En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.411 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
4 Ocak 2021 tarihinde eklendi
Senaryosunu da yazan Darren Aronofsky’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “Mother!” (aslında küçük harfle “mother! / anne”), İncillerdeki (Holy Bible) “alegori” ve “şiddeti” tasvir ediyor olması nedeniyle profesyonel sinema eleştirmenlerini, karpuz gibi ortadan ikiye bölmüş olan son derece tartışmalı bir film olarak çıkıyor karşımıza…
Nasıl mı?
Örneğin, Los Angeles Times’dan Justin Chang, The Guardian’dan Peter Bradshaw, The Telegraph’tan Robbie Collin ve The Playlist’ten Jessica Kiang, filme 100 üzerinden 100 verirlerken Observer’dan Rex Reed, hiç düşünmeden sıfırı (“0”) basıvermiş…
Daha insaflı davranan The Wall Street Journal’dan John Anderson ise, 40’da frenlemiş kendini…
23 Eylül 2017 tarihinde The Telegraph’ta yayınlanan bir söyleşisinde Jennifer Lawrence filmde, kendisinin canlandırdığı “Toprak Anaya” yapılan tecavüz ve işkencenin resmedildiğini çok net bir biçimde ifade etmiş…
Devamında da karakteri şair olan Javier Bardem’in, Tanrının bir formunu, bir yaratıcıyı temsil ettiğini; Michelle Pfeiffer’ın Ed Harris’in Adem’inin Havva’sı olduğunu ve büyük oğul Domhnall Gleeson ile küçük kardeş Brian Gleeson’ın da Kabil ile Habil olduklarını eklemeyi de unutmayarak, filmin anlaşılmasını daha da bir kolaylaştırmış…
Ki bizzat Aranofsky’da bu kurguyu işlediğini, jenerikteki karakter isimlerinden Tanrı’ya atfedilen “Her” dışında kalanların hepsinin:
Aynen “mother / anne”, “man / adam”, “woman / kadın”, “younger brother / küçük kardeş” ve “oldest son / büyük oğul” da olduğu gibi bilinçli bir şekilde küçük harfle yazıldığını belirterek teyit etmiştir de…
Tabii dileyenler rahatlıkla kontrol edebilir…
Bütün bunlara rağmen halen yapılmaya devam ediliyor mu bilemiyoruz…
Fakat ne yazık ki, bu bilgilerden habersiz olan pek çok kişi, filme yanlış anlamlar yükleyerek yorumlamaya devam etmiş vakti zamanında…
Her zaman olduğu gibi yine, “İsterseniz gelin filme ve filmin hikayesine biraz daha yakından bakalım” demek isterdik…
Evet…
Gerçekten de isterdik istemesine de…
Öyle yaptığımızda “spoiler” kaçınılmaz olacağı için devam etmeyecek ve aynı “alegori” ile “şiddet” kısır döngünün tekrar tekrar yaşandığı filmin yorumunu burada noktalayacağız…
Yalnız Bardem, Harris ve Pfeiffer’ın ustalıklarından kaynaklanan öz güvenlerinin kendilerine verdiği rahatlığın yanı sıra Lawrence’ın hepsini aşan performansının “yakıcılığına” değinmeden de geçmek istemiyoruz…
Hani zaten puanın tamamını da bu dörtlünün sanatlarına duyduğumuz saygının hatırına verdik…
Izlerken ne izliyorum diye düşündürten adama çokça sövdüğüm kadına çokça katıldığım ve sonunda da pek neler olduğunu anlamadığım bir şeydi korku diye başladım ama değildi ne oldu anlamadım ama söyleyebilirim ki aşırı ruh hastası bir şeydi
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.