Haftasonu Unutursam Fısılda'yı izledim. Bütün o Çağan Irmak filmlerindeki yaratılan duygu yoğunluğunu yaşamak ve daha ilk saniyeden seyirciyi yakalayan ve filmin sonuna kadar bırakmayan o yönetmen becerisi için bu film izlenir.
Bu filmde Işıl Yücesoy'un oyunculuğuna ayrıca yıldızlar eklemek lazım. Film Ege kokuyor ve bol bol müzik var. Başroldeki Farah Zeynep Abdullah şarkıları çok sıradan okuyor. Bu kısımlarda daha etkileyici bir ses kullanılabilirdi.
“Unutursam Fısılda” derli toplu bir Çağan Irmak filmi. Yönetmen sıradan bir hikayeyi yine kendine has anlatımıyla güzel süslemiş. Geçmişle, günümüzün hikayesini güzel bir şekilde harmanlamış. Farah Zeynep Abdullah, Hümeyra ve Işıl Yücesoy’un muhteşem oyunculuklarını izlemek için dahi filme gidilir. Özellikle Farah Zeynep Abdullah’ın Kelebeğin Rüyası, Bi Eylül Meselesi’nden sonraki, üçüncü uzun metraj filminde oyunculuğunu ne kadar geliştirdiğini görüyoruz. Bir dram filmi olmasının yanı sıra müzikal bir film olması da filmin şarkılarını önemli kılıyor. Hem Farah Zeynep Abdullah’ın sesinin güzel olması hem de filmin müziklerini yapan Kenan Doğulu’nun o dönemin müzikalitesine ve sound’una uygun parçalar üretmesi de filmin inandırıcılığını ve başarısını perçinliyor. Spoiler: Filmin öyküsünde ise ilk bölümde mağdur taraf hep abla gösterilirken, bir sahne ile ibre tersine dönüyor. Şöhrete kavuşmuş küçük kardeşe hak vermeye başlıyorsunuz. (Hümeyra’nın muhteşem oyunculuğu ve filmin en vurucu sahnesi) Bu da hikayeyi sıradanlıktan kurtarıyor. Sizde iki kardeşin hikayesinin geçmiş muhakemesini yapıyorsunuz. Filmin çiçek çocukları zamanının (70’li Yıllar) havasını, kıyafetlerle, mekanlarla, müzik klipleriyle başarılı bir şekilde yansıtmış. Biraz Amerikan esintisi olsa da figüranlar hariç güzel bir iş çıkartılmış.
Küçük bir kasabada yaşayan iki kız kardeş Hanife ve Hatice, kasabaya yeni taşınan kaymakamın oğlu İstanbullu, müziksever delikanlı Tarık’la (Mehmet Günsur) bir şekilde tanışırlar. Liseye giden erkeksi tavırlı küçük kardeş Hatice’den hoşlanan Tarık, yanlış anlaşılmalar ve rahat davranışlarıyla büyük abla sağlıkçı Hanife’nin de sevgisini kazanır. Ama Tarık kendisi gibi en büyük tutkusu müzik olması ve çıtırlığından mütevellit Hatice ile aşk yaşamaya başlar ve daha büyük hayallerin peşine düşmek için birlikte İstanbul’a gtmeye karar verirler. Yıllar yıllar geçer ve Hatice tüm her şeyini kaybeder ve kasabaya yıllardır görmediği ablası Hanife’nin yanın sığınır. Ve böylece geçmişle hesaplaşma başlar…
Bu tarz bir film:n muhtesem olarak nitelendirilebilmesi icin ya senaryonun cok iyi ya da duygu yogunlunun fazla olmasi gerekir. Senaryo basitti. Bir sonraki adim tahm;n edilebilirdi hep. 2-3 sahne disinda duygusal yogunluk da yoktu filmde. Yine de iyi bir filmdi. Ayrica cagan irmagin son filmlerinin ilk yarilarinin bu kadar bos olmasini anlamiyorum. Giris bu kadar uzun verilmez. Baba 2 deki gibi gecmis simdiki zaman tekniginin kullanilmasi da dogru olmamais. İlk filmin devam:nda cekilecek ikinci filmde bu teknik kullanilsa daha dogru olur. Tipki baba serisindeki gibi.
Müzikler , oyunculuklar mükemmeldi ama senaryo biraz oturmamıştı. Zeynep farah abdullah hiç sevmem normalde ama resmen hayran kaldım oyunculuğuna. Diğer Sanatçıları zaten çok severek izliyordum yine beni hayal kırıklığına uğratmadılar lakin İlk Yarıda eşim sıkılıp çıkmak istedi, ikinci yarıda işler biraz daha güzelleşti ve sonunu çok güzel bağladılar. Yinede Çağan Irmak dan daha iyi senaryolar çekmesini beklerdim. Oyunculuklara da emeğe de paralara da yazık oluyor.
Bu tur filmler dilinizde bir tad birakip yitip gidiyor. Hepsi o. Gunumuzde sorunsal bir cok konuda ise yarar,sorgular,dusundurur nitelikte filimlerin yapilmasi daha elzen. Avrupa veya Amerika gibi bir ulkeyseniz tabi yapin. Tabi bu filme bir sozum yok aksine cok sevdim. Oyuncular harika,kareler nostaljik guzeldi. Kafa dinleme babinda bulunmaz bir film. Sevim
Sanat yönetimi, kostüm, saç, makyaj çok başarılı. Oyunculuklar çizgi üstü. Yönetmenlik konusunda Çağan Irmak'tan beklentim biraz daha fazla. Ama göze batan bir yan da yok. Işıl Yücesoy muazzam oynuyor. Öykü olarak ve dramatik unsurlar olarak Çağan Irmak'ın bir çok filminde gördüğümüz temalar yineleniyor. Bu yüzden yazar Çağan Irmak beni pek etkileyemedi. Diyaloglar anlamında değil ama öykü anlamında en azından.)
Genel olarak değerlendirirsem güzel, ama ayrıntıda eleştirilecek çok yönü var. Tabi bu eleştirileri Çağan Irmak filmi olması nedeniyle yükselen beklentiyle yapıyorum. Olayların ve sahenelerinbirbirinden kopuk olması, herşeyin çok hızlı geçilmesi, konunun iki sezonluk diziye yayılabilecek kadar uzun olması zaten yeterince rahatsız etti.
Kötü film diyemem emek harcanmış hemde yoğun emek..pek çok insana aşırı duygusal ve etkileyici gelecektir.anacak duygu sömürüsü de harcanan emek kadar yoğun. tamam, toplumun aynası bir film güzel mesajlar var ama arabesk filmlerde toplumun aynası ve yoğun duygular içermiyormu.. bence arabesk bir film, duygu sömürenlerden.. şehir arabeski.. iyi seyirler
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.