Train To Busan, kızıyla birlikte daha fazla vakit geçirmek isteyen fakat çok meşgul olan bir babanın hikayesini anlatıyor aslında. Ve baba, kızının isteği üzerine annesini görmek üzere Busan'a giden bir trene binerler. Bu sırada da bir zombi virüsü yayılmaya başlamıştır ve trenin içine kadar gelmiştir. Baba ve kız, trendeki diğer yolcular ile birlikte birlik olup hayatta kalmaya çalışacaklardır.
Açıkçası, böyle bir filmi izlemeyi 40 yıl düşünsem aklıma bile gelmezdi. Ama filmin internette yarattığı büyük etkiyle birlikte bu filmi izlemem kaçınılmazdı. Peki Train To Busan, bu kadar etkiyi hak ediyor mu? Kesinlikle evet.
Öncelikle, filmin konusu her ne kadar World War Z'nin Snowpiercer'la karışmış klişe bir hali gibi dursa da gerçekte olanlar çok daha farklı. Bu film, bütün zombi aksiyonundan ziyade karakterlerine yoğunlaşan ve aynı esnada da birlik olmak hakkında güçlü bir mesaj veren bir film. Bu yüzden sakın zombi filmi diye aldanmayın, son yıllarda izlediğim en güçlü ve dramatik filmlerden birisiydi Train To Busan.
Filmdeki oyunculuklar da gayet başarılıydı bu arada. İstenilen anda istediği etkiyi yaratmayı başarmış. Gerekse aksiyon, gerekse gerilim, gerekse dram. Bu film, bütün notlardan geçmeyi başarmış.
Aynı zamanda da oldukça gerçekçi ve yaratıcı bir konsepte sahip, filmi izlerken bunalmıyorsunuz. Çünkü filmin konusu sürekli kendisini yenileyerek yeni olasılıklara doğru kapısını açıyor.
Filmin kötü yanları ise pek fazla değildi; bütün bu olayların içerisinde bariz olan sinir bozucu "kötü adam" karakteri, biraz zorlama geldi aslında. Gerçi, filmin birlik olma mesajı ve dramatik finali için bu karakter epey gerekli olsa da, bazı sahnelerin bu karakter yüzünden aşırıya kaçtığını düşünüyorum.
Ama genel anlamda, Train To Busan her haliyle sizi geren, finaliyle sizi hüngür hüngür ağlatan (bu konuda epey ciddiyim), genel anlamda çok ince ve sade bir şekilde hazırlanmış, etkileyici bir film. Zombi filmi sevseniz de sevmeseniz de, bu filme bayılacağınızı düşünüyorum. Aslında bu film hakkında çok daha uzun bir şeyler yazabilirim ama sizin deneyiminizi bozmak istemiyorum. Ön yargılı davranmadan bir an önce, Train To Busan'ı izlemenizi tavsiye ediyorum. Pişman olmayacaksınız.
FİLMİN İYİ YANLARI:
+ Başarıyla işlenmiş bir konsept, seyirciyi sıkmayan bir senaryo.
+ Dramatik finali.
+ İçeriği, mesajları ve ince detayları.
FİLMİN KÖTÜ YANLARI:
- Filmdeki kötü karakterin gereğinden fazla abartılması.
İşte film budur! Film bu gerilim dolu anların yanı sıra ailede bitmeyen sevgi, kazanılan dostlara olan bağlılık ve verilen sözlere olan aşinalığı içeriyor. Kalite kokan bir drama olmuş. Sadece korku ve gerilim dolu anlar var diye izlenilmesin bu yapım. Konunun bütünlüğü öyle bir güzel korunmuş ki sağlam olmasının temeli buraya bağlanıyor. Trenden bir türlü kaçışın olamaması ve arda gelen mantıklı fikirler filmi "Film" yapan etken oluyor. Bu dramın önünde duran asla bitmeyen bir aksiyon var tabiki. Hollywood'un elbet harika zombi konulu filmleri var. "Ben Efsaneyim, Dünya Savaşı Z, 28 gün Sonra, 28 Hafta Sonra..." Fakat bu Güney Kore yapımının da en iyiler arasına girmesi gerektiğini düşünmekteyim. Müzikler de önemli tabiki. Bu yapımın da müzikleri güzeldi. Filmimizin son anları da inanılmaz duygusaldı. şiddetle tavisye diyorum pişman olmazsınız iyi seyirler...
DÜNYA SAVAŞI Z FİLMİNİ SEVDİYSENİZ BU FİLME BAYILACAKSINIZ
Başından sonunda dek aksiyon dolu, son derece etkileyici kaçış sahneleriyle dolu nefis bir film var karşımızda Özellikle "The Walking Dead" dizisini severlerin beğeneceği bir film diyebilirim. Ancak bu filmi izledikten sonra dizideki zombileri daha bir seveceksiniz diyebilirim. Çünkü filmdeki zombiler hızda Usain Bolt'la yarışıyor adeta
zombi Ekspresi – Train to Busan’da da, World War Z’i anımsatan zombi anlatısı diyebiliriz Hollywood'un elbette harika zombi konulu filmleri var kısaca Ben Efsaneyim, Dünya Savaşı Z, 28 gün Sonra, 28 Hafta Sonra Resident Evil gibi Fakat buda Kore yapımın çok başarılı filmlerinden
Günümüz zombi filmlerinde artık Zombinin Hızlı ve Çevik Olanı Makul Pek yakın biz zaman önce kaybettiğimiz usta yönetmen George Romero sinemada öyle çarpıcı bir akım yarattı ki, ondan sonra gelenler sürekli öykünerek ve taklitle yetindiler. İçlerinde başarılı işlere imza atanlar olmadı değil ama, ne denir bilirsiniz; taklitler aslını yaşatır.Dünya sinemasına zombi filmlerini kazandıran efsane ve usta yönetmen George O.Romero’nun Night of Living Dead (1968)’inden itibaren yaratılan zombi modellemesi seneler içerisinde birçok değişikliğe uğradı. Özellikle, salgının ortaya çıkış şekillerinde birçok değişiklik gözükse de son yıllardaki en önemli değişiklik zombilerin yavaş hareket eden varlıklardan, son derece hızlı ve çevik birer canavara dönüşmesi oldu diyebiliriz
FİLMİN KONUSU KISACA Train To Busan, kızıyla birlikte daha fazla vakit geçirmek isteyen fakat çok meşgul olan bir babanın hikayesini anlatıyor aslında. Ve baba, kızının isteği üzerine annesini görmek üzere Busan'a giden bir trene binerler. Bu sırada da bir zombi virüsü yayılmaya başlamıştır ve trenin içine kadar gelmiştir. Baba ve kız, trendeki diğer yolcular ile birlikte birlik olup hayatta kalmaya çalışacaklardır. filmin internette yarattığı büyük etkiyle birlikte iyi bir film Peki Train To Busan, bu kadar etkiyi hak ediyor mu? Kesinlikle evet. Train To Busan her haliyle sizi geren, finaliyle sizi hüngür hüngür ağlatan (bu konuda epey iddalıyım), genel anlamda çok ince ve sade bir şekilde hazırlanmış, etkileyici bir film. Tarzınız olmadığı halde tırnak yemeğe başlayabilirsiniz, demedi demeyi Zombi filmi sevseniz de sevmeseniz de, bu filme bayılacağınızı düşünüyorum. puanım 10 üzerinden net 8
Bu efsane filme yorum yapmayı nasıl unutmuşum yaa şimdi ikinci filmini izlemek için geldim baktım ki bunu oylamamışım hemen tavsiye edip diğer filmi izlemeye gidiyorum bu arada zombi filmlerinin en iyileri arasında iyi seyirler
Zombi filmlerinin aşığı değilim ancak bu filmi sevdim. Güney Kore'den çıkan bir film, dünyada vizyona girdiğinde kötü olma ihtimali düşük oluyor zaten. Tek eksi yanı ise klişelerin fazla olması.
Ben filmi cooook coook begendim. Zombi filmi deyip gecmeyin acayip duygusal bir film gozyaslarimi tutamadim sonunda. Herkese tavsiye edebilecegim bir fim
İzlediğim en en en güzel filmdi. konusu çok güzel. Oyunculuklar efsane. Çekim açıları vesaire mükemmel. zombi filmi deyip geçmeyin. Aksiyon dolu, eğlence dolu, dram dolu bir film. kesinlikle izleyin.
Dusunmeden izleyin. Bugun sinemada orjinal altyazi izledim o kadar gerilim yuklu ki en begendigim zombi filmlerinden biri. Inkar etmiycem korku filminde aglayan belki ilk insanim baba kaybetmek ne zor bilirim.. Hic bitsin istemeyeceksiniz imkani olan gitsin izlesin 10/10
İlk olarak filmin sonucu o kara sama bittiki ilk hata zaten gong yoo nun gömleği bile yırtılması (link ?) Kadın düşük yapmadi ama baya sardı izlemenizi tercih ederim
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.