Logan: Wolverine
Ortalama puan
4,3
1243 Puanlama

49 Kullanıcı yorumları

5
24 Eleştiri
4
13 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Şubat 2021 tarihinde eklendi
Karakterleri Marvel tarafından yaratılan “Wolverine üçlemesinin” sonuncusu olan “Logan” ı kısaca, senaryosunu da Scott Frank ve Michael Green ile birlikte yazan James Mangold’un yönetmen koltuğunda oturduğu aksiyon dozu yüksek bir bilim – kurgu drama olarak tanımlayabiliriz…

Yıl, yakın bir gelecek olan 2029…

Film El Paso, Texas’ta 2024 model Chrysler’i ile nüfusta kayıtlı olan James Howlett adını kullanarak “Uber” tarzı çağrılar karşılığında limuzin hizmeti veren Logan’ın (Hugh Jackman), bu aracının lastiklerini sökerek çalmaya çalışan Meksikalı serserileri güzelce silkelediği ve üçünü de öldürdüğü oldukça hareketli bir sahne ile başlar…

Yine bir müşterisi için gittiği bir mezarlıkta, önceden tanımadığı Gabriela Lopez (Elizabeth Rodriguez) isimli bir kadın yalvar yakar kendisinden yardım ister…

Ama Logan oralı olmaz…

Hastaneden el altından, doksan yaşındaki dostu ve hocası Charles Xavier (Patrick Stewart) için ilaç alırken aracına Alkali – Transigen’in güvenlik şefi Donald Pierce (Boyd Holbrook) binerek Logan’dan, Gabriela’yı bulması hususunda kendisine yardımcı olmasını ister…

Tepesi atan Logan, Meksika sınırından geçerek artık kullanılmadığı gibi tamamen bir hurdalığa dönmüş olan bir haddehane de yaşayan eski mutant avcısı Caliban (Stephen Merchant) ve iğnesini yaparak sakinleştirdiği Charles ile buluşur…

Bu arada Charles ile yaptıkları sohbet esnasında yirmi beş yıldır herhangi bir mutantın doğmadığını da öğrenmiş oluyoruz…

Neyse…

Yeniden işine dönen Logan’ın telefonuna, şimdi de iki kişilik bir müşteri grubundan mesaj gelmiştir…

Köhne bir otelin yer aldığı verilen adrese gittiğinde karşısında, gün içinde mezarlıkta kendisini sıkıştırarak bayağı bir sinirlendiren Gabriela ile kızı olduğunu söylediği küçük Laura’yı (Dafne Keen) bulur…

Bu kez yaralı ve daha da çaresiz olan Gabriela, 20 bini peşin kalanı da vardıklarında ödenecek olan 50 bin dolar karşılığında Logan’dan kendilerini, Kanada sınırını geçecekleri Kuzey Dakota’daki “Cennet / Eden” denilen yere götürmesini istemektedir…

İkna olan Logan yol hazırlıklarını tamamlayıp, durumdan Charles ile Caliban’ı da haberdar ettikten sonra anne ve kızı almak için geri döndüğünde ne yazık ki Gabriela öldürülmüş, Laura’da kayıplara karışmıştır…

Şaşkına dönen Logan, gerisin geriye Charles ile Caliban’ın yanlarına döner…

Fakat o da nesi…

Peşinde olduğu Laura’nın Logan’ın himayesinde olduğunu düşünen Pierce’da aynı yere gelerek çocuğu istemesin ve üstelik de Logan’ı tehdit etmesin mi…

İşte bu, Laura’nın yeniden ortaya çıkacağı ve Logan, Laura ve Charles’dan oluşan kahramanlarımızın önde Alkali – Transigen’in de arkalarında olacağı uzunca bir yol hikayesinin başlayacağı bir andır aynı zamanda…

Hepsi bu kadar mı?

Elbette değil…

Henüz dakika 30…

137 dakikalık filmin gerisinde yanıtlanması gereken daha pek çok soru vardır…

Örneğin:

Gerçekten de son yirmi beş yıl içinde hiçbir mutant doğmamış mıdır ve kuzeyde “cennet” diye bir yer bulunmakta mıdır?

Bir bioteknoloji şirketi olan “Alkali – Transigen” de aslında ne yapılmaktadır ve o tesiste hemşire olan Gabriela ve küçük Laura’nın peşine neden düşülmüştür?

Tabii en önemlisi, Laura kimdir?

Bütün bunlar ve daha da fazlası Dr. Rice (Richard E. Grant) ile X-24’ün de (Hugh Jackman) dahil olacağı aksiyonun tavan yaptığı bölümlerde çok net bir biçimde açıklığa kavuşacak…

97 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilerek 619 milyon dolarlık bir hasılat rakamına ulaşmış olan bu filmin perde arkasındaki kahramanlarıysa bize göre:

“Ford v Ferrari” (2019) ile Academy ve BAFTA ödüllerini kazanarak “haklı” şöhretini perçinlemiş olan editör Michael McCusker ile görsel efekt cambazları ve hareketli sahnelerdeki şovları gerçekleştiren dublörlerdir…

Bugüne kadar izlememiş olan adrenalin meraklılarına hararetle önerilir…

Keyifli seyirler,
Mert H
Mert H

Takipçi 1.646 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Ocak 2019 tarihinde eklendi
İzlediğim en iyi veda filmlerinden biri. Her duyguya doyabildiğiniz ve Deadpool'da tadını tam alamadığınız kan dozunu aldığımız ve vahşilik izlediğiniz bir film. En başından beri bunu görseydik keşke. Teşekkürler Hugh Jackman!
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Haziran 2017 tarihinde eklendi
"LOGAN" 17 yıllık bir efsane.. Wolverine her zaman popüler bir karakterdi fakat Hugh Jackman Wolverine'i öyle bir yere getirdi ki zamanla herkes Wolverine'i daha fazla tanıdı, daha fazla sevdi. hal böyle olunca da onu birçok macerada izledik. yeri geldi arkadaşlarını kurtardı, yeri geldi romantik bir adam oldu, yeri geldi zamanda yolucuk bile yaptı! bu sefer onu son macerasında izliyor olacaksınız. Old Man Logan isimli çizgi-romandan uyarlanan bir veda bu. çizgi-romandaki hikayeler her zaman daha fantastik ve daha aksiyonlu oluyor. fakat Old Man Logan hikayesi gerçekten çok trajik.. filmde, çizgi-romandaki hikayenin aynısını olacağını zaten beklemiyordum. çizgi-romanda geçen hikayede Logan'a artık kör olmuş bir Hawkeye eşlik ediyor ve bambaşka bir maceraya atılıyorlar. Logan filmine çizgi-romanından çok farklı bir hikaye yaratılmış ve filmin hikayesi gerçekten çok güzeldi. X-23'ün hikayeye dahil edilmesi ve yeni X-MEN'lere devir teslim olması filmi çok daha özel kıldı benim için.. diğer X-MEN filmlerinden farklıydı Logan. her şey olabildiğince gerçek, fazlasıyla yalın ve bir o kadar vahşiydi! sadece hikayesel anlamda değil, teknik açıdan da muazzam bir film izledim. X-MEN filmleriyle büyüyüp de bu filmde duygulanmamak gerçekten çok zor olmalı. bir efsaneye yakışan, efsane bir veda filmi.. teşekkürler James Mangold. teşekkürler Hugh Jackman. teşekkürler Marvel. James Howlett sonun başlangıcına inat son kez iyi seyirler...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
28 Nisan 2017 tarihinde eklendi
ÖNÜMÜZDEKİ OSKAR ÖDÜLLERİNİ TOPLAYACAĞINI DÜŞÜNDÜĞÜM MÜKEMMEL BİR BAŞYAPIT

“X-Men” serisinin 9. filmi, “Wolverine” serisinin ise 3. filmi olma özelliği taşıyan “Logan” için açıklandığından beri pek bir beklentim olmadığını belirtmeliyim. Bunda Hugh Jackman’ın “The Wolverine” filminde çalıştığı yönetmen James Mangold ve senaristlerle beraber bu filmi yapacağını öğrenmemin etkisi oldukça fazla. İlk yarısı oldukça potansiyel taşıyan bir film olmasına rağmen stüdyo kurbanı olan ikinci yarısıyla büyük bir hayal kırıklığı yaratan “The Wolverine”den sonra Jackman ve Mangold “Logan”la sinema severlere öyle bir film veriyor ki demek ki istenildiği zaman bu iş tam anlamıyla olabiliyormuş diyorsunuz.

“Logan”, “The Dark Knight / Kara Şövalye” üçlemesine yaklaşabilen tek çizgi roman filmi olabilir. Stüdyo etkisinin neredeyse hiç hissedilmediği film resmen bir aşk mektubu niteliğinde. Karakteri hiç olmadığı kadar yaşlı, yorgun ve incinmiş bir şekilde izleme şansı bulduğumuz filmde bir yandan kanser gibi tehlikeli hastalıklarla savaşan bir bireyin metaforu yapılırken, diğer yandan da aile temasının önemi vurgulanıyor. Görsel efektlerin olabildiğince minimum bir şekilde kullanıldığı, stüdyo veya gişe yapma derdi bulunmadığı için sadece çizgi roman hayranların memnun edecek süslü ve renkli karakterlere yer verilmediği “Logan”, mutant karakterlere yapılmış organik dokunuşlarla realizmin doruklarına çıkmış gelmiş geçmiş en iyi neo western filmlerinden biri olarak öne çıkıyor. Açıkçası “Logan”dan sonra son zamanlarda yapılan tüm Marvel ve DC filmleri size çizgi film gibi gelecek.

Diyaloglarına kadar özen gösterildiği belli olan “Logan”da bir yandan da hayatına giren herkesi kaybeden karakterin en büyük düşmanının kendisi olduğunun metaforu yapılıyor. Kızı olduğunu öğrendiği Laura’nın asla kendisi gibi katil olmamasını isteyen Logan’ın klonuyla karşılaştığı sahneler şok edici olmakla beraber fazlasıyla da anlam yüklü. Başta “Shane” olmak üzere Mangold’un eski western filmlerine referanslar gönderdiği filmde sahneleri bu kadar anlamlı kılan en önemli etkenlerden biri de Marco Beltrami’nin enfes besteleri. Özellikle “Main Titles” ve “Eternum” parçaları Oscar’lık.

Hugh Jackman’ın artık karakterine yakışmaktan öteye giderek bu sefer “gerçekten” oynadığı filmde ünlü aktörün kariyerinin zirvesinde bir performans sergilediğini belirtmeliyim. Gerçekten Oscar’ı sonuna kadar hak ediyor. Yorgun, yaşlı ve hayattan ümidi kesmiş karakteri izlerken seyirci olarak karakterin çektiği tüm acıları iliklerinizde hissediyorsunuz. Jackman’ın cenaze sahnesinde ağladığı performansı yüreğinize işliyor. “R rated” yani 17 yaş sınırının fazlasıyla yerinde kullanıldığı film sayesinde ilk defa gerçekten “Wolverine” filmi izleme şansı buluyoruz. Çoğu yaş sınırı bulunan aksiyon filmlerinin aksine şiddet içerikli görselleri karakterlerin vahşi yapılarını hissettirecek kadar kullanan “Logan”, stüdyoyu böyle bir film yapmaya sonunda ikna edebilen Hugh Jackman’a daha fazla saygı duymanızı sağlıyor. Aynı şeyler Profesör X olarak tekrardan kamera karşısına geçen Sir Patrick Stewart için de geçerli. Stewart sadece en iyi Profesör X değil aynı zamanda kariyerinin de en iyi performanslarından birini veriyor. En iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar adaylığını sonuna kadar hak ediyor. Ve tabii Dafne Keen’i unutmamak lazım.

Özetlemek gerekirse; stüdyo ve Oscar derdi olmayan sinema tarihini değiştirecek bir film olan “Logan”, senaryosundan oyunculuğuna kadar sevgiyle yapılmış bir film. Hugh Jackman’ın aynı karakteri oynamasına rağmen Oscar’lık bir performans sergilediği filmi izledikten sonra yakın zamanda yapılan tüm çizgi roman filmlerine daha farklı bakmaya başlayacaksınız.
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Mayıs 2025 tarihinde eklendi
Serinin son filmi diğer serilere göre biraz düşük olsada gene güzel bir film.
Alp T.
Alp T.

Takipçi 441 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
14 Mart 2017 tarihinde eklendi
Spoiler içermeden konu şöyle: "Limuzin şoförlüğü yapıp Charles Xavier'ın başında duran, fakir bir şekilde yaşayan Logan'ın Laura adındaki bir kıza göz kulak olması gerekir ve Laura'nın peşinde olan bazı kişiler vardır. Böylece Logan, Laura ve Charles ile bu adamlardan kaçmaya başlarlar ve Laura'yı korumaya çalışırlar. Çünkü Laura, göründüğünden daha fazlasına sahip olan bir kızdır."

Logan için aşırı heyecanlıydım. Çünkü filmin yönetmeni James Mangold, daha önceden The Wolverine'i yönetmişti ve o film gayet başarılıydı. Ayrıca Hugh Jackman, Wolverine karakterini son defa canlandıracaktı bu filmde. Filmin aldığı yaş sınırı ve konusunun gerçekçiliği de çok merak ettiriyordu. Bütün bu beklentilerimin sonucunda şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Logan, şu ana kadar izlediğim en iyi X-Men filmi.

Logan, Marvel'ın The Dark Knight'ı gibi. Oldukça ciddi bir tonu ve diğer süper kahraman filmlerine göre çok farklı bir işlenişi var. Ve her iki filme "süper kahraman filmi" demek çok basit kaçıyor. The Dark Knight, bir suç filmi ve Logan da kesinlikle bir dram filmi. Asla bir süper kahraman filmi değil.

Eğer filmin belli bir yerini ele alacak olursanız, en iyi kısımlar ilk ve son 45 dakika. Bu sahneler çok hızlı bir tempoda ilerliyor ve aksiyon açısından da çok tatmin edici. Filmin orta kısmı daha çok ana karakterlerle bir yol yolculuğu olarak geçiyor. Filmin bu kısmında daha çok karakterlere yoğunlaşılmış. Gereksiz olanlar da dahil. Filmin bu kısmı kesinlikle kötü değil ama filmin temposunu biraz yavaşlatmış. Kumarhanede geçen kısım ile Logan'ın güçlü birisiyle dövüştüğü sahne dışında pek de akılda kalıcı bir bölüm yok. Ama bunun dışında, filmle ilgili aklıma başka bir sorun gelmiyor. Logan inanılmazdı.

Filmin yaş sınırından konuşalım biraz. Geçen yıl Deadpool'un aldığı yaş sınırının aksine Logan'ın yaş sınırı almasının asıl nedeni, hikayesinin daha çok yetişkinlere hitap ediyor olması. Evet, filmde bolca kan ve öldürme sahneleri var (ve bu sahneler inanılmaz bu arada) ama film, bu sahnelerle ön plana çıkmıyor. Geçen yıl X-Men: Apocalypse'de olduğu gibi Logan, sırtını aksiyona ve görsel efektlere değil, hikayesine ve karakterlerine yaslıyor. Ve bu yüzden bundan sonra gelen aksiyon sahnelerinin yarattığı etki daha büyük oluyor.

Bir karakteri 17 canlandırmanın ardından Hugh Jackman, yine inanılmaz bir performans sergilemiş. Logan, Jackman'ın Prisoners'dan sonraki en iyi performansı. Çünkü filmin aldığı yaş sınırıyla birlikte Jackman da nihayet gerçek Wolverine'i göstermiş. Patrick Stewart da harikaydı ayrıca. Ve Laura'yı canlandıran Dafne Keen de çok havalıydı. Keen'in karakteri filmde neredeyse hiç konuşmuyor, bu yüzden oyunculuğu hakkında pek bir şey diyemeyeceğim ama aksiyon sahnelerine gelince Keen, resmen döktürmüş.

Film duygusal açıdan da çok tatmin ediciydi. Çok şaşırtan ve birkaç güldüren sahnesinin yanında Logan, gerçekten de duygusal bir film. Özellikle de filmin finalinde tüylerim diken diken oldu ve salonun yarısı ağlamaklıydı.

Kısacası, Logan'ı izleyin. Hem de hemen. Bir süper kahraman filminden daha öte, gerçek dünyada geçen, hikayesini gerçekçi bir şekilde işleyen ve bunu yaparken de olasılıkları sınırsız tutan bir film. Oyunculuklar başarılı, yönetmen Mangold'un bu filme getirdiği bakış açısı harika ve aksiyonu inanılmaz derecede eğlenceli. Logan'ı sakın kaçırmayın. İyi seyirler.

FİLMİN İYİ YANLARI:

+ Hugh Jackman, Patrick Stewart ve Dafne Keen.

+ Harika aksiyon sahneleri.

+ Başarılı senaryo.

+ Süper kahraman filminden daha ötesi olup hem çizgi romanlara saygı durup hem de gerçekçiliğini yitirmemesi.

+ Aksiyonun değil, hikayenin ve karakterlerin ön planda olması.

FİLMİN KÖTÜ YANLARI:

- Filmin bir kısmı biraz yavaşlıyor ve gereksiz karakterlere zaman ayırıyor.

TOPLAM PUAN: 9.4/10

Not: Normalde Logan başlamadan önce Amerika'da Deadpool 2'nin ilk teaserının gösterilmesi gerekiyormuş ama bu sahne Türkiye sinemalarına gelmemiş. Film başlamadan önce Deadpool'un çıkmasını bekliyordum ve bu konuda biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu. Bunun nedeni de filmin dağıtımcı firması eğer bu sahneyi filme eklerse Logan'ın 18+ yaş sınırını alacak olmasıymış. Bu sahne internette var aslında ve oldukça komik bir sahne. 18+ olayını da hiç anlamadım ama eğer Logan'ı izlediyseniz, Deadpool 2'nin bu özel videosunu da kaçırmamalısınız.
Tolgakocak
Tolgakocak

Takipçi 239 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Haziran 2025 tarihinde eklendi
wolverinin son filmi harika bir son filmi kanlı vahşet adamları biçtiği sahneleri çok olması güzeldi loganın böyle filmi olması gerekiyordu yapmışlar bence wolverine filmlerinin en iyisi x-men filmlerinin bile en iyisi olabilir 10/10 en sevdiğim sahne loganın ormanda adamları kestiği sahneydi spoiler: bir adamın hamuru neyse odur joey kalıbını kıramazsın katil yaftasıyla yaşayamazsın geri dönüşü olmaz doğru veya yanlış üstüne yapışır kurtulamazsın şimdi annenene geri dön herşey düzelecek de ona güzel replikti
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
19 Ocak 2018 tarihinde eklendi
X men serisi sevdiğim bir seridir. Bu filmi de beğendim aksiyon filminden çok drama filmi gibi hikayeye bağlanıyorsunuz. Hikaye klasik kodları bire bir uygulasa da güzel. Sanırım sevdiğin karakterleri tekrar görmek güzel. Ancak seri hakkında bir eleştirim olacak. Serinin filmleri birbiriyle tutarlı gitmiyor, ölen karakter diğer film de tekrar diriliyor, daha geride ki tarihlerde teknoloji daha ileri bu film de dünya daha geri kalmış bir teknoloji kullanıyor.
Fundalina Jolie
Fundalina Jolie

Takipçi 178 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Mart 2017 tarihinde eklendi
James Mangold tarafından şimdiye dek yaratılan en büyük çizgi roman kahramanlarından biri olan Wolverine’in tamamlayıcı bölümü bildik anlatımların dışına çıkıyor ve unutulmaz bir vedaya sahne oluyor.
Duygu yoğunluğunu dibine kadar yaşatan ve salt aksiyondan çok daha fazlasını sunan film, uzun sayılabilecek 2 saat 17 dakikalık süresi boyunca etkileyiciliğini korumayı başarıyor. Bir çizgi roman uyarlamasının dışına çıkan anlatım, bildik Wolverine filmlerinin ötesinde hem duygusal hem de çok sert.
Sertuğ T.
Sertuğ T.

Takipçi 161 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Mart 2017 tarihinde eklendi
( Spoiler )
"Ölüyorsun" Her Efsanenin her kurgunun bir sonu var. Ne yazık ki kabul etsekte etmesekte bu nihai son her zaman var. Fox Deadpooldan aldığı Karardan sonra Loganıda Diğer Wolverine filmlerinin dışında tutup artık Wolverinin saldırgan yönünü gösterip ona hakketiği elvedayı verebilmek için filmi R RATED (18+) bir şekilde gösterime sundu.( Ülkemizde 15+Olarak girdi .) Cidden film konduğu yaş sınırını hakkedecek seviyede bir vahşet sunuyor .Film tam bir Festival Filmi tadında. Filmde genelde diğer mutantların akibeti hakkında net bir kesinlik yok. Benim farkedemediğim gözden kaçırdığım bazı detaylar olmuş bunları sonradan film hakkında arkadaşlarımla muhhabet ederken hatırladım. Böylecede en net sonuç Xavierın Loganın zihnine girip Xmeni Öldürdüğü Oluyor. Xavier " Pişmanlık Duyuyorum " gibi sözlerinden ve Logana olan atıflarından biraz biraz çıkarıyorsunuz bunu. Aynısı Old Man Logan Çizgi Romanı öncesindede Mysterio Tarafından Logana yapılmıştı ve Logan Tüm X- Men Ailesini Öldürmüştü.Filmin aslında klişe gibi duran ama Old Man Loganı okumuşlara çok iyi gönderme gelecek sahneleri var. Old Man Loganı birebir kopyalaması çok imkanlı değil sonuçta Old Man Loganın geçtiği evren dolu dolu ve post-akoliptik bir evren. Burda tam öle bir evren görmüyoruz. Sadece mutantlardan arındırılmış bir evren görüyoruz.Film Açılış Sahnesinden itibaren Loganın artık yaşlandığını zor ayakta durduğunu ve zor kavga ettiğini gösteriyor.Adamantium Çelikin onu zehirlemesinden dolayı hem güçsüz düşen hemde yaşlanan Loganın yaraları iyileşmiyor.Filmde bir düşman sıkıntısı var ama siz buna çok aldırış etmiyorsunuz. X23 cidden harika olmuş özellikle X23 ün başlangıç hikayesine benzemesi, Başlangıç hikayesinden farklı olarak X23 ün yanında onun gibi birsürü çocugunda deney olduğunu görüyoruz.Hepsi değişik bir şekilde doğmuş ve Başka Mutantların DNAlarını taşıyan kişiler.X23 te Loganın Dnasını taşımakta Özellikle bu
deney programını yapan kişinin Wiliam Stryker gibi birinin oğlu olması dahada büyük bir gönderme.Göndermeler cidden harika geçmişe geçmiş karakterlere, geçmişe yaptığı göndermeler çok sağlam .
Filmde bazıları Dakeni görme umuduyla gitti ama onun yerine X24 adlı Wolverinin tamamen klonu olan bir mutant var karşımızda. Bir nevi Yarı- Daken sayabiliriz böyle bir karakter yaratmak mantıklımı ? Bence onun yerine Sabrettoh karakterini filmden çıkarmasalardı daha iyi olabilirdi.X24 ün Xavierı öldürmeside çok üzücü oldu açıkçası dediğim gibi tam festival filmi kıvamında ve duyguları çok iyi anlatabiliyor ve film dram-aksiyon türünde gayet başarılı.Açıkçası Xavier öldüğünde Ağladım. Film bazı virgüller, açık kapılar bırakmış . Bunları bazı görüntüler,bazı sözlerle tamamlayabilirsiniz ama ben o virgüllere dikkat etmeden izlediğim için haliyle bazı açık kapılar kalmıştı aklımda. Bu filmde Loganın sonunda sinema evreninde gerçek adını kullandığını görüyoruz ama Wolverine değişmiş, Artık Wolverine isminin kullanmıyor bir nevi emekli olmuş. Şöförlük yaparak geçmini kazanıyor. Ve Meksikada Xavier ve Calibanla birlikte yaşıyor. Alhzemier Hastası Xavier, Ve Logan dünyanın tüm post-akoliptlikliğini görmüş ve bundan etkilenmiş kişiler. Xavier Nöbetler geçiriyor. Ve İlaçlarını almadığı sürece Baskı Altındayken Hep Bunu yaptığı için bu bir tehlike arz etmekte.Kendilerini hep Son Mutantlar Zannederken Xavierın sezimiyle Aslında kalan tek mutantlar olmadığı anlaşılıyor. Filmin 1. Perdesi Aşırı iyi geçerken. 2. Perdede bazı problemler mevcut.Tempoda sıkıntı var. Evet bu benim için bir sorun değildi ama bunu normal bir film olarak izleyenler için bu insanların filmden kopmasını sağlayacaktır. Ayrıca fragmanlarda hep duyduğum artık ezberlediğim şarkıların filmde kullanılmaması beni baya üzdü. Sonlara doğru mutant çocukların askerlere saldırdığında veya kötü adamı öldürdükleri sahnedeki efetkler aşırı aceleye getirilmiş.Ve Büyük Ustanın ölüm ve gömülüş sahnesi ise bu film için ayrı bir ton. Kısacası Harika Bir X - MEN filmi ve Süperkahraman filmi olmuş. X23 ve Loganın baba-kız uyumu aynen The Last Of Us oyunundaki Joe-Ellie ikilisi gibi çok iyi yansıtılmış.
Artılar : + Aksiyon- Vahşet Sahneleri + Festival Filmi tadında olması + Güzel bir nokta ve güzel bir elveda + Göndermeler + Karakterler + X23
Eksiler : - Senaryonun gidişatı (2.Perde) - Müziklerin Kullanılmaması - Sondaki Aceleye getirilmiş görsel efektler
Nihai Karar : 8.5/10
" Işığa Dikkat Et"
"Denizlere Açılalım
Sarp Baran
Sarp Baran

Takipçi 139 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
6 Eylül 2020 tarihinde eklendi
Klişe X -Men filmlerini aratmayan dramatik film fakat finali çok daha iyi olabilirdi. Filmin finali çok daha iyi olsaydı 5/5 puan verirdim. Yinede finali çok güzel olmuş fakat bu sefer Logan filminin X-Men filmlerine göre yaş sınırı yüksek olmuş. Filmi yetişkinlere yönelik yapmışlar. Puanım: 9/10
Hasan Akif Aycibin
Hasan Akif Aycibin

Takipçi 99 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Ocak 2020 tarihinde eklendi
9. X-Men filmi olan Logan benim müthiş bir aksiyon ve dram filmiydi. İlk olarak sinemada izlemiştim. Şimdi de tüm seriyi izlerken izlemiş oldum. Gerçekten hiç X-Men filmleri izlememiş olan biri için bile çok keyif alınacak bir film olmuş. CGI veya herhangi bir efekt fazla kullanılmamış. Filmin gerçekçi bir yapısı var ve bu çok hoşuma gitti. Şu ana kadarki gördüğüm X-Men filmlerindeki en iyi oyunculuklar bu filmdeydi diyebilirim. Xavier, Logan ve Laura karakterlerini oynayan oyuncular mükemmel oynamış. Tartışmasız en çok sevdiğim süper kahraman filmlerine adını yazdırır bu film. Filmde hikaye şu; Film 2029 yılında geçer. Mutantlar dağılmıştır, Logan'ın kendini yenileme gücü azalmaya başlamıştır. Logan artık şöförlük yapmaya başlamıştır. Sınırın ötesinde Profesör Xavier'i saklıyordur. Yanında Cablian da vardır. Logan bir gün Meksikalı bir kadın ve küçük bir kızla karşılaşır. Kadın ona kendisini Kanada sınırına götürmesini ister. Kadın yanında Logan'ın kızını taşıyordur. Xavier de bunu özel güçleriyle anlamıştır. Yola çıkacaklarken Logan kadının cesedini bulur ve kızı alır. Pierce ordusuyla birlikte Logan'ın mekânına gelir. Kızı almaya çalışır. Kızın kendisi gibi mutant güçlerini olduğunu görür. Buradan kurtulurlar. Profesör, Logan'a kızın babası olduğunu söyler. Aynı zamanda burada Logan, kızın Meksika'da nelere maruz kaldığını görür. Laura burada yaşadıklarından dolayı, insanlara karşı büyük bir siniri vardır. Buradan sonra Logan kızı Pierce'den korumaya çalışacaktır. Bu yolda kendi klonuyla bile savaşmak zorunda kalacaktır. Maalesef Pofesör de Logan'ın klonu olan X-24 tarafından öldürülecektir. Sonlarda da maalesef Logan'ın ölümünü görüyoruz. Belki Wolverine karakteri gelecek X-Men filmlerinde olabilir ama Hugh Jackman'in devri maalesef kapandı. Gerçekten o karaktere çok yakışmıştı. Film bu şekildeydi. Filmde aksiyon çok iyi olmuş. Görüntü yönetmenliği iyiydi. Çok sağlam bir kurgu oluşturmuşlar. Sıkıcı bir sahne yok gibiydi.
Logan'ın çocuğunun varlığını öğrendiğini, onu korumak için çok şey yaptığı, bu yolda Profesörü kaybettiği, sonunda kendi canını da kaybettiği harika bir X-Men filmiydi.
Filme verdiğim puan= 9,1
Baris Ö.
Baris Ö.

Takipçi 74 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Mart 2017 tarihinde eklendi
Evetttt, vizyona gireceği güne kadar ve vizyonda olduğu şu an itibari ile hem dikkatleri çeken hemde olumlu yorumlar alan Logan bunu ne kadar hak ettiğini adeta herkese göstermek istercesine harika bir jubile yaparak son geçişini yapmış oldu beyaz perdeden.Ve yerine sağlam bir hikaye koyarak ayrıldı aramızdan. 2000 yilinin başından beri X-Men filmleri ile aramızda olan ve Wolverin'i canlandıran Huge Jackman da haklı olarak bütün övgülerin tamamını hak etmekte.

Gelelim bu filmi bu kadar iyi yapan şeyin ne olduğuna. Bu filmi diğerlerinden daha iyi yapan aslında çizgi romanlarında ki hikayeye sadık oluşu ve önceki serilerden farklı olarak daha gerçeğe yakin bir kurguya sahip olması. Önceki serileri izleyenler hatirlayacaktır ki görsel efektlerin ve bol aksiyonlu sahnelerin hic eksik olmadığı yapimlardır X-Men serisi. Ama Logan ile aksiyonun daha orantılı ama
dozunun daha fazla olduğu bir film izletiliyor seyirciye. Daha insani, daha duygusal, daha hikaye odaklı ve daha orjinaline (çizgi roman serisine) yakin bir film izliyorsunuz. Ve Huge Jackman abimizin gider ayak seyirciye armağını olan Logan ile son selamını alıyoruz. Filmde işlenen konu ise fragmanlarda da görüldüğü üzere Logan'ın kendi kızı ile tanışması ile oluyor. 2030 yillarda X-Men dağılmış, Profesör X artık hasta bir durumdaır. Ve Logan da artık içindeki onu yiyip bitiren hastalıkla uğraşmakta, beladan uzak bir hayat sürmek için elinden geleni yaparak çalışmaktadır. Ta ki kızı olduğunu sonradan anlayacağı X-23 ün hayatlarina girip peşinde onlara getireceği bir sürü sorunu görene kadar. Ve bizde seyirciler olarak bundan sonrasına tanıklık ediyor olucaz. Film konusu itibari ile önceki serilerden ayrılmakta ve genel olarak aralarında bir bağ bulunmamakta. O yuzden gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz. Baştan sona Huge Jackman ve Patrick Stewart'ın oyunculuk resitalini izlediğiniz yapımda diğer oyuncuların oyunculuklarıda asla sırıtmıyor. Ve size izlemesi keyif veren bir yapım kalıyor geriye. Aksiyonun yerinde kullanıldığı, senaryosunun yerli yerinde ve ayakları yere basan bir yapım olarak Logan seriyi sevenler ve sıradan izleyiciler için bile kaçırılmaması gereken bir yapım. Konuya aşina olabilmek için internette bir kaç araştırma yapıp konunun buraya nasıl geldiğini öğrenip filmi izlerseniz sizin için daha anlaşılır ve tamamlayıcı olur. Kisacası Wolverin'in bu son resmi geçidini kaçırmayın derim pişman olmayacaksınız.
Hilal S.
Hilal S.

Takipçi 63 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Mayıs 2018 tarihinde eklendi
Logan x Laura ilişkisi özellikle beni çok etkiledi. Birbirinden habersiz baba kız, yıllar sonra karşılaşıyor ve yaşadıkları olay silsilesi izlemeye doyamayacağınız bir keyif katıyor. X-Men severler için güzel bir film.
Zerpnos
Zerpnos

Takipçi 42 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
16 Mart 2017 tarihinde eklendi
Hugh Jackman Wolverine karakterine mükemmel bir şekilde veda etmiş. Aynı şekilde Profesörde öyleydi ikisinin oyunculuğu karakterlere yakışan, çok iyi performanslardı. Dafne Keen muhteşemdi gerçekten büyüledi, bu yaşta böyle bir performans inanılmaz. Oyunculuklar olarak çok iyi bir filmdi, duygusallığı çok iyi veren bir film olmuş. Fakat filmde eksik yerler var gibiydi, izlerken işte başlıyoruz dedim ve yine olmadı. O konuda biraz bana kendini sevdiremedi, tamamen duygusallığa ve karakter vedalarına odaklanmışlar. İzlerken sıkılmadım fakat büyük bir beklentiyle gittiğim için istediğimi de pek alamadım. Yine de öyle kötü veya ortalama bir film değil. İyi bir filmdi.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler