En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.413 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
24 Aralık 2024 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Masamune Shirow'un aynı isimli mangasından (1989-1991) uyarlayarak Jamie Moss, William Wheeler ve Ehren Kruger kaleme alırlarken...
Yönetmen koltuğunda da Rupert Sanders'ın oturmakta olduğu "Ghost in the Shell"; bilim-kurgu kategorisindeki bir suç draması olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, 110 milyon dolarlık bütçesinin de sağladığı avantajla...
Yeşil perde ve görsel efekt teknolojileriyle başarılı makyaj uygulamalarının yanı sıra zorluk derecesi yüksek sahnelerindeki koordinatörlüklerini; Marius Botha, Sean Graham, Damian Halforty, Guy Norris ve Glenn Suter'ın üstlendikleri, dublör oyuncuların performanslarına yaslanılarak çekilen...
Ve en nihayetinde de...
Brüt 169.8 milyon dolarlık bir hasılat rakamı ile de...
Hiç de umulmadık bir biçimde gişeye çakılan...
"Post prodüksiyon harikası" bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
"Gelecekte, insanlar ve makinalar arasındaki çizgi yok oluyor... Teknolojideki gelişmeler, insanların kendilerine sibernetik parçalar takmasını mümkün kılıyor...
Hükümet tarafından finanse edilen Hanka Robotics, bu çizgiyi daha da bulandıracak askeri bir görevli geliştiriyor...
İnsan beynini, tam sentetik bir bedene naklederek, insan ve robotun en güçlü özelliklerini birleştirecekler..."
Şeklindeki bir bilgilendirmeyle başlarken...
***
İşte tam da bu çerçevede...
Hanka Robotics tarafından gerçekleştirilen bir operasyon ile...
Çok ciddi bir kaza geçiren ve kendi fiziksel bedeni...
Tümüyle işlevini yitiren Mira (Scarlett Johansson) adındaki bir kadının beyni...
Proje 2571 kapsamında...
Sentetik bir kabuğun içine yerleştirilmek suretiyle...
Dr. Ouelet (Juliette Binoche) ve ekibince uygulamaya konulmaktadır...
***
Böylelikle de...
Hayal kuramayıp...
Olacakları umursayarak öngörüde de bulunamadığı gibi...
Liderlik yapamayıp sadece kendilerine verilen emirleri uygulayan makinelerin yerine...
Sibernetik çerçevedeki bir insan zihnine sahip olan Mira...
Türünün ilk örneği olarak...
Alacağı eğitim sonrasında...
Bu ve bunlardan daha fazla askeri görevi yerine getirebilecektir...
Hanka Robotics'e karşı savaş açanların dünyasına karşı girişeceği eylemlerinde...
Başta Batou (Pilou Asbæk) olmak üzere...
Ekip arkadaşlarıyla birlikte...
Maceradan maceraya atılırken...
***
"Spoiler" vererek...
Bugüne kadar fırsat bulup da...
Bu filmi izlememiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için de...
Tarzımız gereği biz de...
Anlatımımızı burada noktalayacağız...
Dakika 27...
***
Silahlı çatışma ve beden bedene yapılan dövüş sahnelerinin hakim unsurlar oldukları...
Aksiyon filmlerinden hoşlananları ziyadesiyle tatmin edeceğini umduğumuz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; kafa yormaya gerek duymadan izleyerek günün yorgunluğundan kurtulabilecekleri, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Eğer bu güzel havalarda canınız dışarıda gezmekten sıkılıyorsa , vakit öldürmek için gidebileceğiniz bir film. Beklentiniz Lucy gibi olmasın, hem oyunculuk hem kurgu - hikaye bakımından yanından bile geçmemiş.
Bilmiyorum sanki bir yerlerden eksik kalmıştı. Animesini izlememiş olmama rağmen filmde çok bir şey bulamadım. Gelecekte insan organlarının birebir taklit edilebildiği bir zamanda bütün organları yapay olan ancak beyni insansı olan bir robotun suçlularla savaşmasıyla başlıyoruz. Suçlu masum insanların beyinlerini hackler ve hanka adlı şirketin üyelerine saldırır. Binbaşı bu saldırganı bulmaya çalışırken aralarında geçen bir diyalogda ikisininde aynı olduğu sadece binbaşının başarılı bir örnek kendisininde hatalı olduğu için çöpe atıldığını söylüyor. Bundan sonra binbaşının aklı karışıyor ve artık hangi tarafa güveneceğini bilemiyor. En sonunda hanka adlı şirketin CEO'su suçlu bulunup öldürülüyor ve binbaşı görevine devam ediyor. Kısaca bu gerçekleşmesi muhtemel ama ben açıkçası yazılım bu denli korumasız gelişeceğini düşünmüyorum ve insan beyninin taklit edilmez bir kutsal bir yapı görülmesi insanın egosundan ibaret olduğunu düşünüyorum. Bu kadar izlemeseniz de olur bence.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.