En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
898 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
23 Nisan 2016 tarihinde eklendi
Ah Çağatay, filmi çok önyargılı başladım ancak film başladıktan sonra bir kenara koyup izlemeliyim dedim. İyi ki de öyle yapmışım. Eğer hayatınızda Bipolar hastalığı olan ya da Manik-Depresif birilerini tanıyorsanız, bu film sizin için daha bi anlamlı olucaktır buna emin olun.. Her ne kadar özenti denilse de bence, işleniş ve oyunculuklar çok başarılıydı, o hastalıklı sevgiyi çok iyi aktarıldığını düşünüyorum. Eğer duygusal karmaşa yaşıyorsanız ve inişiniz çıkışınızın farkında bile değilseniz, gerçekten de en sevdiğiniz insana zarar vermemek için, kendinize zarar verirsiniz, bundan da gram şüphe duymazsınız. Müzikler çok başarılıydı. Türkler, dram ve romantizmi seven bir milletiz, o yüzden bu film tam bizimkilere göredir. Özellikle Çağatay ulusuyonun Oyunculuğu inanılmaz kaliteliydi ve gerçekten size o duyguyu yansıttı ve tabiki Leyla Lydia Tuğutlu muhteşem güzellik kusursuz oyunculuk belirtmeliyimki uzun zamandır ağlama sahnelerinde bu kadar gerçekçi ağlayan bir performans izlemedim duyguyu inanılmaz size yansıtıyor ve hüzünleniyorsunuz sonuç olarak kasmadan büyük beklenti içine girmeden
Anlayarak, zevk alarak ve kıymet bilerek izleyin.. iyi seyirler...
Moonu filminin bir nevi Türk uyarlaması desek yanlış olmaz. Çok büyük bir beklentiyle izlemedim. Filmin ilk vizyona girdiği dönemlerde kız arkadaşlarımın "Çok iyi film", "Hüngür hüngür ağladım", "Bu nasıl aşk ya" gibi paylaşım ve sözlerinden sonra modası geçtikten sonra, 4 yıl sonra izlemek istedim. Filmde o kadar çok klişe var ki replikleri bile tahmin etmeye başladım. Senaryo neredeyse yok. Çağatay Ulusoy, oyunculuğunu göstererek kurtulmayı başarabilmiş olsa da hikaye ve diğer oyuncular için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Maalesef olmamış.
Benim için -ve pek çok yerli film severler için- yılın son filmi olma ünvanına sahip Delibal oldukça kafa karıştıran bir film. 20 Dakika, Med Cezir gibi televizyon efsanelerinin altında imzası bulunan Ali Bilgin Delibal'ın da yönetmen koltuğunda oturuyor. Senenin başlarında izlediğim İçimdeki Ses romantik-komedisinden hatırladığım Leyla Lydia Tuğutlu ve ilk defa seyredeceğim Çağatay Ulusoy başrolleri paylaşıyor. İyi yönetmen, iyi oyuncular ve bir de iyi hazırlanmış fragman sizi sinema salonlarına çağırıyor. Çok etkili bir giriş yapan film 'ben özgün bir işim' diye bağırıyor. Ancak daha sonra artık bıktığımız 'tesadüfleri seven' bir aşk hikayesine dönüyor. Yer yer 'bak hala özgünlüğümden bir şey kaybetmedim' sahneleri izlesekte bu özgünlük zamanla öznelliğe dönüyor. Gerçeklikten uzaklaşarak kendini sonu başından belli bir gişe filmi haline getiriyor. Ancak yine de ortada iyi anlatılmış bir hikaye var.Üstelik televizyon sansürü nedeniyle görmediğimiz ne varsa bu filmde hepsini seyrediyor sinemanın özgürlüğünü damarlarımızda hissediyoruz. Ne diyelim, iyi ki sinema var ! İyi Seyirler.
Bir aşk başlat biraz güzel anı sürprizler vs. Sonra çiftlerden biri hastalansın ya da ölsün veee al sana Türk filmi olsun. Dünyanın en güzel kokusu, evim sensin, bana adımı sor ve daha ismini yazamayacağım pek çok Türk filmiyle aynı işleyişe sahip. Sonunda bir video bırakışı bile dünyanın en güzel kokusu filmiyle aynı. Hep aynı şeyi defalarca izliyormuşum gibi. Zaten dram tarzımda değil, beğenmedim.
Klasik romantik dram filmi = Fazlasıyla sıradanlık ve kalıplaşmışlık * sürpiz olamayan trajediler ve klişeler. Kendinize bir iyilik yapın ve başka bir film seçin.
Kadro cok iyi, kamera, mekanlar, kostümler, müzik iyi fakat sorun bana kalırsa senaryoda.. Türk milletinin gıdasında var, detaycılık, merak vs. Barış ve Füsun'nun aşkının başından sonuna kadar izletelim diye, herşey cok çabuk gelişti çıkmaları, sevişmeleri, ayrılmaları barışmaları derken sonuna yakın hastalığın birden bire çıkması ve filmin sonunda yaşananlar derken, akıllara 'abi bu neydi şimdi? Dram, Romantik Komedi neydi?' diye soru işaretleri oluştu. spoiler: bana kalırsa hastalığı filmin başından belirginleştirmeye başlanılması gerekiyordu
4 gün geçti izleyeli ama Hergün ağlıyorum izlediğim den beri yetmedi tekrar tekrar gidip izleyeceğim vizyondayken dağıttın beni delibal dağıttın bizi ağlamaktan kalan zamanlarda yaşıyorum sanki bu filmi kötü bulanlar ya kendini film eleştirmeni sanıp onu bunu yermeyi üstünlük sayıyor ya da duygusuz biri ben izlediğim salonda ağlayan insanlardan başka bişey görmediysem bu film harikadır lütfen devamını yapın lütfen bu Böule bitmesin çok ağladık güldürün biraz da bizi lütfen devam filmini bekliyoruz
Filmi dün akşam izledim gidip gitmemek konusunda kararsız kaldım aslında... Bipolar rahatsızlık filmin en başından beri işlenmekte yerinde duramayan bir çocuk var ortada bipoların en belirgin özelliğidir bu durum..Ayrıca yerinde duramayan ve sürekli üreten, az uyuyup ful enerjiyle hayatına devam eden bir çocuk...Bu filmdeki aşkın o kadar hızlı yaşanması da yine bu hastalıkta tüm duyguların pik noktalarda yaşanmasından kaynaklanır... Herkese çok saçma gelen o hızlı kararlar filmdeki aşkı 2 saate sığdırmakla alakalı değildir. Sadece bipolar hastası tüm duygularını çok hızlı yaşar, hızlı aşık olur, hızlı koşar, hızlı üretir , hızlı evlenir ve bunun gibi birçok şey...Keşke önce hastalığın ne olduğunu bilip sonra izleseydi olumsuz yorum yapanlar... Evet bir bipolar hastası olarak izledim bu filmi ve gerçekten çok etkilendim... Herkesin emeğine sağlık...
favori sevdiğim filmimi tekrar izledim kaç kere izlediğimi hatırlamıyorum çağatay ulusoy ve leyla lydianın uyumu süperdi sonu hep spoiler: aynı türk dram filmlerinin tekrarı gibi ama bu sefer bipolar hastalığının temellerini gösteriyorlar nasıl bir ruhsal hastalık olduğunu anlatıyor çağatay ulusoyun hastalığı başarılı oynamış ama ben yaralıyım bir tanem, gücüm kendime yetmiyor, gücüm seni kendimden korumaya yetmiyor. ben uçarken senin kanatlarını kırdım. ben uzağa gidiyorum bir tanem. bana delibâl diyorsun ya, delibâl’ın fazlası zehir füsun'um, delibâl zehir. bir de, beni affet. şimdi değilse bile, bir gün affet. sayamayacağın kadar öpücük, yıldızlar kadar öpücük bir tanem. 10/7
çok iyiydi gerçekten oyunculuklar harikaydı çağatayın yanında şu leyla biraz düşük kalmış ama uymuşlar çok iyiydi yani ya son biraz saçma geldi hani daha iyi bitirebilirlerdi senaristler biraz tembel davranmış ama harbi harbi son zamanlarda izlediğim en iyi romantik ve dram filmi!
Son dönemde izlediğim en güzel, en keyifli ve en dramatik aşk filmiydi diyebilirim. Çağatay ULUSOY'u Adını Feriha Koydum dizisi ile tanımış ve severek izlemiştim. Ama Delibal filminde resmen kendisini oyunculukta çok ilerlettiğini gördüm. Film sırf bunun için bile izlenmeye değerdi bence. Açıkçası filmi dün akşam izledim ve beni çok ağlattı. Evli insanların kendinden bir şeyler bulacağı bir film olmuş bence. Ama kesinlikle bir klişe Türk filmi değildi. Klasik bir film değildi. Baştan sona farklı bir kurgu olmuş. Açıkçası ben dün akşam izlerken filmden çıkanların gülerek çıktıklarını gördüm bir tek ben mi ağladım diye sordum kendi kendime. Hatta ne ara bu kadar duygusuz bir insan topluluğuna dönüştük ki dedim. Bence ağlatan bir filmdi. İnsanız ve zaman zaman ağlamaya da ihtiyacımız var. Bana çok duygusal anlar yaşattı. Sürpriz sonu ile de beni kendine hayran bırakan filmin hala fazlasıyla etkisindeyim. Defalarca izleyebileceğim ve çok beğendiğim bir filmi bu tip film sevenlere, izleyip de beni ağlatsın bu film diyenlere yürekten tavsiye ederim.
Bazılarının aksine klişeleşmiş Türk filmi işte diye düşünmüyorum. Başından sonuna kadar şuankilerin aksine farklı bir havası vardı insanı içine alıp sürekleyip götürüyordu resmen ve inanın zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyordu. Spoi vermek istemiyorum bu yüzden nasıl anlatılır şuan bilmiyorum ama gerçekten izlenmesi gereken bir film. Gülüyorsun eğleniyorsun ve sonunda gözyaşlarına boğuluyorsun. Bende bıraktığı tat çok farklı ve güzeldi. Çağatay Ulusoy o kadar mükemmel oynamışki şimdiye kadar ki karakterlerinden çok farklı Leyla Lydia Tuğutlu'da gölgede kalmamıştı bana göre ve ağladığı sahneleri çok başarılı buldum gerçekci ve etkileyiciydi. Şarkılar ve sesler harikaydı mutlu sonsuz efsaneee Çağatay'a ve Sezen Aksu'ya binlerce kez teşekkürler. Kusaca ikiside tek kelimeyle harikaydı duygular güzel hissettirilmişti içime işledi resmen. Emeklerine sağlık başta Çağatay Ulusoy, Leyla Lydia Tuğutlu ve Ali Bilgin olmak üzere tüm ekibin
Türkiyede böyle başarılı oyuncuları ve filmleri görmek gurur verici. İzlerken nutkum tutuldu. Klişelikle yakından uzaktan ilgisi yok bu filmin. Genci yaşlısı herkese şiddetle öneriyorum. Bu filmi izleyerek hepimizin aslında ne kadar sudan sebeplerle aşkından vazgectigi sevginin değerini bilmediği ortaya çıkıyor. Bir adam bir kadını en fazla ne kadar sevebilir? İşte Barış Ayaz namıdiğer "Delibal" sizlere bunu gösterecek.İzlerken gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bu filmde şimdiden iyi seyirler...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.