Clint Eastwood'un yönettiği ve usta oyuncu Tom Hanks'in başrolünde olduğu Sully, 15 Ocak 2009 yılında bir uçağın Hudson Nehri'ne sorunlu iniş yapmasına, uçağın kaptanı Chesley Sullenberger'ın bundan sonra kahraman olup olmadığına değiniyor. Açıkçası, böyle sıra dışı bir konuyu bu kadar sade ve aynı zamanda da oldukça etkileyici anlatan bir filmi uzun zamandır görmemiştim.
Sully'yi, 2012 yılında benzer bir konuyla vizyona giren Flight filmi ile karşılaştırmak istiyorum. Konulara değil, konuyu anlatış tarzlarına değineceğim. Flight, bir uçakta yaşanan sıra dışı bir olayı ve olaydan sonra kaptanın yaşadıklarını anlatıyordu. Flight, sadece ana karaktere odaklı bir filmdi ve uçakta yaşananlar da biraz mantık dışı gözüküyordu.
Sully ise yaşanan imkansız olayı anlıyor ve bu olayı en sade şekilde anlatıyor. Hatta anlatış şekli bile kronolojik sırada değil. Sully, uçak kazasından sonra yaşananlar ile başlayarak sizi direk olayların içerisine sürüklüyor. Bu sayede filmi merakla izliyorsunuz. Ara sıra uçak kazası ile ilgili yapılan flashbackler de hikayeyi destekliyor.
Ve Sully, genel anlamda Kaptan Chesley Sullenberger'ın öyküsünü anlatsa da, sadece ona odaklanmıyor. Kaza sırasında uçakta bulunan yolculara, yardımcı pilota ve Sully'nin eşine de değiniyor. Bu sayede de film seyirci ile bir bütünlük oluşturuyor.
Bunun en büyük nedeni de, yönetmen Clint Eastwood'un olaylara bakış açısı. Eastwood'un önceki filmleri epey uzundu ve American Sniper gibi işleri de o kadar başarılı değildi. Ama bu filmin 95 dakikalık kısa bir süresi var ve bu süre içerisinde de hikayesini alıştıra alıştıra anlatıyor. Sully'nin gereksiz ve uzatılmış hiçbir sahnesi yok.
Ayrıca Sully, Kaptan Chesley Sullenberger'ın bir kahraman olması veya insanların hayatını gereksiz yere tehlikeye atması konusunda gerçekten düşündürmeyi başarıyor ve onun da sıradan bir insan olduğuna çok güzel değiniyor. Eastwood'un yaptığı bu sade yönle bütün bu etmenler çok daha etkileyici hale gelmiş.
Bunun dışında oyunculuklardan bahsedelim. Tom Hanks'in ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu biliyoruz zaten. Bu filmde de Hanks, oldukça başarılı bir performans sergilemiş. Yardımcı pilot rolündeki Aaron Eckhart da öyle. Hanks ile Eckhart, sakin ve gerçekçi performanslarıyla bu filmi göğüslemişler. Ayrıca Breaking Bad'den tanıdığımız Anna Gunn'ın performansını da bu filmde iyi buldum. Gunn'ın fazla sahnesi olmasa da, Breaking Bad'den sonra iyi bir gelişme sergilemiş.
Bir de teknik açıdan şunu bahsetmeden geçemeyeceğim; bu filmin tamamı IMAX kameraları ile çekilmiş. Sully, IMAX için yaratılmış yani. Gördüğüm en iyi IMAX filmlerinden birisiydi açıkçası. Eğer fırsatınız varsa, Sully'yi IMAX'de izlemeye çalışın. Yaşadığım deneyimi çok daha iyi bir hale getirdi.
Peki filmin kötü bir yanı var mı? Açıkçası aklıma gelmiyor. Fakat şöyle bir şey var; Sully, iddiasız bir film. Bu filmin En İyi Film veya En İyi Erkek Oyuncu gibi Oscarlara hatta herhangi bir Oscar'a aday gösterileceğinden şüpheliyim. Filmin kötü veya iyi olmasıyla alakası yok, bu film sadece hikayesini anlatıyor ve naif bir son ile bitiyor. Yani bu filmden "uzun bir süre aklımdan çıkmayacak" duygusuyla ayrılmıyorsunuz. Yüzünüz gülümseyerek, iyi vakit geçirerek ayrılıyorsunuz.
Kısacası Sully, hikayesini başarıyla anlatan, çok güzel noktalara değinip başarılı performanslara sahip olan, kesinlikle IMAX'de izlenmesi gereken bir film. Konusunun hakkını veren nadir filmlerden birisi Sully. Bir başyapıt olmasa da, kesinlikle başarılı bir iş. Kaçırmamalısınız.
FİLMİN İYİ YANLARI:
+ Tom Hanks ve Aaron Eckhart.
+ Sıra dışı konusunun sade anlatım biçmi.
+ IMAX.
+ Olaylara kronolojik sırayla anlatmayıp seyirciyi merakla izlettirmesi.
+ Eastwood'un diğer filmlerinden kısa ve daha etkileyici olması.
+ Manzaralar ve görsel efektler.
TOPLAM PUAN: 8.6/10