En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ata Kalinyazgan
Takipçi
204 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
23 Şubat 2014 tarihinde eklendi
En az Ferah Zeynep Abdullah ve Engin Akyürek kadar Ceren Moray ile Onur Tuna da hatta şirin bir çocuk tiplemesiyle karşımıza çıkan Serra Keskin de gayet başarılı oyunculuklar sergiliyor. Yalnız bana göre filmin en büyük kozu Nil Karaibrahimgil'in harika parçası. Günlerdir dinliyorum, Kanatlarım Var Ruhumda'yı ve filme gitme kararını almama da en çok bu enfes şarkı neden oldu. Pişman değilim izlediğimden hatta filmi beğendiğimi de söyleyebilirim. Eleştirdiğim nokta, ne kadar özgünleştirilse de klişe bir konuyla kaleme alınan senaryoda kolaya kaçılması ve eldeki yüklü avantajların hepsinden yararlanılamamasıdır. (...) Filmin dramatik yönü oldukça kuvvetli. İlk yarıda bunu hissettiremese de ikinci yarıdan itibaren dramın ağırlığı fazlasıyla ön plana çıkıyor. En çok da Tekin'in saflığına ve hayallerine duygulanıyor insan. Allah vergisi yeteneğiyle para kazanan, tek başına bir adada yaşayan sözde 'çirkin' bir adam olan Tekin, adadakiler tarafından tanınsa da kimseyle yakınlaşamaz, o 'Tek'tir yani. Ama bir gün Eylül adındaki bir kıza aşık olur, imkansız aşk onun yüzüne güler. Tüm saflığıyla inanır bu aşka ama Eylül ona mutluluktan ziyade üzüntü verecektir. Çünkü yaşanmış bir mucizenin bir kez daha gerçekleşmesi neredeyse imkansızdır. (...) Bi Küçük Eylül Meselesi, tablo olarak baktığımızda gerçekten güzel bir görüntü oluşturuyor. Hikayenin özünden alışılmışın dışında bir şey beklemezseniz, yarattığı atmosferle fazlasıyla tatmin olursunuz. (...)
Kerem Deren'i televizyondan tanıyan kesim için çok şaşırtıcı değil film. Ama her şeye rağmen ben beğendim filmi. Güzel oyunculuklar, güzel konu, güzel işleniş, güzel bağlanmış sürpriz son. İzlemenizi tavsiye ederim.
Aslında film romantik-dram. Sadece romantik diyerek beklediğimi vermedi. Dram yönü daha ağır basıyor. Film romantik diye geçen türk filmlerine göre çok çok üst çıtada bir film. Sanki bu bizim filmimiz değildi. Çok başarılıydı. Hem oyuncu hem senaryo hem kurgu hem ortam... Muhteşemdi. Bu film kesinlikle izlenmeli, desteklenmeli.
Bi Küçük Eylül Meselesi, bi küçük “Yaban” filmine benzese de vasatın üzerinde izlenesi bir romantik Türk filmi seçeneği sunuyor. Filmi izlerken, ana hatlarıyla, baş karakterlerin huyundan suyundan mütevellit Yeşilçam’ın aklımıza kazınmış 1973 yapımı “Yaban” filmi sürekli akıllara geliyor. Ayrıca, aşk ve hafıza kaybı ikilisi bu filmde de karşımıza çıkıyor. Sanırım hafıza kaybı büyük aşkların en büyük kurtarıcısı. Son dönemde yerli yabancı birçok romantik filmde bu sığınağa saklanılıyor. Onlarca bu harmanın farklı oyuncularla bezendiği film sayabilirim. Engin Akyürek’in birinci, Farah Zeynep Abdullah’ın ikinci uzun metrajlı filmi olmasına rağmen, iki kişi üzerinden yüreyen hikayenin altından başarılı bir oyunculuk performansıyla kalkmışlar. İki oyuncuda canlandırdıkları karakterlere son derece yakışmışlar ve bu ufak aşk öyküsünü beyazperdeye güzel şekilde yansıtmışlar. Yönetmen ve senarist Kerem Deren, Eylül ile Tek’in arasında geçen diyaloglar ve aşklaşmalı bölümlerde unutulmaz ayrıntılar ve sözler yakalamış. Film her ne kadar ana temasıyla klişe gibi gözükse de Kerem Deren’in unutulmaz diyaloglarıyla akıllara yer edecek bir aşk hikayesi olacaktır. Mekan seçimi, kare seçimlerine, Bozcaada’nın güzelliği de eklenince “Bi Eylül Meselesi” temiz işçiliği, akıcı bir senaryosu olan romantik bir film olarak karşımıza çıkıyor. Filmde yaşanan aşkın güneşli yaz günlerinde, aşkın bitiminin ise sonbahardaki anlatımıda Bi Eylül Meselesi’ne ismindeki gibi bir hoşluk katmış.
Filmde sürekli bir gizem var. Acaba sonunda ne olacak diye merakla sorguluyoruz hep. Zaten sonunu iyi bağlamasalar sıradan orta karar bir film çıkacakmış. 6/10 hakeder.( 698 )
benim için 10/6,5 verebilirim zengin ünlü bir kiz , kendi halinde yasayan genç delikanli arasinda adaya gelisi ile duygusal yakinlasma Erdi yasaroglunun karikatürlerle yaptigi çizimleri hostu filme farklilik katmis Bozcaada zaten mekan olarak iyi seçilmis genel olarak 14 subat zamani ask filmlerinden biri olmus
İzleyenler konu ne güzel falan demişler. Lakin bence eh işte filmi ite kaka seyrettim. Başından sonunu tahmin eder gibi oldum. izleyenler konu ne güzel falan demişler. Burada şizofreni bir bayanın yakışıklı bir gence çirkin diyerek geçtiği bir film seyrettim aslında.yoksul ve tahsilsiz ve kültürden yoksun bir genci öyle diyememişte çirkin çirkin çirkin demiş durmuş. 1 ay kalıyor gencin evinde sonra sabah kalkıyor pişmanlık o başka bir dünyada yaşıyormuş çünkü. sonra hatırlamıyorum diyor adaya gidiyor. karşısına tanımadığı kişi çıkıyor ve beni tanımadın mı unuttun mu diyor.(o kişi yok hayal zaten) olayları anlatıyor. hala kabullenememiş olanları sonrasında hatırlıyor falan. olaya başka bir açıdan baktım ben bunları gördüm. onun için eh işte
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.