Başlat Ready Player One
Ortalama puan
3,9
168 Puanlama

27 Kullanıcı yorumları

5
6 Eleştiri
4
16 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
16 Aralık 2021 tarihinde eklendi
Şu ana kadar yazıp çizdiklerimizi şöyle bir kontrol ettiğimizde, çektiği bütün filmleri izlemiş (hatta bir kısmını defalarca) olmamıza rağmen hiçbir Steven Spielberg filmini yorumlamadığımızı fark ettik…

Yönetmen olarak çektiği “Duel” (1971), “The Sugarland Express” (1974), “Close Encounters of the Third Kind” (1977), “1941” (1979) ve yapımcı olarak katkıda bulunduğu “Poltergeist” (1982) favori Spielberg filmlerimiz arasında yer alsa da bu akşam sırada fırından taze çıkan “Ready Player One” var…

Fırsat bulduğumuzda, adını andığımız bu beş Spielberg filmini de yorumlamaya çalışacağımız sözü değil de notunu da düştükten sonra bu akşamın filmi “Ready Player One” ı incelemeye başlayalım…

Sağda solda o kadar çok şey yazılıp çizildi ki; o nedenle, Ernest Cline’ın aynı adlı bilim kurgu romanından (2011) yine Ernst Cline’ın kendisi ve Zak Penn tarafından sinemaya uyarlanan filmin konusu hakkında halen bir şeyler söylemeye gerek var mı bilemiyoruz?

Eğer spoiler vermeden çok kısa bir özet yapmak gerekirse; ailesini küçük yaşta kaybeden ve hayatın gerçeklerinden kaçarak zamanının neredeyse tümünü The Oasis adlı oyun evreninde geçiren Wade Watts ve arkadaşlarının başı çektiği bir ekiple diğerleri arasındaki oldukça hareketli bir kapışma ve nihayetinde de hesaplaşma hikâyesinin anlatılmakta olduğu söylenilebilir… Zira oyunun yaratıcısı milyarder James Halliday, bir video aracılığı ile The Oasis evreninin içine üç anahtar sakladığını ve öldüğünde de yarattığı oyunun ve servetinin kontrolünün bu anahtarları bulan kişiye geçeceğini açıklamış ve o sebeple de herkes bu anahtarların peşine düşmüştür…

175 milyon dolar gibi oldukça ciddi bir bütçeyle çekilen ve 29 Mart 2018’de vizyona giren filmin, 18 Haziran 2018 itibarıyla gişe hasılatı yaklaşık 582 milyon dolar… Bizce bu miktar, 1971’de “Duel”i çeken 25 yaşındaki genç ve idealist sinemacıdan günümüzün başarılı sinema endüstrisi yatırımcılarından birine evrilen Steven Spielberg için hiç de şaşırtıcı olmayan bir rakam…

Tekrar filme dönecek olursak…

Öykü 2045’de geçmesine rağmen, mekân, kostüm ve dekorlar dışında filmde kullanılan müziklerden (Van Halen, George Michael, Prince, Duran Duran, Bee Gees, Eurythmics, Bruce Springsteen) gönderme yapılan filmlere (“The Shining – 1980”, “Back to the Future – 1985”, “The Breakfast Club – 1985”), film karakterlerine (Chuky, Ninja) ve Robert Zemeckis'e kadar neredeyse hemen her şey 1980’lere ait…

Filmin oyuncu kadrosu için pek fazla bir şey söylemek istemiyoruz… Çünkü 140 dakikalık filmde ağırlıkları pek fazla hissedilmiyor…

Filmde, işin çok önemli bir kısmı kamera arkasındaki görsel efekt ve “The Shining” (1980) deki Overlook Hotel ile o otelin 237 numaralı odasında yaşananları aslına uygun olarak yeniden canlandıran sanal efekt cambazlarınca kotarılmış gibi duruyor… Zaten o nedenle de Spielberg, “Saving Private Ryan” (1998) den bu yana çektiğim en zor filmdi dediği “Ready Player One” daki son derece başarılı görsel efektler için “Star Wars” serisinin yaratıcısı George Lucas’ın kurucusu olduğu Industrial Light & Magic firması ile çalışmış…

Öyle aman aman bayılmasak da, uzun olmasına rağmen sıkılmadan ve keyifle izlediğimiz bu filmi, türün meraklılarına hiç düşünmeden rahatlıkla önerebiliriz…

İzleyecek herkese keyifli seyirler,

Son bir not:
Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 20 Haziran 2018 günü saat 01.43’de yazılarak paylaşılmıştır...
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Ağustos 2018 tarihinde eklendi
Muhteşem detaylar ve göndermeler barındıran, Spielberg'ün 'yakın gelecek' tasviri. Aksiyonun arka planında aslında gerçekten sağlam bir fikir alt yapısı var. Bu filmi yalnızca bir aksiyon-macera olarak görmek ve o şekilde beğenmek, filme saygısızlık olur. Gözünüzü kırpmadan izleyeceksiniz. Daha yavan bir iş bekliyordum doğrusu. Beklentilerimin üzerinde çıktı.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Nisan 2018 tarihinde eklendi
izlerken birçok filme,karaktere ve müziğe yapılan göndermelerle daha da kaliteli bir hale gelen görsel bir şölen kesinlikle izlenmeli 8/10
Alp T.
Alp T.

Takipçi 441 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Nisan 2018 tarihinde eklendi
Neredeyse 50 yıldır sinema sektörünün içinde bulunan ve ilk Jaws filmi ile "Blockbuster" terimini icat etmiş olan Steven Spielberg'ün yeni filmi Ready Player One'ı ne kadardır beklediğimi size anlatamam. Evet, fragmanları filmin kendisini "sadece göndermelerden ibaret olan bir CGI gösterisi" gibi göstermiş olsa da, Spielberg'e olan güvenim tamdı. Ne de olsa Spielberg, Jurassic Park, Er Ryan'ı Kurtarmak ve Indiana Jones filmleri gibi sayısız kült filme imza atmış olan birisi. Ve yeni filmi Ready Player One ile Steven Spielberg, sinema sektörünün en güçlü yönetmenlerinden birisi olduğunu bir kez daha kanıtlamayı başarıyor. Konu blockbuster filmleri olunca, Ready Player One bana istediğim her şeyi ve fazlasını sunmayı başardı. Sinema salonundan çıkarken ne kadar mutlu olduğumu size anlatamam.

Ama öncelikle filmin konusundan başlayalım. Ready Player One, 2045 yılında Ohio'da geçiyor ve bize oldukça gerçekçi bir gelecek sunuyor. İnsanlık, dünya hakkındaki sorunları düzeltmek yerine onlarla yaşamayı öğrendiği için kimsenin gidecek bir yeri kalmamıştır, Oasis adındaki bir sanal alem dışında. Ana karakterimiz Wade Watts, filmin başında bize Oasis'i tanıttıktan sonra bu oyunun yaratıcısı olan James Halliday'in öldüğünü ve ölmeden önce oyunun içerisine üç tane gizli anahtar yerleştirdiğini öğreniyoruz. Bu anahtarların hepsini bulan kişi ise Oasis'in kontrolünü ele geçirecektir. Bunu yapmak için oyunda kimsenin fark etmediği ip uçlarını keşfetmeye başlayan Wade, bu yolculuk esnasında yeni arkadaşlar edinecek ve onu durdurmaya çalışan oyunun yöneticilerine karşı amacından vazgeçmemeye çalışacaktır.

Bu filme girmeden önce kafamdaki en büyük endişe, Ready Player One'ın yüzeysel bir hikayeye sahip olup sırtını sadece pop kültür referanslarına yaslayarak seyirciye "Bunu hatırlıyorum!" dedirtmesiydi. Ready Player One'ın gelmiş geçmiş en çok göndermelerle dolu filmlerden birisi olduğununa dair hiçbir şüphem olmasa da bu film hakkında en çok sevdiğim şey, hikayesinin yarattığı hissiyattı. Bu yüzden filmin içerisindeki bol göndermelere karşı aklımda en çok kalan şey, filmde yaratılan dünyanın içerisindeki macera oldu. Ve Spielberg'ün sihri de burada devreye giriyor.

Eğer bir blockbuster filmi çekilecekse, bunu Spielberg'den daha iyi birisi yönetemez. Çünkü Spielberg, hikayenin içerisinde geçtiği dünyayı nasıl gerçekçi kılacağını ve karakterlerini nasıl ön plana çıkaracağını çok iyi biliyor. Ready Player One sona erdiğinde, Oasis'e dair bütün detayları biliyormuş ve bu dev dünyanın bütün hatları içerisinde uzun bir yolculuğa çıkmışsınız gibi hissediyorsunuz.

Ben küçüklüğümde ne zaman bir film izlesem, iyi veya kötü olması fark etmez, eğer hikayenin içerisinde benim için ön plana çıkan samimi bir karakter veya havalı bir sahne varsa bunlarla ilgili hikayeler yazardım. Bu bakımdan filmler bana çok ilham verirdi. Bunların sayesinde sayısız hikayeler, hatta senaryolar yazdığım bile oldu. Ve eğer ben bu filmi yaklaşık 10 yaşımdayken izlemiş olsaydım, bu filmin karakterleri veya filmde geçen olayların içerisinde bulunduğu sayısız hikayeler yazardım. Bu film beni çocukluğuma geri götürmeyi başardı -nostalji bakımından değil üstelik- ve küçükken hayalini kurduğum sıra dışı hikayeleri yeniden kafamda canlandırdı. Bu film kusursuz olsun veya olmasın, son yıllarda sinemada bir film izlerken hiç bu kadar iyi vakit geçirmemiştim. Buradan Steven Spielberg'e şapka çıkarıyorum, adam 70'lerinde olmasına rağmen halen dev bütçeli, kaliteli filmler çekmeyi başarıyor. Bunu nasıl başardığına dair hiçbir fikrim yok, yaptığı filmlere hayranlık duymaktan başka bir şey elimden gelmiyor doğrusu.

Peki eğer daha derine inecek olursam, Ready Player One hakkında başka neler başarılıydı? Filmdeki karakterler ve oyuncuların performansları çok iyiydi mesela. Gerçi karakterlerin geçmişleri hakkında daha fazla bilgi edinmek iyi olabilirdi ama hikayenin anlatmak istediği arkadaşlık, aşk ve kararlılık duygularını çok iyi yansıtmayı başarıyor. Oyunculuklardan da; ana karakteri canlandıran Tye Sheridan gayet karizmatik ve samimiydi, Olivia Cooke ise karakterinin içten ve güçlü yapısıyla bulunduğu her sahneyi çalıyordu, kötü adam rolünde Ben Mendelsohn epey akılda kalıcıydı ve izlemesi çok eğlenceliydi, Mark Rylance ise bir kez daha inanılmaz bir performansa imza atmış.

Filmin aksiyon sahnelerine gelecek olursak herkes, kimsenin Steven Spielberg gibi bir aksiyon sahnesi çekemeyeceğine hemfikir. Filmin "epik" kelimesinin tam karşılığı olan bu sahnelerde uzun kamera çekimleri, ekranda görünen her şeyin canlılığı ve bu sahnelerin taşıdığı güçlü adrenalin, bu filme apayrı bir hava katıyor. Filmin başındaki araba yarışı sahnesinde müziğin kullanılmaması ve sadece araba motorları ile kaosun yarattığı seslerin oluşu harikaydı. Finaldeki dev savaş sahnesini izlemenin ne kadar tatmin edici ve eğlenceli olduğunu ise size anlatamam.

Oasis'in içerisinde geçen sahnelerdeki görsel efekt kullanımı ise gayet iyiydi. Bazı kişiler bu bölümleri CGI'nın aşırı kullanılmış olması yüzünden hiç de gerçekçi bulmayabilir ama bu bölümlerin bir oyunun içerisinde geçtiğini ve gerçek hayatta oynadığımız oyunlarda da bunun fazlaca kullanıldığını düşünürsek, efektlerin bazı sahnelerdeki zayıf görünümü canımı sıkmadı. Üstelik Oasis dışında filmin gerçek dünyada geçen sahnelerindeyse ilginç bir şekilde, o kadar fazla görsel efekt yoktu. Bu da hikayenin gerçekçi havasına yardımcı olmuş.

Şimdi sıra asıl merak ettiğiniz bölüme geldi; pop kültür göndermelerine. Spielberg genel itibariyle hikayenin akışını bozmadan ortaya harika göndermeler serpiştirmeyi başarmış. Bazı ufak istisnaların dışında bu film, içerisine yerleştirdiği göndermeleri layığıyla işlemeyi başarıyor. Bu konuda size fazla spoiler vermeyeceğim ama sürükleyici bir hikayenin içerisinde bu ufak detayları görmek gerçekten de yüzümü gülümsetti.

Eğer filmin çok da başarılı olmadığı taraflara gelecek olursam; filmin ilk 15 dakikasında gereğinden fazla sesli anlatım vardı. Ana karakter Wade'in Oasis'in işleyişini ve dünyamızın ne hale geldiğini anlattığı bu uzun bölüm, bu sıra dışı hikayeye yapılabilecek en sıradan girişmiş gibi hissettiriyor. Bu yaşananları gerçekten görmek yerine başka birisinin ağzından dinlemek ise aynı hissiyatı yaratmıyor.

Bunun dışında filmde I-R0k adında bir kötü karakter vardı -kurukafalı olan- ve bu karakter filmde resmen işe yaramazdı. Hikayeyi ileride etkileyecek bazı detayları göstermekte yardımcı olmasının dışında bu karakter, filmin süresini uzatmaktan başka bir işe yaramıyor. Bu arada süreden bahsetmişken, Ready Player One'ın 141 dakikalık süresi biraz fazla uzun hissettirebiliyor. Filmi ilk defa izlediğinizde her şey tadında ve tatmin edici bir şekilde sona erse de, zaman zaman tempoyu yavaşlatan birkaç sahne yüzünden filmi yeniden izlediğinizde bu sahneleri hızlıca sarmak isteyebilirsiniz. Bu bahsettiğim bazı sahneler kötü olmasa da, hikayenin akışı adına daha kısa tutulabilirdi.

Fakat bunun dışında Ready Player One'ı izlerken harika bir vakit geçirdim. Filmin sadece göndermelerden ibaret olmaması ve bu göndermeler yaşandığı esnada ortadaki sürükleyici hikayeyi izlemeye doyamadım. Üstelik bu filmin günümüz teknolojisi ve insanlarına dair güçlü mesajlar yöneltmesi de bu filmi eşsiz kılan yanlardan birisiydi. Çünkü çoğu zaman bu kadar gönderme içeren dev bütçeli bir aksiyon filmi gördüğünüzde, stüdyonun ve yönetmenin tek amacı, seyirciye hiçbir ağırlığı olmayan, sırf havalı görünsün diye yapılmış aksiyon sahneleri göstermektir. Daha buna benzer bir örneği geçen haftaki Pacific Rim: Uprising filminde görmüştük. Ready Player One'ın ise gerçekten de iyi bir mesajı, samimi karakterleri, izlemeye doyamayacağınız bir dünya ve sıradışı yapısına karşın gerçekçi hissettiren bir tonu var. Spielberg, E.T. ve Jurassic Park gibi filmleriyle nasıl 80'li ve 90'lı yılların nesline damgasını vuran filmler yaptıysa, aynı başarıyı Ready Player One'da da yakalamış. Eğlenceli, sürükleyici ve hatta ilham verici blockbuster filmlerinin yapılmasını istiyorsanız, Ready Player One'ı mutlaka destekleyin. Özellikle de bulabildiğiniz en büyük perdede filmi izlemenizi tavsiye ederim. İyi seyirler.

FİLMİN İYİ YANLARI:

+ Steven Spielberg'ün filmlerine kattığı eşsiz havanın burada da geçerli olması.

+ Aksiyon sahneleri ve pop kültür referansları.

+ Samimi karakterler, güçlü performanslar.

+ Bitmesini istemeyeceğiniz bir hikaye.

FİLMİN KÖTÜ YANLARI:

- İlk 15 dakikanın gereğinden fazla sesli anlatım içermesi.

- Hikayenin temposunu yavaşlatan bazı gereksiz karakterler.

TOPLAM PUAN: 8.5/10
pembeoje
pembeoje

Takipçi 330 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Kasım 2018 tarihinde eklendi
harika bir film.. efektleri çok çok başarılı.. kendimi bilgisayar oyunu oynuyormuş gibi hissettim...
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
18 Kasım 2018 tarihinde eklendi
Sanatçı olmak böyle bir şey olsa gerek, 70 yaşını geçmiş adam, bilgisayar oyunlarıyla ilgili film yapmış. Ve o kuşağı benden çok daha iyi anlamış. Sinema tarihinin klasik sahnelerini mantıklı bir şekilde filmin içine yerleştirmişler. Ana akım sinema da olabileceği kadar kapitalizm eleştirisi yapmışlar. Her şey çok iyi bence her yaştan seyirciler zevk alarak izleyebilir. Filmde de anlatıldığı gibi Mücadelenin sadece platformu değişiyor, mücadele asla bitmeyecek.
SafaLfidan27
SafaLfidan27

Takipçi 139 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Haziran 2025 tarihinde eklendi
Film güzel olmuş. İzlerken kendimi filmdeymiş gibi hissettim görsel şölen ve efektler başarılı hikaye de iyi kurgulanmış izlemenizi tavsiye ederim.
Ismail G
Ismail G

128 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Haziran 2025 tarihinde eklendi
Pek oyunlarin oasis denilen sanal aleme gidecegine inanmasamda filmin yuksek bir albenisi var hem eglenceli hemde akici son derece basarili bir yapit olmus puanimida oyunlarla alakasi olmayan ileri yastaki insanlar icin kiriyorum
Darth Vader
Darth Vader

Takipçi 54 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
31 Mart 2018 tarihinde eklendi
Yönetmen Spielberg çocuklar veya yetişkinliğe adım atmak üzere olan teenegerların başrol veya önemli rollerde oynadığı filmler çekmeyi seviyor. Ama bunu yetişkinlerinde kendilerinden birşeyler bulabileceği şekilde harmanlıyor. Bu filmde Arif ve 216 filminin bir döneme yaptığı göndermeler gibi spilberg de çocukların başrol oynadığı filmde 1970-80-90 ların efsane olmuş bir çok objesine kısa kısa değinerek usta yönetmen olduğunu gösteriyor. Gerçi filmin konusu bir kitaptan alıntıymış dolayısı ile bu nostaljik dokundurmaları kitabın orjinali'nde yazar mı yapmış yoksa yönetmen mi sonradan eklemiş bilmiyorum. 3D izledim filmi , görsel efektler doyurucu. Oyunculuklar iyi. Filmin 2 kısmında bence eksiklik var. Birincisi sanal dünya sahneleri çok olunca tamamen bir animasyon filmi izliyormuş gibi hissettim. ikincisi de sanal dünyada aranılan 3 anahtar sahnelerinde kullanılan ipuçları çözümlemeleri seyirciyi filme sokmaktan uzak. Gençler koşuşturup koşuşturup ipuclarını heyacansız şekilde çözüyorlar. Seyirciyi de düşündürebilecek ipuçları çözümlemeleri olsa çok daha iyi olacaktı. Filmin sonunda sanal ölümsüzlük konusuna da hafiften değinmişler ama bu konuya fazla yer verilip felsefi yönüde doyurucu bir film yapabilirlerdi. Ailece seyredebilecek bir film ancak filmdeki önemli göndermelerden biri de Steven King'in ünlü gerilim filmi THE SHINING olunca haliyle filmin bu sahnesinde korkutucu bazı öğeler olduğundan küçük çocuklar için uygun olmayabilir.
Süleyman Kırtıl
Süleyman Kırtıl

37 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Şubat 2025 tarihinde eklendi
Filmdeki fikirin gerçek hayatta olabileceğini duşunmek bile iyi hissetiriyor bana , çok fazla easter egg var filmde onun için bile izlenir.
Müjdat T
Müjdat T

34 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
25 Aralık 2018 tarihinde eklendi
Sonu tahmin edilebilir olsa da gerçekten güzel kurgulanarak işlenmiş bir film. Bireyselcilik ötesi vurguları baş ve yardımcı rol oyuncularına ısınmanızı sağlayarak filmin akıcılığını artırıyor. En azından bir kez izlenebilir.
yasins34
yasins34

14 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Nisan 2018 tarihinde eklendi
TEK KELİME İLE HARİKA BİR FİLM..MUHAKKAK SİNEMADA SEYREDİN...ÖNCELİKLE BANA 1980 Lİ YILLARDA OYNADIĞIM OYUNLARI ÇİZGİ FİLMLERİ VE FİLMLERİ HATIRLATTIĞI İÇİM ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM STEVEN ABİME AYRICA FİLM MÜZİKLERİ HARİKAYDI...AİLECEK İNANILMAZ EĞLENDİK SİNEMADA...
Mona Rosa
Mona Rosa

10 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Mayıs 2020 tarihinde eklendi
Harika bir film. Efektler çok kaliteli. Çok sürükleyici..
Engin A
Engin A

Takipçi 10 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
6 Haziran 2020 tarihinde eklendi
Ya film kötü değil ama filmi izledikce filmden soğudum. Benim gibi hisseden oldu mu bilmiyorum ama şunlar filmden beni iten unsurlar oldu...
- Aşırı uzun sürmesi 3D den kusacaktım.
- Başroldeki karakterin tüm bulmacayı çözeceği belli. E sonu belli bir film ne kadar ilgi çekici olabilir...
- Film akışı boyunca olacak şeyleri hep bildim. Yani filmi ilk kez değil de 5.kez izliyor muşum gibi...
- Bi tane "bill gates" gibi karakter yapip film boyunca onu poh poh poh yapti film. Woow ooo vayy demekten bıktı Oasisteki herkes yaratıcıları için...
- Kötü adamlar çok sıradan. Pazar sabahı Trtnin yayınladığı çocuk filmlerindekiler gibi.
- Birde filmin son 5 dakikasinda olaya dahil olan polis ahalisi filmin geri kalan 130 dakikasında ne yapıyordu. Biz Türk filmlerinde bu olaya "hazircilar" diyoruz...
- Filmin 90 dakikadan fazlası 3d olmasi cizgi film izleme hissi yarattı.
Belki 2020 yilinda 15 - 25 yas arasındakiler filme daha olumlu bakacaktir... Beni sarmadı. Emek ve işçilik efekt süper hakkını veriyorum ama film gibi değilde oyun gibi... Bu kadar olumlu görüş içinde benim gibi hissedenlerin sözcüsü de ben olmuş olayım. Steven spielberg seviyorum seni...
Ç. Sid
Ç. Sid

8 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
5 Şubat 2022 tarihinde eklendi
Özellikle son birkaç aydır gündemde olan Metavers muhabbetini göz önüne alarak izledim. Olur da bir gün hayatımızın ortasına ciddi ciddi yerleştiğini görürsek; işte o zaman filmde olduğu gibi insanların gerçek hayattan kopuşu, kendilerini bir gözlük takıp sanal evrende oyalarkenki üstü kapalı zavalliliklarini ve tüm bunların her ne olursa olsun insan olduğumuzu, duygularımız ve gözlüğü çıkardıktan sonra içinde madden bulunduğumuz bu dünyada yaşıyor olduğumuz gerçeğini değiştiremeyeceğini fark edeceğiz. Tüm bu anlamlı mesajların yanında ayrıca filmin görsel efektler açısından da oldukça başarılı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler