Geliş
Ortalama puan
3,9
414 Puanlama

53 Kullanıcı yorumları

5
14 Eleştiri
4
15 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
5 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
7 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Baris Ö.
Baris Ö.

Takipçi 74 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Şubat 2017 tarihinde eklendi
Çok az yapim icin geçerlidir sadece hikayenin gücünü kullanarak insanları etkilemeyi başarmak. Ve başarabilen yapimlar ise deneyenlerden daha azdir. Arrival' de o filmlerden biri. Amerikalı yazar Ted Chiang'ın Story of Your Life adlı ilginç öyküsünü alıp daha da ilginç bir şekilde sinema görselliği ile birleştirip insanlara sunan yönetme Denis Villeneuve gerçekten iyi bir iş çıkarmış. Bu yıl ki Oscar ödüllerinde 8 dalda Oscar'a aday olan film bir çok yönden bunu hak ediyor. Yalniz bu kadar ovgulerle bezeli olan bu yapimin geneline baktiginizda her izleyici icin tatmin edici bir şekilde ilerlediğini söylemek zor olur. Bir kere bilim-kurgu filmlerinde aksiyon arayan sıradan izleyiciler için pek uygun bir yapim olmadiğini söylemem gerek. Çünkü filmde aksiyon sıfır. Genellikle karakterlerin karşılıklı iletişim ve sohbet-muhabbetlerine tanik oldugunuz, konuyu size ögretircesine ilerleyen bir yapım Arrival. O yuzden 120 dakika boyunca ayni tempoda devam eden konuşma sahneleri ile dolu bir film. Filmden beklentisi başka olan birçok izleyici için beklentilerinin dışında kalacağını belirtmek gerek. Kisacasi aradiginiz aksiyon ise o film bu film degil. Ama karmaşik bir ilerleyisinin ardindan size beyin firtinası yaptirtacak ve kendinizi sorgulamanızı saglayacak bir yapimsa dikkatinizi ceken tam olarak aradiginiz yerdesiniz demektir.

Filmin konusuna gelince olabildigince spoilerden uzak durarak bahsetmek gerekirse yine uzaylilarin dünyayı ziyareti temel olarak filmin ana gövdesini oluşturmuş. Ama bu sefer bir savaş yok. Dünyanin bir çok yerinde ortaya çıkan uzay gemileri ile devletlerin bu gemilerdeki yaşam formlari ile iletişim kurma çabasını izliyoruz. İşte bu anda devreye Louise Banks (Amy Adams) giriyor. Film boyunca çoğunlukla kendisinin yüzünü gördüğümüz yapımda kendisi Ian Donnelly (Jeremy Renner) ile birlikte başrölü oynamakta. Ve yine kendisi uzman bir dilbilimci olarak uzaylilarla kontaktlarinda onlarin dilini çözümlemek ve neden Dünya'ya geldiklerini öğrenmeye çalışmakta.. Bunun için bu gizemli ziyaretçilerin geliş sebebini çözümlemede onun ustaligini ve uzayli arkadaşlarin hem onu hemde seyirciyi etkileyen geliş sebeplerini ise film sonunda birazda ters köşe sayilabilecek şekilde öğreniyorsunuz. Film yapısı gereği içinde birçok teknik bilgi ve detayla dolu ve her saniyesinde bunlarin bombardimanina tutuluyorsunuz. Bu yüzden dikkatinizi bir an olsun ekrandan uzaklaştırdiginizda anlam kopukluğu yaşayabilirsiniz. Ama filmin son sahnesine geldiginizde sis perdesi aralanmaya başladığı o anda sizde herşeyi sevgili dilbilimci Louise Banks gibi görmeye başlıyorsunuz. Özetlemek gerekirse konusu ile sizi etkisi altina alan film gene bu konuya farklı bir görsellik ve anlatim katarak sizi etkilemeyi hedefliyor bunu da gayet güzel yapıyor..

Arrival genel hatları ile her şekilde kaliteli bir yapım olduğunu bağırıyor resmen size. Hele son 10 yildir sinema sektörünün Tekrar ve Yeniden yapimlarla abluka altina alindiğini düşünürsek böylesine Orijinal yapimlarin kalitesi, içeriği dolu film izlemek
isteyen seyirciyide tatmin edecek düzeyde oluyor. Son yillarda kaliteli birçok film ile ayağa kalkan bilim kurgu tarzi yine kendi tarafinda etkileyici bir hikayeye sahip bu filmle adini duyuruyor. İstisnasız herkesin izlemesi gerek yapım size hem merak aşılarken hemde anlatımı ile etkilemeyi başaracak. Ama daha önce dediğim gibi aksiyonu bünyesinden atan yapımı sabırla ve dikkatle izlemeniz gerek. Bu yıl ki Oscar'larda birçok ödül alacağını düşündüğüm film şimdiden adını altın harflerle sinema tarihine yazdırdı bile...
Muhammed B.
Muhammed B.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
1 Şubat 2017 tarihinde eklendi
BU FİLİM ÇOH GÖZEL BENİ ŞEFKİMİN DORUHLARINA ULAŞTIRDI . SENARTİSTLERİN İKİNÇİ FİLİMİ ÇIKARMALARINI 3256148416546189 GÖZLE BEKLOYOROM . SİZDE İZLEYİN BENCE. BURDAN UZAYLI QARDEŞLERİMİZE SELAMÜN ALEYKÜM UZİK KARDEŞLER DİYORUM HADİ BENDEN BU KADAR AEO EYWALLAH. :)
rayaz
rayaz

32 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
29 Ocak 2017 tarihinde eklendi
Doğrusal zaman ve dairesel zaman kavramları hakkında bilgi sahibi olmadan filmin vermek istediği mesajı anlamanız zor. Dilini bilmediğimiz dünya dışı varlıklarla nasıl iletişim kurarız ve amaçlarını nasıl anlarız?
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Ocak 2017 tarihinde eklendi
Villeneuve'ün zaten sıradan bir filmi yok. Ya atmosferi, ya konusu, ya karakterleri, ya sürpriz finali, kısacası mutlaka (en az) bir özelliği ile fark yaratmayı başaran, uzun yıllar sonra da hatırlanan filmlere imza atmıştı şimdiye dek. Günümüzün tüm işleri merakla beklenen yönetmenlerinden biri. "Arrival" son dönem bilim kurgu/uzay filmleri furyasından başarılı olanlarının izinden gidiyor adeta ve seyirciyi soru işaretlerine boğan, düşünmelerini sağlayan, tahminen ilk seyredişte tüm detaylarıyla anlaşılamayan bir yapım ortaya çıkıyor. Gerilim tarafı da çok ağır basıyor bu arada. Özellikle ilk 40 dakikasında. Soundtrack çok büyük paya sahip. Senenin görülmesi gereken filmlerinden. Ödül sezonunda da pek çok adaylığı var. İzledikten sonra okuma yapmakta fayda var.
Oğuzhan İ.
Oğuzhan İ.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
27 Ocak 2017 tarihinde eklendi
Sinema budur dedirten filmlerden biri daha. Yanarım sinemada izlemediğime ve daha çok yanarım şu filmi izleyip de neyi anlamadıklarını bile bilmeden filmi kötüleme cesaretini bulabilenlere. Ben cahil bir insanım. Öğrendiğim her şey cehaletimin üstüne tutulan yeni bir ışık gibi. Bunları yanlış anlaşılmamak için yazıyorum. sadede gelirsek; dil bilimi falan geçtim daha bir yabancı dil bilmeyen, doğru düzgün kitap okumayan, değinilen konuları daha önce hiç merak etmemiş adam gelmiş yorum yaptığını zannediyor. anadilini doğru okuyup yazmaktan aciz tipler, evrensel dil temalı bir filmi beğenmediğini söylüyor. diyecek söz bulamıyorum gerçekten.
Filme dönecek olursam; yönetmenin önünde saygıyla eğiliyorum. Evde izlememe rağmen, uzaylılarla karşılaşma sahnesi öyle epikti ki gözlerim doldu oturduğum yerde.Film öyle anlam dolu ki karakterlerin birbirlerini sevdiklerini anlamak için öpüşmelerini izlemek zorunda kalmıyoruz. Ya da bilim kadını ablamız gravity'de Sandra Bullock'un yaptığı gibi her uzay kıyafetini giyişinde vücudunu sergilemek zorunda kalmıyor. çünkü ağzımız zaten açık biçimde izliyoruz filmi. gerek yok ucuz hilelere. Filmin ne anlattığına girmiyorum, giremiyorum. anlatabilecek kadar bildiğimi düşünmüyorum. ama anlayabildiğim kadarının muhteşem olduğuna eminim.
mai_yunus
mai_yunus

Takipçi 17 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Ocak 2017 tarihinde eklendi
Film kurgusu oldukça sıradışı.
Aslında astrofizikçilerin belli bir zamandır üzerinde durdukları zamanın doğrusal değilde, döngüler içine girmiş gelecek ve şimdinin karması konusunu anlatmaya çalışıyor.
Birde adamlar bizi artık uzaylıların varlığının kesin olduğu, artık her an çıkıp geleceği ve bunun an meselesi olduğunu iletiyor.
Bazılarına bu çok absürt gelsede film gerçeklere çok uygun.
Seyredin başkada birşey demeyeceğim….
burak S.
burak S.

Takipçi 7 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
31 Aralık 2016 tarihinde eklendi
Uzaylılar bu senaryoda dünyaya neden geldiler? Açıkçası filmin etrafında ördüğü konulardan birisi de aslında tam olarak bu. İnsanların amacı “Kurtuluş Günü”’ndeki gibi onları nasıl alt ederiz? değil, “Düş Kapanı” filmindeki entrikalı uzaylılar gibi olacaklarını da düşünmeyin. Uzaylıların dost göründüğü filmlerden bir tanesi diyebiliriz. Ancak onlar hakkında daha fazla bilgi vermesek daha iyi.
Alper C.
Alper C.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

5,0
12 Aralık 2016 tarihinde eklendi
Bu akşam filimden çıktım. Hayatımda ilk defa bir sinema filmi hakkında bir yere bir eleştiri yazmaktayım. Genelde filmler hakkında konuşmayı çok severim ama bir yazı yazmaya her zaman üşenmişimdir. Bazı arkadaşlar film eleştirmenini de eleştirmiş filmi bırakıp ama bence eleştirmenin yazdıklarının bile az olduğu kanısındayım. Bunun sebebinin; filmi izlemeyenlere, kendi fikirlerini empoze edip filmin konusunu yorumlama şeklinize direk etki etmek istememesi olduğunu düşünmekteyim. Yapılan olumsuz yorumları görüp eleştirmenin yapmaktan kaçındığı şekilde; hem izlemeyenlere, hem de olumsuz yorumlara biraz bakış açısı katmak adına bir kaç kelam etmek isterim.

Öncelikle son yıllarda elle tutulur bilim kurgu filmlerinin veya bayıla bayıla izlediğimiz Cosmos, Mars gibi belgesellerin altında bir felsefe yattığına inanmaktayım. Bilmiyorum bu konulara çok kafa yorduğum için midir bilinmez ama artık film olsun belgesel olsun yapıtlar; insanlara, onları bekleyen teknolojik yeniliklerle alakalı veya gelecekteki yaşamı göstermek yerine, evrimin biz insanların müdahalesiyle ne noktalara gidebileceğini göstermeye çabalamaktadırlar. Diğer gezegenlerde yaşamak mümkün olabilir mi, biz oralara uyum sağlayabilir miyiz, oralarda yaşamaya uygun ortamlar geliştirebilir miyiz? Ya da dünya da kalıp doğayı tahrip ederek, diğer canlıları yok ederek küresel ısınmaya katkıda bulunarak ve eninde sonunda doğal kaynakların kullanımı çıkarlarına dayanan savaşlar nedeniyle, ırkımızın sonunu izlemeye devam mı edeceğiz?

Geçenlerde başladığım ancak henüz bitiremediğim, Yuval Nooah Harari adlı yazarın “Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens” adlı kitabının bir ölümünde, insanoğlunun devam eden evrim sürecinde nasıl bu kadar ileriye gittiğini irdelemektedir. Doğanın genel kanunu güçlü olan hayatta kalır olgusu insan için o kadar ileri boyutlardadır ki, besin incirinin en tepesindedir. Bu çok kısa bir zaman diliminde gerçekleşmiştir ve artık tepesinde bulunduğu besin zincirini yine çok hızlı bir şekilde yok etmeye başlamıştır insanoğlu. Bu zincirin tepesine oturmamızın ve bu düzeni bu kadar hızlı bir şekilde tahrip etmemizin nedeni çok hızlı bir evrim sürecine dahil olmamızdır. Evrimin çok hızlı bir şekilde ilerlemesinin ana nedeni ise 'Dil'dir. Kitabın ilk 60/65 sayfasını okuyup biraz daha bilgiyi detaylandırmanızı tavsiye ederek yukarıda bahsettiğim şeyleri filmle ilişkilendirmeye başlamak isterim:

spoiler: Film benim için: Amerika ordusundan askerler, uzaylılarla iletişim için yardımı dokunur diye dil bilimci ablamızı evinden alıp helikoptere bindirdikleri sahnede başladı aslında. Burada ilk defa karşılaştığı ve sonunda evleneceği fizikçi abimizle tanışır ablamız. Adam orada: 'pozitif bilimler her şeyi açıklar, dil bilimciye ne hacet' tarzı bir şeyler söyler. Temel olarak filmin bütün yukarıdaki gözlemlerim ışığında bahsettiğini düşündüğüm şey; dünya dışı varlıklar gelip insanlara: 'Kelimeler yeter. İletişim kurun birbirinizle. Biz uzaylıları da siz kurtaracaksınız 3000 yıl sonra ve bu sayede. Dürüst olun, şeffaf olun ve evrenin dilini anlamaya çalışın. Zira şuan kullandığınız 'Dil' sizi bu kadar geliştirdi. Sonunuzu hazırlamasından ziyade, onu yaşamın mucizesine katkıda bulunması adına, bir şeyleri pozitif yönde geliştirmek için kullanın. Bakın dünya ne hale geldi, şuana kadar ki sağlıksız, samimiyetsiz, dedikodu üstüne kurulu iletişiminiz yüzünden. Siyasetin yalan dolanları... 'Dil'in negatif yönde gelişmesi yüzünden; kağıt üstünde kurulan ülkelerin, kendi yarattıkları çıkarları ve bu çıkarlar yüzünden silahlanmaları, savaşmaları, daha fazla zenginleşme çabaları... Belki evrenin bize anlattıklarını sırf 'Dil'in gelişimine yanlış yön verdiğimiz için kaçırmaktayız. Birde kendinizi sorgulatan tarafı da var filmin. Filmin sonunda ablamızın, uzaylıların onu zaman kavramının algılanması konusunda aydınlatmasından mütevellit midir bilmem (burası da yoruma açık güzel bir nokta); geleceği görme yetisi kazanmasını işliyor. Bu yetisi sayesinde uzaylıların dünyaya aktarmak istediği mesajı gelecekte doğacak kızından (fizikçi abimizle evleniyor gelecekte ve kızları oluyor) destek alarak çözümlemesi ve dünyanın mesajı alıp refaha bürünmesini sağlaması… Bencilliği sorgulama kısmı şurada devreye giriyor: Ablamızın gelecekte doğacak kızının amansız bir hastalıktan öleceğini de görmesi ve fizikçi abimizin küçük kızı ve dil bilimci ablamızı terk etmesi... Ablamızın yerinde olsaydınız, geleceği görüp bu acıları yaşayacağınızı ama aynı zamanda dünyanın da kurtuluşunun o gelecekte saklı olduğunu bilseniz, onu değiştirmek için bir şey yapar mıydınız? Filmin bilim kurgu kısmına ise ne açıyla baktığınız önemli tabii. Interstellar'daki gibi kara delikler, evrenin ve zamanın bükülmesi, uzay mekiği, solucan delikleri gibi olguları göreceğim beklentileriyle giderseniz beğenmezsiniz. Yine bu ön yargı sebebiyle, karakterlerimizin 450 metrelik UFO'nun altından açılan o küçük kapıdan içeriye ilk girdikleri sahnedeki muhteşem görüntü yönetmenliğini de ve ‘uzaylı istilası oluyor lan şimdi ne olacak’ düşüncesindeki insanların nasıl bir hale bürünebileceğini bize sindire sindire anlatan fevkalade oyunculuğu de kaçırabilirsiniz. Bilim kurguysa aradığınız bu muhteşem sahne bile doyurmalı bence sizi. Çok detaya girmeyeceğim bilim kurgu kısmıyla ilgili, ama birçok sahne var buna benzer beni benden alan ve pozitif bilimlerin ışığında ilerleyen.

Çok kısa bir paragraf yapıyorum diğerlerine oranla, çok uzadı çünkü. Şimdi ben; bana yukarıda bahsettiğim hisleri uyandıran ve yine yukarıdaki bahsettiğim fikirleri canlandıran, düşünmeme ve beynimi bu yazıyı yazmak için zorlamama katkıda bulunan bir film için nasıl kötü diye bilirim ya da kötü denmesine nasıl kulak tıkayabilirim siz söyleyin a dostlar?
Sevilay G.
Sevilay G.

1 değerlendirme Takip Et!

0,5
4 Aralık 2016 tarihinde eklendi
Klişelerin Allahı bir Hollywood filmi. Yarısında çıktım dışarı. Bunu sevenin sinemadan anladığına ihtimal vermem. Eyy beyazperde nasıl 5 puan verdin bu filme? Lise 2. Sınıf erkekler mi yazıyor bu eleştrileri?
Sertuğ T.
Sertuğ T.

Takipçi 161 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
3 Aralık 2016 tarihinde eklendi
"Eğer hayatın nerde başlayıp nerde biteceğini bilseydin onu şekkilendirirmiydin" Açıkçası yalan yok izlerken beynim yandı diyebilirim Öncellikle cemdemirbolat adlı kullanıcıya teşekür etmek istiyorum . Cidden filmi iyi özetlemiş onun yorumunu okuduktan sonra filmi net anlayabildim. Öncellikle filme dönücek olursak Oyunculuklar çok iyiydi . Senaryo baya dolu doluydu sanki izlediğim 1.50 saatin 3 saat falan olduğunu düşündüm . Film biraz gerçekçi başladı ama Spoiler : Louise ın geleceği gördüğünü öğrendiğimizde iş daha fantastiğe kaçtı . Film aklımızda bazı soruları bırakarak açık kapı bitti. Ama filmin giriş - gelişme-sonuç kısımları çok iyi yapılmış uzaylılarla iletişim kurmak için yapılan çabalar ve onlara haraketlerimizi taklit etmeleri çizdikleri şekkilerikavramak için uğraşılan caba iyi örneklerdi . Sonda uzaylılarla savaşın eşiğine gelinmesi ve Louiseun bu durumu güçlerini kullanarak düzeltmesi fantastik bir sondu. Ama sanırım Silah diye bahsettikleri kişi Louise di . Kısacası aşırı beyin yakan bir film ama cidden muazzam olmuş diyebilirim . Bu yılın en iyi filmi olabilir . İyi Seyirler ... Puan : 10/8
Bartu E.
Bartu E.

Takipçi 9 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
1 Aralık 2016 tarihinde eklendi
Yıllardır bize uzaylıları “öcü” diye gösterdiler. Sürekli bir savaş halinde bulduk kendimizi. Daha oldukları bile kesin değilken bu kadar tartışılan bu varlıkların gizemini hala koruyor olması sinema sektörünün iştahını kabartıyor haliyle. Her sene 1-2 film önümüze koyuluyor. Arrival filmi bu klişelerden sıkılmış olacak ki; farklı bir tarzla karşımıza çıkıyor. Çok fazla spoiler vermek istemeden yazmaya çalışacağım ama filmin sonunda Mustafa Topaloğlu çıkmıyor, onun garantisini verebilirim.
Arrrial Filminin Konusu
Film, ordu dilbilimcisi Dr. Louise Banks'in ( Amy Adams) hikayesini anlatıyor. Dünyaya inen 12 uzay gemisi her yerde korku yaratmıştır. Panik havasının estiği dünyada herkes neler olduğunun farkına varamamaktadır. Onlarla iletişime geçmek ve amaçlarının ne olduğunu öğrenmek tek amaçtır. Dr. Louise’e yardımcı olması için de fizikçi Ian Donnelly ( Jeremy Renner) görevlendirilir. İletişim kurmaya çalışan bu ikilinin uğraştığı bi başka sorun ise; ordunun sürekli savaş istemesidir. ( küçüklüklerinden bu yana uzaylıları “öcü” olarak gösterirseniz olacağı bu ) Zaman daralmaktadır ve herkesin sabrı azalmaktadır. Bu yeni bir savaşın habercisi midir; yoksa iletişim sorunu çözülecek midir?
Arrial Fimininin Oyuncuları
Filmin başrollerinde Amy Adams ( Batman’in sevgilisi) ve Jeremy Renner bulunuyor. Amy Adams, Dr. Louise Banks rolünü oldukça iyi canlandırıyor. Öyle ki; zayıf senaryoya rağmen kazanılan ivmelerde imzası var. Karakterin gerektirdiği duyguları seyirciye iyi yansıtıyor ama filmin yavaş ilerlemesi onun bu performansını engelliyor. Lan Donnelly ise konuk oyuncu rolünde. Yardım olmak yerine idare eden konumda bir görüntü sergiliyor. Forest Whitaker ( Colonel Weber) ise “ben oyuncuyum, senaryo istediği kadar zayıf olsun” diyerek bize selam çakıyor. Arrival filminin yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve var. Filmin senaryosunu ise Elm Sokağında Kabus ve Son Durak 5'in senaryolarına imzasını atan Eric Heisserer yazıyor.
Film bilim kurgu özelliği taşıyor ama bu özellikten oldukça uzak olduğunu söylemek mümkün. Alıştığımız uzay filmlerinden farklı evet. Özellikle sürekli bir aksiyon bekliyorsanız ve görsel efektlerin hastasıysanız böyle şeylerin olmayacağını söyleyebiliriz. Film oldukça yavaş ilerliyor ama sonucu merak uyandırıyor. Vermek istediği mesajlar çok açık değil ama önemli. Dünyadaki çoğu sorunun iletişimle aşılabileceği anlatılıyor. Uzaylılarla iletişime geçmeye çalışılırken Dünyada birbirimizle iletişimsiz olduğumuzun vurgusu yapılıyor. Filmi beğenenler ve beğenmeyenler yarı yarıya diyebilirim. Sanırım bu durum biraz da beklentilerin çok yüksek olmasından kaynaklanıyor ama bana sorarsanız bu tartışma “Sanat sanat için mi; sanat toplum için mi?” tartışmasına kadar gider gibi görünüyor.
M.Fatih
M.Fatih

Takipçi 8 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Kasım 2016 tarihinde eklendi
Arrival (Hannah

Denis Villeneuve filmografisine (Prisoners, Enemy, Sicario) yine bizi şaşırtan, etkileyen ve ciddi düşünmeye sevk eden harika bir film daha ekliyor.
Arrival konu olarak bilindik bol aksiyonlu, patlamalı, görsel efektli uzaylıların Dünyamızı ziyaret ettiği filmlerden değil. Aksine içinde bilimsel ve mistik öğeler içeren örtük anlamı gayet derin olan bir bilimkurgu filmi.
Film ağır ve yavaş bir tonda ilerliyor ama yönetmen her an meraklı bir şekilde olayı takip etmemizi sağlayan bir kurgu ve müzik miksajıyla hikayeyi anlatmış. Buda izleyicinin film boyunca aktif olmasını sağlarken hikayedende kopmasını engellemiş oluyor.
DthepYEK
DthepYEK

Takipçi 233 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Kasım 2016 tarihinde eklendi
spoiler: Ağır spolier....... Beğenmek ile beğenmemek arasında ince bir çizgi üzerinde geziniyor, salınıyorum. Efsane olmanın kıyısından dönmüş garip bir film. Beğeniyorum çünkü filmin felsefik yönü gerçekten çok kuvvetli. Bir 2001 odyssey standartında felsefesi var. Aynı zamanda beğenmiyorum, çünkü yığınla açık kapı ve cevaplanmamış sorular ve eksiklikler mevcut. Beğendim çünkü anlatımı yalın ve sade. Giriş kısmı ve tanışa süreci falan gayet iyi. Kalite kokuyor. Daha sonra ise sıradanlaştı film. Vasat bir filme büründü. Müsade buyurursanız şu eksikliklerin başlıcalarını yazayım da, haklı mıyım değil miyim görün. En başta şunu sormak lazım, bu uzaylılar bu kadar yüksek standartlara sahip, ışık hızını geçebiliyor, zamanda yolculuk falan ohoo neler neler. E peki bunlar basit bir lisan olan İngilizceyi öğrenememişler mi? Bu sistem yok mu yani. Tamam hadi o halkalarla konuşuyorlardı sistem farklıydı falan deyip geçiştireyim bunu! Nasıl bir şeyse artık. Peki bu adamlar 3000 yıl öncesinden gelip, dünyaya adam olun akıllı olun birbirinizle kavga etmeyin demeye mi gelmişler. Öhh be abi, ne zahmete girmişsiniz ya. Yaktığınız ışık yakıtına değmez be. Bir şey daha dur, soru neden 12? 12 ay mı, 24 saatin yarısı mı neden 12? Neydi o ve neden açıklanmadı. Diyelim 12 ay. Bu neyi temsil ediyor. Daha sonra Çin saldırmayınca her şey çözüldü mü de bir anda hepsi kayboldu gittiler. Diyeceğim o ki, bir çuval inciri berbat etmişsin be Denis abi. Bu kadar olumsuzluğa rağmen izlenir bu film. Filmin notu: Hayatınızın geri kalanında ne yaşayacağınızı bilseniz, yine her şeyi aynı şekilde mi yapardınız ? İyi seyirler... (Criticker: 72/100, IMDb: 7/10)
Ayşen Ö.
Ayşen Ö.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
18 Kasım 2016 tarihinde eklendi
Ben çok gerçekçi buldum. Ve çok etkilendim.İzin günümde sinemaya gitmeye karar vermiştim.Çok doğru bir seçim yapmışım.
Yasin S.
Yasin S.

2 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Kasım 2016 tarihinde eklendi
Düşünmeyi ve bilim kurguyu sevenlerin kaçırmaması gereken bir film.filmden çıkınca birşey anlamadıysanız, anlayan birine sorun o zaman ne filmdi be diyeceksiniz.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler