Kadro cok iyi, kamera, mekanlar, kostümler, müzik iyi fakat sorun bana kalırsa senaryoda.. Türk milletinin gıdasında var, detaycılık, merak vs. Barış ve Füsun'nun aşkının başından sonuna kadar izletelim diye, herşey cok çabuk gelişti çıkmaları, sevişmeleri, ayrılmaları barışmaları derken sonuna yakın hastalığın birden bire çıkması ve filmin sonunda yaşananlar derken, akıllara 'abi bu neydi şimdi? Dram, Romantik Komedi neydi?' diye soru işaretleri oluştu. spoiler: bana kalırsa hastalığı filmin başından belirginleştirmeye başlanılması gerekiyordu
İnsanlar neden bu kadar abarttı bilemiyorum.Zira çok vasattı.Yok hiç işlenmemiş bir konuymuş da yok oyunculuklar şöyleymiş de..Fasa fiso..Tamam oğlan çok yakışıklı kız da çok güzel ve popülerler.Ama asla senaryonun eşsizliğinden veya olağanüstü oyunculuktan bahsedilemez.Ayrıca kızın oyunculuğunda tam tarif edemediğim bir rahatsız edicilik vardı.Bateri sahneleri dışında ilgimi çeken bir şey olmadı.spoiler: Hele o mektup sahnesi yok mu.."Küçük prensi birlikte okumuştuk"tan sonrasında koptum."Seni incitmemek için uçurumdan atlıyorum." Ya hadi oradan be! Bu kadar reklamı yapılan,övülen bir filmin altından çıkan sonuç beni maalesef mutlu etmedi.
Ne iyi ne de kötü diyebileceğim bir filmdi.Ama abartıldığı kadar iyi olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.Şöyle ki filmin sonunda (ki bence dünyanın en klişe sonuydu) ne bende ne de birlikte gittiğimiz arkadaşlarda herhangi bir duygu oluşmadı.Ve anlatımda da bi kopukluk vardı.Teknik açıdan emek verildiği çok belli ama senaryoda bu özeni göremedik.İzleyene istediğini vermek için yazılmış bir senaryo gibiydi.Ayrıca bipolar insanlar için çok yanlış yönlendirmeler içeriyor kanaatimce.Ama temposu yüksekti ve eğlenceli sahneleri de vardı. Sonuç olarak sinemada değil de daha çok evde izlenesi bir film.
Moonu filminin bir nevi Türk uyarlaması desek yanlış olmaz. Çok büyük bir beklentiyle izlemedim. Filmin ilk vizyona girdiği dönemlerde kız arkadaşlarımın "Çok iyi film", "Hüngür hüngür ağladım", "Bu nasıl aşk ya" gibi paylaşım ve sözlerinden sonra modası geçtikten sonra, 4 yıl sonra izlemek istedim. Filmde o kadar çok klişe var ki replikleri bile tahmin etmeye başladım. Senaryo neredeyse yok. Çağatay Ulusoy, oyunculuğunu göstererek kurtulmayı başarabilmiş olsa da hikaye ve diğer oyuncular için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Maalesef olmamış.
Bir aşk başlat biraz güzel anı sürprizler vs. Sonra çiftlerden biri hastalansın ya da ölsün veee al sana Türk filmi olsun. Dünyanın en güzel kokusu, evim sensin, bana adımı sor ve daha ismini yazamayacağım pek çok Türk filmiyle aynı işleyişe sahip. Sonunda bir video bırakışı bile dünyanın en güzel kokusu filmiyle aynı. Hep aynı şeyi defalarca izliyormuşum gibi. Zaten dram tarzımda değil, beğenmedim.
favori sevdiğim filmimi tekrar izledim kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum çağatay ulusoy ve leyla lydianın uyumu süperdi sonu hep spoiler: aynı türk dram filmlerinin tekrarı gibi ama bu sefer bipolar hastalığının temellerini gösteriyorlar nasıl bir ruhsal hastalık olduğunu anlatıyor çağatay ulusoyun hastalığı başarılı oynamış ama ben yaralıyım bir tanem, gücüm kendime yetmiyor, gücüm seni kendimden korumaya yetmiyor. ben uçarken senin kanatlarını kırdım. ben uzağa gidiyorum bir tanem. bana delibâl diyorsun ya, delibâl’ın fazlası zehir füsun'um, delibâl zehir. bir de, beni affet. şimdi değilse bile, bir gün affet. sayamayacağın kadar öpücük, yıldızlar kadar öpücük bir tanem. 10/7
4 gün geçti izleyeli ama Hergün ağlıyorum izlediğim den beri yetmedi tekrar tekrar gidip izleyeceğim vizyondayken dağıttın beni delibal dağıttın bizi ağlamaktan kalan zamanlarda yaşıyorum sanki bu filmi kötü bulanlar ya kendini film eleştirmeni sanıp onu bunu yermeyi üstünlük sayıyor ya da duygusuz biri ben izlediğim salonda ağlayan insanlardan başka bişey görmediysem bu film harikadır lütfen devamını yapın lütfen bu Böule bitmesin çok ağladık güldürün biraz da bizi lütfen devam filmini bekliyoruz
Benim için -ve pek çok yerli film severler için- yılın son filmi olma ünvanına sahip Delibal oldukça kafa karıştıran bir film. 20 Dakika, Med Cezir gibi televizyon efsanelerinin altında imzası bulunan Ali Bilgin Delibal'ın da yönetmen koltuğunda oturuyor. Senenin başlarında izlediğim İçimdeki Ses romantik-komedisinden hatırladığım Leyla Lydia Tuğutlu ve ilk defa seyredeceğim Çağatay Ulusoy başrolleri paylaşıyor. İyi yönetmen, iyi oyuncular ve bir de iyi hazırlanmış fragman sizi sinema salonlarına çağırıyor. Çok etkili bir giriş yapan film 'ben özgün bir işim' diye bağırıyor. Ancak daha sonra artık bıktığımız 'tesadüfleri seven' bir aşk hikayesine dönüyor. Yer yer 'bak hala özgünlüğümden bir şey kaybetmedim' sahneleri izlesekte bu özgünlük zamanla öznelliğe dönüyor. Gerçeklikten uzaklaşarak kendini sonu başından belli bir gişe filmi haline getiriyor. Ancak yine de ortada iyi anlatılmış bir hikaye var.Üstelik televizyon sansürü nedeniyle görmediğimiz ne varsa bu filmde hepsini seyrediyor sinemanın özgürlüğünü damarlarımızda hissediyoruz. Ne diyelim, iyi ki sinema var ! İyi Seyirler.
Film Çağatay hayranları için güzel bir film diyebilirim.Ama usta oyunculuklar gösterilecek hiç bir sahne yok.O yüzden pek hatalı oyunculuklar görmezsiniz.Kurgu daldan dala atlayarak filmi kurtarıyor diyebiliriz. Duygusal bir şarkı beklenebilirdi (hayat arkadaşım)gibi.Daha dramatik bir son olabilirdi spoiler: (aşk tesadüfleri sever de ki gibi.
Klasik romantik dram filmi = Fazlasıyla sıradanlık ve kalıplaşmışlık * sürpiz olamayan trajediler ve klişeler. Kendinize bir iyilik yapın ve başka bir film seçin.
Sadece iyi oyuncu ile bir şey başarabileceğini düşünülerek apar topar ortaya konmuş bir film. Cıvık ve yapmacık bir aşk hikayesinden hoşlanıyorsanız beklentinizi yükseltmeden gidebilirsiniz. Lakin şimdiye kadar olan akıllara kazınan romantik dramların sadece ilkel hali olabilecek kapasitede !
Güzel bir aşk hikayesi. İzlediğim için pişman olmadım. Aşk filmi izlemek isteyenlere tavsiye ederim. Vizyonda daha güzel filmler olabilir ama ben bu filmde beklediğimi buldum. Tek eleştirim final kısmı daha iyi yapılabilirdi.
Çok çok çok güzel bir film. Bir daha gitmek için can atıyorum. Şu ana kadar izlediğim filmlerin arasından 1 numaralı film. Gitmeyenler kesinlikle gitsin. Bide izleyen arkadaşlar diyorki sonunu beğenmedik. Arkadaşlar çağatay ulusoy yaşıyo şu an ölmedi abartmaya gerek yok yani :D . Tek kelimeyle harika bir film !
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.