Hesabım
    Mission: Impossible Yansımalar
    Ortalama puan
    3,7
    yayın
    • Sabah
    • T24
    • Gazete Duvar
    • Habertürk
    • Hurriyet
    • Sözcü

    Her dergi ve gazetenin puanlama sistemi farklı olduğu için, Beyazperde, puanları 0.5 - 5 yıldız üzerinden, kendi barometresine göre vermiştir.

    Basın Eleştirisi

    Sabah

    Yazar: Olkan Özyurt

    McQuarrie ile yoluna devam eden Görevimiz Tehlike'nin altıncısı Mission: Impossible-Yansımalar, hem içerik hem biçim olarak beşinci filmin devamı niteliğinde. Ve o filmin bir adım ötesinde. Beşinci filmde, Impossible Mission Force'un efsanevi ajanı Ethan Hunt (Tom Cruise) ve ekibi, Sendika adlı, eski gizli ajanlardan oluşan ve dünyada kaos yaratmayı hedefleyen bir oluşumun kumpasına gelmişti. Bu kumpas sonucunda CIA tarafından hain ilan edilen Hunt olayları çözünce anladık ki Sendika'nın arkasında MI6'nın yoldan çıkan yöneticisi varmış. Altıncı filmde Hunt yine Sendika ajanlarıyla mücadele ediyor. Ama entrika daha da çetrefilli hale getirilmiş durumda.

    Eleştirinin tamamı için: Sabah

    T24

    Yazar: Atilla Dorsay

    Filmin tam 145 dakikalık uzunluğu şurup gibi akıp gidiyor. Hayli karışık ve kalabalık hikâyesi belki tüm ayrıntılarıyla kavranamıyor. Ama ne gam! Çünkü görsellik tek sözcükle muhteşem. Öncelikle seçilmiş mekanlar sonuna dek ve inanılması zor biçimde kullanılmış. Mekan derken büyük kentleri kastediyorum: Berlin, Londra. Ama öncelikle Paris. Hikâyenin en büyük bölümü orada geçiyor. Ve o hiç değişmeyen rüya-kent, görkemli yarışlara, kaçıp kovalamacalara, gerilim ve dehşet anlarına tanıklık ediyor. Bu sanki Paris’i tüm ruhuyla ve kimliğiyle kavramak için müthiş bir fırsat. Sinemanın şimdiye dek sunageldiğinin en iyisi. Ayrıca aksiyon yine inanılmaz bir tempoda sürüyor. Ve son dönemin büyük prodüksiyonlarının tersine, bunda özel efektlerin hemen hiç katkısı yok. Her şey en doğal biçimde tasarlanıp çekilmiş. Ve en büyük rol de bizzat Tom Cruise’a düşmüş.

    Eleştirinin tamamı için: T24

    Gazete Duvar

    Yazar: Şenay Aydemir

    “Yansımalar”, bir tür devam filmi olarak da kabul edilebilir. Beşinci filmde uluslararası bir suç örgütü olan ‘Sendika’nın hedefi haline gelen Hunt ve birlikte çalıştığı IMF ekibi yılanın başı ‘Solomon Lane’ı alt etmeyi başarmıştı. Yeni film “Yansımalar”ın hemen açılışında Sendika’nın faaliyetlerine devam ettiğini ve nükleer bombaya sahip olmaya çalıştığını öğreniyoruz. Hunt, ekibi topluyor haliyle yeniden. Ama yol onu bir kez daha Soloman Lane ile karşılaştırıyor. Birbirinin içine geçen, oyun içinde oyun kurulan entrikaların ardından Lane yine bu filmin kötü adamı olarak karşımızda. Ama ona göre dünyayı yönetenler ve tabii ki Hunt’un hizmet ettiği IMF insanlığa zarar veriyor. Yani yazının başında belirttiğimiz gibi haksız yere kötü değil ama dünyanın üçte birini öldürmeye yeltenince haklıyken haksız duruma düşüyor haliyle. Gerçi bu IMF’nin ekonomiyle ilgili olanının öyle olduğu kesin de filmdekinde ‘iyi adamlar’ var ve dünyayı kurtarmak zorundalar. Beşinci filmde Hunt’un hayatını kurtaran MI6 ajanı Ilsa Faust’un da oyuna katılmasıyla devam filmi çemberi büyüyor. Ve seride ilk kez iki film üst üste yönetmen koltuğuna oturma başarısı gösteren Christopher McQuarrie (iki filmin de senaryosu ona ait) ile çember tamamlanıyor. Özetle, “Yansımalar”, “Görevimiz Tehlike” evreninin belirli temalarını, karakterlerini devam ettiren bir film değil, bir önceki filmin devamı açıkça.

    Eleştirinin tamamı için: Gazete Duvar

    Habertürk

    Yazar: Mehmet Açar

    Senaryoya da imza atan yönetmen Christopher McQuarrie, onca aksiyon ve gürültünün arasında inandırıcı karakterlerle geliyor karşımıza. Dublör kullanmayı sevmeyen Tom Cruise, aksiyon sahnelerindeki performansının yanı sıra dramatik sahnelerin de hakkını veriyor. Ving Rhames ve Simon Pegg, filmin mizah yanını ayakta tutarken, merhametsiz CIA ajanında Superman’den hatırladığımız Henry Cavill ve kötü adam Lane’de Sean Harris üstlerine düşen görevlerini yerine getiriyorlar. Serinin eski filmlerinden hatırladığımız Julia’da Michelle Monaghan hikâyeye duygusal bir dokunuş eklerken, Beyaz Dul’u canlandıran Vanessa Kirby ise kısa ama akılda kalıcı bir kompozisyon sergiliyor. Rebecca Ferguson’un da Ilsa Faust karakteriyle seriye katkılarının giderek arttığını belirtelim. 2 saat 27 dakikalık süresini hissettirmeyen “Yansımalar”, bence 2018 yazının en iyi filmlerinden biri. Aksiyon severler kesinlikle kaçırmasım…

    Eleştirinin tamamı için: Habertürk

    Hurriyet

    Yazar: Uğur Vardan

    Yansımalar’ içeriğe önem veriyor gibi yapıyor ve kaygan zeminlerin (kimse kimseye güvenmiyor ve ortalığa sürekli kumpaslar hâkim oluyor, ayrıca McQuarrie’ın ‘Olağan Şüpheliler’in senaristi olması da zaten öyküye şaşırtıcı unsurların katılmasını zaruri hale getiriyor) tasvirine soyunuyor. Bir de ekip bu kez ABD, İngiltere, Fransa gibi ‘muktedirler’ yerine ‘Üçüncü Dünya’yı (Pakistan, Hindistan vs.) kurtarmaya çalışıyor. Ama filmin asıl belirleyici yanı aksiyon sahneleri. Dar Paris sokaklarındaki takip bölümleri, an geliyor yerini Keşmir semalarındaki helikopter kovalamacasına bırakıyor. Seyircinin adrenalini film boyunca her daim yüksek tutuluyor.

    Eleştirinin tamamı için: Hurriyet

    Sözcü

    Yazar: Burak Göral

    Yönetmen McQuarrie aksiyon sahnelerinde, ilk "Jack Reacher" filminde tutturamadığı dengeyi iki "Görevimiz Tehlike" filminde de ustalıkla kurabildi. Özellikle Paris sokaklarındaki kovalamaca sahnesi nefes nefese izleniyor, üç adamın erkekler tuvaletindeki kavgası, Ethan'ın Londra'daki uzun koşu sahnesi ve helikopterdeki yürek hoplatan mücadele... Bütün bu sahneler birinci sınıf mühendislikler barındırmakta. Seyirciyi bir an bile başka bir şey düşündürtmeden kendisine bağlıyor.

    Eleştirinin tamamı için: Sözcü
    Daha Fazlasını Göster
    Back to Top