En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.455 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
16 Nisan 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...
Arthur Schnitzler'in "Traumnovelle / Dream Story" isimli uzun öyküsünden (1926) Frederic Raphael ile birlik de uyarlayarak kaleme alan Stanley Kubrick'in yönetmen koltuğunda oturmak da olduğu "Eyes Wide Shut"; gizemini sonuna kadar koruyan, psikolojik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
"Az fakat ziyadesiyle öz işler de" imzası bulunan, nevi şahsına münhasır nitelikteki usta sinemacı Kubrick'in...
Bu son, "veda filmine"...
27 yıllık bir gecikmeyle de olsa biraz daha yakından bakalım...
***
Küçük kızları Helena'yı (Madison Eginton), bakıcısı Roz'la (Jackie Sawiris) beraber...
New York'taki evlerinde bırakan...
Dr. Bill Harford (Tom Cruise) ile eşi Alice (Nicole Kidman)...
Güzelce bir giyinip kuşanır...
Ve ardından da soluğu...
Bill'in hastası Victor Ziegler (Sydney Pollack) ve karısı Illona'nın (Leslie Lowe) düzenledikleri bir Noel partisinde alırlar...
***
Ki...
Bill'in üniversiteden, okulu yarım bırakan arkadaşı Nick Nightingale'de (Todd Field)...
Aynı partideki orkestrada...
Profesyonel olarak piyano çalmaktadır...
***
Bu arada, konuklardan...
Sandor Szavost (Sky du Mont) adındaki, kart bir Macar zampara...
Bir ara tek başına kalan Alice'i, yukarıdaki odalardan birisinde yatağa atmak amacıyla baştan çıkartmaya çalışırken...
Meydanı boş bulan iki genç kız da (Louise Taylor-Smith, Stewart Thorndike), bir köşeye sıkıştırdıkları, yakışıklı doktor Bill ile yakından ilgilenmek de...
***
Ama...
Bill'in, Gayle ve Nuala isimli bu kızlarla olan ve nereye kadar gideceği de bilinmeyen bu mesaisini...
Zigler'in asistanı Harris (Randall Paul)...
Zigler ile sevişirken aşırı dozda uyuşturucu kullanarak komaya giren Mandy (Julienne Davis) için yarıda keserek...
Onların yanında götürür...
***
Öte yandan...
Alice'te paçayı, kendisine takmış vaziyetteki Macar'dan...
Zor da olsa kurtarmayı başarır...
***
Böylelikle de...
Bill ile Alice, dışarıda geçirdikleri ilk geceyi...
Her ne kadar, birbirlerinin ilişkilerini...
Evlilik ve sadakat konularında, karşılıklı olarak sorgulasalar da...
O da "şimdilik", kazasız belasız atlatmış gibi görünürler...
***
Zira...
Alice'in, hem de hiç çekinmeden...
Gözünün içine baka baka, bir deniz subayı hakkında dile getirdiği seks fantezileri...
Bill'in aklını fena halde karıştırmış...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamışızdır...
Dakika 39...
***
Şu ana kadar ki sunumumuzda...
Hikayenin ana eksenini oluşturan, belli başlı neredeyse bütün karakterlerin, birer birer tanıtılmasına ilaveten...
Bundan sonra da, umulmadık bir cesaretle ortaya konulan...
Cinsellik ve erotizmin damgasını vuracağı filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 120 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Eyes Wide Shut filminin başları haricinde filme genel olarak kadın-erkek ilişkisini anlatıyor demek bence bu filme hakaret etmekle aynı şey çünkü bu film belki de hayatınız boyunca hiç duymadığınız şeyler hakkında sizi bilgilendirmek istiyor.Filmi izlemeden önce michaelsikkofield'in blogundan bu filmle ilgili olan yazıyı okudum ve sizin de filmden önce veya sonrasında o yazıyı okumanızı tavsiye ederim böylece filmin de ne anlatmak istediğini daha iyi anlayabilirsiniz.Film bence Kubrick'in en iyi filmi de değil en kötü filmi de değil fakat film içerik olarak çok başarılı ancak genel olarak filme baktığım zaman kariyerinin en iyisi değil çünkü gereğinden fazla uzatılmış bir film Eyes Wide Shut keşke en azından şöyle bir 15-20 dakika kısa olsaydı o zaman daha akıcı bir film olabilirdi bu haliyle zaman zaman gerçekten sıkıyor,film A Clockwork Orange veya Paths of Glory kadar başarılı bir film değil fakat içerik olarak belki onlardan daha iyi neden mi çünkü bu film bizim gözlerimizi açmak istiyor bu film "mason"larla ilgili bize bilgi vermek istiyor bu açıdan özellikle masonlukla ilgilenen kişiler için Eyes Wide Shut kaçırılmaz bir film fakat dediğim gibi genel olarak filmdeki olayların akışını ben pek beğenmedim çünkü fazlasıyla ağır işliyor film.Bence baştan sona filme baktığım zaman en etkileyici kısmı Tom Cruise'un tarikatta dolaştığı sahne ve ayin sahnesi gerçekten etkileyici olmuş ayrıca ayin sahnesinin fonunda çalan şarkı oldukça etkileyici ve ürkütücü zaten çoğu Kubrick filminde olduğu gibi bu filmde de kullanılan müzikler etkileyici.Ben filmi biraz ağır ve gereğinden uzun bulsamda içerik olarak başarılı bulduğumdan ve beğendiğimden filmi izlediğime kesinlikle pişman değilim izlenmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum,tavsiye ederim.
türlü başyapıtlara imza atmış bir yönetmen ve hollywood’un süper yıldızlarından nicole kidman ve tom cruise...sakın aldanmayın ve filmden anladıklarını sanan insanların yorumunu önemsemeyin,sadece filmi izleyin...tahmin ediyorum ki yarım saat içinde dayanamyıp kalkacaksınız(tabi ilerleyen dakikalarda daha güzel çıplak bayanlar görme ümidinde değilseniz)yani başağrısı bir film,sırf izlemiş olmak için izlediğim nadir filmlerden...sonuna kadar ha gayret diye kendimi avutuyordum(bu kadar insan herhalde böyle boş birşeye 7,9 gibi yüksek bir puan vermezdi)olmadı işte saçma sapan bir filmdi.izlediğim zamana yanıyorum 3/10(o da yönetmen ve iki yıldıza birer puan verdim yani film gözümde 0...)
filmin sadece isimleri için iyi yorumlara maruz kaldığını herkes biliyor..onun dışında hemen hemen kimsenin bu filme itibar göstermeyeceğinide herkes biliyor....çünkü hiç bir film sadece parlak yıldızlardan yada süper yönetmenden kurulu değildir...ama bu film abidik gubidik bir yönetmen tarafından yönetilmiş olsaydı yada adı sanı duyulmamış kişiler tarafından oynansaydı o zaman yorumlar ne olurdu merak ettim...paso taşlardık başka bi şey olmazdı...filmde bence gayet sıradan...karı koca birbirlerine kur yapıp duruyolar...
Kubrick ın ölümünden sonra kidmanın anadan doğma çıplak sahnelerine stüdyo tarafından dijital giydirme yapıldığı söyleniyordu...kubrick dışında herhangi bir yönetmen bu filmi bu şekilde çekemezdi...ilk bakışta düz sıkıcı bir yapım olarak görünsede içerik olarak değişik bir yapısı olduğu gerçek....yönetmen kurgusunu görebilseydik daha değişik bir yapım görebilirdik.
Belli bir konuya sahip, başlayan gelişen ve belirgin bir sonu olan bir film izleyeceğinizi düşünüyorsanız boşuna vakit kaybetmeyin. Daha önce izlediğiniz tüm film tarzlarını unutun, bu farklı bir tarz, başka bir örneği olmayan farklı bir film. Bir çok toplumsal olayı masaya yatıran, ağır fakat üstü kapalı (yani çok gizli) bir şekilde eleştirisini yapan, ulaşmayı hedeflediği gerilim havasına ulaşmış, anlatmak istediği engin konuları birkaç karakterle anlatıp vermeyi başarabilmiş, deha ürünü bir filmdir. Final sahnesi filmi izleyip anlayan bir sinemasever için (mesela kendim için) harikulade bir final sahnesidir. Not: Tüm yorumlar deyince ikinci sayfada erdem2005 adlı kullanıcının 12 Kasım 2005 cumartesi 01:05 tarih ve zamanlı yorumunu da okumanızı tavsiye ederim. Saygılarımla.
Aslında çok değişik ve düşündürücü bir film insan film bittikten sonra üzerine kafa yoruyor ve birçok sonuç çıkarılıyor.Bu film kubrickin son filmi olması açısındanda önemli bir özelliğie sahip.Değişik bir film izlemek isteyenlere öneririm.Yalnız filmi dikkatli izlemeniz gerekli bence anlamanız açısından.
Tarikat ve rüya anlatma sahneleriyle kurulan dinamik gerçekten kubricki övmemiz için büyük bir neden. Bu filmi gördükten sonra keşke ölmeseymiş diyeceksiniz. Enfes...
Kesinlikle Kubrick'in en iyi filmlerinden birisi değil. Birçok eleştirmene göre en zayıf filmlerinden birisi hatta. Ben kendi kendime şunu soruyorum; bir yönetmenin zayıf filmi buysa en iyi filmi nasıl olur :) (Tabii ki başyapıt olur, Bknz. Otomatik Portakal). Yıllar sonra bile gerilim ve erotizm harmanı sahneleriyle film değerini koruyor. İzlenilmeyi ve saygı görmeyi kesinlikle hak ediyor.
favori filmlerimden.. müzikler mekanlar kostümler oyunculuk 2 insanın yakışması bu kadar olur dedirten bir film bana. Anlamak için değil, filmden zevk almak için izleyin :)
Film anlattığı ayin vb kavramların takipçisi veya ilgilisi olmayana ulaşması açısından başarısız. Yani bu filmi anlamamak gayet normal. Zaten senaryosunun anlaşırabilirliğinden çok bir erotik film olmuş. Bir sinema filmi olarak pek de hoşuma gittiğini söyleyemem açıkçası.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.