Psikolojik bir çok yönden her sahnesi önem ve anlam taşıyan, bütün oyuncularının mükemmel oynadığı,inanılmaz gıcık olduğunuz ve inanılmaz sevdiğiniz karakterleri birarada barındıran,sonu ile dumur eden,izlerken keyif veren sıkmayan,eski olsa da her zaman izlenebilecek güzel bir film.Ayrıca 1976 yılında, en iyi aktör, en iyi aktris, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama ve en iyi görüntü alanlarında beş oscar kazanmış, bunun dışındaki çeşitli ödüllere 28 defa aday gösterilmiş ve bunların haricinde de 11 ayrı ödül kazanmış bir başyapıt.
Jack Nicholson ve diğer rol alanlar yakından tanıdıklarımız ,Nicholson kariyerindeki en iyi filmi bana göre bide cinnet var tabi beni etkileyenlerden.Kült filimdir ,bu adamı seviyorum ne diyim :))
Biraz geç oldu ama bu filmi izlemek çok büyük bir keyif verdi bana. Jack Nicholson’a hayran olmamak elde değil. Bu film kesinlikle sinema tarihinin en iyilerinden ve sinemayı seven herkesin en az bir kere izlemesi gerekir.
bu film sadece jack için yada herhangi bir aktör için seyredilecek bir film deiiilll...konusu çok düşünülmesi gereken bir konu.neden?bir büyük gerçeği anlatır da onun için...bu film matrix i yıllar öncesinden anlatıyor.matrix in için de olmak için sadece ense kökünüze bir şiş sokmak gerekli değil.bu film bunu söylemiyor mu? statüko yu sadece brokrasi kurallarını insanların mutluluğuna nasıl tercih edilebileceğini görün...onlar mı deli dışardakiler mi?20 yaşında bir gence sevk kağıdının babasının hayatın dan daha önemli olduğunu söyleyen statükoyu,bu film anlatmıştır.evet sadece bir kağıt parçası yok diye babam %95 ölüm riski ile yarım saat yoğun bakımın önünde sedyede bekledi.sadece bir sevk-yatış- kağıdını bi o..ç u imzalamadı diye.guguk kuş u işte bu statuko ya isyandır!!!BÜTÜN SİSTEMLER İNSAN MUTLULUĞUNU VE HUZURUNU ÖN PLANDA TUTARAK HAZIRLANMALIDIR!bu bir akıl hastenesi işleyişi içinde dahi olsa....
oyunculuklar müzikler filmin usta tarafından yönetildiğinin belli olduğu yönetmenlik.hepsi bu filmde buluşmuş..hemide mükemmel..bu arada oyunculuklar içinse gerçektende bana kalırsa hiç bi şey denemez çünkü gerçektende mükemmel...hele hele jack nicholson ile beraber danny de vito uçmuşlar...ama bide senaryo ayrı tutulmalı..çünkü günümüzde böyle senaryolar ya değerlendirilmiyor...yada bilinmez hollywood'mu kısır döngüye girdi...kısacası izlenmesi gereken gerçek başyapıt.
"içimde yaşama sevinci varsa benim deli olmam olağandır ben toplumun yadırgandığı biri değilim toplumu yadırgayanım.Beni akıllandırmaya mı uğrasyorsunuz ilk önce deliliğimi kabullenin"
uzun zaman önce izlemiştim geçenlerde gene kardeşimle izledim harika bi film bence sinema baş yapıtlarından ama n hikmetse milos forman gibi bi yönetmen çok ara vermiştir bu filmden sonra bence izlenmeli ve enson şefin kaçış sahnesiyle ufak bi tebessüm almalı yüzü :)))
Hoyrat fıtratlı;tembel,biraz serseri,hayatı dolu dolu yaşamayı seven biri sonunda akıl hastanesine konuluyor ve burdakilerle müthiş bir arkadaşlık ilişkisi kurup hayatına burda dewam etmek için deli rolü yapıyor..
Jack Nickolson yine müthiş bir filmde müthiş bir rolle karşımızda..Akıl Hastanesinde yaptığı o deli rolleri;gülüşler,mimikler..Resmen bir oyuncu ancak bu kadar güzel bir rol sergileyebilir..Ayrıca konu itibariyle sizi hiç sıkmayacak.Akıl Hastanesine düşmüş insanların Jack Nickolson ın sayesinde bir an hasteneden kaçıp eğlenmeleri,birbirleriyle ilişkileri..
Kesinlikle 10 üzerinden 10 ayrıca Jack Nickolson a söyleyecek söz bulamıyorum...
Sinema tarihinde sağlam bir yeri olan gayet başarılı bir yapıt.Heralde bu kadar tutulmasının nedeni yapım tarihine göre bir çok olumlu tarafının olmasıdır.Kurgu,oyunculuk ve sosyal mesajlarıyla bir bütün.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.