Düşman
Ortalama puan
3,5
105 Puanlama

22 Kullanıcı yorumları

5
3 Eleştiri
4
6 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
2 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
12 Ekim 2022 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Nobel Edebiyat Ödüllü edebiyatçı José Saramago'nun "The Double" (2002) isimli romanından uyarlayarak Javier Gullón'un yazdığı ve yönetmen koltuğunda da Kanadalı sinemacı Denis Villeneuve'nun oturduğu "Enemy"; gizemini sonuna kadar koruyan psikolojik bir gerilim olarak geliyor karşımıza...

Gelin isterseniz; oldukça düşük bir bütçeyle çekilmiş olduğu her halinden belli olmasına karşın, Jake Gyllenhaal ile Mélanie Laurent'nin performans ve popülaritelerine yaslanılmak suretiyle sinemaseverlerinin ilgisinin uyandırılmaya çalışıldığı bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Film:

"Kaos, henüz çözülememiş bir düzendir..."

Sloganı ile başlar...

***

Bir üniversitede tarih profesörü olan Adam Bell (Jake Gyllenhaal), Toronto'daki yeni dairesinde; okul ile ev arasındaki günlük gidip gelmeler ve sevgilisi Mary (Mélanie Laurent) ile sevişmelerden ibaret rutiniyle, son derece sakin ve bir o kadar da monoton bir hayat yaşamaktadır...

Bir gün, yaptıkları sohbet esnasında okuldaki meslektaşlarından biri (Joshua Peace) Adam'a; bir videocudan kiralayabileceği, "Where There's a Will There's a Way" isimli filmi izlemesini önerir...

***

Önceleri bu öneriyi pek önemsemese de Adam, söz konusu filmi gecenin bir yarısı uyanarak gayri ihtiyari bir biçimde izlediğinde; oteldeki komi karakterini canlandıran figüran oyunculardan birisinin, kendisine ikiziymişçesine benzediğini fark eder...

Bunun üzerine filmin castingini araştırmaya başlayan Adam; aynı oyuncunun rol aldığı diğer iki filmin kasetlerini de, koşturarak gittiği videocudan (Darryl Dinn) kiralayarak temin eder...

Evet...

Oturup bu kasetlerin her ikisini de titizlikle seyrederek kontrol ettiğinde Adam, bu adamın gerçekten de birebir kendisine benzediğini tespit etmiş olur...

***

Daha fazla vakit kaybetmek istemeyen Adam, sinema dünyasında Anthony Claire adını kullanan Daniel Saint Claire (Jake Gyllenhaal) isimli oyuncunun bağlı olduğu Volga Yetenek Ajansı'nın binasına giderek bir şeyler öğrenmeye karar verir...

Gittiğinde günlerden Cumartesi olması sebebiyle binada, kendisine Anthony diye hitap eden güvenlik görevlisinden (Kedar Brown) başkası da bulunmamaktadır...

Ama Adam'da, istediği bilginin fazlasını da almıştır böylelikle zaten...

Üstelik Adam'ı Anthony zanneden güvenlik görevlisi; içinde Anthony Claire'in ev adresinin de yazılı olduğu kişiye özel bir zarfı da ihtiva eden daha da büyükçe bir zarfı, Adam'a teslim eder...

***

Anthony'in evinin bulunduğu yer ile ev telefon numarasını tespit eden Adam, telefonla Anthony'i aradığında karşısına; kendisine Anthony diye seslenen, Anthony'nin hamile karısı Helen (Sarah Gadon) çıkar...

Sohbeti çok da uzatmak istemeyen Adam, kısa keserek konuşmayı sonlandırır...

***

Evine döner dönmez...

Anthony'e ulaşmayı neredeyse bir takıntı haline getirmiş olan Adam, telefonla şansını bir kez daha dener...

Ki, bu kez tutturmuştur da...

Ancak telefonun diğer ucundaki Anthony, telefon sapığı olduğunu aklından geçirdiği Adam ile konuşmaya hiç de hevesli değildir ve o yüzden de telefonu, Adam'ın yüzüne kapatıverir...

Yılgınlığa kapılmayan Adam, şansını zorlama pahasına Anthony'i yeniden aradığında; kendisiyle tanışmak istediğini söylese de, "Burayı bir daha arama" diyerek çok net konuşan Anthony telefonu kapatır...

Bu telefon görüşmesinin sadece son kısmına kulak şahitliği yapmış olan Helen; kocasının eski sevgililerinden biriyle yeniden görüşmeye başladığını düşünerek hırçınlaşmıştır...

İşte bu tedirginlik içinde kocasının ceplerini karıştıran Helen; bulduğu tarih öğretmeni Adam Bell yazılı küçük notu referans alarak yaptığı araştırmanın neticesinde, gördüğü an şaşkınlıktan şoka gireceği Adam'ı, ders verdiği üniversitede ziyaret etme kararı alır...

Aynı esnada Anthony'de Adam'ı telefonla arayarak; kendisiyle Pazar günü saat 13:00'de, adresini aynı gün tarif edeceği Breezeway Inn'de buluşarak tanışmak istediğini belirtir...

Dakika 40...

Vizyona girdiği yıl sinema salonunda izlediğimiz, tahmini pek de mümkün olmayan sürprizlerle dolu olan bu filmin geride kalanında sizleri; Adam ve Anthony'nin Helen ile Mary'i kullanarak köşe kapmaca oynayacakları, 53 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

Keyifli seyirler,
Ata Kalinyazgan
Ata Kalinyazgan

Takipçi 204 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
16 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
(...) Denis Villeneuve'nin, son filmi Düşman ile, geçen yıl izlediğimiz Tutsak'tan sonra gerilim türünde yoluna devam ettiğini görüyoruz. Tutsak'a nazaran daha psikolojik bir gerilim olarak göze çarpan Düşman, farklı yorumlamalara açık metaforik öğeleriyle de oldukça dikkat çekiyor. Filmi kavramak için yoğun bir dikkat ve hiç bir detayı atlamamak gerekiyor. Anlaşılması zor, karmaşık ve kafa yorucu yapısı ise filmin, izleyici kitlesini daraltıyor haliyle. Bulmacalı işlerden hoşlanmayanlar için tam bir işkence kaynağına dönüşebilir.
BABA S.
BABA S.

Takipçi 96 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Eylül 2018 tarihinde eklendi
Buradan bu filmi öneren arkadaşıma sesleniyorum! senin yüzünden koca filmi sabit"paralel evrenler"başlığı altında izledim.Filmi izlerken"Adam şizofren herhalde"deyip."Yok ne alaka paralel evrenleri anlatıyor"diye kendimi şartlandırdım.Neyse çok ağladım.Film en başta atmosferiyle insanı cezbediyor.O neo-noir atmosfer ilikerimize kadar işliyor.Ayrıca kadın erkek ilişkisinde "Karadul" benzetmesi de çok yakışmış.Koca filmde beyinimi kurcalayan tek aptalca merak spoiler: sayın jack abimizin eşi rolündeki karakterin kampüste yakalayıp kendi çocuğunun kaç aylık olmasını bilmemesinden yola çıkarak"bu adam deli mi ne?"demedi mi? yoksa jack amcamızın 1. karakteri onu farklı biri olarak zikrettiği için kadın o fikirle mi gitti bilmiyorum ama
film başyapıtlar arasına girmeye hak kazandı.Dipnot:imdb puanı niye böyle oldu yav?
Dipdipnot:bazı arkadaşlar atlıcak"e başta kaos teoremine atıfta bulunmuş işte paralel evren"şahsi düşüncem şu burada paralel evrene değil de kaos terimine odaklanın.Kaos nedir.Yunan mitolojisindeki Khaos adındaki tanrıdan gelmektedir.İnanca göre bu tanrı bildiğimiz evren düzeninden önceki kargaşaya sebep oldu.Benim düşüncem kaos "owowowo kuntum mekaniği teoremler owowowow"Değil de biraz daha yetisel olduğu.Düşünebilme ve irade sahibi varlıkların kargaşa durumu.Hem kendi aralarında hem de kendi içlerinde.Kaos iş sıkıntısıdır,kaos ay sonu bordurosudur,kaos hastalıklardır.Kaos herkese göre farklıdır.Görecelidir(şahsi düşüncem saldırmayın)Bu yüzden filmin benim düşücemi desteklediğini ve "kaos"u kendi düşünceleriyle ilettiğini düşünüyorum.
Zeynel K
Zeynel K

77 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
6 Ağustos 2019 tarihinde eklendi
Filmin karanlık ve kasvetli havası belki de en beğendiğim şeydi. Onun dışında filmin altında çok derin ögeler yatıyor(muş) İlk izlediğimde tam olarak anlayamadım birçok yorum okuduktan sonra bazı şeyler kafamda oturdu. Filmin bu detaylarını öğrenmeden önceki bakış açım oldukça olumsuzken şimdi bazı şeyleri kafamda oturtunca tatmin oldum ve iyi filmdi herhalde..
Dilaver K.
Dilaver K.

2 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
6 Ekim 2014 tarihinde eklendi
film akıcı güzel fakat bu yabancılar final yapamıyor. yani her an film bitebiliyor. 2. serisini bekliyoruz.
Emir Sarıçayır
Emir Sarıçayır

2 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
17 Şubat 2021 tarihinde eklendi
Küçük bir zümreye hitap eden bir film, oyunculuk ve yönetmenlik açısından izlenebilir fakat dediğim gibi küçük bir zümre araştırmadan, ne anlatıldığını, ne aktarıldığını anlayabilir. Sanat filmi gibi, daha geniş bir kitleye hitap eden daha güzel bir film olabilirdi
Neriman T
Neriman T

1 değerlendirme Takip Et!

3,5
1 Ocak 2019 tarihinde eklendi
merak uyandırması açısından güzel mi evet, merak uyandırıyor. kesinlikle kafa karıştırıyor ki, bazı sahnelere dönüp tekrar baktırm. filmi biirdikten sonra ee noldu yani, olay neydi, ne anlattınız ulan burda diye çığlık atacakken durdum :) bundan sonrası kendimce spoiler :
spoiler: 1) Adam'ın ilk sahnelerdeki ders tekrarı ve öğrencilerin tavrı, tekrar gibi değil sanki :) 2) yine Adam'ın Anthony yani Daniel S. Claire'ı google den arattığı ve sadece tek kare resim bulabildiği :) bölüm 3) ilk sahnelerde Helen'in yatakta yalnız uyanması ve filmin devamında da kocasıyla çok fazla aynı karede olmayışı 4) Adam ve Anthony'nin binalarının dışı aynı gibi geldi bana 5) Helen'in Adam'ı ziyaret etmesi ve sonrasında deli gibi ağlaması 6) Adam'ın annesiyle görüşmesi,yabanmersini ve daire detayı vs vs vs bir milyon beyin yakan detay. elemanımız çoklu kişilik bozukluğu olan bir tarih öğretmeni ve annesinin tabiriyle 3. sınıf oyuncu. filmin büyük bölümünde karısı Helen'i aldatışını ve Adam-Anthony arasındaki karakter savaşını görüyoruz anladığım kadarıyla. ve Mary de metresi. sondaki yüzük izi tepkisi ya evli olduğunu bilmediğini gösteriyor ya da Adam'ın kafasındaki bi kavgadan ibaret tüm olanlar. ve şu örümcek, sonuçta karakter savaşını Adam kazandı:) ( adam kazandı derken,karakter olan Adam.bizdekiyle karışmasın:) )Anthony ve Mary'i kafasında öldürdü. Karadul örümceği eşini yer malum, Adam da hamile karısı için Anthony'i yedi biyerde. Tam savaş bitti derken ilk sahnedeki garip tarikatın (sanırım bir çeşit sex grubu,metefor olabilir bu da) anahtarı geri geldi. Anthony came back.


yediniz beynimi kitapsızlar :)
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler