Filmin ilk yarısında filmi anlamakta güçlük çekiyorsunuz , ciddi anlamda kopuk kopuk sahneler ve ikinci yarısında bu sahneler azalıyor hatta hiç kalmıyor.. Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan'ın oyunculuklarına diyecek yok.. Çok başarılı..
Beklentilerimin çok üstünde buldum Son Umut'u. Gerçekten çok etkilendim. Yılmaz Erdoğan harika bir iş çıkarmış. Russel Crowe ilk yönetmenlik denemesinde çok çok iyi. Hala izlemediyseniz mutlaka izleyin.
"Mustafa Kemal kim?" "Türkiye'nin geleceği..." Gladyatör,Akıl Oyunları,Köstebek vb. başarılı filmlerin başarılı Oscar sahibi oyuncusu Russle Crowe'un ilk yönetmenlik deneyimi.Aynı zamanda başrol oynayan Yeni Zellandalı oyuncu Çanakkale Savaşı'nda 3 oğlunu kaybeden bir babanın oğullarını bulmak üzere Türkiye'ye gelişini ele almakta.Bütçesi konusunda net bir açıklama yapılmasa da ülkemizde yaklaşık 14.300.000 TL gibi bir gelir elde etmiş ve dünya çapında da 15 milyon$ ın üstüne çıkmıştır.Savaşa daha çok tarafsız yaklaşılmış ve gerek Türk askerinin gerek Anzak kuvvetlerinin savaş içerisinde çektiği tüm sefalet ve cefa objektif bir biçimde lanse edilmiş.Filmi tam da çekmesi gereken oyuncu Russle Crowe üstlenmiş ki Hugh Jackman'ı da beklemedi değilim şahsen.Ülkemizden ise 3 başarılı isim olan Yılmaz Erdoğan,Cem Yılmaz ve Salih Kalyon bu filmde yer almakta.Bu önemli bir adım olabilir belki de ki bu oyuncular maalesef dış sinemaya açılmakta çok geç kaldı.Ayrıca Yılmaz Erdoğan Avustralya'da En İyi Yardımcı Oyuncu ödülünü de bu filmden kazanmıştır.Altyazı izlemenizi öneririm çünkü filmde çok fazla Türkçe replik var ancak yabancı oyuncuların aksan sıkıntısı yüzünden çok anlaşılmıyor.Özellikle Olga Kurylenko'nun Türkçe konuşması güzel bir olay olsa da yer yer "ne diyor bu?" diye düşündürtmedi değil.Ülkemizin tanıtımı da çok başarılı yapılmış gerek İstanbul gerek Fethiye civarları...Emeği geçen herkes büyük teşekkürü hak ediyo.Hollywood'un yıllar boyunca kafasındaki Türkiye imajına son verebilecek bir yapım belki de.Tavsiye ederim mutlaka 8/10
Filmin iyi veya kötü yanlarının ötesinde,yaşananlara biraz da bizim gözümüzden baktığı ve biraz da bizim dertlerimizi anlattığı için Russel Crowe'a teşekkür ederim.
Son Umut filmini ben en başta bir Hollywood filmi zannetmiştim. Çünkü kadroda Russell Crowe ve Olga Kurylenko gibi ünlü yabancı isimler var. Hatta bu yabancı isimlerin yanında da bizim ülkemizin en ünlü oyuncularından Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan var. Ben açıkçası Cem ile Yılmaz'ın sanki bir figüran gibi arka rollerde olacağını sanmıştım. Ama sanmıştım sadece çünkü durum böyle değilmiş. Bu film Hollywood yapımı değil ve herkes için de eşit rol dağılımı yapılmış. Filmi izlemeden önce bunları bilmekte fayda var.
Filmin konusu Çanakkale savaşları. Aslında bizim çektiğimiz filmlerin yanı sıra Avusturyalı Russell Crowe'un bir Çanakkale filmi çekmesi oldukça garip ve seyircilere göre en başta başarısız gelebilir. Siz ilk önce bu ön yargıyı bir kırın ve filme gidin. Crowe, savaşı iyi anlatmak ile kalmamış, ayrıca savaşın ne kadar saçma bir şey olduğunu da bize göstermiş. Hem de tarafsız bir şekilde. İşte filmin en büyük olumlu tarafı bu zaten.
Aslında filmin bazı yerlerindeki geçişler eksik, bazı oyunculuklar pek iyi değil, kötü yanları var elbet. Ama filmin bir ruhu var ve biz bunu hissedebiliyoruz. Savaştaki masum insanların ölüşü, askerlerin inlemesi gibi şeyler yansıtılmış mesela savaş ile ilgili. Hatta film bu yüzden iyi diyebilirim.
Filmin asıl konusu savaş değil elbette. Filmin oğullarını bulmak isteyen bir babanın İstanbul'a kadar yolculuğu aslında. Olaylar kesişiyor yani.
Bu arada ben filmin iyi yanlarından devam etmek istiyorum; O zamanın kostümleri, Kapalı Çarşı vb. gibi şeyler o dönem için oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. Ayrıca Cem Yılmaz ile Yılmaz Erdoğan'ın oyunculukları da başarılıydı. (Filmi dublajlı izlediğim için sadece bu ikili hakkında konuşabileceğim ama filmin dublajlı olması kötü bir etken değildi, böyle de izlenebilir) Cem Yılmaz zaten en başta rolü kabul etmemiş, karakteri üzerinde bir kaç düzenleme yaparak filmin kadrosuna katılmıştı. Yalnız Cem'i çoğu sahnede görmeyi beklemeyin, ufak bir hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Yılmaz Erdoğan ise Cem'den daha fazla ön plana çıkmış, karakteri ve oyunculuğu ile. Son zamanlarındaki filmlerinden daha başarılı bir oyunculuk sergilemiş Erdoğan.
En sona gelirsek eğer, film için beklentinizi yüksek tutmayın. Yani filmden ekstra bir şeyler beklemeyin. Bu film ülkemiz için değerli bir film olmuş açıkçası. Bence izlemenizi tavsiye ederim. İyi seyirler.
Öncelikle çok sıkıldım..ve bulunduğum şehirde türkçe dublajlısı vardı ki..rezalet..hele türkçe dublajda ingilizce altyazılar vardı falan ingilizce altyazılı türkçe film gibi... kim türk,kim yabancı belli değildi....filmin tek iyi yönü,,russel crowun gelipde türkiyede bu filmi çekmesi ve filmi türk gözle anlatması.....başkada kayda değer birşey göremedim açıkçası...Russel abiyi Gladyatör,Elga ablayıda James bondla hatırlamaya devam edelim bence.
Crowe'un bu girişimi elbette bir Türk olarak hepimizi gururlandırıyor. Tarihimize ilgi duyması ve onu fazla çarpıtmadan anlatması iyi. Ama onun dışında çizdiği İstanbul tasviri, karikatürize ettiği düşman modeli dağınık anlatımı haliyle biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Cem Yılmaz hem sönük kalmış hem de sırıtıyor. Yılmaz Erdoğan çok iyi gerçekten. Açılış sekansını da gerçekten başarılı buldum ama. Bence izleyin.
gerçekleri anlatmaya çalışması yunan mitolojik ve uydurma tarihinden iyidir. umarim hollywood dan istanbulun fetihini doğru ve şeffaf anlatan bi filmde çikar...
Russel Crowe'un ilk yönetmenlik deneyimi olmasına rağmen kaliteli bir film koymuş ortaya. Senaryoda hatalar olsa da yine de tarafsız bir film olmuş. Her oyuncu rolünü en iyi şekilde oynamış fakat İlk defa Cem Yılmaz'ın oyunculuğunu beğenmedim, sanki böyle figüran rolündeymiş hissi verdi bana. Türk ezgileri, geleneklerine yer verilmesi (kahve falı gibi) ayrı bir güzellik katmış. Kesinlikle izlenebilir bir film tavsiye ederim.
Verdiğin sözü tutacaksın arakadaş, söz verdiğin kişi hayatta olmasa bile... Bir babanın verdiği söz uğruna hayatı pahasına çıktığı yolculuğu konu alan film bana göre başarılı. Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz'ın oyunculukları kayda değer. Film çok iddialı değil fakat keyifli bir iki saat geçirmek için ideal.
Temposu düşük, seyir zevki zayıf bir film olmuş. Temel konuyu desteklemeyen bir sürü gereksiz sahneler var. Yunanlı asker tiplemesi Malkoçoğlu filmlerindeki gibi abartılı. Senaryo zayıf ve kopuk kopuk. Replikeler vurucu değil. Sonuç olarak başarılı bir film olmamış bence.
Film senaryo açısından çok iyi bağlamışlar sahneleri ve işleyişi. Görsel açıdan çok etkileyici bir film olmuş. Fakat çanakkale ve türklerin filmdeki osmanlının yıkılışı esnasında çok patavatsız göstermişler. Türk kadının otel işletmesi sonrasında crow a aşık olması, kahve falları vs. bunlar aptalça detaylar. Biraz daha keşke rencide edilmeseymiş. Ayrıca osmanlı kadını böylebir karaktere sahip olamaz. Film hollywood açısından işlenmiş. bir babanın savaş alanlarında ölümünden sonra oğlunu aramanın derdini anlatmış anlatmaya çalışmış reealitenin dışına çıkan bazı sahneler dışında iyi
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.