İlksen Başarır'ın "Başka dilde aşk" filmini izledikten sonra bunun onun elinden çıktığına inanmak güç geliyor. Hele ki kadroda nispeten deneyimli bir hayli oyuncunun biraraya gelip bu kadar seviyesiz ve garip bir oyunculuk oynaması hayra alamet bir olay. Belli ki polonyalı bir yazarın elinden çıkmış tiyatro oyununun maalesef Türk kültür ve anlayışından ne kadar uzak bir olgu olduğu gözardı edilmiş ama yinede bu kadar kötü olmamalıydı. Filmin küfür argümanını devamlı surette hiç bıkmadan empoze ettiği yapımda biz erkeklerin ilgisini çeken bir durum yok. Belki kadınlık onurunu umursamayan ve bu sözlere hayranlık duyan bir takım dişikişiler hariç. Salondan çıkma olayına gelince. Seans arası dönünce 20 kişiden 13 kişiye düştüğüne şahit oldum.
tiyatro oyununun dışında hiçbir şekilde sergilenmemesi gereken bir yapıt bence.. sinemada izlenecek "film" niteliği taşıyan birşey değil.. çok yüksek sesli diyaloglar, sürekli tekrar eden milletin gözüne sokulmaya çalışırmış gibi yapılan espriler, zorlama derecesinde sıkıcı küfür.. spoiler: ya bu ülkede cem yılmazla katıla katıla gülen insanlardan oradaki birkaç ince espriyi anlayıp gülmesini bekleyemezsin.. oyuncu kadrosu çok sağlam olup içeriği ve senaryosu bu kadar boş olan başka film görmedim..
tesadüfler bile aşırı derecede zorlama bir "film" için. adamın onun babası çıkması, ötekinin karısının onun eski çaktığı olması falan.. verdiğiniz paraya yazık olur gitmeyin.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.