Ortalama puan
3,2
91 Puanlama
5
4 Eleştiri
4
5 Eleştiri
3
8 Eleştiri
2
4 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
11 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
Bu kadar gerici ve heycanlı filme daha altı dolu senaryo yakısırdı mesela insanlar bizi hic umursamadan kapısı açık bir şekilde klonlamış ve depoya hapsetmiş sonrada yukarimızdaki gercek bizler ne yaparsa bizde aynısıni yapmışız nasıl oluyorsa artık onlar ne yerlerse bizde zorla çiğ tavsan yemek zorundayiz bunu kim düşündü ciden çocuklar bile daha mantıkli düşünür cünkü seneryo haricinde izlenir
Gülünesi sahneler konu saçma oyuncular çok kötü diyaloglar berbat kısacası başlamayın bile zaman kaybı
Rezalet ötesi bir filim tamamen zaman kaybı çok saçmaydı hiç bi şekilde filmdeki olaylara anlam veremedim hayatımda izlediğim en saçmalık ötesi filmdi tavsiye etmiyorum
Bence harika bir film izlerken korkmadım ama çok ürpertici sahneleri vardı heycandan ellerim terledi bu arada güzel ters köşe yapıyor yönetmen
Arkadaşlar işten geldim günün yorgunluğunu atmak icin cips kola ile bir film lzleyim dedim. İlk defa yorumlara bakmadan bir film izledim ve abartısız hayatımın en büyük hayatı. Lütfen kendinize saygınız varsa bu yorumu okuyun ve acil başka film arayın. Komedi filmi resmen kahkaha attım izlerken REZALET!!
igrencti izlemeyin sonu ters kose bitti asla asla asla asla asla asla asla asla asla asla asla asla asla asla asla izlemeyin
Başlarda gizem uyandırmayı başarsada devamı fiyasko. Çok karmaşık geldi bana ve sürükleyici değil. 4/10
Filim güzel tavsi ederim tamam kabul ediyorum konu biraz dagınık ama final olmamış ama yine de güzel
Hiç bir s*ke yaramaz aklı olan izlemesin zaman kaybından başka birşey değil anlamsız saçma
Film dediğin bir mesaj içerir verdiği
Film dediğin bir mesaj içerir verdiği
oyunculuklar vasat ın çok altında.. Konu çok orijinal.. Ama seneryoda sıkıntılı.. İnsanların benzerlerinin felekatı filmi
Diğer yorumları okuduğumda arkadaşlar genel olarak filmdeki bütün gereksiz parçaları bulmuşlar aslında bunların haricinde benim de çok alakasız bulduğum farklı bir nokta ise şu ki asıl klon olan yanlız insan gibi hayatına devam eden Adelaide Wilson çocukken bile hayat çalabilen bir kötüyken nasıl oluyorda ölen gölge çocuklara bile acıyabiliyor insan gibi ve filmin sonunda oğlu bile ona şüpheyle bakabiliyorken biz halen oh kurtuldular modunda takılakalabiyoruz ki ters köşeyi sekize katlayıp bize yutturan yönetmene haksızlık etmiyelim hata bizde iyi-iyi, kötü-kötü kalıbında sıkışıp kalmışız film bitiyor biz bitince bile zor anlıyoruz... Filmin bu karmaşasını sevdim 勞
Filmin konusu ve gerilim güzel lakin yönetmen filmde konuların sonunu bağlamadığından herşey havada kalıyor, nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.. şehri komple kopyalar kapladı ne oldu onlara?... sanırım Us 2 çekilirse daha sağlıklı olacak. İzlenmeye değermi? zaman kaybı...
“Us”, yapımcılığını Academy ödüllü “Get Out” (2017) ve “BlacKkKlansman” (2018) isimli filmlerde olduğu gibi Jason Blum ve Sean McKittrick ile birlikte üstlenen Jordan Peele’in senaryosunu da yazarak yönettiği psikolojik bir gerilim filmi…
Prömiyeri, 8 Mart 2019’da South by Southwest (SXSW) festivalinde yapılan ve 22 Mart 2019 tarihinde Amerika’da vizyona giren filmin:
6.9/10 (221.791 oy) ve 3.3/5 (13.285 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.9/10 (538 yorum) ve 81/100 (56 yorum) olan Rotten Tomatoes ve “Mutlaka İzlenmeli” etiketine de sahip olan Metacritic yorum ortalamaları, “korku – gerilim” kategorisindeki bir film için yeterince iyi…
Yine de isterseniz, 20 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve şu ana kadar da 255 milyon dolarlık bir gişe rakamına ulaşmış olan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bir de biz inceleyerek yorumlayalım…
Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…
Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, korku – gerilim sinemasının, insanları psikolojik baskı ve terör ile sindirerek korkutmanın yanı sıra pek çok siyasi mesaj da içeren, “düalist” yapıdaki nadir eserlerinden biri olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…
Farkındayız, özellikle de bu “düalist” yapı ve siyasi mesaj tespiti sonrasında, pek çok kişinin:
“Ne alaka?”
“Nereden çıktı şimdi bu?” dediğinin…
O halde gelin konuyu biraz daha açalım ve ilk önce de filmin adını ele alalım…
“Us” …
Sözlük karşılığı, zamir olarak “biz” dir…
Ve cümle içinde çoğunlukla, yerine göre “bizi” yahut “bize” olarak da kullanılır…
Ama o, aynı zamanda United States’in yani Birleşik Devletlerin kısaltmasıdır da…
Ve bu haliyle de sınıfsal yapısı ve sömürü düzeni dâhil her şeyi ile tam bir “eşitsizlikler imparatorluğu” olan ABD’yi vurgular…
Şimdi de dikkatleri, filmdeki kostümler aracılığı ile Michael Jackson’a yapılan iki göndermeye çekelim…
Birincisi, daha filmin en başında genç Adelaide (Lupita Nyong'o) karakterinin üzerindeki kocaman "Thriller" tişörtü…
İkincisi de aynı "Thriller"ın video klibindeki Michael Jackson’ın kıyafetinden esinlenilen “kırmızı” tulumların, Michael Jackson’ın alametifarikalarından eldiven de ihmal edilmeden, elde makas dans eder gibi oradan oraya koşuşturan ikiz karakterlere giydirilmiş olması…
Rachel Thompson’ın Mashable.com’daki 19 Mart 2019 tarihli makalesini okuduğumuzda, bütün bu göndermeler, Jordan Peele’ye sorulduğunda verdiği yanıt, “Michael Jackson düalitenin koruyucu azizidir” olmuş…
Yani en başta da vurguladığımız gibi “Us”, öyle izle geç tarzı sıradan bir korku – gerilim filmi değil…
Anthony Lane’nin de 22 Mart 2019’da The New Yorker’da belirttiği gibi, daha pek çok Marxist ve Freudian yorumları da yapılacak olan bu film, şimdiden konuşmak için belki biraz fazla erken fakat Jordan Peele’nin önündeki bütün engellerin kalktığı bir yapım oldu gibi…
Tam da bu noktada;
“İyide, senin öve öve bitiremediğin bu film hakkında neden bu kadar fazla olumsuz yorum da yazıldığı gibi çok düşük puanlarda veriliyor?” diye bir soru da sorabilirsiniz…
Haklısınız…
Onu da:
“Zaten bizde o yüzden, hiç anlamadığımız Amerikan futbolu, rugby, kriket, beysbol, polo ve golf gibi sporlar hakkında tek anladığımız futbol ile kıyaslayarak spor yorumu yazmak yerine film yorumu yazıyoruz” diyerek yanıtlarız…
Farkındayız bu curcunada; oyuncuların performansı, “Get Out” (2017) ve “See You Yesterday” (2019) gibi filmlerde de aynı işi yapan Michael Abels’in müzikleri, “Glass” (2019) ın da görüntü yönetmeni olan Mike Gioulakis’in kamerası ve ekipteki diğer isimlerin çıkarttıkları işlere değinemedik…
Ne yapalım o da gelecekteki diğer yorumlarımız için bizden alacağınız olsun…
Belki biraz tarzımızın dışında olacak ama buraya kadar söylediklerimizin tamamı, zımnen de olsa ikisini de içerdiği için filme ilişkin hem ilk tespitimiz hem de ilk önerimiz olsun…
Artık ayrımı gönlünüze göre siz kendiniz yaparsınız…
Keyifli seyirler…
Prömiyeri, 8 Mart 2019’da South by Southwest (SXSW) festivalinde yapılan ve 22 Mart 2019 tarihinde Amerika’da vizyona giren filmin:
6.9/10 (221.791 oy) ve 3.3/5 (13.285 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.9/10 (538 yorum) ve 81/100 (56 yorum) olan Rotten Tomatoes ve “Mutlaka İzlenmeli” etiketine de sahip olan Metacritic yorum ortalamaları, “korku – gerilim” kategorisindeki bir film için yeterince iyi…
Yine de isterseniz, 20 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve şu ana kadar da 255 milyon dolarlık bir gişe rakamına ulaşmış olan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bir de biz inceleyerek yorumlayalım…
Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…
Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, korku – gerilim sinemasının, insanları psikolojik baskı ve terör ile sindirerek korkutmanın yanı sıra pek çok siyasi mesaj da içeren, “düalist” yapıdaki nadir eserlerinden biri olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…
Farkındayız, özellikle de bu “düalist” yapı ve siyasi mesaj tespiti sonrasında, pek çok kişinin:
“Ne alaka?”
“Nereden çıktı şimdi bu?” dediğinin…
O halde gelin konuyu biraz daha açalım ve ilk önce de filmin adını ele alalım…
“Us” …
Sözlük karşılığı, zamir olarak “biz” dir…
Ve cümle içinde çoğunlukla, yerine göre “bizi” yahut “bize” olarak da kullanılır…
Ama o, aynı zamanda United States’in yani Birleşik Devletlerin kısaltmasıdır da…
Ve bu haliyle de sınıfsal yapısı ve sömürü düzeni dâhil her şeyi ile tam bir “eşitsizlikler imparatorluğu” olan ABD’yi vurgular…
Şimdi de dikkatleri, filmdeki kostümler aracılığı ile Michael Jackson’a yapılan iki göndermeye çekelim…
Birincisi, daha filmin en başında genç Adelaide (Lupita Nyong'o) karakterinin üzerindeki kocaman "Thriller" tişörtü…
İkincisi de aynı "Thriller"ın video klibindeki Michael Jackson’ın kıyafetinden esinlenilen “kırmızı” tulumların, Michael Jackson’ın alametifarikalarından eldiven de ihmal edilmeden, elde makas dans eder gibi oradan oraya koşuşturan ikiz karakterlere giydirilmiş olması…
Rachel Thompson’ın Mashable.com’daki 19 Mart 2019 tarihli makalesini okuduğumuzda, bütün bu göndermeler, Jordan Peele’ye sorulduğunda verdiği yanıt, “Michael Jackson düalitenin koruyucu azizidir” olmuş…
Yani en başta da vurguladığımız gibi “Us”, öyle izle geç tarzı sıradan bir korku – gerilim filmi değil…
Anthony Lane’nin de 22 Mart 2019’da The New Yorker’da belirttiği gibi, daha pek çok Marxist ve Freudian yorumları da yapılacak olan bu film, şimdiden konuşmak için belki biraz fazla erken fakat Jordan Peele’nin önündeki bütün engellerin kalktığı bir yapım oldu gibi…
Tam da bu noktada;
“İyide, senin öve öve bitiremediğin bu film hakkında neden bu kadar fazla olumsuz yorum da yazıldığı gibi çok düşük puanlarda veriliyor?” diye bir soru da sorabilirsiniz…
Haklısınız…
Onu da:
“Zaten bizde o yüzden, hiç anlamadığımız Amerikan futbolu, rugby, kriket, beysbol, polo ve golf gibi sporlar hakkında tek anladığımız futbol ile kıyaslayarak spor yorumu yazmak yerine film yorumu yazıyoruz” diyerek yanıtlarız…
Farkındayız bu curcunada; oyuncuların performansı, “Get Out” (2017) ve “See You Yesterday” (2019) gibi filmlerde de aynı işi yapan Michael Abels’in müzikleri, “Glass” (2019) ın da görüntü yönetmeni olan Mike Gioulakis’in kamerası ve ekipteki diğer isimlerin çıkarttıkları işlere değinemedik…
Ne yapalım o da gelecekteki diğer yorumlarımız için bizden alacağınız olsun…
Belki biraz tarzımızın dışında olacak ama buraya kadar söylediklerimizin tamamı, zımnen de olsa ikisini de içerdiği için filme ilişkin hem ilk tespitimiz hem de ilk önerimiz olsun…
Artık ayrımı gönlünüze göre siz kendiniz yaparsınız…
Keyifli seyirler…
Çok güzel film! Kötü diyenler kaldıramamış filmin güzelliğini. Ama tabi zevkler farklıdır. Oyunculukta çok iyi. Ve de eğlenceli kesinlikle sıkmıyor.
Güzeldi farklı bir konusu vardı sevdim izlemeye değer bir film. Sonunu öyle beklemiyordum iyiydi baya izlemelisiniz bence.
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler