Düşman
Ortalama puan
3,5
105 Puanlama

22 Kullanıcı yorumları

5
3 Eleştiri
4
6 Eleştiri
3
7 Eleştiri
2
2 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
DENİZ.H
DENİZ.H

Takipçi 44 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Nisan 2014 tarihinde eklendi
Üniversitede tarih hocası olan Adam (Jake Gyllenhaal), bir film izler ve filmdeki oyuncunun kendisine ikizi kadar benzediğini fark eder. Adamın peşine düşen Adam'ın hayatı kaosa sürüklenmektedir.

NOT: Bu filmi spoiler olmadan anlatmak imkansız, o yüzden bundan sonraki bölüm film hakkında ayrıntılı bilgi içeriyor.

Her gün aynı rutin hayatı yaşan bir tarih öğretmeni ve onun depresif, sıkıcı hayatı ile başlayan film bir arkadaşının yapmış olduğu film tavsiyesi ile değişiyor. Burada birisi gerçekten bir film tavsiye ediyor mu, yoksa ikinci kişilik ile yüzleşme için kullanılan bir yol mu orası kesin değil. Kesin olan şey filmi izleyen Adam’ın hayatının eskisi gibi olmayacağıdır. Kendisine birebir benzeyen bu adamı bulmak, yegane işi haline gelir.

Adam, kendisine birebir benzeyen Anthony ismindeki adamın evini arar ve karısı Helen (Sarah Gadon) ile konuşur. Kadın kocasının kendisine bir şaka yaptığını düşünür. Anthony ile karısı bu konuyu konuşurken karısının verdiği tepki size bu adam, arayan Adam'ın kim olduğunu biliyor ve bir şeyler gizliyor dedirtiyor.

Eşinden şüphelenen kadın Adam'ın okuluna gidiyor ve kocasına çok benzeyen Adam'la tanışıyor. İnsan insana benzer ne var canım diye olaya bakmayan karısı, yaşadığı olaydan dolayı adeta yıkılıyor. Telefonda görüşen iki adam bir otel odasında buluşuyor ve bu görüşmenin ardından bu sefer de Anthony Adam'ı takip etmeye başlıyor ve sevgilisine göz koyuyor. Anthony, tehdit yoluyla Adam'ın yerine geçiyor ve sevgilisi ile birlikte oluyor. Bu sırada Adam'da Anthony'nin karısının yanına gidiyor. Birbirlerinin hayatlarını çalan iki adam da bulundukları yerden mutludur.

Enemy, bazı sahnelerinde bize birkaç tüyo veriyor; ama tam olarak oturtamıyorsunuz kafanızda. Mesela eşinin elindeki not kağıdı ile okula gitmesi ve adamı gördüğündeki tepkisi, bana bu filmde iki farklı kişi var dedirtiyor. Bir başka sahnede ise annesinin "3. sınıf oyunculuk hayallerini bırakmalısın" nasihati işin rengini tekrar değiştiriyor. Anthony'nin karısının Adam'a onun Adam olduğunu bilmeden söylediği "dersin nasıldı" sorusu kafa karışıklığına bir çivi daha çakıyor. Film içerisinde zaman zaman gördüğümüz dev örümcekler ve binaların devasa gösterimi bir kaos habercisi mi.

Benim şahsi görüşüm, Kimlik (Identity) filminde olduğu gibi burada da çoklu kimlik sorunu var. Adam, bir tarih öğretmeni ama oyuncu olmak gibi bir hevesi içinde barındırmış. Tekrarlardan ibaret olan hayatında kendine Anthony ile daha eğlenceli daha güçlü bir karakter yaratmış. Birgün, bu iki kişilik dünyası tanışmaya karar veriyor ve ortaya kaos çıkıyor. Her şeyin farkında olan annesi ve eşi, olaya bilmiyoruz yaklaşımında olsa da karısı, sert Anthony yerine, daha nazik ve anlayışlı olan Adam'ı seviyor.

Peki, ben böyle ucu açık filmleri seviyor muyum. Hayır, ben sonunda "hadi canım" dedirtecek filmleri seviyorum (Kimlik). Sonunda sizi ulu orta bırakan filmleri seviyorsanız, Enemy çok iyi bir tercih olacaktır.

Filmin yönetmenine, oyuncusuna hiç girmiyorum ve 7,8 puan veriyorum.
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Villeneuve yine dikkat çekici bir işe imza atmış. Jose Saramago'nun eserinden uyarladığı bu filminde yine Gyllenhaal ile çalışıyor. "Incendies" ile tanışmış olduğum yönetmenin "Prisoners", "Polytechnique" ve son olarak da "Enemy" filmlerini gördüm. Yani neredeyse tüm sinematografisine hakimim. Bu doğrultuda diyebilirim ki, yarattığı atmosferler, oluşturduğu karakterler, sizi ekrana bağlayan sürükleyici kurgular, kullandığı müzikler ile kesinlikle takip edilmesi gereken bir yönetmen. "Enemy" de üzerine çok konuşulan ve tartışılan bir film oldu. Aslında çoğunluk tarafından duyulduğunu dahi zannetmiyorum ancak benim gibi yönetmenin takipçileri muhakkak izlemişlerdir. Karmaşık yapısı ve yorumu seyirciye bırakan tercihiyle öne çıkmayı başarıyor. Metaforlar oldukça yoğun ve sert. Sürekli bir dikkat içinde izlemeniz gerekiyor. Zaten ilk sahnesinden itibaren "ben farklıyım" mesajını alıyorsunuz. Tek seferde hazmetmesi pek kolay değil. Üzerine yazılanları araştırıp okuduktan sonra daha bir anlamlı geliyor kesinlikle. Görüntü yönetiminin başarısını da es geçmemek lazım. Ve tabii ki Gyllenhaal'un üst düzey performansı. Son dönemin görülmesi gereken kaliteli yapımlarından.
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
10 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Bu film başta size sıkıcı gelse de sizi hemen içine çekiyor ve merak duygunuzu uyandırıyor. Durağan bir akıcılıkla işlenmiş sıradışı bir anlatımı var. Belki de benzerlerinden farklı olmak istediler . Ancak filmin sonunda bir çok soru işaretleri ile sizi başbaşa bırakıyor. Aslında herşeyi anlatan bir video yapılmış. Youtube'dan o videoyu bulup izlemenizi tavsiye ederim. Bir hayli karışıkığı gideren mantıklı açıklamalar var.
Kağan Y.
Kağan Y.

Takipçi 58 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
5 Haziran 2015 tarihinde eklendi
Düşman(Enemy) işin özünde tam bir bulmaca filmi denilebilir. En temelinde filmin işlediği senaryo tipi size belli başka filmleri andıracaktır. Ancak filmin anlattığı şey sadece bu değil, filmde Adam adında bir üniversite öğretmeninin bir gün bir arkadaşının tavsiyesiye alıp seyrettiği bir film sonucunda Anthony adında kendisine çok benzeyen bu oyuncuyu araştırıp bulması ile ilgili. Ancak filmi bitirdikten sonra bu tip benzer senaryo örnekleri karşınıza çıksa bile karşımızda çok derin bir hikaye var yani anlaşılması ciddi güç ve de bu demek oluyor ki Enemy tarihteki en karmaşık filmlerden biri arasında yer ediniyor. Filmin konuştuğu dili ilk seferde anlamak çok güç açıkçası, keza verilen semboller ile film sizden anlamlar çıkarmanızı ve Adam'ın yaşadığı hayatı çözmek için verilen ipuçlarını üstü kapalı vererek izleyiciyi pekala zorluyor. Film şahsi fikrim olarak söylersem çok akıcı bir şekilde ilerledi benim için ancak filmi de anlamamıştım. Filmle ilgili bütün anlatılmak istenenleri okuyunca zaten bu filmi anlamak için ciddi çok dikkat kesilerek izlenmesi gerektiğini fark ettim. Film o kadar çok şeye parmak basıyor ki, tümünü anlamak yani yönetmenin dilini tamamen anlamak imkansız denebilir. Keza internet üzerindeki belli yorumlara baktıysanız da filmin izlenilmesi güç olduğu yazmakta ve bu da izleyicinin bu 90 dakika içinde inanılmaz dikkatli bir şekilde izlemesini pekala zorlaştırıyor. Oyunculuklara gelecek olursak, Jake Gyllenhaal bu yılki Nightcrawler filmi ile bence yılın performansını sergilese de, Enemy filminde ise Adam ve Anthony karakterlerine çok etkileyici bir biçimde canlandırarak Denis Villeneuve'ün neden onu seçtiğini fark ediyoruz. Melanie Laurent ile Sarah Gadon ise pek ön planda olmasa da onların da ortalama bir performans sergilediğini söylemek mümkün. Filmdeki müzikler ise bir o kadar uygun ve yaratılan gizemi de destekler nitelikte. Denis Villeneuve'un yönetimi ise gerçekten başarılı olmakla beraber verilmek istenen şeyleri pekala zorlaştırmayı başarıyor ve izleyiciye verilen detayları da doğru bir şekilde aktarmayı başarıyor. Görsel olarak ise film gerçekten başarılı, kullanılan tonlamalar da keza Adam'ın dünyasını anlatır nitelikte ve de filmde pekala boş bir diyaloğa da rastlamıyoruz. Açıkçası Enemy 2014 yılın en iyi filmlerinden bir tanesi, sinemada doğal olarak pek de ilgi görmese de evde izlenmesi daha doğru filmlerinden. Türünün de en iyilerinden.
Burak H.
Burak H.

Takipçi 121 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Nisan 2014 tarihinde eklendi
Dostoyevski’nin aynı isimli romanından uyarladığı The Double ile şimdiden senenin en iyi filmlerinden birine imza atmış olan Richard Ayoade’nin izinden giden Denis Villeneuve, José Saramago’nun The Double isimli romanını beyazperdeye taşıyor. Aynı isimli farklı kitaplardan uyarlanan bu filmler benzer öyküler sunarken bu sene iki filmle (diğeri Prisoners) karşımıza çıkan Villeneuve’ün gerilimin sularında kendinden emin adımlarla ilerlediğini görüyoruz. İçimdeki Yangın ile herkesi kendine hayran bırakan yönetmen, 33. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen diğer filmi Prisoners ile iddialı olmayan bir ters köşe hikayesi yarattıktan sonra bu filmdeki başrol oyuncusu Jake Gyllenhaal’u tekrar yanına alıp Düşman’da insan zihninin derinliklerinde tutunmakta güçlük çekecek, en korkulu rüyaların bile dayanamayacağı zorlukta bir hikaye işliyor.
Alp T.
Alp T.

Takipçi 441 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Kasım 2016 tarihinde eklendi
Arrival ve Sicario’nun yönetmeni Denis Villeneuve’nun 2013 yılında yaptığı bu başyapıtı sonunda izleme fırsatı buldum. Enemy, gündelik hayatından sıkılmış bir tarih hocası olan Adam’a odaklanıyor. Adam, her sabah okula gidip ders anlatıyor, sonra evine geliyor ve sevgilisiyle birlikte yatıyordur. Bir gün, Adam’ın okuldaki tanıdıklarından birisi ona bir film önerir. Adam da bu filmi izler ve birdenbire filmin içerisinde geçen bir figüranın tıpkı ona benzediğini fark eder. Yüzü, boyu… Tıpkısının aynısıdır! Adam da bu konuya kafayı takar ve bu kişiyle tanışmak için çabalar sarf eder.

Vay be. Bunu hiç beklemiyordum doğrusu. Enemy, oldukça normal gibi gözüken ama üstünde iyice düşündüğünüzde anlamı iyice genişleyen bir film. Yönetmen Denis Villeneuve’un muazzam yönetmenliği ve Jake Gyllenhaal’un birbirine benzeyen iki kişiyi büyük bir ustalıkla canlandırmasıyla, Enemy son yılların başyapıtlarından birisi. Hatta IMDb puanıyla birlikte bu film, hayatımda en çok küçümsendiğini gördüğüm nadir filmlerden.

Size bu film hakkında hiçbir spoiler vermeden ancak şöyle bir tavsiye vereyim: Filmi izlerken her bir kareye, en ufak detaylara dikkat edin. Film bittikten sonra “Az önce ne izledim ben?” gibi bir tepki verdikten sonra YouTube’dan bir analiz videosu izleyin. Bu filmin değerini daha iyi anlayacaksınız.

Enemy ile ilgili ufak bir sıkıntım var sadece. O da, Enemy’nin oldukça karmaşık olması. Yani bu her ne kadar güzel bir şey olsa da filmi izlerken “bu ne demekti?”, “şu da neydi?” demekten seyriniz biraz alt üst oluyor doğrusu. Tek sıkıntım bu.

Enemy, muhteşem bir film. Üzerinde analiz yapılarak konuşulması gereken, filmlere olan bakış açınızı değiştirecek nadir filmlerden birisi. Eğer izlemediyseniz, izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

TOPLAM PUAN: 8.8/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler