyiciydi bence 8/10
süpernova-2
süpernova-2

Takipçi 126 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Haziran 2007 tarihinde eklendi
filmi izledikten sonra aklıma tek bir söz geldi.gerçekten ilginç bir film.ilginç ama güzel bir film.düşünsenize üç farklı hikaye izliyorsunuz.sanki üç farklı filmi aynı anda izler gibi.yalnız anlamadığım bir yer var.filmin sonuna doğru brad pitt bakıcıyı arıyor ve düğüne gidebileceğini söylüyor.Bu durumda filmin ortalarındaki olaylar hiç yaşanmamış mı oldu'Acaba yönetmen neden böyle bir değişikliğe gitti.işte bunu merak ediyorum.Film kötüydü diyenlere inanmayın.bence çok güzel bir film.
emreavcar
emreavcar

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Mart 2007 tarihinde eklendi
'Babel', yaşanan tek bir olayla zincirleme olarak birbirlerinin hayatlarını etkileyen karakterleri ve hikayelerini karşımıza geitiren Inarritu'nun, 'Amor es Perros ve '21 Grams'in ardından üçlemeyi tamamlayan şimdilik son filmi. Inarritu filmlerine belgesele yakın bir gerçeklik kazandıran oyuncularının performansları, seyircisinin ilgisini sürekli ayakta tutan 'birbirini tetikleyen olaylar zinciri' ve yönetmenlik becerisiyle kayıtsız kalınamacak bir yönetmen kuşkusuz. Ancak üç filmiyle de neredeyse aynı şeyleri anlatıyor gibi gözükmesi ve yönetmenlik tercihlerini bir farklılığa girişmeden aynı yönde kullanması ilk iki filmin ardından 'Babil'in etkisini düşürüyor kuşkusuz. Bu kez işi daha da uç noktalara götürüp 3 kıtadaki 4 farklı ülkede yaşayan insanları etkileyen tek bir olaydan yola çıkarak hikayeyi görselleştiryor Inarritu. Tüm oyuncularından çok iyi performanslar alıyor her zamanki gibi ancak işin Japonya kısmına fazla yükleniyor (filmin en çok sarkan kısımları da buraları). Senarist Arriaga'yla ortaklığını bu filmle bitiren Inarritu'nun farklı hikayeler anlatmasının ve filmlerinin süresini daha bi tutarlı hale getirmesinin zamanı geldi bence. Halen en iyi filminin '21 Gram' olduğunu düşündüğüm Inarritu, 'Babel' ile sinemasını takibe alanları kuşkusuz derinden etkileyecektir yine de. Inarritu'nun, kısacık sürede öylesine etkileyici işler çıkartabildiğini görmek isteyenlere ise BMW'nun kısa film serisi 'The Hire'dan "Powder Keg"i (2001) izlemelerini öneririm....(8/10)
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
12 Aralık 2006 tarihinde eklendi
sıradışı demek biraz fazla olur ama alejandro innarutu’nun klasik filmleri tadında olmuş...tek fark inceden inceye vermiş olduğu politik mesajlar ve kahramanların hayatlarının _diğer filmlerine göre_ daha karmaşık bir biçimde kesişmesiydi...zaten yönetmenin başarısı cannesde almış olduğu ödülle tescillenmiş durumda.o kadar güzel çekimler vardı ki bazen çok gürültülü bir ortamdaki sağır insan siz olabiliyor bazen de yanınızdaki sarhoş sürücüyle gecenin bir yarısı kaçabiliyorsunuz.yaptığınız büyük hatadan ötürü babasından dayak yiyen çocuğun yerinde kendinizi koyup bazen de tüm yaşantısının ait olduğu bir ülkeden sınır dışı edilmesinin acısını hissediyorsunuz...uzun klafın kısası film hakikaten çok güzeldi...her ne kadar cate blanchett ve brad pitt fazla ekrana yansımasalar da diğer bütün oyuncular sergilemiş oldukları performanslarıyla göz dolduruyordu.herşey çok güzeldi de benim kafamda bazı soru işaretleri kaldı...mesela o japon kız polis memuruna verdiği kağıtta ne yazıyordu ya da polislerden kaçan meksikalı’ya(gael garcia) ne oldu???9/10
e-ergener
e-ergener

Takipçi 337 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
8 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Bence senaryo güsel olsa da film o kadar ahım şahım değildi. Yani 2,5 saat sürdü ben bişey alamadım filmden.. Ama yönetmenlik ödülünü haketmiş gibi idi.. Başka da bişey yok zaten. Buna harcanan para ile bir testere daha çekilir.
atakanozruh
atakanozruh

Takipçi 331 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Haziran 2008 tarihinde eklendi
Inarritu önceki iki filminden sonra bu kez gerçek bir başyapıt ortaya çıkarmış. Öyle ki filmi izlemedim resmen yaşadım. Oyunculuklar o kadar başarılı, müzikler o kadar güzel ve senaryo o kadar etkileyici ki... Aldığı ödülleri sonuna kadar hak ediyor. Sinemayı gerçekten seven, ve sadece bir vakit geçirme aracı olarak görmeyen herkese tavsiye ederim. 9/10
delicewatt
delicewatt

Takipçi 244 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
11 Kasım 2006 tarihinde eklendi
hayatı anlatıyorlar bu ikili, öyesine bir anlatım ki her defasında nasıl bir ruh haliniz var onu bile anlayamıyorsunuz. sanki yeryüzündeki tüm insanların hayatlarını sığdırıyorlar filmlerinin içine. müthiş bir filmdi.
fearless
fearless

Takipçi 190 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Ocak 2010 tarihinde eklendi
etkileyici bir film, güzeldi.
Shattered-Glass
Shattered-Glass

Takipçi 138 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Nisan 2007 tarihinde eklendi
Ameros Perros’u izledikten sonra yönetmenin uslubunu çok beğenmiş ve ondan sonra gelecek projelerini dikkatle izlemeye koyulmuştum. 21 grams’i izlediğimde aklıma takılan sorular vardı, acaba yönetmen kendini mi tekrarlıyor vs. Aslında buna elbette inanmıyordum A.Gonzalez İnarritu’nun sunuş biçimini kısacası kendi tarzını kabul ettirmeye çalıştığını belirtmiştim 21 grams’a yazdığım yorumda. Şimdi biraz daha eminim ve hislerim yanıltmamış olacak ki babel ile bunun altını çiziyor yönetmen, şuanda aklıma takılan nokta bir sonraki filmin senaryosu şimdiden merak ediyorum ve bu konuyu yeni proje belli olana kadar es geçiyorum.Babel diğer iki filme nazaran gerek senaryo, oyunculuklar ve mekan açısından daha uluslararası bir nitelik taşıyor. Buda filmin monotonluğunu bir noktada kaybettiriyor. Yüzüklerin efendisi filminde galadriel rolünü canlandıran cate blanchett şöyle demişti 'Dünyadaki en küçük varlık bile hayatın akışını değiştirebilir' diyeceğim şu ki bir silah onca insanın hayatında derin yaralar bırakabiliyor. Hikayenin kurgulanış tarzıda dikkat çekiyor, sebeb-sonuç yerine olayların önce sonucunu sonrada nedenlerini gösteriyor ve dolayısıyla izleyicilere gerçek hayatlarında gösterdikleri davranışların nelere mal olacağı konusunda da güzel bir mesaj veriyor. Pekala olaylar oluş sırasına görede anlatılabilirdi ama o zaman sanırım izleyiciler daha rutin bir film izlemiş duygusuna kapılacaklardı. Ama bu anlatım tekniği sayesinde izleyicilerin hafızası sürekli açık tutulmaya çalışılmış. Dedim ya buda filmde monotonluğu başlamadan sona erdirmiş.Oyunculuklar bakımından son günlerde izlediğim en doyurucu film babel, bu gibi filmlerde genelde bir başrol aramak pek mümkün değildir. Hikaye bütün karakterler arasında hemen hemen aynı oranda paylaştırıldığı için filmin genelinde hangi karaktere daha iyi replikler rastgeliyorsa o oyuncu eminim ki öne çıkacaktır. Rinko kikuchi ve adriana barraza olağanüstü bir başarı göstermişler senenin en iyi yardımcı kadın oyuncu performansını gösterdiler. Ama dediğim gibi rinko kikuchi’nin yerinde başka bir japon actress yer alsaydı eminimki oda rinko kadar öne çıkacaktı çünkü o repliklere elbette film boyunca yaralı halde yatan kadın rolundeki cate blanchett’ı değişemem. Rinko kikuchi ve adriana barraza(her ikiside yardımcı kadın oyuncu oscar adayı)’ya daha fazla övgüler yağdırmak için her iki oyuncununda bir sonraki projelerini görmek ve değerlendirmek isterim. Cate blanchett elbette harika idi ama dediğim gibi ona film boyunca yaralı halde yatan kadın rolü verildiği için pek dikkat çekmiyor ama yinede ne yalan söyleyelim bambaşka bir oyuncudur kendisi. Brad pitt de oldukça başarılıydı ve onu bu tarz dramalarda görmek çok güzel umarım daha fazla yer almaya özen gösterir bu gibi projelerde. Filmin gustavo santaolalla imzalı müzikleride enfes olmuş, mutlaka arşivinizde bulunması gereken bir soundtrack albümü ayrıca filmin özgün müzik dalında oscar aldığınıda belirteyim. Gustavo santaolala geçen yılda brokeback mountain ile almıştı ödülü.Gerçek hayattaki davranışlarımız başkalarının hayatını bu denli etkiliyor mu bilmiyorum ama şu vakitten sonra atacağımız adımları ölçmek, ileriyi düşünerek bazı kararları almak belkide tüm insanlık için daha iyi sonuçlar doğurabilir. Ne dersiniz sizcede öyle olamaz mı?
er-u-han
er-u-han

Takipçi 112 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Guillermo Ariaganın müthiş kalemi ve Alejandro Gonzales Inarritunun inanılmaz yönetmenliğiyle üçlemenin son ayağı babil muazzam bir sinema olayı...Inarritu ve Arraiaga ne yaparsa yapsın mutlak izlenmelidir...10/10
asli-unur
asli-unur

Takipçi 33 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Ocak 2007 tarihinde eklendi
İletişim kopukluğu sadece dil yüzünden değil, yaşam tarzı, duygular, önyargılar yüzünden yaşanıyor. Bu da filmde çok güzel bir şekilde verilmiş.
Filmde biraz abartı kaçan Japon kızın durumuydu, orası biraz olmamış gibime geldi.
Sakin kafa ile izlenip, sakin kafa ile çıkılmayacak bir film.
gskaltay
gskaltay

Takipçi 414 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Ocak 2007 tarihinde eklendi
farklı bir film ve başarılı oyucular arıyorsanz tam size göre bir film tavsiye ederim...
mawi-777
mawi-777

Takipçi 144 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Mart 2007 tarihinde eklendi
yönetmen hiç şüphesiz bir kurgu hastası. fakat arkadasların yorumlarına bakınca hep 21 gram ya da Amoros perros gibi bir kurgu bekledikleri anlaşılıyor. Bence bu filmin tek sorunu anlaşılamamsı. karsımızda bambaska bir kurgu bilmecesi var cünkü. filmin esas konusu kesinlikle iletişimsizlik değil(arkadaslardan birisi bunu belirtmiş). Esas konu kader ----baba ve evlat. dünyanın ayrı yerlerinde yasayan insanların aslında ne kadar da aynı oldugu üzerine baba ve evlat ilişkisi üzerine harika bir film. maalesef sadece müziği için bir oscar alabildi ama hiç kuskusuz en iyi film ödülünü "the departed"tan daha cok hakediyordu. Filmi izlediğini söyleyen ama anlamadıgını ieri sürenler tekrar ve bu sefer dikkatli izlesinler.
hurricaned-2
hurricaned-2

Takipçi 43 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Ocak 2007 tarihinde eklendi
iste film!! inarutu yonetmenler arasinda filmine zeka pariltilari sacmayi basaran nadir insanlardan birisi..tarzi ortada;bir olay yuzunden etkilenen,kesisen bir kac yasamin hikayesi..oncesi ve sonrasi belkide..her hikayede verilen sosyal msj farkli..japon kizimizin ergenlik ve ailevi sorunlari,fasli kardeslerin yoksulluk ve bakis acilari,amerikali eslerin bu olayla birbirlerini yeniden kesfetmeleri ve herzamanki meksika -abd sorunlari...genelde mutsuz sıkıntılı etkilesimler...paramparca asklar ve kopekler filmini henuz izlemedim ancak ilk firsatta izleyecegim.merak ediyorum bir gun yonetmen bizi ayni tarz bir filmle karakterlerini sevindirmeyi basarabilecekmi?? izlenesi...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler