Hesabım
    Distorted
    Ortalama puan
    3,0
    3 Puanlama
    Distorted hakkında görüşlerin ?

    1 Kullanıcı eleştirisi

    5
    0 Eleştiri
    4
    0 Eleştiri
    3
    0 Eleştiri
    2
    1 Eleştiri
    1
    0 Eleştiri
    0
    0 Eleştiri
    Turgay Buğdacigil
    Turgay Buğdacigil

    Takip Et! Takipçi Eleştirisini Oku

    2,5
    30 Kasım 2021 tarihinde eklendi
    Bu akşam sırada gözlerini hayata (ABD’de) 22 Haziran 2018’de açan çok yeni bir film var: “Distorted”…

    Senaryosunu Arne Olsen’in yazdığı filmin yönetmen koltuğunda, onca başarısız denemeye rağmen bir türlü pes edip havlu atmaya yanaşmayan Rob W. King oturuyor…

    Oyuncu kadrosuna baktığımızda ise başrolleri, yıllardır kendilerinden beklenen patlamayı bir türlü gerçekleştiremeyen Christina Ricci ve daha fazla süre alan Brendan Fletcher’a rağmen John Cusack’in paylaştığını görüyoruz…

    6,7/10 luk IMDB ve 4,5/5 lik Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarına rağmen filmi neredeyse diri diri gömen 3,9/10 luk Rotten Tomatoes profesyonel yorum ortalaması tam bir felaket… Aslında Metacritic’te de durum çok farklı değil… Oradaki iki yorumun puanı da 40/100…

    Elimizde filmin bütçesi ve gişe hasılatına ilişkin kesin bir veri yok… Eğer bu veriler, özellikle de gişe hasılatı verileri profesyonel yorumlar gibiyse film, yapımcının elinde patladı gitti demektir…

    Yani sonuç olarak, eğer profesyonel sinema eleştirmenlerinin yorum ve puanlarını dikkate alacak olursak; deyim yerindeyse, karşımızdaki tam da bir “kaybedenler kulübü” vakası…

    Peki, durum gerçekten de böyle mi?

    Bunu anlamak için çocuğunu kaybettikten sonra bunalıma giren ve bu nedenle de psikolojik tedavi görmekte olan Lauren’ın (Christina Ricci) , hem şehir hayatının stresinden uzaklaşmak hem de edinecekleri yeni çevre ve dostlarla birlikte hayata yeni bir başlangıç yapabilecekleri düşüncesi ve kocası Russell’ın (Brendan Fletcher) bu yöndeki ısrarlı tutumu üzerine taşındıkları “The Pinnacle” isimli akıllı bina da yaşadıklarının anlatıldığı filme biraz daha yakından bakmamız gerekecek…

    Aslında konu fena değil…

    Olayların akışına neyin neden olduğu konusunda filmin sonuna kadar, “tamam canım budur” şeklinde kesin bir yargıya da varamıyorsunuz… Yani filmin sonunu, baştan (hatta ortasından) kestiremiyor ve ilgiyle izlemeye devam ediyorsunuz…

    Elbette bu, iyi…

    Los Angeles Times’ın eleştirmenlerinden Noel Murray’in de özellikle vurguladığı gibi Christina Ricci’nin abartılı performansı dışında birkaç sahnede görünerek filme renk katan John Cusack dâhil bütün oyuncular işlerini en iyi şekilde yapmaya çalışmışlar…

    Ki, bu da iyi…

    Bir başka iyi şey de, filmin 86 dakikalık süresi…

    Ama filme ilişkin iyilerin hepsi bu kadar…

    Son derece düşük bir bütçeyle çekildiği her halinden belli olan bu filmi, biz sıkılmadan izledik… Umarız sizler de sever ve keyifle izlersiniz,

    Son bir not:
    Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 8 Temmuz 2018 günü saat 00.47’de yazılarak paylaşılmıştır...
    Daha Fazlasını Göster
    • En son Beyazperde eleştirileri
    • En İyi Filmler
    • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler
    Back to Top