En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ugur Tazegül
Takipçi
672 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
6 Ocak 2017 tarihinde eklendi
DAVİD LYNCH GİBİ BİR DAHİ YÖNETMENİ DÜNYA SİNEMASINA TANITAN FİLM
Sinemanın zeki yönetmenlerinden David Lynch’nin 1986 yapımı Blue Velvet, daha sonra çekeceği ve çok ses getireceği Lost Highway ve Mullholland Dr.'ın temellerinin atıldığı bir film. Yol çizgileri, kafeterya sahnesi, kırmızı perdeler, odadaki garip kadınlar ve sarışın-esmer kadın ikilisi ile yavaş yavaş David Lynch’in gizli dünyasına giriyoruz. Sinemada sürü geleneğini sürdüren bir çok yönetmenden ayrılmaya başladığını açık açık gösterdiği Blue Velvet filmi yakın dönem post-modern sinemanın giderek kült halini aldığı bir film. “Eraserhead” ve “The Elephant Man” gibi sarsıcı filmlerden sonra Dune (1984) denemesi oldukça kötüydü. Neyse ki bu kötü gidiş hat çok uzun sürmedi ve 2 yıl sonra Blue Velvet’i çekti. İlk sahnesi ile The Godfather’in babası Don Vito Corleone’nin (Marlon Brando) ölüm sahnesini hafiften andırmıyor değil. David Lynch filmlerinin çoğunda simgesel ve sürrealist bir anlatımı bulmak mümkün. Sanırım bu iki anlatım tarzını kullanmadığı tek film 1999 yapımı The Straight Story’dir. David Lynch,nin özel hayatını bilmiyorum fakat filmlerinde aykırı karakterlerin kullanımını kendi özel dünyasında ayrı bir yerinin olduğunu düşünüyorum. Felsefeye ayrı bir önem verdiğini bildiğim için sinemayı yorumlama şeklinin bundan dolayı farklılık gösterdiğini düşünüyorum. Fetish, piskopat, yarı insan görünümlü karakterler ve sarışın-esmer kadın ikilisini sürekli kullanmasını seven bir yönetmen. Blue Velvet’de de bunu açıkça görüyoruz. Laura Dern’nin gençlik yıllarına dönüyoruz, kendisin daha sonra yine bir David Lynch filmi olan 2006 yapımı İnland Empire’da göreceğiz. David Lynch’in belki de Blue Velvet’le başlayan sarışın kız (Laure Dern) ve esmer kız (Isabella Rossellini) takıntısı yönetmenin daha sonraki filmlerinde daha da ayyuka çıkacak. Blue Velvet | 1986 Blue Velvet gizem ve polisiyenin bir araya geldiği filmdir. Sinemanın en önemli unsurlarından birisi olan merak ve gizemi içerisinde bol miktarda barındırıyor. Ne olacağını merak ederek filmin sonuna kadar gidiyoruz. David Lynch bize filmde beklentilerle olması gerekenler arasında bir ikileme sokuyor. Jeffrey Beaumont (Kyle MacLachlan) gizem dolu bir dünyanın içerisine girdiğinde bizim beklentilerimizle olması gerekenler arasında gidip geliyoruz. Kıyafet dolabına saklandığı sahne sonrasında Dorothy Vallens ve Jeffrey Beaumont arasındaki yaşananlar fantezi içerikli bir beklentiyi karşılarken aynı zamanda Dorothy Vallens’in karakteri hakkında da bilgi sahibi oluyoruz. David Lynch’in fetişizme kaçan cinsellik anlayışı bir kadın üzerinden iyi bir şekilde anlatılmış. Dayak yiyerek sürekli tecavüze uğrayan birisi, kendi isteği ile girdiği bir cinsel ilişkiden de aynı beklentiler içerisine giriyor. Film konusu itibarı ile aslında çok basit ve anlaşılır fakat film David Lynch’nin elinde bir kaç kat daha yükselmiş. Filmin tuhaf ve gizemli olmasının nedeni elbette David Lynch yönetimidir, peki film neden tuhaf? Kesik bir kulağın gizemli bir dünyaya yol almasından başlayıp, Frank'in Jeffrey'i döverken arabanın üzerine çıkıp dans eden kadınla devam edip, dayak yiyerek sevişmeyi arzulan bir kadının varlığından dolayı tuhaf. Filmin çekim yılına bakarsak, David Lynch’nin böylesine uçuk BDSM sahneleri olan filmlerin sinema pazarında tutulmayacağını bildiği halde yine de idealini gerçekleştirmesi oldukça önemlidir. İsmini Bobby Vinton’un “Blue Velvet” şarkısından alan “Mavi Kadife” David Lynch sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir film. David Lynch’in tarzına alışmamış henüz onun sinema dünyasını anlayamamış kişilerin pek yanaşmaması gereken bir film.
Karakterleri yaratan David Lynch'i tebrik etmek lazım. Usta bir yönetmenden ne beklenebilirdi ki. Yine harika bir yapıt sunmuş. Bazı kesimler yönetmenin filmlerinin anlaşılmaz ve karmaşık olduğunu söyleyebilir. Bu düşünceye dayanarak en anlaşılır Lynch filmi olduğu söyleyebiliriz. Mulholland Drive'nin yakaladığı o muhteşem sanatı, duyguyu veremiyor ama her filminin ayrı bir tadı var. Rüya kadar karmaşık, gizemli her imgeden farklı bir anlam çıkartılabilecek bir film. Müziği ile birleşen görüntü kendini izlemeye değer kılıyor.
skender" i yazdığı gibi mesela karıncalara zoom edilmesi vs..
ama bence bu filmde DAVİD ABİNİN YİNE O MÜTHİŞ YÖNETMENLİĞİ BOY GÖSTERİYOR.ZATEN DAVİD LYNCH İN FİLMLERİNDE OYUNCULUK TARTIŞILMAS HEPSİ MÜKEMMELL...OYNUYOR...
david lynch'in muhteşem filmlerinden birisi.film dikkatle izlendiği zaman ayrıntıları görmeye başlanıyor örneğin filmin başındaki böceklerin filmin sonunda aşk getiren kuşlar tarafından yenmesi, adamımızın esmer kadının ewine böcek öldürücüsü kılığında gitmesi, şehrin tabelasında görünen sarışın kadının yüzü gibi bir sürü detay var.yakalamak biraz dikkat istiyor.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.