En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Nyz D.
Takipçi
12 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
13 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Dünyaca ünlü bir kitap sinemaya uyarlanınca, haliyle kakıp sinemaya gittim ve izledim. Grinin 50 Tonu düşüncelerinde sabit bir adamın bir genç kızla olan aşkını anlatıyor, tamam adam sadist ve düşüncesinde sabit, kız da ona aşık oluyor eeee bundan sonra? işte film bu kadar yani konu derinliği bu kadar, senaryo açısından performansı yerlerde; filmin bir sonuca bağlanmaması da başka bir sorun. Ergen kişileri sinemaya çekmek ve onlar üzerinden para kazanma hedefi olan bir ticari yapım olarak algıladım bu filmi...
Başrol oyuncularının filmin genelindeki performansına iyi diyebiliriz; karakterin havasını size hissettirebiliyorlar.Dekor ve seçilen aksesuarlar da oldukça başarılıydı.Zengin bir insanın nasıl yaşadığını filmde hissedebiliyorsunuz. Ancak film beklenenin çok altında, olmamış...
Fifty Shades Of Grey, belki de sinemanın ilk popüler kesme hitap eden erotik filmi. Genellikle erotik temalı filmler daha yüksek yaşlara hitap eder, sonuçta erotik adı üstünde. Ancak Fifty Shades Of Grey, 14-21 yaş civarına özellikle hitap etmesi de enteresan açıkçası. Ancak her ne olursa olsun tıpkı benim gibi bir sürü insan da bu filmin vizyona girmesini merakla bekledi. Bildiğimiz üzere bir kitap uyarlaması olan bu film, gene aynı şekilde genç oyuncuların bulunduğu özgün bir senaryo olsa idi kaç kişi merak edip giderdi acaba orası malum. Bunun yanında, büyük beklentilere rağmen sinema salonlarında izleyiciyi hayal kırıklığına uğrattığı da aşikar. IMDB puanına bakınca da az çok anlaşılıyor yani. Film hakkında söylenebilecek olumlu kısımlar ise, yaklaşık ilk 40-50 dakikanın iyi bir şekilde belli bir akıcılığını koruyarak, hikayesini iyi bir şekilde oluşturarak ilerlemesi. Bunun dışında Jamie Dornan ve Dakota Johnson'ın da çok zor iki performansın altından başarıyla kalktığı söylenebilir. Karakterlere uyan tiplere sahip olmaları, onları da başarıyla canlandırmaları iyi bir oyunculuk adına yetecek düzeyde. Daha fazlası değil ama. Filmin müziklerinin de gerçekten başarılı olduğunu dile getirmekte fayda var. Filmin olumsuz kısımlarına gelecek olursak ise filmin en ciddi olumsuz kısmı ise filmin bir süre sonra kendini sürekli tekrarlaması, bu yüzden de izleyici özellikle ikinci bölümde ciddi bir biçimde sıkılıyor. Senaryo yazılmaya kalkılmış da sanki belli bir sayfadan sonra yeterli sayıda sayfaya ulaşılamamış, bu yüzden tekrarlar ile devam edilmiş havası taşıyor. Senaryonun kendini tekrarlaması pekala etkileyiciliğini de kesinlikle ortadan kaldırıyor. Görsel yapı bakımından da ne fazladan bir artısı ne de fazladan bir eksisi var, görsel yapısı filmle uyumlu denebilir. Sonuç olarak Fifty Shades Of Grey erotizm sineması adına seyrettiğim filmleri göz önüne getirdiğimde, Shame ve The Dreamers gibi örnekleri baz alırsak ne onlar gibi sağlam bir metne sahip, ne bir akıcılığa, ne bir etkileyiciliğe, ne de derin bir psikolojiye. Son zamanlarda seyrettiğim en zayıf film kesinlikle.
Popüler kültürün son yıllardaki en büyük temsilcilerinden biri olan "Fifty Shades" üçlemesinin merakla beklenen ilk halkası, hayal kırıklığı yarattı. Kitabı okumadım ve karşılaştırma yapabilecek durumda değilim ancak yalnızca sinemasal anlamda bakıldığında dahi yetersizlikler göze batıyor. Senaryo "yok" denecek kadar düşük kalitede, pek çok kısım üstten üstten geçilmiş, karakterler arasında herhangi bir kimya yok, filmin henüz ortalarına bile gelmeden "ben bu filmi neden izliyorum" hissi uyanıyor vs. vs... Dornan karizmatik bir oyuncu, ancak karakterler üçlemeyi okuyanları ne denli tatmin etti bilemiyorum. Bu arada üçlemenin de edebi açıdan çok başarılı olduğunu zannetmiyorum. Başta söylediğim gibi klasik bir "popüler kültür" unsuru sonuçta. Devam filmlerinde nasıl bir rota izlenecek göreceğiz, ancak bu ilk film sürekli tekrara düşen hikaye akışıyla oldukça sıkıcıydı.
Film porno değil ancak aile ya da küçük çocuklarla izlenecek bir film de değil. Kitabında sıradışı bir aşkı anlatan hikayeyi hollywood reyting kaygısı ile fazla erotik çekmiş. Eminiz kitabında herşey sırf seks üzerine değildir. Ancak başrol oyuncularının duyguları güzel yansıtılmış.
izliyoruz izliyoruz hadi şimdi bir şey olacak hadi şimdi bir yere bağlanacak; ama yok hatta final sahnesi bile havada asılı. Fakat sıkmıyor; ayrıca konusu da orjinal, bugüne kadar benzerinin yapılmamış olduğu enteresan bir konuya değinmiş senaryo.
Klişe 1: Fakir ve bakire kız Klişe 2: Zengin, karizmatik, yakışıklı erkek Klişe 3: Erkek kızı tacizden kurtarır Klişe 4: Ağır romantizm Klişe 5: Kızın bekaretini aşka vermesi Klişe 6: Kimseye bağlanamayan esas oğlanın kıza aşık olması
Kitaptaki karakterler ile uymamış oyuncular.. Oyunculuk tabi ki muazzam fakat o görüntüyü veremiyorlar , birazda yönetmende bitiyor iş tabi..
Grinin Elli Tonu, 9 1/2 Hafta'nın günümüz versiyonu, mastürbasyon yapan aptal bir "dram" filmi bana göre. Yönetmenlik, sinematografi ve atmosfer açısından iyi ancak aksak ve yavan bir senaryo ve odun performanslar filmi izleme hevesinizi kaçırıyor zaten. Film dramatik-duygusal ve olağanüstü komik olma arasında gidip geliyor. Sinemadan anlayan kişi hangisinin kazanacağını bilir.
Grey'in Elli Tonu gibi bir çeviri yapılması gerekirken neden Grinin Elli Tonu şeklinde çevrildiğini hala anlamadığım film. Aslına bakarsanız ot gibi izleyen seyircilerin müstehcen sahnelerle dolu bulup sadece bu sebepten olumsuz yorum yapmalarına şaşırmamak lazım. Duygu derinliği olan, bir kadının içten içe yaşadığı çaresizliği ve içsel çatışmasını anlatan film. Yavaş ilerlemesi sebebiyle biraz sıkıcı bulmama karşın sonunda "işte bu ya" dedim. 10/5 boş zamanınız varsa izleyin..
Filmi begenmeyenlerdenizm. Ismi ilginç geldi izledim . Ama değmez. filmde bir kadına yapılan yada yapılmaya çalışılanlari aklım almadı. sadist duygulara bürünmüş bir adamın ssapkinlilarini izledim.
Reklamı iyi yapılan bir filmdi. Beklentimin tavan yaptığını söyleyebilirim. Filmi izledim ancak hiç de beklediğim gibi değildi. Sıkıcı sahneler arasına serpiştirilmiş farklı sevişme sahneleri, fantezilerle kurulu uzun metraj bir sinema filmiydi. İzlense de olur, izlenmese de. İzlemeyenler emin olsun ki bir şey kaçırmamış olacaklardır.
Emeğe saygı gösteriyorum.Konu güzel ama bundan daha iyisini yapabileceklerini kendileri de fark etmiştir. Kitabı okumadım ama film çok sıkıcıydı. Konuşmalar soğuk ve sıradandı. Etkileyici olan şey ise müziklerdi. Müziklerde olmasa zaten film izlenmeye bile değmez.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.