Mavi Kadife
Ortalama puan
4,0
249 Puanlama

46 Kullanıcı yorumları

5
6 Eleştiri
4
20 Eleştiri
3
12 Eleştiri
2
4 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.409 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Haziran 2022 tarihinde eklendi
Senaryosunu da yazan David Lynch'in yönetmen koltuğunda oturduğu “Blue Velvet”, "neo - noir" tarzda kurgulanmış ve gizemini son anına kadar koruyan bir gerilim olarak geliyor karşımıza...

Gelin isterseniz, ham çekimler toplamının dört saatlik bir süreye sahip olduğu ve editör masasında; bağımsız (indie) Amerikan dağıtımcı firma De Laurentiis Entertainment Group ile yapılan anlaşmanın yanı sıra NBCUniversal, Paramount Global, Warner Bros. Entertainment, Walt Disney Studios, Sony Pictures ve Netflix'in üyesi oldukları MPAA'nın (Amerikan Sinemacılar Derneği) şiddete yönelik hassasiyetleri de göz önünde bulundurularak, (diğer iki saatlik kısmı, Primetime Emmy Ödülünü, bir Lynch klasiği olan "Twin Peaks -1990" sayesinde kazanan Duwayne Dunham tarafından altın makas ile tırpanlanarak) iki saat halinde sinema seyircisiyle buluşturulan bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

Karısı Frances (Priscilla Pointer) içeride oturmuş televizyon izliyorken bahçeyi sulamakta olan Tom Beaumont (Jack Harvey), aniden felç geçirerek yere yığılıverir...

Bunun üzerine oğulları Jeffrey Beaumont (Kyle MacLachlan), doğup büyüdüğü Kuzey Carolina, Lumberton'a dönerek; hastanede yatmakta olan babasının ziyaretine gider...

Hastane çıkışında eve doğru yürürken geçmekte olduğu boş bir arazide, çocukça bir refleks göstererek, çöplükte gördüğü şişeye atacağı taşı almak için yere eğildiğinde Jeffrey; üzerinde karıncaların gezinmekte olduğu, kesilerek kopartılmış bir insan kulağına rastlar...

Kulağı, yine yerden aldığı bir kağıdın içine saran Jeffrey soluğu; çocukluğundan beri tanıdığı Dedektif John Williams'ı (George Dickerson) görmek üzere kasabanın karakolunda alır...

Böylelikle de polis, kapsamlı bir soruşturma başlatmış olur...

***

Annesi ile teyzesi Barbara'nın (Frances Bay) tedirgin bakışları arasında; gecenin sessizliğinde dolaşmak amacıyla dışarıya çıkan Jeffrey'in yolu, Williams'ların evine kadar uzanır...

Zira meraktan neredeyse çatlamak üzeredir...

Ama dedektif Williams'ın ağzından tek kelime dahi alamaz...

Bayan Pam Williams (Hope Lange) ile de tanışan Jeffrey, evden ayrıldığında Williams'ların; kulak hakkında babasından bir şeyler duyduğunu söyleyen kızları, Sandy (Laura Dern) ile karşılaşır...

Ki, odasının duvarında Montgomery Cliff'in dev bir fotoğrafı da bulunan Sandy'nin iddiasına göre; o kulak, Lincoln Caddesi'ndeki Deep River apartmanının yedinci katındaki 710 numaralı dairesinde oturan Dorothy Vallens (Isabella Rossellini) adındaki bir kadın şarkıcıyla ilgilidir...

***

Ertesi gün Jeffrey, babasının nalburiye dükkanın da çalışmaya başlasa da, otomobili ile lisenin önüne uğrayıp; diğer kızların şaşkın bakışları arasında, Sandy'i alarak bir restorana götürmeyi de ihmal etmez...

Çünkü Jeffrey ona, kafasındaki; Dorothy'nin evine gizlice sızma planından söz edecektir...

Şöyle ki, böcek ilaçlamacısı kılığında kapıyı çalarak içeri girecek olan Jeffrey; daha sonra gizlice dalarak, araştırma yapabilecekleri bir pencereyi açık bırakacaktır...

Bunun için de Sandy'nin Yehova Şahidi kılığında kapıya gelerek Dorothy'i oyalarken; Jeffrey'e, zaman kazandırması gerekecektir...

***

Neyse...

Jeffrey ile başta aklına pek yatmasa da, nihayetinde ikna olan Sandy, Deep River apartmanının önüne park ederler...

İlaçlama pompasını sırtlayan Jeffrey binaya giriş yaparken ikili; Sandy'nin kapıyı çalma sırasının, üç dakika sonra geleceği hususunda da mutabakata varırlar...

***

Çok geçmez...

Jeffrey mutfağı ilaçlarken çalınan kapıdan, Jeffrey'nin Sarı Adam (Fred Pickler) lakabını taktığı sarı ceketli birisi, kafasını uzatıverir...

İşte o adam yüzünden de Sandy, kapıya gelememiş ve Jeffrey'de pencereyi açamamıştır...

Fakat kapıyı açıp açmayacağını bilmediği halde ortalıkta durmakta olan bir anahtarı, cebine indirmeyi de ihmal etmemiştir...

***

Anlaşmaya göre akşama, önce Dorothy Vallens'ın şarkı söylediği kulüpte yemek yiyecek ardından da; Jeffrey'in yürüttüğü anahtarı kullanmak suretiyle, aynı Dorothy'nin dairesinde özgürce dolanacaklardır...

***

Yeni tasarı çerçevesinde:

1 - Dorothy sahnedeki yerini alıp “Blue Velvet” şarkısını mırıldanmaya başlar başlamaz; Heineken'lerini yudumlamakta olan Jeffrey ile Sandy, kulübü terk edecekler...

2 - Jeffrey, daireye girerken; otomobilde bekleyecek olan Sandy; evine dönen Dorothy'i görür görmez dört kez kornaya basacaktır...

***

An itibarıyla Jeffrey daireye intikal etmiş ve içtiği biranın da etkisiyle, çişini yapmak gayesiyle banyodaki klozetin başına geçmiştir...

Aynı esnada, Dorothy ve kendisine eşlik eden Jimmy'de gelmişlerdir...

Ancak Jeffrey, klozetin sifonunu çekmesi sebebiyle, Sandy'nin çaldığı kornanın sesini duyamamış ve kendini:

Yaşanan her şeyin nedenlerini, bizzat gözlemleyerek açıkça kavrayabileceği; odadaki gardırobun içine atarak, manyaklığı tartışmasız olan Frank Booth (Dennis Hopper) gerçekliği ile yüzleşecektir...

Dakika 35...

Farkındayız erken kestik...

Elbette tarzımız gereği bunu, sizler için yaptık...

Yoksa istemeden de olsa "spoiler" vermeye başlayacak ve aradan geçen bunca uzun zamana rağmen, fırsat bulup da filmi henüz izlememiş olanların ağızlarının tadını kaçıracaktık...

İşte tam da bu çerçevede, vizyona girdiği yıl sinema salonunda izlediğimiz bu filmin; geride kalanında sizleri, 85 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

Keyifli seyirler,

Son bir not:
Bu filmi beğeniyle izleyenlere, David Lynch’in, “ ‘Amazing Grace’ şarkısındaki gibi. Görüntüler kaybolmuştu ama şimdi bulundu” dediği; kesilmiş sahnelerinin 53 dakika 16 saniyelik kısmını ihtiva eden ve sinemaseverler ile 2014 tarihinde buluşturulan "Blue Velvet Lost Footage"ı da (1986) hararetle öneriyoruz...
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
Belkide konu itibariyle en anlaşılır Lynch filmlerinden biri.Saplantılı filmin atmosferine uygun karakterlerle süslü bezeli, ipe sapa gelmez bir konuyu muhteşem dekorlu yerlerle kusursuz bastırılmış duyguların çıkamayacağını film bittiğinde içinizde kalan ukteyle belli eden muhteşem film.8/10
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Ekim 2006 tarihinde eklendi
yönetmeni takip etmek için ilk olarak bu filmi izlemem gerektiğini okudum birkaç arkadaşın yorumunda ve öyle de yaptım.gerçekten çok güzel bir filmdi yani bundan 20 sene önce de çekilmiş olsa günümüzdeki bir çok gerilim türü filme göre kat kat daha geriyordu.ben çok beğendim hatta sonunu soluğumu tutarak bekliyordum ancak filmin gidişatına göre biraz fazla durgun bir finalle noktalandı ama yine de hoştu.8/10
deckard76
deckard76

Takipçi 317 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Nisan 2011 tarihinde eklendi
Banliyo yaşamının karanlık dünyasına gizemli ve gerilimli bir yolculuğu anlatan yapım Lynch sinemasının tüm özelliklerini barındırıyor.Psikopat Frank Booth rolünde usta aktör Dennis Hopper en unutulmaz müthiş kötü adam tiplemelerinden birinde muhteşem.8/10
delicewatt
delicewatt

Takipçi 244 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Ocak 2007 tarihinde eklendi
herşeyiyle ince düşünülmüş, müthiş bir kara film.
moonlight-2
moonlight-2

Takipçi 47 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
2 Eylül 2009 tarihinde eklendi
Sağlam bir olay kurgusuyla seyirciyi filmin en başından sonuna kadar sürükleyebilecek ve nadir anlaşılabilen fakat her filmi gibi rahatsız eden david lynch eseri.. Özellikle Isabella Rossellini ve Dennis Hopper çok başarılıydı..
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Bir ilginç David Lynch filmi daha 10/8 puanı rahat alabilecek farklı bir film..
gskaltay
gskaltay

Takipçi 414 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
17 Eylül 2006 tarihinde eklendi
sıkılmadan sonuna kadar merakla izleyebileceğiniz etkileyici bir film belki sonu biraz daha merak uyandırıcı bitseydi daha iyi olurdu yinede çok başarılı tavsiye ederim...
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Eylül 2011 tarihinde eklendi
İlk uzun metrajı olan surrealist silgi kafa olsun, yürek parçalayan gerçek olaylardan uyarlanan rahatsız edici Fil adam olsun yada Dune fiyaskosu olsun David Lynchin gerçek sinemasını, zekasının ve yaratıcılığını tam olarak gösteremeyen zayıf filmlerdi. Mavi kadife ise en ünlü filmi kayıp otobandada görceğimiz gibi farklı karakterleri ilginç olay örgüsü, başarılı gerilim atmosferi ve güzel sonuyla Lynch ilk olarak sinemasının tüm öğelerini gördüğümüz(rüyalar çok olmasada film bir ergenin kabusu gibiydi) çok iyi bir film.
erdemmarasli
erdemmarasli

Takipçi 130 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Ocak 2008 tarihinde eklendi
Sight & Sound dergisinin yaptığı son 25 yılın en iyi 10 filmi listesinde 5. sırada yer almış. Sürekli yapılan en iyi 100 film anketini ve 1. olması klasikleşmiş '' Yurttaş Kane'' filmini duymaktan daha iyi. Filme gelince kesilmiş kulakla, sarı yol çizgileriyle, kırmızı perdelerle v.s. tipik bir Lynch filmi belkide en anlaşılır olanı. Hele kadının söylediği şarkıya hayran olmamak elde değil. Ama ben Lynch'in film bittikten sonra soru işaretleri bırakan, defalarca izlenilmeyi gerektiren, sembolizmin fazla olduğu yapıtlarını daha çok seviyorum. Bu film bir başka yönetmenin elinde aynı senaryoyla sıradan bir film olarak kalabilirdi ama Lynch usta farkını işte burada gösteriyor. Sonuç olarak bir takım izleyiciler bu filmi ustanın en iyi yapıtı olarak görsede ben umduğumu fazlasıyla bulamadığımı üzülerek söylemem gerek. Ben ustayı kafamda hep Mulholland Çımazı, Kayıp Otoban, Eraserhead ve muhteşem filmi Elephant man ile hatırlayacağım...
alba42
alba42

Takipçi 333 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Temmuz 2009 tarihinde eklendi
İnsanı izlerken kastıran bir film ama yinede izlemeye değer diye düşünüyorum.
1907elif83
1907elif83

Takipçi 31 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Nisan 2006 tarihinde eklendi
bu filmi bu kadar geç izlediğim için kızdım kendime..dennis hopper'ı bu filmde tanımadığım için dahada kızdım..lynch'in en ii filmlerinden birisi..merak içinde bırakıyor izleyeni..izleyin!!
bluevelve
bluevelve

Takipçi 115 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
28 Ocak 2006 tarihinde eklendi
Mavi gibi sıcak ve kadife gibi göz alıcı bir dünyanın kapıları aralanıyor, yıldızların altında ki gözyaşlarının arasında. Gökyüzünden daha mavi ve gözlerin derin maviliğinden daha manalı bir film şekilleniyor, büyüleyen bir seste ve insanın içini ısıtan tonuyla , ? blue velvet? in mısralarında.Kırmızı güller ve sarı çiçekler karşılıyor, maviden kadife yollarda bizi. Kulağımızda, bir yandan şiir gibi bir şarkı yankılanıyor, biraz hüzünlü ve birazda buğulu izler bırakıyor gözlerimizde. Huzurlu bir yaşam seriliyor önümüzde. Mutlu bir kent yaşamı ve güzelliklerle dolu ilk girişiyle ?lynch? , seyirciği koltuğunda rahatlatıyor ve de kulağa dolan müzik eşliğinde kendinden geçmesini sağlıyor. Bu, ilerleyen dakikalarda yerini, mutsuzluğa ve çaresizliğe bırakarak bir tezat oluşturuyor.Aniden karşımızda bir kulak beliriyor. Ve işte, bu ? lynch'nin filmi dedirten, aklımızda soru işaretleri belirmesine neden oluyor. Başlıyor buradan, şüphe tohumları serpilmeye içimize ve gözlerinde gerçeğin izini süren bir genç beliriyor, dedektifin önünde. ? jeffrey? buluyor kendini, bulmaca misali bir giz yumağının içinde. Tek bir amacı var o da, aramak kulağın sahibini her yerde. Yolu, bir şarkıcının huzuruna çıkartıyor onu, gecenin mavi sessizliğinde ve şahidi oluyor deliliğin yanık rengine. Gözlerinde nefret ve dilinde öfkeyle, mavi kadifeden bir bez parçası tutan ? frank? beliriyor, odanın içinde. Kıvranıyor kadın umutsuz, dalgalı saçlarında ve yalvaran bakışlarından süzülüyor, mavi göz yaşları. Tıpkı şarkıdaki gibi, gökyüzünden daha mavi ve yıldızların ışığından daha parla bir dünya istiyor ama ellerinin arasından kayıyor, göz kapaklarından süzülen yaşlar gibi umudu. ? frank'in kollarında buluyor şiddeti ve mutsuzluğu.gerçeği kaplayan, sisli görünüşün ardındaki gökyüzü beliriyor, ? dorothy'nin kırılgan bakışlarından süzülen ve sesiyle kaynaşarak, bizi büyüleyen maviliğin arasından . Ve yaklaştıkça film gerçeğe, izi sürülen, karanlığın derinliklerinden çıkıyor gün yüzüne, öyle sert ve bir o kadar da delice. Kuşkular artık sonlanıyor, beraberinde sonlanan hayatlarla birlikte. Yaşanan acılar, özlem dolu kucaklaşmayla son buluyor. Kırmızıdan güller ve sarı çiçekler beliriyor, aynı güzellikteki ? blue velvet'in eşliğinde ve içimizde yeşeren sevgiyle gözlerimizden süzülüyor, bizi ısıtan dokumuşunda ve göz kamaştıran alıcılığıyla, ? mavi kadife ?.? david lynch'nin bu, izleyiciyi saran ve onu hüzünlendiren filminde, olaylar hiç beklenmedik bir biçimde gelişmekte. Başlardaki dram yüklü sahneler, ilerleyen karelerde yerini tutku ve gerilime terk etmekte. ? lynch? bu filminde, iler ki filmlerine alıştırma yapar mahiyette, soyut bir anlatımın ilk haberini vermek niyetiyle, aralara serpiştirdiği ve rüya ile gerçeklik arasında izleyiciyi şaşırtan yansımalar kullanmayı tercih etmekte. Filmi kaplayan karanlık atmosfer, ? film noir? tarzını ustalıkla içeriyor. Öznesine aldığı ? kesik bir kulaktan ? hareketle gelişen ve gittikçe filmin bütününe yayılan karmaşık ve bir o kadarda, ölümcül dokunuşlarla izleyiciyi sersemleten film, gerek kurgulanışıyla ve gerekse de senaryosundaki bütünlükle sağlam bir yapıya bürünerek etkinlik kazanıyor. Oyunculuklardaki tutarlılık, özellikle ? dennis hopper ? ın hayat verdiği psikopat ? frank? tiplemesinde bizi bir hayli tatmin ediyor. sönüyor ışığı yıldızın , kayıp giderken gözlerinin içine, ansızın kaldırıyor kollarını, yakalamak istercesine o anı ama kırmızı dudaktan dökülen sözcüklerin yası, dokunamadan solduruyor derinlere kazınmış kalbinin atışını ve bizlere yaşatıyor ? david lynch?, ? blue velvet ? in sıcak ve göz kamaştırıcı alıcılığını.Bu sıcaklığı yaşamak için ? blue velvet ? e kayıtsız kalınmamalı.
mehmeterhanucarr
mehmeterhanucarr

Takipçi 286 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Ocak 2007 tarihinde eklendi
tv de gece izledim ve eski bir filmin verdiği doğallık olsun konuların hiç bir şekilde abartılmadan oluşturulması olsun mükemmeldi gerçekten
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Ekim 2006 tarihinde eklendi
Klasik bir Lynch filmi..Peki bu ne demek;i)Lynch gene filminde sarışın ve esmer kadın kontrasını kullanıyorii)Herzamanki gibi filmimiz harika bir gizem ve mistik bir havada başlıyor fakat filmin sonu yeniden etkileyici olmaktan çıkıp başa dönüyor.iii)Kadın ve cinsel ögelere her zamanki gibi yer veriyor.iv)Birçok filminde olduğu gibi (bkz:kayıp otoban) bir erkek ve beraber olduğu kadın etrafında dönen bir senaryo kullanıyor.Aslında daha da uzatabilirim bu maddeleri,herşeyi ile bir lynch filmi.Tek üzücü olan herşey bir rüyamış film klişesine takılması.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler