Loving Vincent
Ortalama puan
4,1
63 Puanlama

12 Kullanıcı yorumları

5
6 Eleştiri
4
6 Eleştiri
3
0 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.340 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Mayıs 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...

Jacek Dehnel ile birlikte kaleme almalarının yanı sıra ilk uzun metrajlı sinema filmlerini de çeken DK Welchman ve Hugh Welchman'ın yönetmen koltuğunda oturmakta oldukları "Loving Vincent"; tarihin izini süren, biyografik bir drama olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Tamamen animasyon ve post-prodüksiyondaki boyama tekniği ile gerçekleştirilen...

Bu nedenle de...

"En İyi Animasyon Film" kategorisindeki Academy, BAFTA ve Golden Globe ödüllerine aday gösterilmesine ilaveten...

Nihayetinde...

30. Avrupa Film Ödülü'nü kazanan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Film...


"Auvers-sur-Oise... 27 Temmuz Pazar günü Hollandalı ressam, 37 yaşındaki van Gogh, Auvers'de bir tarlada kendini tabanca ile vurdu ve yaralı halde odasına döndü fakat iki gün sonra yaşamını kaybetti...

Bu film, Vincent van Gogh'un ölümünden bir yıl sonrasında geçer...

Yolculuk, 1891'de Arles'de başlar..."


Şeklindeki bir bilgilendirmeyle yola koyulurken...

***

Ressam Vincent van Gogh'tan (seslendiren Robert Gulaczyk) kardeşi Theo van Gogh'a (seslendiren Cezary Lukaszewicz) hitaben yazılmış bir mektubu...

Vincent'ın temizlediği evinde bulan yaşlı ev sahibinin emanet ettiği postacı Joseph Roulin (seslendiren Chris O'Dowd)...

Onu, götürüp sahibine vermesi için...

Ziyadesiyle gönülsüz davranan oğlu Armand Roulin'e (seslendiren Douglas Booth) teslim eder...

***

Zira...

İntiharından sadece altı hafta önce...

Kulağını kestikten sonra rehabilitasyon tedavisi de gören Vincent...

Postacı Roulin'e gönderdiği mektupta...

"Kesinlikle sakin ve normal hissediyorum..." yazmıştı...

***

Ve bu durum...

Göründüğü kadarıyla oldukça tuhaftı...

İşte o yüzden de oğlu Vincent'ın bu son mektubunu...

Paris'teki kardeşi Theo'ya mutlaka götürmeliydi...

***

Ki babasının zorlamasıyla...

Öyle de yapmak amacıyla...

Trenle yollara düşen Armand...

Paris'e vardığında...

***

Montmartre'daki sanat tedarikçisi Père Tanguy'dan (seslendiren John Sessions)...

Ne yazık ki...

Vincent'ın ölüm haberi üzerine sağlığı iyice bozulan Theo'nun da hayata veda ettiğini öğrenecek...

***

Ve böyle olduğunda da Armand yoluna...

Bambaşka bir biçimde devam edecek...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalayacağız...

Dakika 24...

***

Vincent van Gogh'un...

Kısa ve pek çok bilinmezi de bünyesinde barındıran öyküsünü merak edenleri...

Fazlasıyla memnun edeceğini düşündüğümüz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; filmin en başında belirtildiği gibi yüzün üzerindeki sanatçının emeğini taşımaya devam eden...

70 dakikalık, sıra dışı bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.466 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Şubat 2018 tarihinde eklendi
sanki bir sinema filmi izlemedim de binlerce tablodan oluşan bir resim galerisinde geziyormuş gibi hissettim kendimi. Yoğun bir emek verildiği, filmin her karesinde,her sahnesinde çok dikkatli bir şekilde çalışıldığı o kadar açık ki. Bu akımın devamının gelmesi temennisi ve umuduyla 10/10
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
15 Şubat 2018 tarihinde eklendi
Muhteşem bir film. Her şeyden önce bu şekilde iki sanatı aynı potada eriten, resim ile sinemayı, ikisine de ayrı ayrı hayran kalmamızı sağlayacak şekilde yansıtan, hele bir de bunları yaparken van Gogh gibi bir dahiyi merkezine alan film, sanatseverler için bulunmaz bir nimet. Ödül sezonunda ne yapar bilmiyorum ama, ödül almasa da kesinlikle sinema tarihine geçti. Emeği geçenler takdiri fazlasıyla hak ediyor. Bu teknik özelliğinin yanında, ünlü sanatçının ölümünü ve süreci adeta bir dedektiflik filmi gibi işliyor. Tüm sakinliğinin yanında sürükleyicilik ve karşı konulmaz bir gerilim her saniye hissediliyor. Başlı başına bir sanat eseri. Mutlaka izlemek gerek.
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Mayıs 2019 tarihinde eklendi
Harika bir fikir, harika bir film. Sanat ve Resimden hoşlananlar mutlaka izlemeliler. Dahi ressamın ölümünden sonra ki dönemi polisiye havasında anlatıyor.
Arribas
Arribas

Takipçi 38 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
19 Ocak 2018 tarihinde eklendi
TEK KELİMEYLE KUSURSUZ BİR FİLM.
Bu kadar emek verilen bir filmi uzun zamandır görmemiştim. Karşımızda o kadar naif o kadar sade bir görsel şölen var ki insan dalıp gidiyor. Sinemanın büyülü dünyasının nasıl bir şey olduğunu içinde ne gibi cevherlerin olduğunu anlıyorsunuz.
Vincent Van Gogh un hayatı hep bir keşmekeş hep bir acıyla dolu ama bu kadar acıya rağmen resim duygusunu içinden atamamış adeta bir şeyler anlatırcasına çizmiş durmuş hayatı boyunca. Filmin bu kadar iyi olması yazılmış senaryoyu ressamın çizdiği eserler ile bütünleştirip ortaya konması o şekilde kurgulanması valla helal olsun bu kadar uğraş verici işi yaptıkları için.
Kısacası LOVING VINCENT yağlı boya tablolardan oluşan naif bir o kadar da büyüleyici bir yapıt kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ederim. 10/10
Aydin A
Aydin A

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
31 Aralık 2017 tarihinde eklendi
Son zamanlarda izlediğim en iyi film, ressamın ölümünü merak eden dedektif titizliğiyle işlenmiş bir kurgu, şiddetle tavsiye ediyorum.
ugurcakan@hotmail.com
ugurcakan@hotmail.com

12 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
9 Ekim 2018 tarihinde eklendi
Yaşarken tek bir tablosu satılan,akıl hastanelerinde tedavi gören,parasızlıkla ömrünü geçiren ve en sonunda kendini vuran,resim sanatının en büyük isimlerinden olan Van Gogh’un resimleriyle taban tabana ömrü bir çok kişinin ilgisini çekmiştir.
Resimlerindeki insanın içinde gömülü neşe kaynağının elinden tutup ortaya çıkaran coşkunluk ve renk cümbüşü en hamlamış gözlerin bile anlayacağı kadar net belli eden ressam hayatının tamamını ağır buhranlar,yokluk ve hastalıklarla geçirmiştir.
Van Gogh’un herhangi bir resmine baktığınızda asla umutsuzluğa kapılmazsınız,o cafe sizin için artık daha bakılmalıktır, o gökyüzü umut diyarıdır ve o çiftçi güne keyifli başlamıştır.
Sanki bütün neşesini resimlerine satan bu adamın elinde kala kala kardeşinin kucağında bir intihar kalıyor.

Dorota Kobiela, Hugh Welchman bu iki zıtlığı,iddialı bir şekilde birleştirmeye çalışmışlar.6 sene süren ön hazırlık süreci tam 125 ressam ve 65.000 tablo ile geçirilmiş ve ortaya modern sanatın kurucularından kabul edilen ressamın hakkını veren bir film çıkmış.

Hikaye olarak klasik bir suç hikayesi gibi ilerlesede,Van Gogh tablolarından aşikar olduğumuz karakterlerin hayatları üzerinden,usta ressamın neler yaşadığını gözümüzde bir kere daha canlandırabiliyoruz.

Resimden sinemaya geçen insanoğlunun buna ilerleme diyebileceği nadir anlardan birine şahitlik etmek istiyorsanız sadece çekim tekniği açısından bile olsa, yıllar sonra sinemanın efsane filmleriyle adı anılacağı aşikar olan bu filmi mutlaka izleyin.

Hayırlı seyirler.
amarcord
amarcord

43 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Ocak 2018 tarihinde eklendi
Van Gogh'u anlatmanın en güzel yöntemini bulmuşlar. Bu tarz filmler diğer ressamlar için devam eder mi bilmiyorum. Ama Van Gogh'a çok yakışmış, farklı bir deneyimdi.
feyzi N.
feyzi N.

5 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Ağustos 2019 tarihinde eklendi
Resim ve Animasyon meraklısı olarak etkisinde kaldığım bir film. Nasıl bir teknik kullanmışlarsa, yağlı boya resim formatında bir görüntü elde etmişler.
Fatmanur Sönmüş
Fatmanur Sönmüş

2 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
24 Ocak 2018 tarihinde eklendi
Büyük bir emekle yapılmış sanat dolu bir film, izlerken kendinizi apayrı bir dünyada hissedecek ve Van Gogh'u tanıyacaksınız.. kesinlikle öneririm.
Batikan Nergiz
Batikan Nergiz

2 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
19 Şubat 2022 tarihinde eklendi
Sen yaşa ama herkes seni deli olarak bilsin. Yaşadığında değerini bilmesinler alay konusu ol hayattayken yüzlerce tablolardan yalnızca 1 tanesi satılsın ama öldükten sonra senin filmini yapmak için 125 ressam bir anda toplaşarak 65 binden fazlası kadar film karesi ortaya çıkarsınlar . Gerçekten bir film izlemiyorsunuz. Film sahneleri yerine canlı müze olarak yağlı boya tabloları arasında geçişler yap ve bir anda film bitsin. Uzatın arkadaş şunu 3-5 saate bir şeye . Millet de abartarak yüzlerce binlerce farklı söylentiler var. Yok böyle intihar etti yok deliler hastanesinde şunu yaptı bunu yaptı. Fazla kafa yormayın açın filmi de görün. Sonuçta ne demiş Van Gogh : "Sözcüklere Gerek Kalmadan Beni Anlayacaklarını Sandım." Filmde hatırladığım kadarıyla hiç söz verilmemiş olmasına rağmen aslında o kadar duygu yüklüyor ki insana muazzam. Kusursuz bir şekilde hayatını nasıl izleyebilirim derseniz film veya diğerki adıyla müze gezisi tam size göre.Film de biterken burada bitemez diye üzülmedim değil ama iyi ki toplaşmışsınız bak adamın değeri şimdi ortaya çıktı :)
Özgül S.
Özgül S.

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
2 Mart 2018 tarihinde eklendi
Mükemmeldi !
Çok sevdiğim ve keyifle baktığım Wan Gogh' un eserlerini bu defa canlanmış ve dile gelmiş olarak seyretmek inanılmazdı. En sevdiğim tablolarında karaltı gibi görünen şekillerin canlanarak eyleme geçmesi... Yaaaa inanılmaz keyif aldım ! Gerçek karakterlerin tablodakilerle benzerliği ise şaşırtıcı derecede başarılıydı. Çok emek verilmiş belli ve benim fikrim her açıdan tam not alır bu film !!!
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler