Geceyarısı Ekspresi
Ortalama puan
1,1
501 Puanlama

66 Kullanıcı yorumları

5
9 Eleştiri
4
8 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
7 Eleştiri
1
7 Eleştiri
0
25 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
sasili
sasili

Takipçi 162 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
6 Kasım 2009 tarihinde eklendi
film hakkında 2 şey soylenebilir.

1.si film tamamıyla türk düşmanlığı içeren temalara sahip.bu konuda kim ne derse desin,kabul edilemez durum.

2.si ise filmin gorüntü yonetmenliği ve yonetimi harikulade denecek kadar iyi.filmin başındaki istanbul gorüntülerini şuanki teknik ve teknoloji ile çekmek büyük marifet ister.film maltada çekilmesine rağmen en sonda hayesin hapisten kaçarken dış duvarlardaki yırtık parti ve dershane ilanlarının bile düşünülmesi filmi güzel kılıyor.adamlar herşeyi düşünmüşler.

ama sert senaryo türkiye karşıtı bir film olması bu durumu golgeliyor.aynı tema ülkemiz dışında bir yere ait olsa eminim ki kaliteli bir yapım olarak değer kazanacaktı.
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
6 Nisan 2011 tarihinde eklendi
ou kiinin aksine ok baarl bulduum bir film. Trkiyede neden bu kadar tepki aldnda anlam deilim akas. Evet, bir ka abart olabilir. Ancak aratrsanz her lkenin bir Geceyars Ekspresine sahip olduunu greceksiniz. Ancak hi bir lke Trkiye gibi tepki koymamtr bu filmlere. Filmi beendiimi ve gerek dramatik yaps olsun gerek macera ynyle olsun baarl bir film olduunu syleyebilrim. Yalnz gzme taklan bir tekink hatadan bahsetmek istiyorum filmle ilgili. Filmin hemen banda havaalan sahnesinde Billy Hayes havaalannn lavabosuna giriyor ve yzn ykyor. Bu sahnede arka planda Boaz Kprsnn fotoraf mevcut. Filmin bu sahnesi 1970 ylnda geiyor. Ancak bilindii zere Boaz Kprs 1974 ylnda hizmete ald. Gzden kaan byk bir hata olmu. O dnemler belkide bu kadar dikkat edilmiyordu byle eylere ama yinede atlanmamas gereken bir hata. Bir dier takldm hususta filmde kullanlan Trke. Filmdeki Trk karakterlerin hibirinin Trk olmadn Trkeleriden anlayabilirsiniz.
august-king
august-king

Takipçi 115 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
23 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Türk olmasaydım en azından Türkiyedeki hapishane ve hastane koşullarını az çok bilmeseydim bu filmi ayakta alkışlardım ve çok çok iyi puan verebilirdim fakat o kadar çok mantık hatası var ki.Özellikle o hastahane bölümü tam bir saçmalık.Türkçeyi doğru düzgün konuşamayan figüranları da unutmamak gerekir bence yönetmen filmde Türk oyunculardan yararlanabilirdi ama pek fazla araştırma yapmamış anlaşılan.Zaten filmde emeği geçen herkes(Olayın kahramanı ve kitabın yazarı Hayes,senarist Stone,yönetmen Parker vb)Türkiye’den özür dilediler ve olayları abarttıklarını ve biraz da saçmaladıklarını kabul ettiler.Her şeye rağmen Brad Davis’in müthiş oyunculuğu ve teknik anlamda sağlam altyapısı filmi benim gözümde vasat olmaktan kurtarıyor.10/7
bob_earth90
bob_earth90

Takipçi 9 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
22 Eylül 2011 tarihinde eklendi
Filmin soundtracklari çok güzel öncelikle bundan bahsetmek isterim..gelelim filme, filmin türkiyede çekilmemesine ragmen türkiye havasi fena yansitilmamis ama türkiye ile alakasi olmayan görüntüler var karakterlere gelecek olursak daha dogru düzgün türkçe konusamiyorlar bunlar nasil türk! tabikide gerçek türk degiller ama yahu insan anlasilir bir seyler konusur en azindan kisacasi türk insani filme iyi yansitilamamis birde her türk kötü olmak zorundami kardesim! hiç mi iyi türk yok! tamam anladik o yillar bunlar yasaniyordu ama bu kadar abarti niye diye sorduruyor insana hele ki hiç türkiye görmemis insanlarin üzerindeki etkilerini saymiyorum neyse film fena degil ancak çokta iyi degil basyapit diyenler var yahu hatalarla dolu bir film nasil basyapit olur? müzikler sahane sinematografisi çok çok iyi diyebilirim ama hepsi bu kadar yabanci birisine filmin türkiyede geçtigi yutturulabilir ama türk bir izleyici filmin arka planinin kötü oldugunu anlar elestiri kaldiramayanlarin izlemesini tavsiye etmem çünkü filmde agir kelimeler var objektif açidan bakanlar için ise sorun yok izlenebilir ama objektif olanlar bile filmin bakis açisinin iyi niyetli olmadigini anlayabilir...
memoli-2
memoli-2

85 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
14 Eylül 2007 tarihinde eklendi
filmde türkiye hapishanelerinde yabancı bir mahkuma yapılanlar anlatılıyor...bence burdaki kötüleme türk insanlarına yönelik değil..çünkü o hapishanede yaşananların çok daha kötüleri avrupa ülkelerinde de yaşanıyor..eğer bu yapılanlardan dolayı (ki gerçekten böyle şeylerin yapıldığı bile meçhul) türkler domuz olarak nitelendirilecekse kendi insanlarını ne olarak nitelerler orasını bilemem...
necoalpboga
necoalpboga

11 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Eylül 2007 tarihinde eklendi
kahramanımızı canlandıran oyuncu cok ii gercekten. hikayenin gercek hayattan alıntı olup olmaması beni pek ilgilendirmiyo esasında biraz abartılmıs olsa da gerceklere yakın bi sürü sey bulabilirsiniz filmde. bu türkiyede deil de baska bi ülke de olabilirdi. artık bazı seyleri kabul etmeliyiz. eleştriye acık olmalıyız.bu tür olayların tüm dünyada oldugunu ve olayların fazla abartıldıgını söyleyip oyunculukları ya da sürükleyiciliği tartısabiliriz bence.
erkankantekin
erkankantekin

6 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
5 Mart 2008 tarihinde eklendi
Film konusundan hazzetmek her ne kadar mümkün olmasa da dürüst olmak gerekirse filmde iyi bir oyunculuk ve müzikle birleştirilen bir dram görüyoruz.
Ancak bu filmde anlatılanların çok fazla abartılı olduğunu ve izleyenin canını sıktığını belirtmek gerekir yani izleyip de boş yere kendinizi üzmeyin.
oguzhansa92
oguzhansa92

5 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
31 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
mükemmel bir filmdi. oliver stone'a teşekkürler. böyle güzel bir film yapmak kimin aklına gelirdi? hiçkimse filmi beğenmiyor ama oradakilerin türk değilde başka bir ülkeden olduğunu düşünürseniz sevmez misiniz? objektif davranın 8/10
Mybadchild
Mybadchild

1 değerlendirme Takip Et!

3,0
3 Kasım 2020 tarihinde eklendi
Öncelikle, Ankara'lı ve apolitik bir Türk olarak tamamen objektif şekilde bu filmi izledim. Beni bu filmde çok rahatsız eden bişey oldu! O da bu filmde anlatılan çoğu işkence, tecavüz ya da adaletsizlik ve rüşvet asla olmamıştır diyememek! Mesela ben bir isviçreli olsam ve isviçre hapishanesi'nde geçen böyle bir film olsa, yok artık abartmışlar, bizim isviçre'de böyle şeyler olmaz, çünkü olamaz! Derdim ve kimse beni yadırgamazdı. Fakat bunu izleyen çoğu Türk gibi bende, bu filmde geçen olaylar asla olmamıştır ve hatta olmuyordur! diyemiyoruz... Daha çok yakın bir tarihte bir yakın arkadaşım, Ankara'da yer alan bir polis merkezinde bir olayda adı geçiyor diye sorgusuz, sualsiz göz altına alındı ve 1 gece sabaha kadar dövüldü ve işkence gördü! Şimdi ben bunu bilerek, hiç olmamış gibi yapınca Türk insanı medeni mi olacak? Bizim ülke olarak bozulmuş ve yozlaşmış bir popülasyona sahip olduğumuzu kabul ederek, adaleti dürüst, ahlaklı ve liyakatli insanlar eliyle yeniden kurgulamamız yani ülkemizi formatlamamız gerekmekte! Abd'ye gelince; başta kızılderililer olmak üzere, siyahi ve göçmenlere olan ırkçı tutumları ve tarih boyunca yaptıkları onca kötü muamele ortada duruyorken, ABD'yi halen ayakta tutabilen tek şeyin herkesin yargılanabilir olduğu ve bir şekilde adaletin tecelli ediyor olması olarak anlatabilirim. Bizim millet ve devletçe çok kapsamlı bir öz eleştiri yapmaya ve sıfırlanmaya ihtiyacımız var! Yoksa madımak otelinde insanları canlı canlı yakar ve dünya'ya dönüp biz Türk milleti olarak çok merhametliyiz dersek bize götüyle gülerler. Ben yere çöpünü atmayan, bir karınca dahi incitmeyen ve doğaya, insan'a, hayvanlara saygılı bir birey olarak tüm toplumun iyi olamayacağını ama sistemin iyi olması gerektiğini savunuyorum. İzlemenizi tavsiye ederim, iyi seyirler...
Han1048
Han1048

1 değerlendirme Takip Et!

3,5
18 Ocak 2026 tarihinde eklendi
Yazıma başlamadan belirtmeliyim ki, Midnight Express yalnızca gerçek olaylardan etkilenerek yazılmış bir film değil; aynı zamanda bir ülkenin itibarının sinema yoluyla nasıl temsil edilebileceğine dair üretilmiş en korkunç ve etkili örneklerden biridir, bu etkisiyle tabulaşmayı başarmıştır Türkiye’de. Film, 1977’de bizzat başkarakter Billy Hayes tarafından kaleme alınan kitaptan esinlenmiştir ve senaryosu, Hayes’in başından geçen gerçek olayları dramatize ederek sunar. 1978 yılında Cannes Film Festivali’nde gösterime giren ve Türkiye’de yasaklanan film, Türk-Amerikan ilişkilerinin zayıf olduğu bir dönemde büyük yankı uyandırmıştır.

Filmin ilk sahnelerinde İstanbul’un silüeti, camiler; kalabalık, gelişmemiş sokaklar ve arkada çalınan Türk müziğiyle, yönetmen izleyiciye oryantalizmin ve yabancılık duygusunun sinematik bir örneğini sunar. Hayes’in havalimanındaki sahneleri, dilini anlamadığı bir ülkenin yabancılığını ve yakalanma stresini hissettirmek için özenle tasarlanmıştır. Bu sahneler, seyircinin Billy ile empati kurmasını sağlarken, aynı zamanda Türkiye’yi “tehditkar ve yabancı bir yer” olarak kodlar seyircinin bilinçaltında.

Film, Hayes’in yakalanması ve hapishane sürecine girişiyle, gerilimi ve karakterin psikolojik çöküşünü yoğunlaştırır. Gardiyan Hamido’nun acımasızlığı, Rıfkı’nın sadizmi ve savcının kin dolu tavrı üzerinden film, Türk karakterleri tek boyutlu ve olumsuz biçimde sunar. Neredeyse tek bir iyi niyetli Türk karakter olmaması; Halihazırda yabancı görülen Türk insanını, Batılı izleyicinin gözünde saf kötü hale getirir. Buradaki sorun, yalnızca dramatik etki değil; aynı zamanda kolektif bir stereotipin yaratılmasıdır. Hayes’in cezasının 4 yıldan 30 yıla çıkarılması ve mahkemede Türk halkını hedef alarak hakaret etmesi, karakterin film başından beri hissettiklerinin ve psikolojik çöküşünün dışavurumudur. Artık Hayes “mantıklı bir özne” değildir; ruhsal çöküşü ve çaresizliği, seyirciler tarafından açıkça hissedilir. Tek bir kurtuluş yolu vardır artık Hayes'in.

Rıfkı’ya karşı gösterdiği şiddet, öfke ve cinnetin en ham, gerçekçi hâlinin sinemada sunulduğu eşsiz sahnelerden biridir. Bu sahneler, Hayes’in insanlıktan kopuşunu dramatik bir biçimde yansıtırken, film bir yandan da seyirciyi psikolojik gerilimin içine çekmeyi başarır.

Akıl hastaları koğuşuna düşmesiyle Billy’nin tamamen çökmüş hâli temsil edilir. Koğuşta yaratılan boğucu atmosfer, seyircinin karakterin zihinsel yıkımını deneyimlemesini sağlar.

Filmin ilerleyen sahnelerinde, Billy diğer akıl hastası mahkumlarla birlikte bir sütunun etrafında yürür. Bu sırada Ahmet adlı bir mahkum, Billy’ye her insanın bir makine olduğunu, bazılarını bozuk olarak fabrikadan çıkardıklarını ve işte bozuk makinelerin buraya hapsedildiğini anlatır. Billy, bunun üzerine mahkumların döndüğü yönün tersine yürüyerek diğer "bozuk makineler" gibi olmadığını ispatlamaya çalışır kendince. Ahmet, ona iyi bir Türk’ün sağdan yürüdüğünü, ters yönde yürüyenlerin komünizm yanlısı olduğunu hatırlatır. Bu uyarı, Billy’nin artık bu "bozuk makineler"den oluşan sistemin parçası olmadığını fark etmesini sağlar; kendi bilincini ve yönünü yeniden kazanır.

Son sahnelerde Hayes’in sevgilisinin ziyareti ve Hamido’yu alt ederek hapishaneden kaçışı, bir kurtuluş anı sunar. Ancak bu “mutlu son”, filmin karanlık, rahatsız edici atmosferini tamamen ortadan kaldırmaz. Film, izleyicide hâlâ güçlü bir gerilim ve rahatsızlık bırakır; Türkiye’ye dair yaratılan imaj ise günümüzde dahi sürecektir. Seyirci ise Hayes’in kurtuluşuna sevinmelidir.

Özetle söylemeliyim ki, Midnight Express sinematografik olarak ve müzik tasarımı açısından çok etkileyici, psikolojik gerilimi başarıyla işleyen bir yapım. Ancak filmdeki tek boyutlu saf kötü Türk karakterleri ve mekanlar, tarihsel ve kültürel bağlamda Türkiye’yi problemli hatta "medeniyetsiz" denilebilecek bir şekilde temsil ediyor. Bu yönleriyle film hem büyüleyici hem rahatsız edici bir deneyim sağlıyor. Türk izleyiciler olarak bu temsili kesinlikle eleştirme hakkına sahibiz; ancak sinema açısından bakıldığında; gerilimi, karakter psikolojisi, sahne tasarımı ve başarılı film müzikleri ile ölmeden izlemenizi kesinlikle tavsiye ettiğim bir film. Kimisi için Türkiye’nin karanlık geçmiş dönemlerinin temsili; kimisi için düşmanca ve ırkçı bir propaganda filmidir Midnight Express…
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler