En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
1 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Eastwood'un filmi, beklediğim kadar iyi çıkmadı. Art arda muhteşem En İyi Film adayları izleyip de bu filmi en son görmüş olmamdan da kaynaklanıyor olabilir bu. Amerikan ordusunun en başarılı sniper'ı olarak gösterilen Chris Kyle'ın hikayesi, etkileyici. Ancak sinemasal anlamda ele aldığımda, çok bir özelliği olmayan (örneğin "sniper filmleri" alt başlığında çok kaliteli bir "Enemy at the Gates" vardı), gereğinden fazla uzun süresi ile kimi zaman tekrara düşen ve biraz da sıkan bir yapım olmuş. Cooper beğendiğim bir oyuncu, ancak yine adaylık için yeterli seviyede görmedim. "Interstellar", hem film hem erkek oyuncu adaylıklarında kesinlikle çok çok önünde aslında "American Sniper"ın. Akademi'nin aşırı duygusal bir tercihi olarak yorumluyorum. Ve nihayetinde Oscar Ödülleri'nin artık "salt sinema"yı ödüllendirmediği, özellikle son yıllarda Amerika'nın ülke ve dünya politikasının bir aracı haline geldiği, ona hizmet ettiği su götürmez bir gerçek. Bu da ne yazık ki oldukça üzücü. Şu film kesinlikle aldığı adaylıkları hak etmiyor. Ha umarım da ödül falan alıp iyice soğutmaz bizi.
Filmin işçiliği çok iyi, oyunculuklar çok iyi politik olarak sıkıntılı tarafları tabiki var sonuçta amerikan bakışıyla yapılmış bir film. Final gerçekten sürprizdi.
Otobiyografik romandan uyarlanmış bir savaş filmi. Ortalama bir filmdi. Görüntü yönetmenliğini beğendiğimi söyleyebilirim. Mekânlar iyiydi. Filmin kurgusunu fazla beğenmedim. Sahne geçişleri çoğu yerde iyi değildi. Ayrıca filmin aceleci bir ilerleyişi vardı. Chris Kyle'nin yeni ölmüş olması hızlı bir film çekmelerine sebep olmuş olabilir. Filmin hikâyesine gelirsek; gerçek bir olaydan, gerçek bir adamın hikayesinden uyarlama bir film. Chris Kyle vatansever biridir ve asker olmak istiyordur. Başvuru yaparak eğitimlere başlar. Keskin nişancı olarak yetişir. Irak'a gider. Irak'ta içinde olmuş olduğu 4 operasyonu izliyoruz filmde. Görevleri bir Iraklı keskin nişancıyı bulup infaz etmek. O adamı bulmak için çok zorlanıyorlar hatta birçok Amerikalı o keskin nişancı tarafından öldürülüyor. Ama sonunda Iraklıyı infaz edip görevi başarıyorlar. Her bir operasyondan sonra Chris'i evinde görüyoruz. Filmde, bir yandan savaşı bir yandan da Chris'in ailesiyle birlikte olduğu gösteriliyor. Karısıyla bazı sorunları oluyor ama o yine de savaşa gidiyor. Savaşta bazı istemediği durumlar oraya çıkıyor.(Çocuk ve kadın öldürmek zorunda kalması gibi.) Chris sonradan ülkesine döner. Savaşın olduğu yerden ayrılmış olsa da savaşın etkilerinden kurtulamaz. Kafasında hep savaş çığlıkları belirir. Aradan yıllar geçer. Eğiteceği bir kişi tarafından öldürülür. Filmin sonunda da Chris'in gerçek cenaze töreni gösteriliyor. Film bir ABD filmi olması sebebiyle tabi ki de tarafsız bir duruş sergilemiyor. Filmde, Amerika'nın dünyanın en iyi ülkesi olması gibi söylemler var. Filmde savaş sahnelerini beğendim. İyi çekilmiş. İnsanı filmin içinde tutuyordu. Oyunculuklar da iyiydi bence. Bradley Cooper iyi canlandırmış karakterini. Yönetmen Clint Eastwood hem bir oyuncu olarak hemde bir yönetmen olarak sinemanın büyük efsanelerinden biri. İyi bir yönetim sergilemiş. Bu filmde gerçekçilik daha iyi verilebilirdi bence. O yönden biraz etkisiz kalmış film: Toparlayacak olursak; güzel görüntülere sahip, sürükleyici olan, gerçek bir hikâyeye odaklanan ama tarafsız bir duruş sergilemeyen bir savaş filmiydi. Filme verdiğim puan= 7,2
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.