En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.410 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
25 Kasım 2020 tarihinde eklendi
Korkuya, (iyi ki de) “Musallat” (2007) ile bulaşmış olan Mestçi’nin bu filminin senaryosunu Ersan Özer yazarken yapımcılığını da serinin tamamının yapımcılığını yapmış olan Muhteşem Tözüm – Muhteşem Film üstlenmiş…
Doğrusunu isterseniz, “The Conjuring Universe / Conjuring Evreni” projesinin, zekice bir kurgu ile “İslami yorumu” biçiminde işlenmiş olan hikâye, “haunted house / hayaletli – perili – cinli ev” konseptine bire bir denk düşmüş…
“Hristiyanlığın” temel alındığı Batılı versiyonlarından en önemli farkı ise, orada yalnızca bu beladan kurtulmak için (Vera Farmiga ve Patrick Wilson’ın canlandırdıkları ikili gibi) işin uzmanlarına ve din adamlarına başvurulurken, burada hem insanların başına dert açmak ve hem de bu dertten kurtulmak için doğrudan din adamlarına gidilmiş…
Zira işin içine, Orta Doğu kökenli İbrahimî dinlerin hiçbirinde bulunmayan ve aslında tamamen bir “pagan” gelenek olan “kara büyü” sokulmuş…
Ancak hemen söyleyelim ki, evli barklı Kudret’e (Koray Şahinbaş) olan aşkını ciddi bir takıntını haline getirmiş olan Öznur’un (Ebru Kaymakçı) başlattığı olaylar zinciri, ne kadar saçma sapan olursa olsun kendini izletmeyi beceriyor…
Düşük bir bütçeyle çekildiği her halinden belli olan filmde, başta Kudret ve Nisa (Pınar Çağlar Gençtürk) çiftinin görme engelli küçük kızları Ceyda’yı canlandıran Merve Ateş olmak üzere oyuncuların tamamı oldukça etkileyici bir performans sergilemişler…
“Hadi yahu, nerede kaldı görsel efektler” derken de filmin son bölümüne bomba gibi girilmiş plastik makyajlar ve Pixel Winds Production’un VFX çalışmalarıyla…
Üsküdar ve çevresindeki yerleşim birimlerinde çekilmiş olan filmin hikâyesinin ayrıntılarına, “spoilersiz” konuşmak pek mümkün olamayacağı için girmiyoruz…
Bu hususta söyleyebileceğimiz tek şey:
“Vatikan’ın şeytan çıkartan pederleri olur da İstanbul’un cin çıkartan Tayyar Hocası (Toygun Ateş) olmaz mı?” dedirten final görüntüleri ile Öznur’un yaptığı inanılmaz bir hatanın yol açtığı müthiş “sürprize” de hazırlıklı olun biçiminde olabilir…
Musallat kadar korkutamadı tabi ki , hiçbir filminde beni o film kadar korkutabileceğine inanmıyorum açıkçası. Çok kısa bir film olmuş veya bana öyle geldi. Oyunculuklar gerçekten çok iyi özellikle çocuk oyuncu Merve Ateş (bu büyüdü mü ne oscarlar alıcak) yaşatıyor size filmi. Dabbe ve bu film , cidden iyi geldi ve ilk defa arka arkaya gülmeden veya sıkılmadan iki korku filmi izlemiş bulundum. Filmin sonunda bir mantık hatası bulacaksınız ben hala çözemedim , şimdi spoilerde vermeyeyim buradan :) Bu arada filmin adı ile konusu arasındaki ilişkiyi de kuramadım ben.. Hikaye güzel , basite kaçılmamış en azından..
Film efekteleri gerçekten güzel olmuş,şimdiye kadar izlediğim korku türk filmlerinde efektleri en iyi olan diyebilirim,sadece efektler biraz daha,özellikle ilk perde de daha fazla kullanabiilnir.Diğer korku türk filmlerindeki gibi sadece izleyiciyi seslerle değil ses ve görsel efektle korkutuyor.Film korkutuyor mu,evet korkutuyor,bazı yerlerinde insanı yerinden fırlattığı oluyor.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum bu sitede film hakkında yazılan birçok yorum fazlasıyla 'spoiler' içeriyor ve gerçekten filmi izlemeye gidecek bir insan önce bu yorumları okusa filmin hiçbir zevki kalmaz onun için.Siteden isteğim yorumları -benki de dahil- bir filtreden geçirmesi... Sinemaya gitmeyi ve özellikle korku türündeki filmleri izlemeyi tercih edenlerdenim.Açıkçası söylemek gerekirse kendi imalatımız -Türk yapımı- olan korku filmlerine bugüne kadar gitmedim. Gerçekten ön yargılıydım ve gitmeyi de pek düşünmüyordum...Sonraları beyazperdenin eleştirilerine kulak vermeye ve güzel bulduğu -genelde üç ve üzeri puanları hesaba alıyorum- filmleri izlemeye başladım.Tabi sağ olsun bu site sayesinde seçkin güzel filmler izledim ve halen de izliyorum tabi arada bazı filmlere verdiği puanlar tam tutmayabiliyor tabi kendi açımdan baktığımda... İlk yorumum olduğu için biraz fazlaca giriş kısmını uzun tuttum kusura bakmayın. İlk kez 2014 yapımı Muska filmini vizyona girdiğinde izlemiştim ve bizim korku türünde yapılan filmlere ön yargımı yıkmam gerektiğini anladım tabi yine beyazperdeye güvenerek gitmiştim.Açıkçası Siccin filmine beyazperdenin verdiği puan beni biraz kararsız kılmıştı.Geçen gün sinemaya başka bir filme gidecekken kendimi Siccin filmine girerken buldum tabi bunun sebebi diğer filmin vizyondan kalktığından bihaber olmamdı. Korku filmi için sinemaya gidecekseniz özellikle Türk korku yapımıysa asla kalabalık ve de kızların çoğunlukta olduğu bir salona mümkünse girmeyin -tecrübeyle sabit- Çünkü korkacaklarını bildikleri halde filme girip başlarını ekranı görmeyecekleri bir yerlere sokmaya çalışıyorlar sırf korkmamak için ve o da yetmezmiş gibi gerilimin tavan yaptığı yerde saçma sapan gülmeye başlıyorlar. Resmen filmden alacağınız zevk varsa onun içine etmeye yetecek kadar gülmeye devam ediyorlar. Bu filmde oyuncu kadrosu hakkında eleştiri çok yapıldı ama şu da bir gerçek ki oyuncular açısından korku türü özellikle bizim ülkemizde tehlikeli bir viraj gibi...Usta olarak sınıflandırdığımız oyuncuların bu kulvarda yer almaması hem tercihi hem de maddi sebeplerden kaynaklı olabilir. O yüzden bu kulvarda oynayacak oyuncular yeni ve bazen tecrübesiz olabiliyor ama bu işe yüreğini katacak oyuncudan çok yönetmendir ki Alper Mestçi bunun hakkını veriyor.Filmin en önemli noktalarından biri tabi sesler ve müzikler...yönetmen gerek büyü sahnelerinde gerekse filmin genelinde birçok sahnede ses olgusunu muazzam kullanıyor.Sadece bununla yetinmeyip görsel efektten çok gerçek makyajlarla işe biraz daha orijinallik katmaya çalışmış. Tabi birkaç konuda yakınmalarım olacak. Şöyle ki artık bu kulvarda çok filmle karşılaştık ve devam da edecek.Alper Mestçi elbette kendince bir şeyler yapmış ama cin mevzusunda ve dinimizin bu konuda verdiği bilgileri araştırmış mı bilemiyorum ama artık bu konu gerçekten istismar edinilmeye başlandı.Filmi izleyenler artık cinlere ve dine bakış açıları alaycı olmaya başladı ve bu konu gerçekten dikkate alınmalı ve gerek yönetmenlerin gerekse izleyicilerin bu konu da daha saygılı ve daha duyarlı olmalarını bekliyorum.Yabancı bir film izlerken şeytan çıkarma sahnelerinde nasıl ki o dini ve şeytan çıkarma mevzusunu alay konusu etmiyorsak bizim kendi inancımızda olan konular da aynı durumdadır... Son olarak filme gitmek isteyenler için şunu söyleyebilirim eğer sizde benim gibi beyazperdenin eleştirilerine kulak verip filmlere gidenlerden iseniz -tabi korku türüne merakınız varsa hiç şüpheniz olmasın gerçekten filmi beğeneceksiniz..Alper Mestçi ve ekibini tebrik ediyorum salondan çıkarken memnun bir şekilde ayrıldım ama kendisinin ve diğer yönetmenlerin bir sonraki bu tür filmleri çekerken daha duyarlı olmalarını bekliyorum.Beyazperdeye de eleştirisinden ötürü teşekkürler...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.