20. yüzyılın başlarında Amerika’nın güneyinde yaşayan Hubbard ailesi, zenginlikleri kadar acımasızlıklarıyla da tanınır. Ailenin ortasında yer alan Regina Giddens, gücü ve kontrolü elinde tutmak isteyen hırslı bir kadındır ve kızı üzerinde neredeyse mutlak bir hakimiyet kurmuştur. Regina’nın ölümcül bir hastalıkla mücadele eden kocası Baltimore’da iyileşmeye çalışırken, aralarındaki bağ kopma noktasına gelmiştir. Ancak Regina, planlarını hayata geçirebilmek için onun eve dönmesine ihtiyaç duyar. Bu amaçla kızını da içine çeken manipülatif bir oyun kurar ve iki ağabeyi Oscar ile Ben’le gizli bir iş anlaşması yapar. Oscar’ın mutsuz bir evliliği ve güvenilmez, ahlaksız bir oğlu vardır. Ailenin çıkarları uğruna Regina’nın kızı, bu kuzeniyle evlenmeye zorlanabilir. Genç kız için asıl soru ise şudur: Büyüdüğünde annesi gibi mi olacak, yoksa teyzesi gibi mi? Ya da belki de her ikisinin gölgesinden kurtulup kendi kaderini çizebilecek midir?