En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
898 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
13 Mart 2015 tarihinde eklendi
American Sniper (2014) Bir kişiyi öldürürsen katil , milyonlarca insanı öldürürsen kahramansın. Yönetmenliğini Clint Eastwood üstlenirken , başrolde Bradley Cooper , Sienna Miller gibi oyuncular bulunmakta. Üzülerek söylüyorum ki bu iki dev isim'e olan saygımı kaybettim. Yorumum Spoiler İçeriyor olabilir. Ezan sesiyle başlayan bir film , kahramanlarımız Irak'a özgürlük götürmeye yeminli birden bire başlayan insan avı ve yapılan hakaretler. 2001 saldırılarını yapan ABD Irak'a girmeye kararlıdır , gerçek bir yaşamdan alınan film bir keskin nişancının yaptıklarını , savaş alanında yaşadıklarının ardından çektiği psikolojik sıkıntıları anlatmakta. İki keskin nişancı arasında yaşanan kedi fare oyunu ve ortada öldürülen ve sömürülen ama filmde gösterilmeyen bir Halk. Film izlerken her anlamda dikkatli bakmanızı öneriyorum , kadro sağlam , yönetmen sağlam ve üstüne oscar adaylığı bulunan her filme iyi bir film diyemeyiz. İyi bir film her şeydir. Objektifliktir ve ararsanız türünde gayet objektif filmler bulursunuz. Film için güzel mekanlar seçilmiş , karekterlerde iyi seçilmiş ama film başlangıçtan itibaren ağır bir Abd propagandası içeriyor , eğer tarihsel boyutlu bir film yapılacaksa biraz objektif olmalıdır , bu filmde maalesef ki bulamadım o objektifliği. 6 Tane oscar adaylığı var filmin ve yüksek bir ihtimalle de alacaktır , sonuçta Abd'yi öven bir film dayamışlar Oscar'ı Irak'ta yerli halkın içinde yaşayan kızlara tecavüz eden insanlar gitmiş , yerine Kutsal Abd'yi kurtarmak için her şey mübah , Irak'a özgürlük getireceğiz biz diyen askerler gelmiş. Bütün suç Irak'ta , ikiz kuleleri yıkan Abd tamamen masum . Clint Eastwood gibi bir yönetmen nasıl olurda bu filmin yönetmenliğini kabul eder ciddi anlamda şaşırıyorum . Abd'yi övüyor , göklere çıkartıyor ve inanın sıf iş olsun diye bakın biz propaganda yapmıyoruz demek adına ''askerler psikolojik sorunları çekiyor'' mesajını vererek masumiyet tablosu çizmenin peşinde. Film tamamen bir Amerikan Rüyası. Anlatılanlara inanmanız için uyuyor olmanız gerekir.
60'lı yılların ünlü oyuncusu Clint Eastwood, son yıllarda yönetmenliğe geçiş yaparak ortaya hem iyi hem de ortalamada sayılabilecek ve kayda değer filmler çıkardı. Şimdi de onun yeni filmi ise gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanmış, askeri orduda çalışan Chris Kyle'ın hayatı anlatılmış. Fakat bu film Amerika gişesinde çok iyi olsa da, (çünkü Amerikan propagandası var işin içinde) Eastwood'un açından son zamanlardaki en zayıf filmi maalesef.
Film ilk önce ezan sesi ile, daha sonra Chris Kyle'ın bir çocuğu sniper ile vurması ile başlıyor. Bu açılış sahnesi Amerikalılar için muazzam, bizler ve dünyanın birçok devleti için kötü bir açılış sahnesi. Daha bu açılış sahnesinden anladım ki filmde Amerikan propagandası olacak. Oldu, hem de bol bol oldu. Çünkü Amerikalıların filmi bu. İllaki de böyle bir şey olacaktı zaten.
Tamam propaganda kısmını geçtim. Filmin dış yüzeyi yerine biraz da iç yüzeyine, anlatılmak istenen mesaja bakalım. İç yüzeyinde hikaye oldukça basit kalmış. Film sürekli belli yerlerde geçiyor. Savaş alanı, mezarlık ve Kyle'ın evi. Film hep bu 3 yer arasında geçiyor. (arada bir başka yerler oluyor elbette ama bu yerler ağırlıklıydı) Bunun dışında filmde duygu eksikliği de var biraz. Veya savaş alanında Kyle'ın sniper ile 160 kişiyi öldürüp efsane haline gelmesi de çabuk geçiştirilmiş. (Hikayenin o kısmı havada kalsa da, inanın böylesi daha iyi olmuş. Film boyunca 160 kişinin ölümünü görecektik yoksa) Aslında bu kısımlar filmin fragmanında da var ama film fragmana göre hafif kalmış. Kyle'ın bir Amerikan kahramanı olması dışında insan olması etkeninin üstüne fazla gidilmemiş. Ya da savaşın Kyle'ı duygusal açıdan nasıl değiştirdiğinin de öyle. Sadece değişimi görüyoruz ama fazla gidilmemiş üzerine. Ayrıca filmdeki aksiyon sahneleri de hiç kişisel hissettirmemiş.
Yalnız şimdi hakkını yememek lazım, oyunculuklar çok iyiydi. Bradley Cooper, aile ve savaş arasındaki dengeyi iyi kurmuş. Oscar'ın iddialı isimlerinden biri. Sienna Miller'ı is başta tanıyamadım. O da iyi bir oyunculuk sergilemiş, ilgiyi hakediyor.
Aslında film hakkında kısaca şunu diyebilirim: American Sniper, iyi oyunculukların harcandığı, Amerikan propagandası ve iyi aksiyon sahnelerinin ötesine gidememiş bir film. Ama çok başarısız bir film de değil açıkçası. Hiç olmazsa sürükleyici olduğu için izlettiriyor. Ama Oscar'da En İyi Film ödülünü alacak kadar da iyi değil yani film. (Gerçi Argo gibi bir hadise yaşanır mı, onu bilemem) Veya IMDb puanı kadar da abartılacak bir şey yok. Çerezlik bir filmden öteye gidememiş. Tam ortalamada, hatta birazcık da altında diyebiliriz. İsterseniz izleyin ama fikir sahibi edinmek amaçlı ve sıfır beklenti ile. Çünkü filmde bundan ötesi yok. İyi seyirler.
Yine bir gün Felluce'de adam öldürüyorum... Çocukken iyi atıcı olduğunu keşfet ,evlen, ırak'a savaşa git, dön, çocuk yap, ırak'a savaşa git, dön,çocuk yap, ırak'a savaşa git, dön, ırak'a savaşa git,dön, öl. Film bundan ibaret zaten bu adamın da biyografisini işleyecek bir film olamazdı. Hele birde 6 oscara aday olması?? En iyi film oscarını felan zinhar alamaz.
American Sniper’ı izlemeden önce aşağı yukarı nasıl bir film izleyeceğimi biliyordum. Clint Eastwood’un politik görüşü, çıkışları ve çizgisi malum. Her ne kadar Amerikan ordusunda bir efsane olarak kabul edilse bile kendi ülkesinde de eleştirilen Chris Kyle’ın yaşam öyküsünü beyazperde’de izlemek biz seyirciler için kolay değil. Nihayetinde efsaneleşen kişi, bunu adam öldürerek yapıyor ve anlatılan bir hikaye değil, şahit olduğumuz yakın zamandan ve gerçek bir hayat üzerinden sunuluyor. Sığ senaryosuna ve anlatım kopukluluklarına rağmen filmin beni en çok şaşırtan tarafı ise duygusuzluğu oldu...
American Sniper filminin ilk fragmanının çıktığı zamanları hatırlıyorum. Gerçekten etkilenmiştim ve filmi seyretmeyi bir şekilde kafaya koymuştum. Film Ocak ortasında dünyanın belli kısımlarında ve Amerika'da vizyona girdiğinde ise aldığı eleştiriler gerçekten olumluydu. Bir süre sonra internete de düşen bu film Türkler tarafından olumsuz tepkiler aldı ve beklenenin çok uzağında kaldığı nitelendirildi, kimileri Clint Eastwood'a faşişt yorumu bile yaptı filmi hakkında. Filmi yaklaşık üç hafta evvel de seyretme imkanı buldum. Açıkçası filmdeki olumlu kısımlara gelecek olursak filmde en olumlu olarak dile getirebileceğimiz şey Bradley Cooper'ın performansı. Bradley Cooper sırasıyla da izlediğim Umut Işığım, Düzenbaz gibi filmlerdeki iki çok başarılı Oscar adaylığı alan performanslardan sonra American Sniper'da sevenlerini çok farklı bir karakterle karşılaştırmasına karşın izleyiciyi performansıyla kesinlikle etkilemeyi başarıyor. Chris Kyle karakteriyle özdeşleşiyor bir nevi bile denilebilir. Bunun dışında filmin aksiyon sahnelerinin pekala başarılı olduğu ve de savaş sahnelerini izleyiciye başarıyla yansıttığı söylenilebilir. Fakat eksilerine dikkat çekecek olursak öncelikle American Sniper, izleyicisine az önce sıraladığım olumlu şeyler dışında pekala başka bir şey vaat etmiyor. Savaşın insanı etkilemesi ve insanın değişimi, bununla birlikte bakış açılarının da değişmesi gibi durumları bence hiç etkileyici biçimlerde aktarmıyor Clint Eastwood. Pekala etkileyici bir biçimde aktardığını söyleyenleri de anlarım ancak çoğu savaş filminden çok daha düz bir biçimde aktardığı için bu konuda net bir biçimde başarısızlık söz konusu. Keza The Hurt Locker ile karşılaştırmalarının yapıldığını gördüm. Ancak The Hurt Locker gibi bir savaş başyapıtının American Sniper gibi konusunu işlemekte oldukça sığ kalan ve özgün olarak hiçbir şeyi sinemaya aktarmayan bu filmle karşılaştırılması son derece anlamsız geldi. 2013 yapımı olup pekala Harvey Weinstein'in kararıyla 2013'ün Aralık sonu gösterime sokmak yerine daha geç bir tarihe atılan The Railway Man ise bu filmden hem çok daha başarılı, hem de konusunu çok daha iyi işlemekte. Hatta Lone Survivor gibi başarılı ancak çok da iyi olmayan bir savaş filminden bile daha kötü olduğunu dile getirmekte yarar var. American Sniper ne tam bir aksiyon ne tam bir gerilim ne de tam bir dram filmi, bu da konusunun işlenişiyle alaklı tabiki de. 2014 Oscarlarında adaylık almasının ise besbelli tek sebebi var o da tam Amerikalıların seveceği tatta bir iş olması. American Sniper gibi bir savaş filmini çok merak ediyorsanız izleyebilirsiniz, açıkçası çok başarılı bir Bradley Cooper performansı izleyeceğinizi dile getirmek isterim. Ancak American Sniper yerine izlenebilecek bolca daha iyi 2014 filmleri var. Ancak işin özünde gördüğüm yorumlarından dolayı benim için ne tam bir hayal kırıklığı ne de etkileyici bir film. IMDB'deki 7,5 puanın çoğunluğunun Amerikanlardan geldiğini unutmamakta da fayda var.
Filmi izlemeden önce konuyu okuduğumda az çok beni nelerin beklediğini tahmin ettim. Üstelik yönetmen koltuğunda Clint Eastwood'un olduğunu öğrendiğimde burnuma pis kokular gelmeye başlamıştı bile. Amerikan'ın kan ve savaş ideolojisini bizlere o kadar farklı göstermeye çalışmışlar ki duyguları ön plana sürerek yapmış oldukları katliamları süt beyazı gibi düşüncelerimize bulamaya çalışmışlar. Ama yemezler ! Filme teknik açıdan baktığımda her ne kadar güzel iş çıkartmış olsalar da bu kadar vurdum duymaz anlayışları beni çileden çıkartıyor. Hiç bir şekilde objektifliği olmayan, kendilerinin yapmış olduğu katliamları kahramanlaştıran Amerikanizm'i destekleyen herkese lanet olsun. Sevdiğim oyuncu olan : Bradley Cooper'da bu projenin içinde olduğu için beni hayal kırıklığına uğrattı.
Bu film için iki farklı yorumum olacak. Şöyle ki Amerikanın milliyeçiliğini abartan ve kendini masum gösterip haklı çıkarmaya çalışan bir taraftan, bir de tamamen sinemasal olarak değerlendireceğim. Öncelikle Amerika gelsin dünyanın içine etsin sonra yaptığı filmler ve dizilerle bütün dünyaya masumuz yalanını inandırmaya çalışsın ve kendini acındırsın. Kısa özet budur bu film için. Aslında bir bakıma da bunda başarılı olduklarını görüyoruz. Amerika hayranı büyük bir kitle oluşmuş durumda ve ne verseler alacak onların kölesi olmuş büyük bir kitle. Amerika her zaman olduğu gibi ilk başta bir ülkenin iç işlerine karışır, sonra zamanla onların içinde bir düşman çıkarır ve birbirlerini öldürmelerini kenardan viskisini yudumlayarak izler. Bunlarda, birbirlerini vuranlar yani çok büyük bir kısmı müslüman insanlar yada en azından öyle geçinenler. Daha sonra kaos oluştuktan sonra bu yarattığı düşmana savaş bahanesiyle o ülkeye çıkarma yapar ve dedikleri şey size barışı getiriyoruz olacaktır. Halbuki en başta hiç bulaşmasanız zaten biz barış içinde yaşayacaktık. Neyse sonra büyük kayıplar uzunca süren savaşlar, Amerika genelde kazanır. Ardından kahramanlık hikayeleri neymiş barış getirmişler. Ben öyle barışın... Bu aslında bir takım üst güçlerin ve parayı yöneten insanların oyunundan başka bir şey değil. Durum şu savaş olmazsa silah satışı olmaz, silah satışı olmazsa silah üretilmez, silah üretilmezse bunlar zarar eder ve gücünü kaybeder. Bunların hepsinin planı budur. Bunlara savaş lazım. Barış ortamı bunlara yaramaz. Bunlar savaştan kazanırlar. Her zaman planları böyle olmuştur ve olacaktır. Amerikanın tarihinde dahi böyle olmuştur. Barış yanlısı hiçbir başkan uzun süreli olamamıştır. Bakınız John F. Kennedy. Kendi içlerinde bu düzen çok iyi işler dünyada da bu düzeni işletebilmek için önlerine çıkan her engeli ezip geçerler. Şimdi filme gelecek olursam, filmde de sinemasal olarak hiç beklediğimi alamadım. Bir çok yerde çok ağır işleyen konu, çekim kalitesinin düşüklüğü vb. bir sürü olay beni filmden çok soğuttu. Açıkçası sonunu zor getirdim ki sonunda da bir yere bağlarlar diye beklerken çok basit geldi sonuda bana. Ayrıca o azılı, güçlü düşmanı ile olan rekabetini öyle basit geçiştirmişler ki nasıl ya dedim. O adamla biraz daha kaliteli bir mücadele içerisine girmelerini beklerdim. Bazı yerlerde çok abarı sahnelerde beni soğuttu. Yani Imdb den alınan 7.4 tamamen Amerikan milliyetçiliğinin puanıdır. Ayrıca Oscarda da aynı durum geçerli. Vasat filmleri böyle abartarak amaçlarına ulaşıyorlar. Ne diyeyim bu konuda çok başarılılar. Bir sinema sever olarak bunun benzeri çok daha kaliteli film varken neden bunu izleyesiniz ki diye size sorarım. Bence hiç bulaşmayın. İzlemek isteyenlere her ne kadar iyi olmasa da bir klasik olarak, İyi seyirler... 5.7/10
Film, Amerikan'ın Ortadoğu projelerini meşrulaştırıcı bir senaryoya sahip olup yüzlerce masum insanı öldüren bir psikopatın işte "Amerika'nın Askeri" olarak Dünya'ya lanse edilmesinden fazlası değil. Tavsiye etmiyorum. Şu anda çok daha iyi filmler var vizyonda.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.