En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
9 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Öncelikle enteresan bir film izleyeceğinizin bilincine varın. Başta konusu ve bu konuyu ele alış şekli olmak üzere, kamera çekimleri, senaryo, karakterler, her biri kendine has ve orijinal. Bir yandan çok doğal, bir yandan çok absürt. Çarpıcı finali ile birlikte uzun süre aklınızda yer edecek. Yönetmeni Östlund'u takibe almak gerekli. Anne-baba olmak, karı-koca olmak, veya daha genel anlamda kadın-erkek ilişkileri, filmin temasını oluşturuyor diyebiliriz. Arka planda Alpler'in muhteşemliği eşliğinde. Mekan olarak seçilen otel, filmin başlı başına bir karakteri olmuş neredeyse. Müzik kullanımı, birebir hizmet etmeyi başarıyor filmin akışına. Senenin arka planda kalmış, ilgi çekici filmlerinden. Dışarıda sükse yaptı ve özellikle yerel bazda pek çok ödül veya adaylık kazandı. Bir yandan gülümsetip, bir yandan düşündürüyor.
Film Ekimi kapsamında izlediğim 2014 Cannes Jüri Ödülü–Belirli Bir Bakış ödülünün sahibi son derece başarılı bir İskandinav filmi. Film temelde evlilik kurumunun ve insan ilişkilerinin absürtlüğüne dair yapılmış en iyi filmlerinden biri. Yönetmenin eşsiz ses ve görüntü yeteneğinin olağanüstü kombinasyonuyla meydana gelen ve başarıyla altından kalktığı senaryonun işlenmesi kısmına artı olarak sinematografik açıdan takdire şayanlık bir iş ile alkışı hak eden bir yapım. Kurguyu pek çok bağımsız film gibi parçalara ayırarak, sindire sindire, izah ede ede izleyice aktaran film usul usul başlayıp birden tırmanışa geçen ve izleyiciyi abukluğun ortasında bırakan, bir süre sonra orijinal bir şekilde kahkahalara boğan dikkat çekici bir işe imza atıyor. 2014'ün en iyi bağımsız filmlerinde ilk 3'e rahatlıkla girer. Mutlaka görülmesi gereken bir film ancak Türkiye'de maalesef tek bir saatte film ekimi sayesinde izleme olanağına kavuştuk. DVD'si çıkınca Türkçe altyazı belki olmaz yine de izleyin diyorum. Senaryo alt metni oldukça derin ve anlam dolu olduğundan Cannes jürisini etkilememesi kaçınılmazdı. Zira refah dolu iskandinav toplumlarının zengin, aşırı güzel kadınlarının ve yakışıklı erkeklerinin bile hayatları dibe vurabilir temasını, Fransız alplerinin harika manzaralarını, filmin ruhunu özetleyen harika müziklerini yönetmen müthiş biçimde kolajlıyor. Yine yönetmenin elindeki en güçlü koz olan bana göre senaryosu ile film hakikaten özel bir ilgiyi hak ediyor. Erkek ve kadın doğasını çok net bir şekilde metne dökmüşler. Erkeklerin içgüdüsel davranışları karşısında kadınların olaylara daha mantıksal ve duygusal yaklaşmasını da yönetmen böylece ustalıkla işlemiştir. Onun dışında tek çekimlik sahneleri ile gerçekçi ve tamamen doğal karakter rolleri ile filme adapte olmanız çok keyifli. İyi seyirler. 9/10
Ruben Östlund’un filmi kabaca bir erkeğin ve bir kadının (sembolik olarak) hadım edilmesini anlatıyor. Nedir bu “force majeure” ? Özensizce “üstün güç” diye çevirebiliriz galiba. En üstün güç hayatta doğa olarak karşımıza çıkıyor, burada ise onun “çığ” halinde. Turist’te Alplerdeki bir kayak tesisinde kalan bir ailenin öğle yemekleri sırasında düşen bir çığ ile birbirlerine girmesini izliyoruz. Baba, Tomas, çığın “Gerçek” olduğunu anlayınca diğer fertleri hiç düşünmeden kaçmaya başlıyor. Filmin kalanında ise eşi, Ebba, bunu değişik kişilere danışmasına rağmen bir türlü sindiremiyor, ilişkileri gittikçe sakat bir hale bürünüyor, aile kurumları çatlıyor… Leonard Cohen’in The Future şarkısından bir bölümü hatırlatır bunlar: “Her şey dört bir yana dağılacak… Hiçbir şey, ölçebileceğin hiçbir şey kaymayacak. Kar fırtınası kapılara dayandı. Ve tepetaklak etti ruhun düzenini.”
Evlilik hayatı ve toplumsal roller üzerine çok iyi bir film, film de birazcık kadın düşmanlığı var diyebilirim. Final kısmı biraz zayıf kaldı bence, ana olay yeterince güçlüydü. Düğümün çözülmesi için finalde ki soruna gerek yoktu bence.
Öncelikle bu film izlenir ve de izlenmeli. Gerek sinema,gerek edebiyat yada herhangi bir sanat alanında yeniliklere ve de özgünlüklere her zaman açığımdır. Zaten filme 4 yıldız vermemin sebebide budur. Eğer bu filmi başka bir kamera arkası ekibi çekmiş olsaydı inanın bana aynı başarıyı göstermez idi. Filmde elbette bir konu var fakat daha çok durum odaklı bir film olmuş. Esasında durum filmleri beni epey sıkar; benimde anlamadığım bir şekilde film akıp gidiyor.. Filmi tek kelime ile özetleyecek olsaydım o da ''FARKLI'' olurdu. Diyologlar farklı, çekim teknikleri farklı, final sahnesi çok daha farklı. Belki de bu farklılık insanı filmi izlemeye iten sebeptir
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.