Hesabım
    Columbus
    Ortalama puan
    3,1
    3 Puanlama
    Columbus hakkında görüşlerin ?

    2 Kullanıcı yorumları

    5
    0 Eleştiri
    4
    0 Eleştiri
    3
    2 Eleştiri
    2
    0 Eleştiri
    1
    0 Eleştiri
    0
    0 Eleştiri
    rudeonerudeone
    rudeonerudeone

    Takip Et! Takipçi 1.698 Eleştirisini Oku

    3,5
    23 Eylül 2018 tarihinde eklendi
    Mimarinin, özellikle de modern mimarinin bir filmde bu derece ön planda olduğunu, hiç tartışmasız baş rolü üstlendiğini daha önce izlediğimi hatırlamıyorum. Görsellik üst düzeyde. Mimariye ilgisi olanların kesinlikle çok daha fazla zevkine hitap ediyor. Senaryo kimi zaman başarılı gibi ancak sürekli bir çizgi tutturamıyor. Yine de rahatlıkla izlenebilir bir film. Karakterler daha önce hiç karşılaşmadığımız karakterler değil. Ancak olacakları büyük oranda tahmin etseniz de, izlemesi sıkmıyor dediğim gibi. Rafine bir yapım.
    Turgay Buğdacigil
    Turgay Buğdacigil

    Takip Et! Takipçi 1.425 Eleştirisini Oku

    3,5
    23 Haziran 2021 tarihinde eklendi
    “Columbus”, senaryosunu da yazan Kogonada’nın yönetmen koltuğunda oturduğu ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmi…

    Prömiyeri, 22 Ocak 2017’de Sundance Film Festivalinde yapılan ve 4 Ağustos 2017 tarihinde Amerika’da vizyona giren filmin, 7.2/10 (15.170 oy) ve 3.9/5 (5.000 üzeri oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 8.3/10 (127 yorum) ve 89/100 (27 yorum) olan Rotten Tomatoes ve “Mutlaka İzlenmeli” etiketine de sahip olan Metacritic yorum ortalamaları, her ne kadar oylamaya katılan sayıları çok yüksek olmasa da farklı bir filmle karşı karşıya olduğumuzu müjdeliyor gibi…

    Yine de isterseniz, 700 bin dolar gibi oldukça sınırlı bir bütçeyle çekilen ve 1.1 milyon dolarlık bir hasılat rakamına ulaşmış olan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle birde biz inceleyerek yorumlayalım, ardından da puanlamaya çalışalım…

    Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

    Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, Kogonada’nın “ağaç” ve “orman” arasındaki ince çizgiye, küçük bir Amerikan kasabası olan Columbus’taki mimari yapılar aracılığı ile yaptığı müthiş göndermelerle, Casey karakteri üzerinden sağlam bir hayata tutunabilme dersi verdiği sıra dışı bir film olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

    Halen var mıdır bilemiyoruz ama ortaokul yıllarında bizlere “bakmak” ve “görmek” arasındaki fark anlatılırdı…

    İşte aynen onun gibi bu filmde de Kogonada, Elisha Christian’ın kamerasıyla tespit ettiği enfes görüntüler eşliğinde bunu yapmaya çalışmış…

    Ve böylelikle bizim de büyük resme odaklanmamızı istemiş…

    Yoksa örneğin, Finli mimar Eero Saarinen tarafından tasarlanan Irwin Union Bank binası ile Miller Evi ve Çinli mimar I. M. Pei tarafından tasarlanan Cleo Rogers Memorial Kütüphanesinin mimari özellik ve tarihlerinin filmdeki ana karakterler Jin (John Cho) ve Casey’in (Haley Lu Richardson) incelemesine sunulmasının geçerli hiçbir anlamı olmazdı…

    Zira bu film, Columbus’taki mimari yapıları merak eden fakat oralara gidip görme imkânı bulamayan turistler için çekilmiş 360 derecelik sanal bir Columbus turu filmi değil…

    Elbette bunu yaparken, kitap okuma alışkanlığını terk ederek her tür bilgilenme işini internet ve akıllı telefonlar ile halletmeye çalışanlara da, halen eski nesil cep telefonu kullanmakta olan ayaklı kütüphane kıvamındaki Casey karakteri üzerinden ince bir ayar vermeyi de ihmal etmemiş Kogonada…

    Editörlüğünü de yine bizzat Kogonada’nın üstlendiği filmde, iyi olan bir başka şeyde John Cho ve Haley Lu Richardson’un sade, samimi ve etkileyici oyunculuk performanslarıydı…

    Öyle ki, sadece ikna etmekle kalmıyor, sizi anlatılan hikâyenin içine de dâhil ediyorlar…

    Eğer tam da bu noktada, “Peki, dikkat çeken başka bir şey yok muydu bu filmde?” diye bir soru soracak olursanız…

    Yanıtımız, “Tabii ki vardı” olur…

    Fakat Jin ve Casey karakterlerinin dinler üzerine yaptıkları küçük dertleşme dâhil onları bulup çıkartma işini de, yorumumuz sonrasında meraka kapılarak filmi izleyecek olan sinemaseverlere bırakmayı daha uygun gördüğümüzü söylemek isteriz…

    Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda da olduğu gibi yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

    İlk önerimize gelince:

    O hakkımızı da bu kez; nitelikli film izlemeyi tarz edinmiş sinemasever dostlara, “Bu türden bütçesi düşük ama mesajı bol filmleri de izleme listelerinize dâhil etmeyi unutmayın” diye seslenerek kullanmış olalım…

    Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde puan olarak 3,5 verdiğimiz bu film için önerimiz de, eğer halen izlemediyseniz yapılmış veya yapılacak olumsuz puan ve yorumlara aldırmadan “bir şans da mutlaka siz verin” şeklinde olacak…

    Keyifli seyirler,
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    • En İyi Filmler
    • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler
    Back to Top