En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Fundalina Jolie
Takipçi
178 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
21 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Stajyer, dinamik ve yalın senaryosuyla keyifle izlenen bir film olmuş. Bunda oyuncular kadar, özgün ve güncel bir konuyu başarıyla senaryolaştıran ve etkileyici yönetimi ile taçlandıran Nancy Meyers’in büyük payı var. Meyers, şimdiye dek hep romantik komedi filmleri ile karşımıza çıkmıştı ama yapımlarında mutlaka komedi unsurları görürdük. Bu defa temelde bir komedi filmini yine kadınsı bakış açısıyla duygusal açıdan derinleştirmiş. Stajyer & The Intern bu haftanın en iyi filmi. Ben tekrar izleyeceğim, şimdiden hepimize keyifli seyirler :)
eğer bu filmi hala izlemediyseniz gerçekten kendinizden fazla şey kaybettiğinizi hissedebilirsiniz.Genç başarılı bir iş kadını ve yanında çalışmaya başlayan stajer yaşlı bir adam.Çalışan kadınların yaşadıkları zorluklardan tutunda hayatın her anından zevk almayı size çok güzel kesitlerle anlatmaya başaran bir film.
Denk geldiğim bir gönderiden dolayı aklımda kalmıştı; aradan birkaç gün geçince de izleme fırsatı buldum. Aslında kısa bir gönderiden bile (muhtemelen shorts videosu) aklımda yer etmesi -ki bilirsiniz genelde böyle kenara attığımız çok film olur- bence filme dair pozitif yargılarımızı pekiştiriyor. Senaryo gayet özgün ki bana kalırsa fragman izlemeyen birini bile duyduğunda iştahlandırabilecek bir hikayeden bahsediyoruz. Oyuncuların da De Niro ve Hathaway olduğunu söyleyince bence birini izlemeye çok rahat ikna edebilirsiniz.
Uzun zamandır kaotik filmlerden o kadar sıkılmıştım ki bu tarz bir iç ısıtan yapım ilaç gibi geldi. Anlamsız aksiyon filmleri, rasyonellikten uzak senaryolar ve iç bayan karanlık temalardan sonra "Ne gerek var?" diyerek kendimi daha iyi hissedeceğim bir filme şans vermek istedim.
Eleştiri olarak belki Ben karakterinin her anlamda nokta atışı bir karakter olması ucundan eleştirilebilir, masör kadınla yakınlaşma sahnesi de bence gereksizdi. Ayrıca feminizm havasını soluduğumuz sahneler de tat kaçırmadı değil. Ancak atmosferi, prodüksiyonu ve oyunculukları ile başarılı bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Filmin bence en elle tutulur yanı da eski kuşağın iş disiplini ve soğukkanlılığı ile iş çözebilme kabiliyetine olan vurguydu. Bu bağlamda başarı hırsıyla çırpınan ve hayatını arka plana atan bir kadını işe yabancı bir eski kuşağın bile nasıl dokunabildiğini görmüş olduk. Ben bizim jenerasyonun da bu açıdan farkındalık kazanmasını isterim. Malum her şeyi çok biliyoruz ama pratikte neler yapabiliyoruz, tartışılır. Ancak yine de kadın, erkek fark etmez siz siz olun başarı kavramına neleri tercih ettiğinize de dikkat edin derim.
Batı sineması sağ olsun bu filmde de De Niro ve Hathaway yakınlaşacak mı diye endişe ederken bulsam da kendimi böyle bir saçmalığa girmemişler. Tüketmeden, cılkını çıkarmadan, izleyenleri hayal kırıklığına sokmadan biten filmlere de ihtiyaç duyar olmuşuz.
Her şey bir kenara arkada çalan fon müzikleri için bile izlenir, iyi hissetmeye daha fazla özen göstermeliyiz. Bugün bu filmi izleyerek başlanabilir mesela.
2 kez sıkılmadan izlediğim bir film. Robert de Niro var diye tereddütsüz izlemiştim, iyi ki izlemişim. 40 yılını çalışarak geçirmiş, eşini kaybetmiş bir adamın ve işkolik ailesine bile zaman ayırmakta zorlanan bir yöneticinin güzel işbirliğini anlatan, dersler veren, güldüren harika bir film, daha ne diyeyim, izleyin mutlaka
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.