Hesabım
    Deprem Kuşu
    Ortalama puan
    3,0
    2 Puanlama
    Deprem Kuşu hakkında görüşlerin ?

    1 Kullanıcı eleştirisi

    5
    0 Eleştiri
    4
    0 Eleştiri
    3
    1 Eleştiri
    2
    0 Eleştiri
    1
    0 Eleştiri
    0
    0 Eleştiri
    Turgay Buğdacigil
    Turgay Buğdacigil

    Takip Et! Takipçi 1.219 Eleştirisini Oku

    3,0
    24 Ekim 2021 tarihinde eklendi
    “Earthquake Bird”; senaryosunu, Susanna Jones’un, Türkçe'ye de "Deprem Kuşu" olarak çevrilerek basılan aynı isimli romanından uyarlayarak yazan Wash Westmoreland’ın yönetmen koltuğunda oturduğu gizemli bir drama…

    Prömiyeri, 10 Ekim 2019’da BFI Londra Film Festivalinde yapılan ve İngiltere ile Amerika’daki eş zamanlı (1 Kasım 2019) sınırlı salon gösteriminin ardından 15 Kasım 2019 tarihinde Netflix platformunda yayın akışına dâhil edilen filmin, hâlihazırda IMDB, Rotten Tomatoes ve Metacritic gibi mecralarda ciddiye alınacak miktarda oydan oluşan bir izleyici ve yorumcu puanı ortalaması mevcut değil…

    O nedenle bizde, korkunç olaylarla dolu olan çocukluğundaki geçmişinden kaçarak Japonya’ya yerleşen İsveçli tercüman Lucy Fly’ın (Alicia Vikander) etrafında şekillenen kanlı ve klostrofobik hikâyesi ile bizi, 107 dakikalık süresi boyuncu ekran başına tutsak eden bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bizzat kendimiz mercek altına alarak incelemeye ardından da puanlamaya çalışacağız…

    Bunun için de, yapımcılığını sinema dünyasının referans isimlerinden Ridley Scott’ın Scott Free Productions’ı ile Twenty First City firmasının üstlendiği filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

    Bu bağlamda da işe; eğer siz de bizim gibi “neo – noir” tarzda kurgulanmış filmlere karşı özel bir ilgi duyuyorsanız karşımızdakinin, kesinlikle kaçırmamanız, yok ama “Ne gerek var dolambaçlı hikâyelere, ver aksiyonu damardan da eğlenelim be abi” diyenlerdenseniz de kesinlikle uzak durmanız gereken filmlerden biri olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

    Zira Wash Westmoreland bu filmde, “neo – noir” ın karakteristik özellikleri olan içki, kadın, karanlık, (cinayete varan) suç ve yozlaşmanın her türlüsünü cinsellik, saplantıya dönüşen aşk, kin, nefret, şüphe, kıskançlık, hemcinsler arasındaki rekabet ve bütün bunlara bağlı olarak bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altındaki takip sahneleri ile de süsleyerek izleyenler için “sabır” gerektiren, “kısık ateş” olarak da tanımlanabilecek ağır bir kurgu ile tam kıvamında işlemiş…

    Ki, zaten meraklısı sinefiller için filmi ilgi çekici kılan da, hiçbir şeyin aceleye getirilmediği bu hali olmuş…

    Bu işi yaparken de Westmoreland’ın elindeki en önemli koz, tabii ki de etinden sütüne, kılından tüyüne kadar her şeyinden fazlasıyla yararlandığı Alicia Vikander olmuş…

    Elbette filmde Vikander tek başına oynamamış…

    Kadrodaki, Amerikalı Riley Keough'dan Japon Naoki Kobayashi'ye ve hatta İngiliz Jack Huston'a kadar daha pek çok oyuncu ona eşlik etmiş…

    Fakat gel de gör ki, öyle aman aman güzel olmamasına ve çok özel bir çaba göstermemesine karşın performansı ile kadrodaki diğer oyuncuların tamamını gölgede bırakmış…

    Peki, hepsi bu kadar mı?

    Olur, mu hiç…

    “Oldeuboi / Oldboy” (2003), “Chinjeolhan geumjassi / Lady Vengeance”(2005), “Me and Earl and the Dying Girl” (2015), “Ah-ga-ssi / Handmaiden” (2016), “It” (2017), “Hotel Artemis” (2018) ve “Zombieland: Double Tap” (2019) gibi sıra dışı filmlerinde görüntü yönetmeni olan Güney Koreli Chung Chung-hoon’un kamerayı kullanım tarzı ile Atticus Ross, Leopold Ross ve Claudia Sarne’nin müzikleri de filme damgasını vurmuş…

    Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda olduğu gibi “spoiler vermeden” yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

    İlk önerimize gelince:

    O hakkımızı da bu kez; farklı lezzetler içeren filmleri izleme listelerine eklemeyi tarz edinmiş olan sinemasever dostlara, “Daha önce ‘Still Alice’ (2014) ve (yorumunu da paylaştığımız) ‘Colette’ (2018) gibi filmlerini de severek izlediğimiz Westmoreland’ın bu filmini de ıskalamayın” diye seslenerek kullanmak istiyoruz…

    Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde puan olarak 3 verdiğimiz bu “neo – noir” için önerimiz de, olumsuz yorum ve puanlara aldırmadan, “bir şans da siz verin” şeklinde olacak…

    Keyifli seyirler,

    Son bir not:
    Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 25 Kasım 2019 günü saat 01.42’de yazılarak paylaşılmıştır...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    • En İyi Filmler
    • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler
    Back to Top