Dövüş Kulübü
Ortalama puan
4,7
7537 Puanlama

565 Kullanıcı yorumları

5
338 Eleştiri
4
159 Eleştiri
3
16 Eleştiri
2
32 Eleştiri
1
6 Eleştiri
0
14 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Tüketen, tüketim topluluğuna ve sisteme, tarihin ortanca çocuklarından yumruk!
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Eylül 2006 tarihinde eklendi
film bittiğinde birinin beni dürtmesi gerekmişti yanılmıyosam...filmin tüm mesajlarını finalini oyunculuklarını falan hepsini bi kenara koysak bile,sadece ve sadece o iki adamın karizması için izlenir,1000kere not versem hepsi de 10 olur:)
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Ocak 2012 tarihinde eklendi
popüler kültürü sıkı bir şekilde eleştiren ve finalinde binaların yıkılışını sembolik düşünmemizi sağlayan muhteşem bir film 4,5/5
Ilknur K
Ilknur K

Takipçi 1.258 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
Izlemekte geç kaldigim bir basyapit. Aslinda filmde sistemi elestirmiyorlar, sistemin ta kendisini anlatiyorlar. Ruhunu kisiligini degistiren ve sisteme göre hareket eden bir toplumda yasadigimizi anlatiyor. Özellikle son sahnede ki yikilan binalar ikiz kuleleri animsatiyor. ne demek istedigimi bazilariniz anlar.
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
26 Nisan 2007 tarihinde eklendi
Hayatimin filmlerinden desem yanilmis olmam sanirim = )
JeanClaudeVanDamme
JeanClaudeVanDamme

Takipçi 1.209 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Kült film tamlamasının karşılığı olarak da gösterilebilir.Özellikle ikinci defa izlendiğinde kendine hayran bırakacak.Sonu şu an izlendiğinde pek fazla şaşırtmıyor ama insanın sinemaya bakışını etkileyecek kadar başarılı film.
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
13 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
Efsane
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Haziran 2011 tarihinde eklendi
yaw zaten puandanda bellı oluyorkı gercekten saglam fılm ınanılmaz konusu oyunculugu yanı aradıgınız hersey bu fılmde mevcut sıddetle tavsıye edıyorum 10/10
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
Tamam film süper fakat senaryo bazı noktalarda aksıyor.Brad Pitt gerçek bir kişilik değil ise Edward Norton sabun yapımcısının kartını ve telefon numarasını kimden,nasıl buldu ?Herşey hayal ürünü olabilir ama kart ve telefon numarası somut objeler..
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Mayıs 2021 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Chuck Palahniuk'un aynı isimli romanından (1996) uyarlayarak Jim Uhls'in yazdığı “Fight Club”, yönetmen koltuğunda David Fincher'ın oturduğu, 20. yüzyıl sinemasının "kült klasiklerinden" biri...

Vakti zamanında, vizyona girdiği yıl sinema salonunda izlediğimiz ve "2 Disc Collector Edition" olarak DVD arşivimize de eklediğimiz filmin, pırıl pırıl "repack" bir kopyası elimize geçince, hadi bir kez daha izleyelim ve izlemişken de yorumlayarak, insanları aslında ihtiyaç duymadıkları metaları, beyinlerini yıkayan reklamlar aracılığı ile tüketmeye ve bu gereksiz tüketimi gerçekleştirmek için de mutlu olmadıkları işler de sabahtan akşama kadar "modern köleler" biçiminde çalışarak, "kendine ve çevresine yabancılaşmaya" zorlayan kapitalist sistemin kıyasıya eleştirildiği bu film hakkındaki görüşlerimizi de paylaşalım istedik...

Abarttık mı?

Kesinlikle değil...

Hele bir de, geçtik mavi yakalıları, "patron" sınıfı ve üst düzey yöneticiler dışında kalanların yani sıradan seviyelerdeki beyaz yakalı ofis personellerinin ulaşabildikleri, düşük bütçeli her evde bulunan ve herkesin "pişti olduğu" bir seri üretim IKEA mobilya faslı var ki, tam da nokta atışı...

Hazırsanız gelin başlayalım...

Filmin isimsiz "Anlatıcısı / the Narrator" (Edward Norton) bizlerin öncelikle, Tyler Durden (Brad Pitt), Marla Singer (Helena Bonham Carter) ve testislerini aldırmış olan Robert 'Bob' Paulsen'dan (Meat Loaf) haberdar olmamızı sağlıyor...

Haberdar eder etmez de, hızlı bir geçişle geçmişe dönerek "kronik insomnia" rahatsızlığından mustarip olduğu için altı aydır uyuyamadığını ve artık her şeyi birbirine karıştırmaya başladığını itiraf ediyor...

Derken iş yerindeki müdürü Richard Chesler (Zach Grenier) kendisine, masa başı yerine her zamanki gibi yine bir şehir dışı bir görev vermiştir...

Uykusuzluğun verdiği acıyı dindirmek üzere doktorundan ilaç isteyen Anlatıcı ilaç yerine ondan, gerçek acının ne olduğunu anlaması için Salı akşamları, Metodist kilisesindeki testis kanserine yakalanmış insanların arasına katılması tavsiyesini alır...

Ve bizimki, "bir bakalım" diyerek gider de...

Gittiğinde de orada, birbirleriyle hikayelerini paylaşan mutsuz insanları görür...

Kendisi de "koca sığır" olarak tanımladığı, hüngür hüngür ağlayan Bob ile eşleşir...

Gerçi sadece Bob değil, Anlatıcı dışındaki hemen herkes birbirlerine sarılarak ağlamaktayken, Anlatıcı da göz yaşlarını serbest bırakarak onlara katılıverir birden...

Bu yöntem sayesinde artık tamamen rahatlamış ve bebekler gibi de uyumaya başlamış olması nedeniyle Anlatıcı, birdenbire kendini benzeri terapi gruplarının müdavimi haline gelmiş olarak bulur...

İşler tam da yoluna girdi derken, testis kanseri grubuna, kanser olmadığını tahmin ettiği Marla Singer adındaki (kendi ifadesiyle) bir "piliç"de katılınca, Anlatıcı'ya göre her şey sil baştan mahvolmuştur...

Zira ağzından sigarasını eksik etmeyen bu Marla'da kendisi gibi bütün terapi gruplarını turlamakta olup, bir anlamda kendi yalanları ile yüzleşmesine yol açmaktadır...

Böylelikle Anlatıcı yeniden, "ağlayamadığı ve uyuyamadığı" günlere geri dönmüştür...

Bu gelişme üzerine Rupert adını kullanan Anlatıcı Marla'ya, grupları aralarında bölüşmeyi teklif eder...

Ki böylelikle, en azından "iki sahtekar", birbirleriyle karşılaşmayacaklardır...

Marla'da bunu mantıklı bulunca, anlaşırlar ve birbirlerinin telefon numaralarını alarak ayrılırlar...

Büyük bir otomobil üretim şirketinde, "recall - geri çağırma" uzmanı olarak çalışan Anlatcı, kazaya karışan araçların durumunu tespit etmek ve ona göre bir yol haritası ortaya koymak üzere Amerika'nın dört bir tarafına uçmaktadır her gün...

Bu uçuşlarından birinde Anlatıcı'nın yolu, yanındaki koltukta oturmakta olan sabun satıcısı Tyler Durden ile kesişir...

Neyse...

Marka kıyafetlerinin bulunduğu çantasını yitirdiği bu son uçuşunun ardından, atladığı taksi ile orta sınıf burjuvaların yaşadığı Pearson Kulelerindeki evine gelir Anlatıcı...

Ancak o da ne?

Kafasını kaldırdığında, gaz birikmesi sonucunda oluşan büyük bir patlama ile darmadağın olan ve eşyaları da sokakta yerlere saçılan dairesindeki yangının devam etmekte olduğunu fark eder...

Zaten itfaiye ile polis, olay mahallinde harıl harıl çalışmaktadırlar...

Otele gitmek yerine Anlatıcı bir telefon kulübesinden, önce Marla'yı ardından da Tyler'ı arasa da ikisine de doğrudan ulaşamaz...

Fakat geceleri, "spoiler" olmasın diye açıklayamayacağımız sebeplerle, yarı zamanlı sinema makinistliği ve lüks oteller de garsonluk da yapan Tyler, hemen geri dönüş yaptığı için buluştukları barda, üç sürahi birayı beraberce mideye indiriverirler...

Dışarıya çıktıklarında da Tyler Anlatıcı'dan, kendisine sağlam bir yumruk atmasını ister...

Aynısını Tyler, Anlatıcı'ya yapar ve birbirlerini çok fena halde hırpalarlar...

Şimdi, Tyler'ın harabeyi andıran evine gitme işi vardır sırada...

Bu döküntü mekana bir ay içinde alışan Anlatıcı, Tyler ile yaptığı gece dövüşlerini de sürdürmektedir...

Öyle ki, neredeyse ikisinin de suratlarında çürümemiş herhangi bir yer bulunmamaktadır...

Hafta içi mecburen çalışan ikili, Cumartesi akşamları yalnız olmadıklarını da öğrendikleri sokak dövüşlerindedirler ve kendilerine katılanların sayısı da giderek çoğalmaktadır...

Çünkü kapitalist çürümenin tek mağduru sadece ikisi değildir...

Nihayet bizim asla değinmeyeceğimiz, Tyler'ın Dövüş Kulübünün kurallarını açıkladığı sahne de gelir ve çatar...

Yapılan bu dövüşler, mevcut sorunlardan hiç birini çözemese de, Lou'nun (Peter Iacangelo) tavernasının bodrumunda dövüşenlere, ibadet ederek rahatlatan bir terapi gibi gelmektedir...

Aradan tamı tamına sekiz hafta geçer ve Tyler'ın evinin duvarındaki telefon çalar...

Anlatıcı'yı arayan Marla'dır...

Dakika 48...

Geride, bomba gibi bir sürpriz finale de sahip olan 101 dakikalık bir bölüm daha mevcut...

Doğrusunu isterseniz yaklaşık 15 - 16 aydır bütün dünya, kapitalist üretim ve tüketim çarklarının durmaması adına benzer bir krizi yaygın bir şekilde Covid - 19 olarak bilinen SARS-CoV-2 virusu salgının da yaşıyor...

Eminiz bu konu da, çok kısa bir süre içinde Fincher gibi "klasik noir" ve "neo - noir" ögelerden fazlasıyla yararlanarak "doğrusal gitmeyen / non - linear" bir akış içinde filmlerini kurgulamayı seven ustaların çekerek beyaz perdeye aktaracakları senaryolar da kendilerine yer bulacaktır...

Fırsat bulup da bugüne kadar izlememiş olan sinemasever dostlara, Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter'ın döktürdükleri bu filmi hararetle öneriyoruz...

Keyifli seyirler,
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
4 Şubat 2007 tarihinde eklendi
müthiş bir son harika bir film
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Aralık 2007 tarihinde eklendi
Film hakkında o kadar çok övgü duydumki izlememek mümkün olmadı. Ama izlediğimede değdi doğrusu. Edward Norton ve Brad Pitt hakikaten mükemmeldi. Film hakkında çok ipucu verip izlememiş olanların tadını kaçırmak istemem ama 6. His tadında bir film olduğunu söyleyebilrim. Ve bence filmin özeti... ' Beni çok garip bir dönemimde tanıdın '
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
16 Haziran 2010 tarihinde eklendi
her harfinden anlam çıkarılabilecek inanılmaz replikleri , felsefi derinliği , fincher in kendine has yorumu , norton-pitt-helena üçlüsünün ayakta alkışlanacak performansları ,fon müziği olan şahsen en sevdiğim 3 şarkıdan da biri olan where is my mind ? müziği , akıllarda uzun süre yer edenecek sahneleri ve dumur etkisi yaratan finaliyle ;izlediğim en anlamlı , en kaliteli ve en etkileyici filmlerdendi ... en sewdiğim 10 film arasına çok rahat girebilecek inanılmaz bir film... izlemeyen eksik yaşıyor ... 10/11 ...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Fight Clup Sıradan bir film değildir. Fight Clup rüyalarınıza girer beyninize işler !! 10/10
Zamanımın büyük bir çoğunluğunu film izlemeye ayırırım şuana dek izlemediğim film neredeyse yok diyebilirim ama asla unutmayacağım ve her bir sahnesini repliğini ezberlediğim tek film Fight Club hani derler ya kusursuz öyle işte. Adeta bir baş yapıt oyuncularıyla, karakterleriyle ve filmin konusuyla ya her şeyiyle kusursuz. Komik gelebilir ama ilk izlediğimde inanın bir şey anlamadım ama sonra tekrar ve tekrar izlediğimde yeni ayrıntılarda yeni bir gizem buldum ve çözdüm yani anlayacağınız filmi izlerken kendinizi karakterlerin yerine koyup öyle düşünmeniz gerekiyor yoksa pek bir şey anlayamıyorsunuz. Moralim bozulduğunda, Sabah uyku tutmayıp kalktığımda, Akşam devrimci ruhum isyan ettiğinde, Mutlu olduğumda, Kafamda çözemediğim bir soru olduğun da geçerim bilgisayara ve bu filmi izlerim anlatmak istediğim hayatının filmi olması böyle bir şey. Aklınıza kazınacak müthiş replikler ve oyunculuklarla hayatınız boyunca unutamayacağınız ve etkisinden çıkamayacağınız nadir filmlerden birisi bana çok şey kattı eminim izleyen bir çok arkadaş içinde öyle olmuştur ve olacaktır. "Teşekkürler Sinema" 10/10
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
14 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Filmin sonunda ya bu da olur mu dediğim ama genelde beğendiğim hatta çok beğendiğim bir film...
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler