Beyazperdem
    Canavarın Çağrısı
    Ortalama puan
    3,5
    23 Puanlama ve 5 Eleştiri
    dağılımı 5 Eleştiri notla
    1 Eleştiri
    2 Eleştiri
    2 Eleştiri
    0 Eleştiri
    0 Eleştiri
    0 Eleştiri
    Canavarın Çağrısı hakkında görüşlerin ?

    5 kullanıcı eleştirisi

    Fundalina Jolie
    Fundalina Jolie

    Takip Et! 71 Takipçi 178 Eleştirisini Oku

    4,0
    8 Kasım 2016 tarihinde eklendi
    Film, harika animasyonlar eşliğinde kurgulanan ve duygu yoğunluğu gittikçe artan bir yapım olmuş.
    Canavarın Çağrısı filmi, Patrick Ness’in Siobhan Dowd'un özgün fikrinden esinlenerek kaleme aldığı aynı adlı romanının uyarlaması. Ness aynı zamanda filmin senaristi.
    Filmin oyuncuları çok güçlü ve başarılı isimlerden oluşuyor. Hikayeyi ise Conor rolüyle Lewis MacDougall’ın gözünden takip ediyoruz. MacDougall küçük yaşına rağmen başarılı bir performans sergiliyor. Diğer oyunculara ise söylenecek bir söz yok.
    Deniz O.
    Deniz O.

    Takip Et! 65 Takipçi 170 Eleştirisini Oku

    4,5
    23 Haziran 2017 tarihinde eklendi
    Öyle bir an vardır ki hayatımızda; çocuk olamayacak kadar büyümüşüzdür, yetişkin olamayacak kadar küçüğüzdür... Özellikle de şartlar bizi erken olgunlaşmaya, bazı sorumluluklar almaya ittiği zamanlarda.

    Bir çocuk için ebeveynler hayatta kalmak ile eşdeğerdir. Hem dışsal hem de içsel olarak onları kurtarmak için ellerinden geleni yaparlar. Eğer anne ve baba, ruhen veya fiziksel olarak orada değilse, çocuk ya “onun için” ya da “onun gibi” yapar... Boşanmış bir ailede erkek çocuk giden babanın yerini doldurur veya hasta olan bir anneye sahip çocuk, annesine bir anlamda ebeveynlik yapmaya kalkışabilir ancak onun acısını paylaşmak anneye yaklaşmak için tek seçenek gibi gözükür...

    A Monster Calls filminin kahramanı Conor’ın babası yurt dışında yaşamaktadır ve ikinci evliliğinden de bir evladı vardır. Annesi ise oldukça hastadır... Anneannesi destek olmak adına onların evine gelir ancak Conor onunla pek anlaşamaz... Tüm bu yaşadıklarının üzerine Conor rüyasında dev bir ağaç kılığındaki canavar ile mücadele vermektedir.

    Rüyasındaki canavar Conor’ın korkuları ile yüzleşmesine yardımcı olmaya çalışmaktadır. Ona çeşitli hikayeler anlatarak ona aydınlatmaya çalışır... Daha derin bir çerçeveden baktığımızda, Conor’ın hasta olan annesinin hastalığının bir anlamı vardır. Annesi muhtemelen aileden birini takip etmektedir... Her kişinin, her olayın ardına baktığımızda bir önceki kuşaklardan taşınan kaderler olduğu ortaya çıkar. Ortada ne failler ne de kurbanlar kalır... Sadece olan olaylar vardır... Yüzeydeki hikayeler bir masal haline gelir. Gerçek diye bağlandıklarımız erimeye başlar...

    Yazının tamamı blogtadır; Tuvalet Kağıdına Notlar...
    Alp T.
    Alp T.

    Takip Et! 259 Takipçi 441 Eleştirisini Oku

    3,0
    11 Kasım 2016 tarihinde eklendi
    A Monster Calls, 12 yaşında olan ve büyük zorlukların içerisinde yaşayan, içine kapanık Conor'un öyküsünü anlatıyor. Conor, her gün sabah erkenden kalkıp yürüyerek okula giden, derslere dikkatini veremeyen, sürekli kabadayılardan dayak yiyen bir çocuktur. Eve döndüğünde de hasta annesiyle vakit geçirmektedir. Ve bir gün Conor'u ağaçtan bir canavar ziyaret eder ve bu canavar, Conor'a hikayelerini anlatmaya başlar. Bu sırada da Conor, anneannesinin yanına taşınmıştır ve bu zorlukların üstesinden bu canavar ile gelmeye çalışır.

    Öncelikle A Monster Calls'un yarattığı fikir ve bunu ortaya koyuş tarzı çok etkileyici. Senaryonun nereye gideceğini merak ederek filmi izliyorsunuz. Ve her ne kadar bu film oldukça dramatik ve zaman zaman da fazla melankolik olsa da, büyük bir ilgiyle filmi izliyorsunuz.

    Bunun en büyük nedeni de, filmdeki performanslar. Bu filmdeki performanslar resmen beni büyüledi, bu filmdeki her bir oyuncu bu yılın en iyi performanslarından birisini sergilemiş. Felicity Jones, Inferno faciasından sonra bu filmde çok güçlü bir performans sergilemiş. Kariyerinin en iyi performanslarından biri olduğunu düşünüyorum. Sigourney Weaver da öyle. Hatta Weaver'ın anneanne karakterini ele alış tarzı çok gerçekçiydi. Onun karakterini izlerken Weaver'ı resmen tanıyamadım. Ayrıca Liam Neeson'ın seslendirmesi de çok başarılıydı. Filmdeki canavarı seslendirecek kişi, Neeson'dan başkası olamazdı.

    Fakat bu filmin asıl yıldızı, Conor'u oynayan Lewis MacDougall'dı. MacDougall, bu filmde kendisini resmen parçalamış ve ortaya müthiş bir performans sergilemiş. Onu izlerken etkilenmemek elde değil. Performansı ne kadar mı iyi? Bana göre bu filmdeki Lewis MacDougall'ın performansı, Jacob Tremblay'in Room'da gösterdiği performansdan daha iyiydi (Tremblay'in performansı da çok iyiydi).

    Bunun dışında filmi izlerken ortaya ne kadar ince bir iş çıktığını görüyorsunuz. Manzaralar, görsel efektler, canavarın kendisi ve canavarın anlattığı animasyon şeklindeki rüya sahneleri... Hepsi de birbirinden büyüleyiciydi.

    Fakat, maalesef bu film kusursuz değil. Hatta, A Monster Calls filmindeki sorunlar, geçen ay eleştirdiğim The Girl With All The Gifts'deki sorunlarla aynı. İki filmin de başyapıt sayılabilecek özgün senaryoları ve başarılı oyunculukları var. Ama bir yandan da bir sürü mantık hatası, eksik sahneler ve gereksiz sahneler de mevcuttu. A Monster Calls'da gördüğüm cevaplanmamış soruları ve mantık hatalarını da, The Girl With All The Gifts'deki gibi buraya yazacağım (meraklanmayın, spoiler içermiyor):

    - Canavar nasıl ortaya çıktı? Bunca zaman boyunca Conor'un yakınındaki ağacın içerisinde öylece duruyor muydu? Ve neden Conor'u seçti? Bu dünyada da buna benzer durumları yaşayan kişiler yok mu?

    - Canavar neden 12:07 geçe ortaya çıkıyor? Gece veya gündüz fark ediyor mu? Çünkü normalde gece çıkması gerekirken bir sahnede gündüz ortaya çıkmıştı. Ve hangi gün aralıklarıyla çıkıyor?

    - Conor neden okulda ona bulaşan kabadayıları şikayet etmedi? İçine kapanık bir çocuk olduğunu biliyorum ama işler büyüyünce onun da bir şeyler demesi gerekiyordu bence.

    - Conor'un anneannesi, Conor'u mezarlıkta nasıl buldu?

    Bunun dışında film her ne kadar ilginç başlasa da bir süre sonra yavaşlıyor ve aynı sorunların etrafında dönüp duruyor. Bu yüzden 15 dakika rahatça çıkarılabilirdi filmden.

    A Monster Calls ile ilgili canımı en çok sıkan taraf, soruların cevaplanamaması. Film birdenbire başlayarak ilk dakikalarda hasta anne ve canavar olaylarını ekrana atıyor ve kafanız çok karışıyor. Bu yüzden de filme girmekte zorlanıyorsunuz. Ben şahsen filmin içine anca 1 saatten sonra girebildim. Yavaş ilerlemesine rağmen kafanızda soru işaretleri bırakıyor. Bunun dışında birkaç ufak sorunum daha var da, onları yazmanın pek bir anlamı olacağını düşünmüyorum.

    Ama sakın yanlış anlamayın, A Monster Calls gerçekten de iyi bir film. Özgün fikirlere, muhteşem oyunculuklara ve ilgi çekici sahnelere sahip bir yapım. Sadece çok fazla hatası var ve ortaya bir başyapıt çıkabilecekken, ortaya çıkan sonuç "iyi"ye dönüşüyor.

    Eğer bu hafta Arrival ve Captain Fantastic gibi muhteşem filmleri izledikten sonra boş vaktiniz varsa ve eğer bu filmin oynadığı bir salon bulursanız izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim. A Monster Calls'u gerçekten izlemelisiniz bence. Film her ne kadar kusursuz olmasa da, içeriği ve oyunculukları yüzünden izlenmeyi hak ediyor bence. Görülmeye değer.

    FİLMİN İYİ YANLARI:

    + Lewis MacDougall, Felicity Jones ve Sigourney Weaver'ın performansları.

    + Canavarın anlattığı animasyon hikayeler.

    + Ortaya atılan özgün fikirler.

    + Dramatik ağırlığı.

    FİLMİN KÖTÜ YANLARI:

    - Ortaya bir sürü soru atıyor ve bunların çoğunu cevaplayamıyor.

    - Mantık hataları ve gereksiz sahnelerin olması.

    - Filmin içine girmeniz epey zaman alıyor.

    TOPLAM PUAN: 6.8/10
    Ismail G
    Ismail G

    Takip Et! 6 Eleştirisini Oku

    3,0
    17 Ekim 2019 tarihinde eklendi
    Bu filmi arkadasimin tavsiyesi ile izledim ama filmi izlerken hicde zevk alarak izleyemedim yani ufak bir çocuğun hayal dünyasından bahsediyo ve filmde gereksiz soru oluşturuyorsun kafanda izlememenizi tavsiye ederim
    Eren K.
    Eren K.

    Takip Et! Eleştirisini Oku

    5,0
    29 Ocak 2017 tarihinde eklendi
    Eğer filmin kitabınıda okuduysanız bu filmi tam anlamıyla çözümler ve tekrar tekrar ağlayarak izlersiniz.
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    Back to Top