Parçalanmış
Ortalama puan
4,0
415 Puanlama

38 Kullanıcı yorumları

5
11 Eleştiri
4
11 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
3 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
8 Nisan 2017 tarihinde eklendi
Büyük bir klasik beklemiyordum. Film, beklentilerimi karşıladı diyebilirim. Konu ilgi çekici. McAvoy yine başarılı. Genç oyuncular da öyle. Yalnız Shyamalan'ın pek çok filminde olduğu üzere, yine güzel bir konunun sanki yeteri kadar iyi çekilmediği yönünde bir his oluştu yine. Yönetmen bize büyük beklentiyle geldiği filmlerinde sıklıkla hayal kırıklığı yarattığı için belki de artık bilinçaltımıza işlemiş ve yine öyle olacakmış gibi hissediyoruz. Vakit geçirmek için tercih edilebilir.
mumillica
mumillica

Takipçi 52 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
28 Nisan 2018 tarihinde eklendi
Split (Parçalanmış), senaryosunun dikkat çekiciliği ve gerilim dozunun iyi ayarlanmasıyla Shyamalan filmografisinin üst sıralarında yer alacak bir film olarak göze çarpıyor. Filmi, çoklu kişilik bozukluğuna sahip Kevin' in, üç kız arkadaşı kaçırıp onları tutsak etmesi ve kızların bu esaretten kurtulma çabaları olarak özetleyebiliriz. Basit bir gerilim filmi gibi duran hikayenin ilgi çekici kısmı Kevin' in hastalığı. Çoklu kişilik bozukluğu, kişinin birbirinden farklı en az iki kişiliğe sahip olması ve bu kişilik yapıları arasında geçişler yaşaması nedeniyle oluşan psikolojik bir hastalıktır. Filmde Kevin 23 ayrı kişiliğe sahip ve bu kişiliklerin hepsinin birer ismi ve karakterleri var. Biri dokuz yaşında bir çocuk iken diğeri bir kadın, başka biri ise bir sosyopat. O an hangisinin kişiliği daha baskınsa ışık - Barry' nin kullandığı ifadeyle - da onda oluyor ve Kevin' in yerine o geçiyor. Barry üzerinden tedavi de görüyor. Dr. Karen, bu süreçte onun hem doktoru hem de sığındığı bir liman gibi. Bu noktada Dr. Karen ile birlikte başka bir ilginç bir fikre şahit oluyoruz. Farklı karakterlerin kişilikleriyle beraber hastalıkları, fiziksel durumları da değişkenlik gösterir mi? Yani bir karakterin şeker hastalığı varken kişilik değişimiyle bu hastalık ortadan kalkar mı? Gerçek hayatta bu tarz belirgin bir bulgu olmuş mudur bilemem ama fikri bile aslında insana ilham veriyor. Kişi sınırları ne kadar zorlayabilirse veya sınırlarını aşabilirse bunda ne kadar başarılı olabilir mi? Bu sorunun cevabını film veriyor. Bir paragraf James McAvoy' a açalım. Rolünün altından oldukça başarılı bir şekilde kalktığını söylemeliyim. Filmin başarısına katkısı çok fazla. 23 tane kişilik sahibi birini canlandırması zaten bilinmez bir durum. Bu karakterler (7-8 tanesi sahneliyor) arasında gidip-gelmeleri; mimikleri ve mizaç değişimleri ile çok iyi kotarmış. Yan rollerde Anya Taylor-Joy, Betty Buckley yer alıyor. Hikayede Casey karakterinin geçmişinin iyi işlenmediğini düşünüyorum. Finale katkısı olsun diye konmuş fakat altı doldurulamamış gibi geldi. Filmin en belirgin olumsuz yönü. M. Night Shyalaman' ın sürprizli sonu bu sefer göze sokulur şekilde değil. Son jenerikten sonra bir diğer filmi Unbrekable' a gönderme yapıyor ve filmin bazı noktaları da açığa kavuşuyor. Yazının girişinde de söylediğim gibi Split, filmografisinin üst sıralarında yer alacak başarılı ve izlenmesi gereken bir yapım.
Fundalina Jolie
Fundalina Jolie

Takipçi 178 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
22 Şubat 2017 tarihinde eklendi
M. Night Shyamalan, 6. His filminin ardından gittikçe düşen bir başarı grafiği ile Hollywood’a veda etmesi beklenirken, son filmi Split (Parçalanmış) ile adeta yeniden sahalara dönüyor.

Shyamalan, filmin hem yapımcısı ve yönetmeni hem de senaristi olarak yapımda karşımıza çıkıyor…

Uzun süredir sessizliğini koruyan, her filminde bu sefer bir şaheser çıkar diyerek beklediğimiz M. Night Shyamalan Split filmi ile bu başarısızlık döngüsünü kırıyor.
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
14 Şubat 2019 tarihinde eklendi
James mc Avoy'un oyunculuğunu zaten herkes övmüş. Bence Shyamalan da bu film ile geri dönmüş, düşük bütçesi ile harika bir iş çıkartmış.
Baris Ö.
Baris Ö.

Takipçi 74 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Ağustos 2017 tarihinde eklendi
Uzun zamandir radarimda olan ve seyretmek icin firsat kolladigim filmi en sonunda izleme firsatini bulmuş ve 117 dakika sonunda bana zaman kaybettirmeyen bir yapim olarak favorilerim arasina almiş bulunmaktayım. M. Night Shyamalan'in elinden çıkma bu yapim ile yönetmenin tarzı olan hem klasik olarak fantastik ve mistik öğelerin tadimlik olarak icinde bulunduğu hemde film sonunda sizi ufacikta olsa şaşırtmaya yönelik bir yapida olduğunu göreceksiniz. Genel anlamda Hollywood'un başarılı sayilabilecek yönetmenlerinden sayılan M. Night Shyamalan bu filmi ile bir çok kişinin takdirini kazanmayı bilmiştir diye düşünmekteyim.
Filme gelince senaryosunun ilginçliği yaninda başroldeki oyuncu olan James McAvoy'un bu filmdeki efsane oynculuğu sayesinde daha bir etkileyici hal aliyor. 23 değişik kişiliğe sahip bir insanı canlandıran McAvoy ile birlikte her girdiği karakteri adeta canli ve farkli bir oyuncuymuş gibi yansitiyor bize. Durağan sayilabilecek bir hizda seyreden yapim asla sizi sıkmadiği gibi merakinizi da hep tavanda tutuyor. Ve böylece film sonuna kadar dikkatiniz olayin gittiği yöne dogru gözlerinizi ekrandan bir türlü ayiramiyorsunuz. Ve filmin sonunda yine M. Night Shyamalan'a yakışır şekilde fantastik bir sahneyle son buluyor. Ama filmin belkide bu sonuna ek olarak etkileyiciliğini bir üst levele tasiyan bir diğer husus ise sonunda ki ekstra küçük sahnede karşımıza çıka sürpriz oyuncu ve onun sayesinde gönderme yapilan Ölümsüz (Unbreakable) filmi olsa gerek. Eğer Ölümsüz filmini seyretmiş biriyseniz göndermeyi zaten fark ettiğiniz anda kafanizda bir ışık yanacaktir. Eger yok Ölümsüz filmini izlemediyseniz o zaman gidip hemen o filmide izlemenizi tavsiye edecegim. Sonrasinda zaten tüm taşlar yerine oturacaktir. Ki Ölümsüz filmide en az Split kadar vurucu ve etkileyici bir sona sahip bir yapim. Ayrica bu iki filmin kesiştigi noktalar için ne gibi bir plan olduğunuda internetten arayabilirsiniz. Ama siz siz olun önce bu iki filmi seyredin sonra arastirin derim. Kisacasi iyi bir film ve oyunculuk görmek istiyorsaniz Split'i mutlaka radariniza alin. Benim puanim 5/3.5
Gandalf T.
Gandalf T.

Takipçi 5 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Ocak 2018 tarihinde eklendi
Çoklu kişilik bozukluğu filmlerini hep sevmişimdir zaten...SPLİT ide beğendim.Hatta gözümü kapatınca psikopat bakışları hep aklıma geldi.Ama keşke finali daha güzel olsaydı.Tam bir son yapıp Vay be! deseydik,devam filmi nasıl olur bilmem ama iyi olacağı kanaatinde çok değilim.. ama Split, genel anlamda akıcı, heyecan verici, kurgusu iyi olan bir filmdi.
İzlenir mi İzlenmez mi?
İzlenir mi İzlenmez mi?

26 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
21 Mart 2023 tarihinde eklendi
İzlemeden önce psikolojik korku filmi ifadesini görmüştüm. Filmi tam anlamıyla açıklayan bir ifade. Çok aşırı korkutucu bir film denemez. Mükemmel değil ama filmi başarılı buldum. Böyle bir hastalığı olan insanla tanışmak istemezdim.
İzlenir mi? İzlenmez mi?
- İzlenir.
Hamdullah Kaplan
Hamdullah Kaplan

33 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
23 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
Fragmanı izledikten sonra konusu çok güzel dedim hakikaten de iyi düşünülmüş fakat filmin sonu tam bir fiyasko. Yani böyle iyi düşünülmüş bir senaryo ancak böyle berbat edilebilirdi. James McAvoy'un oyunculuğu da 10 üzerinden 8. Yani arkadaşlar film biraz hayal kırıklığı ama boş bir zamanda izlenebilir.
Ümit G.
Ümit G.

2 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
12 Mart 2017 tarihinde eklendi
Parçalanmış filmi genel itibariyle güzel bir film olmasına rağmen, dikkatlerden kaçmayan ayrıntıları vardı.
- Filmde büyükanne karakteri aynı zamanda psikiyatrist doktor olan Betty Buckley filme ahenk katma açısından propaganda manalı muhammed ve tıbbi bilgiler kuşağından güzel örnekler sundu.
-Masum kız rolünde Anya Taylor-Joy çok iyi olmasına karşın maalesef filmde mutlu sona bir türlü ulaşamadı.
Son sahne orijinal değildi. Yönetmen katilin arandığını, bulunacağını falan söyledi.
Film bitti.
Kashalot
Kashalot

1 değerlendirme Takip Et!

3,0
26 Mart 2017 tarihinde eklendi
BU YORUM FİLME AİT DETAYLAR İÇERİR. YORUM OKUYUCULARININ ÖNCE FİLMİ İZLEYİP SONRA YORUMU OKUMALARINI ÖNERİRİM.

Kızlarımız Marcia, Claire ve Casey’nin Kevin’in Dennis benliğiyle kaçırılmasıyla başlayan Korku-Gerilim beklentimiz, aynı zamanda Dr Karen Fletcher’ın da tezi olan bu kişilik bölünmesinin vakada, sadece psikolojik değil, aynı zamanda nörolojik ve fizyolojik değişimler de yarattığını savunduğu, Kevin’daki 24’üncü kişilik olarak izleyiciye bildirilen, “Canavar” tehdidiyle başlıyor. Bu, Korku-Gerilim türlerinin neredeyse kadim kuralı olan “Tehdit Et ve Bekle” yöntemi elbette. Film, yarısını geçtiğimiz süresine kadar, Kevin’ın “Canavar” benliği dışında, diğer kişiliklerinin (Bence, Dr.Flether’ın tezinin inandırıcılığı dışında, Korku-Gerilim beklentimize hatrısayılır katkısının olmadığı ) kızlarımızın yanında belirivermesiyle canlı tutulmaya çalışılırken; bu benliklerin, Kevin’in değişen kıyafetleriyle de betimlenmesi filmin en zayıf ve aynı zamanda sıkıcı bölümünü oluşturuyor.

Film, bu eğilimiyle, Korku-Gerilim türünden Gizem-Psikoloji türüne yöneldiğine inandığımız; Dr.Fletcher’ın, tezi için mükemmel kanıt olduğunu düşündüğü Kevin’ın ve ona görünen benliği olan Barry’yle yaptığı psikoterapi seans sahneleriyle ve arada Casey karakteri için geçmişe dönüşlerle ilerlerken, Casey’nin Kevin’ın çocuk benliği ve aynı zamanda bütün benlikleri onun yönettiğini anladığımız Hedwig benliğini kullanarak giriştiği, en son kaçış denemesinin de başarısız olmasıyla; seyircinin beklentisini gerçekleştiriyor ve Korku-Gerilim fitilini nihayet ateşleyebiliyor.

Bu noktadan sonra film, asıl kimliğini geç de olsa kazanıp; tüm sorular, domino taşlarının birbirini düşürmesi gibi art arda cevap bulmaya başlıyor. Taahhütlerimin farkındayım dermişcesine, yoğun, hızlı ve akıcı bir görsel anlatımla, korkuyu ve gerilimi izleyiciye hissettirmeye başlayan film, sonlara doğru iyi çalışıyor olsa da, tehdit unsuru “Canavar”, inandırıcılığı için harcanan tüm o benlikler ve malum tezin içinde, erimekten kurtulamayıp; Korku-Gerilim yeteneğini kaybediyor. Amcası tarafından küçük yaşta istismara uğradığını öğrendiğimiz Casey ise, bu özelliğyile, Kevin’ın etik değerlerince masum olduğu için, çok da şaşırtıcı olmayan bir sebeple, hayatta kalmasına izin veriliyor.

Filmin en son sahnesi ise ayrı bir muamma. Bu sahnede, sanki filmin kendi senaryosunda “Dr.Fletcher’ın Tezi” için yeterli kanıt-sahne-zaman yokmuş gibi, bir de baş rollerini Samual L.Jackson ve Bruce Willis’in oynadığı Unbreakable ( Ölümsüz ) filmindeki Samuel L.Jackson’ın canlandırdığı ve Kevin ile aynı patolojik belirtilerden muzdarip “Mr. Glass” takma adıyla bilinen, ruh hastası karakteri hatırlatarak bağlantı kurmak; bunu da Bruce Willis’in ağzından söyletmek, fevkalade yersiz ve gereksiz olmuş.

Filmi izlemenizi öneririm ancak; Korku-Gerilim beklentiniz yüksek ise, bunda tatminsizlik yaşayabilirsiniz.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler