Film başladı, kara tren bir gurbet şiirinin ilk dizesi gibi perdeyi doldurdu ve biz onun buharının içinden başka bir dünyaya geçtik. O dakika nemlendi gözlerimiz çünkü çoktan unuttuğumuz başka bir dünyayı hatırladık; aşkın, merhametin, iyiliğin, adalet arayışının dünyasını... gözlerinin içi hep gülen adamın destanıyla aktık gittik. Biz uzun hikaye'de, adaleti bildik. iyiliği bildik. saflığı bildik. aşkı bildik. Dİkkatinizi temenni ederim; "bildik" diyorum, "izledik" değil. tahminen sefil zihinlerimiz bir süre sonra kirlenecek, dikkat etmezsek kalplerimiz islenecek.. Ama bir süreliğine de olsa "bilmek" güzeldi. Sinema salonundan daha iyi insanlar olarak çıkmak güzeldi. Adamın biri böyle bir hikaye yazmıştı. Bir diğeri bu hikayeyi görsel ve işitsel bir destana çevirmişti. Demek ki onların bilgileri daimdi. demek ki "iyilik" soyut bir kavram değildi, bu adamlar bu hikayeypi böyle anlatabildilerse, gerçekten iyiydiler. Dünyada Mustafa Kutlu ve Osman Sınav gibi "çok iyi adam"ların olduğunu bilmek çok güzeldi be arkadaş..."
Osman Sınav filmlerde çekim kalitesinin net olarak ortaya koyan yönetmenlerden biri. Görmek istediğiniz her detayı bulabiliyorsunuz filmde.. Hikayenin olay örgüsünün ve kurgusunu çok beğendim. Sevginin en saf ve yalın halini, birbirinin gururunu kırmamaya önem veren iki kişinin sevgisi.. Filmde beğenmediğim hiçbir şey olmadı. Sonunun garipliği dışında :) Ben daha farklı bir son hayal ediyorum filme. Nasıl ki koyun gülü yemediyse bu Uzun Hikaye de özgürlükle son buldu. Her şey gibi sevdanın da bir kanunu var. Ve orada şöyle yazar: “Sevenleri hiçbir kuvvet ayıramaz.” İşte buna fazlasıyla inanıyorum..
Ben öğretmenim. Girdiğim her sınıfta öğrencilerimin başının etini yiyorum mutlaka izlemelisiniz diye... Sokakta rastladığım tanıdıklara selamlaşmadan sonraki ilk sorum "uzun hikaye'yi izledin mi?" oluyor... sendikadaki öğretmen arkadaşlarıma, komşuma, karşıma çıkan herkese mutlaka, ne olur gidin ve izleyin diyorum! Bir hikaye ancak bu kadar sıcak, bu kadar içten, bu kadar samimi anlatılabilirdi! Hala izlemediyseniz mutlaka ama mutlaka izleyin! ben anarşist bir dünya görüşüne sahibim. sosyalistlerle içli dışlı bir hayatım oldu hep, lakin sosyalizmin beylik laflardan, slogancı zevzekliklerden kurtarılıp bu kadar gündelik hayata yedirildiği, bu kadar "basit", bu kadar "insanca" anlatıldığı başka bir ana tanık olmadım... Bu filmi izlemeniz yetmez, eser sahibi Mustafa Kutlu'dan başlayarak Nurettin Topçu (Mustafa Kutlu'nun hocasıdır) külliyatına da girmelisiniz...
film izledim daha iyi olabilirdi.zaten kenan imirzalioglu oynadigi için gittim.her zaman ki gibi oyunculugu süperdi.tugçe kazaz yerine daha iyi bir kadin oyuncu olabiilrdi.genel anlamda fena deyildi.filmlerimizin arasinda babam ve oglum film kadar beni etkileyen ve güzel bir film olmicak
Dünya sinemasında "Esaretin Bedeli" neyse Türk sinemasında "Uzun Hikaye" odur. Her ikiside sinemada harika gişeler yapmamıştır. Her ikisindede yaşanmış tüm olumsuzluklara karşı sinemadan gülümseyerek ve umudunu daima diri tutarak çıkarsın. Her ikisindede muhteşem oyunculuklar ve harika diyaloglar vardır. Sonuç bence sinemamızın başyapıtıdır.
Ağlamaktan ilk defa bu kadar çok zevk aldım, nadir iki kere ard arda sinemada izlediğim filmlerden biriydi, kenanın oyunculuğu ve osman sınavın yönetmenliği, ve sonda çalan harika müzik...
Filme mükemmel demek zor ama bence gayet yalın ve sevimli bir film olmuş. Bu filme hiçbişey olmazsa bile sadece afişinde yazan yönetmen ve başrol için gidilir.Bu noktada biraz vefayı hakkettikleri kanaatindeyim. Filmin Türkiye box office sıralamasında bu kadar aşağılarda kalması içinse tek söyliyeceğim var: Yazıklar Olsun!
Uzun Hikaye filmi güzel filmdir diye ilk gününden sinemada yerimi aldım fakat beklediğim gibi olmadı, beklediğimden ÇOK daha güzel film olduğunu izleyince anladım, şiddetle tavsiye ediyorum. Kenan İmirzalıoğlu oyunculuğunu tam anlamıyla döktürdü diyebilirim. Filmin ikicisinin çıkmasını umutla bekliyorum .
Babam ve Oglum etkisi yaratan bir film degil, daha çok bir roman havasinda konusu var ve tempo olarak tatmin edici. Zaman zaman etkileyeci birkaç sahne var duygusal anlamda . spoiler: Tugçe Kazaz'in filmin 2 nci yarisinda olmamasini handikap olarak degerlendiriyorum, dogum esnasinda ölmesi ve filmin geri kalan uzun bölümünde olmamasi basrol oyuncusunun erkenden oyundan düsürülmesi ciddi bir eksiklik. Izlenilebilir bir film olmayi basariyor eksiklerine ragmen . spoiler: Filmin en güzel sahnesi balondan atilan güller, Italyan ask filmlerini animsatti bana . O sahnede tami görsel sölen ve romantizm basariyla sunuluyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.