En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
naked-soul
Takipçi
561 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
5 Ekim 2006 tarihinde eklendi
yönetmeni takip etmek için ilk olarak bu filmi izlemem gerektiğini okudum birkaç arkadaşın yorumunda ve öyle de yaptım.gerçekten çok güzel bir filmdi yani bundan 20 sene önce de çekilmiş olsa günümüzdeki bir çok gerilim türü filme göre kat kat daha geriyordu.ben çok beğendim hatta sonunu soluğumu tutarak bekliyordum ancak filmin gidişatına göre biraz fazla durgun bir finalle noktalandı ama yine de hoştu.8/10
sıkılmadan sonuna kadar merakla izleyebileceğiniz etkileyici bir film belki sonu biraz daha merak uyandırıcı bitseydi daha iyi olurdu yinede çok başarılı tavsiye ederim...
lynch'in en anlaşılır, en "izlediğim tüm bu şeyler gerçek ve birbiriyle tutarlı" dedirten filmlerinden biri olduğu aşikardır. takip edilebilir bir olay örgüsü, gözümüzün içine sokulan anlaşılır metaforlar, fazlaca karikatür karakterler, mücadelenin çözüme kavuşması.. aynı şey renkler ve ışık oyunları için de geçerli. mavi-kırmızı kontrastı bazen rahatsızlık verecek dozda. ama lost highway ve mulholland dr'ı izlerken duyulan tatmini veremeyen bir film sanki blue velvet. diğer filmlere kıyasla çok daha güzel bir soundtrack, böcekti kulaktı makastı kuştu bir yığın net ve hoş göndermeler, yine absürt yan karakterler. ama bir lycnh filmini bitirdikten sonra sorulan "ee?" sorusu yok blue velvet'ta. her şey o kadar net ve gerçek ki diğer filmlerini referans alarak oturduğunuz koltuktan kalkarken yarım saat sonra üzerine konuşacak ve düşündükçe daha farklı şeyler hissedecek bir eser izlememiş olmak ne acı. çünkü elde avuçta olan belli ve bunlar açıkçası beni pek mutlu etmedi. hayal kırıklığı diyemem, o kadar küstah değilim ama oldies tadında düz bir polisiye/dram filmine lynch sosu dökülmüş gibiydi blue velvet. başka bir yönetmenin imzasıyla izlense başarılı ama lynch diskografisine pek oturmamıştı.
bu filmi bu kadar geç izlediğim için kızdım kendime..dennis hopper'ı bu filmde tanımadığım için dahada kızdım..lynch'in en ii filmlerinden birisi..merak içinde bırakıyor izleyeni..izleyin!!
Görüntüsünün aksine, hiçte tekin olmayan Amerikan banliyo yaşantısı üzerine kurulmuş bu film;mazoşizmi ve sadizmi konu ederek mistik bir gerilim atmosferi yaratmaya çalışmış. blue velvet parçası ve korkunç kişilik denis hopper filmin etkileyiciliğini arttırmış iyi bir film fakat biraz holywood klasikleri kokuyor..
Mavi gibi sıcak ve kadife gibi göz alıcı bir dünyanın kapıları aralanıyor, yıldızların altında ki gözyaşlarının arasında. Gökyüzünden daha mavi ve gözlerin derin maviliğinden daha manalı bir film şekilleniyor, büyüleyen bir seste ve insanın içini ısıtan tonuyla , ? blue velvet? in mısralarında.Kırmızı güller ve sarı çiçekler karşılıyor, maviden kadife yollarda bizi. Kulağımızda, bir yandan şiir gibi bir şarkı yankılanıyor, biraz hüzünlü ve birazda buğulu izler bırakıyor gözlerimizde. Huzurlu bir yaşam seriliyor önümüzde. Mutlu bir kent yaşamı ve güzelliklerle dolu ilk girişiyle ?lynch? , seyirciği koltuğunda rahatlatıyor ve de kulağa dolan müzik eşliğinde kendinden geçmesini sağlıyor. Bu, ilerleyen dakikalarda yerini, mutsuzluğa ve çaresizliğe bırakarak bir tezat oluşturuyor.Aniden karşımızda bir kulak beliriyor. Ve işte, bu ? lynch'nin filmi dedirten, aklımızda soru işaretleri belirmesine neden oluyor. Başlıyor buradan, şüphe tohumları serpilmeye içimize ve gözlerinde gerçeğin izini süren bir genç beliriyor, dedektifin önünde. ? jeffrey? buluyor kendini, bulmaca misali bir giz yumağının içinde. Tek bir amacı var o da, aramak kulağın sahibini her yerde. Yolu, bir şarkıcının huzuruna çıkartıyor onu, gecenin mavi sessizliğinde ve şahidi oluyor deliliğin yanık rengine. Gözlerinde nefret ve dilinde öfkeyle, mavi kadifeden bir bez parçası tutan ? frank? beliriyor, odanın içinde. Kıvranıyor kadın umutsuz, dalgalı saçlarında ve yalvaran bakışlarından süzülüyor, mavi göz yaşları. Tıpkı şarkıdaki gibi, gökyüzünden daha mavi ve yıldızların ışığından daha parla bir dünya istiyor ama ellerinin arasından kayıyor, göz kapaklarından süzülen yaşlar gibi umudu. ? frank'in kollarında buluyor şiddeti ve mutsuzluğu.gerçeği kaplayan, sisli görünüşün ardındaki gökyüzü beliriyor, ? dorothy'nin kırılgan bakışlarından süzülen ve sesiyle kaynaşarak, bizi büyüleyen maviliğin arasından . Ve yaklaştıkça film gerçeğe, izi sürülen, karanlığın derinliklerinden çıkıyor gün yüzüne, öyle sert ve bir o kadar da delice. Kuşkular artık sonlanıyor, beraberinde sonlanan hayatlarla birlikte. Yaşanan acılar, özlem dolu kucaklaşmayla son buluyor. Kırmızıdan güller ve sarı çiçekler beliriyor, aynı güzellikteki ? blue velvet'in eşliğinde ve içimizde yeşeren sevgiyle gözlerimizden süzülüyor, bizi ısıtan dokumuşunda ve göz kamaştıran alıcılığıyla, ? mavi kadife ?.? david lynch'nin bu, izleyiciyi saran ve onu hüzünlendiren filminde, olaylar hiç beklenmedik bir biçimde gelişmekte. Başlardaki dram yüklü sahneler, ilerleyen karelerde yerini tutku ve gerilime terk etmekte. ? lynch? bu filminde, iler ki filmlerine alıştırma yapar mahiyette, soyut bir anlatımın ilk haberini vermek niyetiyle, aralara serpiştirdiği ve rüya ile gerçeklik arasında izleyiciyi şaşırtan yansımalar kullanmayı tercih etmekte. Filmi kaplayan karanlık atmosfer, ? film noir? tarzını ustalıkla içeriyor. Öznesine aldığı ? kesik bir kulaktan ? hareketle gelişen ve gittikçe filmin bütününe yayılan karmaşık ve bir o kadarda, ölümcül dokunuşlarla izleyiciyi sersemleten film, gerek kurgulanışıyla ve gerekse de senaryosundaki bütünlükle sağlam bir yapıya bürünerek etkinlik kazanıyor. Oyunculuklardaki tutarlılık, özellikle ? dennis hopper ? ın hayat verdiği psikopat ? frank? tiplemesinde bizi bir hayli tatmin ediyor. sönüyor ışığı yıldızın , kayıp giderken gözlerinin içine, ansızın kaldırıyor kollarını, yakalamak istercesine o anı ama kırmızı dudaktan dökülen sözcüklerin yası, dokunamadan solduruyor derinlere kazınmış kalbinin atışını ve bizlere yaşatıyor ? david lynch?, ? blue velvet ? in sıcak ve göz kamaştırıcı alıcılığını.Bu sıcaklığı yaşamak için ? blue velvet ? e kayıtsız kalınmamalı.
konus basıt.polısıye.ancak fılmı farklı kılan bıseyler war.basıtlıkten cıkaran seyler..oncelıkle oyunculuklar ve dıyaloglar..bu tur fılmlere ıhtıyac var..20 sene once yapılmıs olsa bıle.
david lynch hayranlığı yapanları sevmem :) ama mulholland dr ve lost highway cok guzel filmlerdi. aynı bulmacaları bu filmde yakalamak isteyenler hayal kırıklığı yaşayacaktır. klasik bir holywood filmine biraz david lynch katın ama çok az... ortaya çıkan mavi kadife... 7/10
david lynch'in muhteşem filmlerinden birisi.film dikkatle izlendiği zaman ayrıntıları görmeye başlanıyor örneğin filmin başındaki böceklerin filmin sonunda aşk getiren kuşlar tarafından yenmesi, adamımızın esmer kadının ewine böcek öldürücüsü kılığında gitmesi, şehrin tabelasında görünen sarışın kadının yüzü gibi bir sürü detay var.yakalamak biraz dikkat istiyor.
Çimlerin arasında bulduğunuz kesik bir insan kulağı başınıza neler gelebilir? gayet özgün ve ilginç bir başlangıç. sonra fazla merak, biraz çılgınlık. işler karışmaya başlıyor.Güzel bir şarkı Blue Velvet. Hatta filmden daha çok hoşuma gittiğini söyleyebilirim(Eskiden beri ara sıra dinlediğim bir şarkıdır ama filmde ayrı bir havası var). Bunun yanında karışık bir film Mavi Kadife. tam olarak ne anlatmaya çalışıyor? her hikaye heyecanlı veya aksiyonlu geçecek diye bir şey yok. Mavi Kadife çoğu zaman ağır bir tempoyla ilerliyor. zaman zaman ilginç sahneleri oluyor(özellikle ağır çekim olan sahneler) Kimi zaman da geriyor. ancak bunlar kısa sürelere dağılmış. Bana kalırsa anlattığınız hikaye biraz karmaşıksa, filmi eğlenceli -hareketli- bir hale getirmenizde yarar var. tamam, izlediğimiz bir çok film yüzeysel. ancak, örneğin Matrix’e bakın bir çok insana göre gördüğü en karmaşık filmlerden biri ve bir çoğumuz için gördüğümüz en eğlenceli filmlerden biri.Bilmiyorum belki tekrar izlemeliyim filmi. ama ilk gözüme çarpan şeylerden biri iyi oyunculuk. özellikle Dennis H. Oyuculuğunu ilk kez bu kadar beğendim. Diğer bir şey görseli çok hoş, renkler de dahil.(6)
mulholland çıkmazı yada kayıp otobandan beklediginizi bu filmde bulamazsiniz.ama d.Lynch severler kesin izlerler.bende oyle yaptım.acikca ben bunu begenmedim.ama Asagi el hareketi yapmak D.Lynch'e yakismaz.onun icin zzzzz diyorum..
biz büyüdük ve kirlendi dünya... bu filmden anlıyoruz ki büyüklerinin sözünü dimlemezsen başına neler geleceğini kimse bilemez. asla o "lincoln street"i geçmeyeceksin. yerde bulduğun hiçbirşeyi, özellikle sahibi belli olmayan kesik bir kulağı eline almayacak, incelemeyeceksin. kısaca linch her zamanki 'tuhaf dünyadan' habersiz kahramanlarından birini bu filme de yerleştirmiş. eğer bu tuhaf dünyanın bir parçası olmak istiyorsan(ki bu senin için imkansız) sen de bir frank olmayı göze almalısın. ki alamazsın. öyleyse çemberin ortasındaki herkese selam...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.