En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
11 Mart 2013 tarihinde eklendi
Sinemamızın son dönemdeki önemli filmlerinden biri. Başlangıçtaki sekanstan son saniyesine kadar belli bir kaliteyi tutturuyor. Yılmaz Erdoğan sinema alanında her zaman güzel anılacak işler çıkarıyor. Umarım bu özenli çalışmaları devam eder. Bu "ağır" filminde de en büyük destekçileri tam performans aldığı Tatlıtuğ ve Fırat. Kendisi de kısa ama etkileyici oynuyor. Gerçekten yaşamış bu iki genç şairin hayatından da etkilenmemek mümkün değil. Sürükleyicilikle, finalde ne olacağını bile bile izliyorsunuz. "Şiir"in yüceliğine tanık oluyoruz aralıklı sahnelerde. Başarılı.
Sanatsal değeri yüksek olan,yılmaz erdoğan'ın hem yazdığı hem yönettiği hem de oynadığı üzerinde çok çalışıldığı belli olan bir film kelebeğin rüyası.Dram türündeki filmler genellikle ağır olur ama kelebeğin rüyası baştan sona akıcı bir şekilde ilerliyor,gerçek bir hikayeden alınması da ayrı bir özellik katmış.Türk sinemasının böyle filmlere ihtiyacı var kusurları muhakkak vardır ama öncelikle yılmaz erdoğan başta olmak üzere tüm emeği geçen arkadaşları tebrik ederim.8/10
Öncelikle 1940'lı yıllarda geçen filmin renkli olması hiç inandırıcı değil.O yılllarda dünyanın siyah beyaz olduğunu herkes biliyor.Şaka şaka... Yılmaz Erdoğan yaptığı pek çok işin içinde özellikle edebiyat yönü kuvvetli olan bir insan.Filmdeki diyaloglar ve ince hastalıktan muzdarip kahramanların ince mizah anlayışı, ilk cümledeki görüşüme bir delil niteliğinde kanımca. Arka planında bu film sayesinde varlığından haberdar olduğum mükellefiyet kanunu alan film şair olma hevesindeki iki arkadaşın hayat hikayesini anlatıyor.Geçmişte böyle kanunların olduğunu ufak bir araştırmayla doğrulayabiliyorsunuz, ama filmin başında zincire vurulmuş olarak madene zorla çalıştırılmaya getirilen insanlara dair yönetmenin nasıl bir kanıtı var çok merak ediyorum. Filme getirebileceğim en haklı eleştiri Belçim Erdoğan seçimi olacaktır sanırım.Bence hiç bir şekilde liseli bir kız havası yoktu.Belki bir kaç yıl sınıfta kalmışsa olabilir.Ama o kadar zengin bir kızın sınıfta kalması pek inandırıcı değil.Olsa olsa sınıf kızda kalır. Sonuç itibariyle yerli yapımların ağırlıkta olduğu şu vizyon günlerinde izlenebilecek en kaliteli yerli film olduğunu düşünüyorum.
erken yaşta veremden ölen zonguldaklı şairlerin hikayesi. Sürükleyicilik kadro oyunculuk herşey on numara. Harika bir yılmaz erdoğan draması. Birde gerçek hikaye. 10 / 10
Filmin herşeyi iyi güzel de Yılmaz Erdoğan'ın yaptığı en büyük yanlış cast seçimi. Belçim Bilgin yaş olarak ve görünüş olarak Farah Zeynep Abdullah'tan büyük. Filmde ise Belçim'in oynadığı Suzan karakteri 17 yaşında! bu filmin ciddiyetine zarar veriyor. Fakat prodüksiyon o kadar sağlam ki biz izleyiciler bu hatayı en azından gözardı etmeye çalışıyoruz. Ama Suzan'ın bir sınıf arkadaşı var tam bir teyze:) rahat 40 yaşında var. A. Mümtaz Taylan ve Yılmaz Erdoğan filmde genç başrol oyuncularına abilik yapıyorlar. Mert Fırat ve Kıvanç Tatlıtuğ performansları çok iyiydi. Sadece bazı repliklerde Mert Fırat biraz abartıyordu. Ünlü müzisyen Rahman Altın'ın melodisi, dram ve siir üçlemesi harikaydı. Bir de verem sahnesi o kadar çok işlenmiş ki neredeyse genç yaşta hayatını kaybeden şairlerin hayat hikayesinin önüne geçmiş. Lakin sonuçta eksik yanlarını bir tarafa bırakacak olursak bence yılın en iyi Türk filmi diyebilirim.
Film müthişti! Filmin öncelikle ve oyunculuk performansları da süper. Kıvanç Tatlıtuğ ile Mert Fırat'ın oyunculukları mesela. Zaten filmin kendisi, konusu, ara sıra yapılan espirileri... Yani her şeyi güzel. Çok güzel bir filmdi ve izlemeyenlere izlemesini öneririm. 4/5
Bu harika filmi bu kadar geç izlediğim için kendime kızıyorum kıvançın o zayıflığı hasta rolü o kadar iyiydi ki harika bir iş çıkarmış ben filmde en çok mert fıratı sevdim yani rüştü onur'u. Bu iki şairi bizlere tanıttığı için bu film unutulmamalı mutlaka izlenmeli
Sinemada izlemek istediğim bir filmdi ve sonunda bugün izleme fırsatı izlemeden önce gerçekten beklentilerim vardı hem oyuncu kadrosu olsun hem afişi hem hikayesi hem Yılmaz Erdoğan'ın işin içinde olması gibi unsurlardan dolayı beklentilerim yü film beklentilerimi karşıladı mı? Tam olarak karşılamadı fakat eğer başarısız ve kötü bir film dersem yalan söylemiş olurum çünkü film bir Türk filmi olarak gayet başarılı.Film baştan sona sürükleyici diyebilirim en azından benim gibi dram severlerin alışık olduğu bir tempoda ilerliyor film sadece sonlara doğru biraz ağırlaştı fakat benim asıl bahsetmek istediğim olay kurguyu pek beğenmedim ayrıca film içerik olarakta çok orjinal olduğu sö kurgusunu beğenmedim derken demek istediğim; bazı sahneler arası geçişleri beğenmedim yani bir sahneyi izliyoruz ve bir anda diğer sahne değişik ve uyumsuz bir şekilde başlıyor ama bunu filmdeki bütün sahnelerden bahsetmiyorum sadece bazı sahnelerden tilerimin altında kalan en göze çarpan kısmı ise filmin olay örgüsü ve senaryosu,iyi senaryo illa güzel replikler demek değildir iyi senaryo orjinallik de demektir fakat Kelebeğin Rüyası filmi her ne kadar başarılı mekan seçimleri,başarılı görüntü yönetmenliğine rağmen senaryosu ve olay örgüsü fazla orjinallik taşımı ne kadar filmin kötü yönlerini saysamda film kaliteli bir yapım,neden mi? Oyunculuklar hemen hemen başarılı,görüntü yönetmenliği başarılı,mekan seçimleri başarılı ayrıca yönetmenlikte bazı sahnelerde başarılı.Ayrıca şunu da es geçmemeliyim film depresif bir film ve ben bu yönden de filmi beğendim çünkü ben böyle iç karartıcı yani depresif filmleri ğin Rüyası bir aşk filmi olması rağmen depresif bir aşk müzikleri olmamış keşke üzerinde daha fazla çalışılsaymış.Son olarak ben filmi beğendim ve bir Türk filmi olarakta gayet başarılı buldum,tavsiye ederim ama Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar kazanacak kadar da iyi bir film olduğunu düşünmüyorum.
1940’ lı yıllarda yaşamış iki şairin veremle mücadelelerinin, aşklarının, hayallerinin anlatıldığı gerçek hayat hikayesi.Zonguldak ta maden ocaklarını, birçok insanın veremle mücadelesini izlerken fazlasıyla duygulanıyorsunuz.Ortalama bir film.Belçim Bilgin ve Farah Zeynep in rolleri değişmeliydi bence
Bazı filmleri izler ve çıktıktan sonra ne oldu şimdi bu iyi mi yoksa kötü mü bir filmdi diye sorarım. İşte onlardan biri de kelebeğin Rüyası oldu. Belki bir defa daha izlemeli ve daha net bir yargıya varmalı. Ancak bu şekli ile günler öncesinden yapılan tanıtım ve yaratılan beklentiyi karşılamıyor. Her şeyde önce liseli kız rolü Belçim Bilgin'e hiç ama hiç oturmamış oyunculuğu da sırıtmış. Filmin en kötü oyuncusuydu. Diğer oyuncular ise oldukça başarılı adeta göz dolduruyorlar. İki şairin şiir tutkusu 2. dünya savaşı koşulları ile birleşince ortaya çıkan atmosferi ve Zonguldak'ı oldukça iyi ele almış ancak İstanbul'da geçen sahneler şehri yansıtmamış. Seyircilerin bazılarının ağladığını gördüm ancak o kadar duygu yoğunluğu yaşatacak bir film mi bence hayır. Bir de keşke daha çok şiir kullanılsaydı.
filmi genel olarak değerlendirdiğimizde başarılı bir yapıt olarak göze çarpıyor... hatta şiirsel anlatımı destekleyen o fotoğrafik görüntüler... şiirin ve fotoğrafın ön planda oluşu filmin dilini olumlu etkielemektedir... yılmaz erdoğan ın kariyerinin bir başka yerinde durmaktadır bu film... çok uğraşılmış ve emeğinin karşılığını görür.. eğer gerçekten sinema severseniz bu filmde sıkılacağınızı düşünmüyorum... kimsenin eleştirilerini dikkate almadan gidin izleyin.. pişman olmayacaksınız.
Film konusu iyi bence karakterler hakkında bilgi alıp internetten izlerseniz daha iyi oturuyor tabiki bir başyapıt değil fakat izlenebilir Bir not daha kullanılan siirler etkiliyici şiirler değildi
yılmaz erdoğan denilince pek yorum yapma küstahlığında bulunmaktan kaçınıyor insan . Ama kendime hakim olamadım mükemmel bir baş yapıt çağan ırmak filmlerinden başka haz alıncak film yoktu taaki yılmaz erdoğan üstadın bu filmine kadar
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.