Yeşil Rehber
Ortalama puan
4,2
230 Puanlama

30 Kullanıcı yorumları

5
11 Eleştiri
4
12 Eleştiri
3
5 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Mart 2022 tarihinde eklendi
Çok güzel ve anlamlı bir film izleyin..
Ayten Soydan Karagöz
Ayten Soydan Karagöz

2 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
8 Ocak 2022 tarihinde eklendi
Her ne kadar Amerika'da ırkçılığa bakış açısını işleyen, artık sıradanlaşmış bir senaryo üzerinden gitse de son zamanlarda en çok etkilenerek izlediğim filmlerden birisiydi. Herşeyden önce muhteşem bir oyunculuk performansına şahit oluyorsunuz. Karakterler çok iyi ve etkileyicii derecede gerçek.
Filmden bana kalan ise , kendi başına ne kadar yetenekli ve başarılı olsan da , zengin de olsan mutluluğun; ait olduğun toplumun seni ne kadar kabul edebileceğine bağlı. Toplumun sorunlu ve mutsuzken , kendine odaklanarak rahatı bulamazsın. Bunu filmde en iyi ,piyanist ve şoförünün tek eğlendiği zenci barı sahnesinde hissediyoruz. Kişisel değil toplumsal düşündüğümüz sürece varız. Bunu gerçekleştirmek içinse mücadele ve cesaret gerekiyor. Ne diyor İtalyan Şoförümüz: "Dünya ilk adımı atmaktan korkan yalnız insanlarla dolu" Yalnız ve mutsuz olmak istemiyorsak biraz gayret gerek.
Hasan Karakol
Hasan Karakol

30 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Eylül 2021 tarihinde eklendi
Tam bir "film'' başlıyor gelişiyor hikayesiyle sizi içine çekiyor baştan sona ve bittiginde ki genelde son isimdir izlemek sonra uyku evresine geçerim ve evet güzel bir uyku çektiren bir film, bu tarz filmlere kendi bulduğum kategorizem var ismi de "film" tırnak içinde.. bu bir "film" :)
Gamze Öztürk
Gamze Öztürk

4 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Nisan 2021 tarihinde eklendi
Çok şey katabilecek film olmuş kaliteli dk lar geçirdim. Tek kızdığım hatta 1 puan eksik vermeme sebep olan fil dişi gösterilmesi sergilenmesi tamamen yanlıştı !
patoshik
patoshik

Takipçi 58 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
10 Nisan 2021 tarihinde eklendi
Oyunculuk olsun kurgu akış hepsi çok iyiydi. Film beni içine o kadar çekti ki sanki bende aralarında üçüncü karakter gibiydim. İki saat içinde çok farklı duygular yaşadım. Günümüzde bile devam eden ırkçılığın o dönemlerde had safhada olduğunu gösteren en iyi yapımlardan bitanesi. İzlemenizi tavsiye ederim. İyi seyirler...
Deniz TV
Deniz TV

2 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Aralık 2020 tarihinde eklendi
Tek kelimeyle muhtesem bir yol hikâyesi. En sevdiğim 5 film listesine anında girdi. Ara ara açılıp tekrar seyredilebilecek bir film. Viggo Mortensen döktürmüs.
Selcen E.
Selcen E.

35 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
10 Mayıs 2020 tarihinde eklendi
1960 Amerika’sını ırkçılığı o kadar güzel anlatmış ki... sadece film bana biraz uzun geldi onun dışında harika bir film. Oyunculuklar müthişti ,
Hasan Akif Aycibin
Hasan Akif Aycibin

Takipçi 99 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Şubat 2020 tarihinde eklendi
Bu sene en iyi film Oscar ödülünü aldığı için daha fazla beklemeden izleyeyim dediğim bir film oldu. Filmin hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Çok iyi değildi ama sevdiğim bir film oldu. Filmin hikayesi şu şekilde; 1960'lı yıllarda Amerika'nın çeşitli bölgelerinde yüksek oranda ırkçılık baş gösteriyordur. İtalyan-Amerikalı olan Tony Lip bir yerde garsonluk yapmaktadır ama çalıştığı yer kısa süre sonra kapanacaktır. Bunun üzerine iş aramaya koyulur. Bir gün Afro-Amerikalı Dr. Shirley adında birinden iş teklifi alır. Dr. Shirley, Tony'den çeşitli yerlerde yapacağı konser turu için ondan şoförlük yapmasını ister. İlkten anlaşamasalar da sonradan Tony işi alır. Sonradan güneye doğru yolculukları başlar. İki çok farklı insanı bir yolculukta buluşturur film. Bir yanda mahalle ağzıyla konuşan, kibar olmayan hareketler sergileyen bir adam, diğer yanda son derece titiz, evhamlı bir insan. Yolculuklarında başlarına çeşitli olaylar gelir ve sonunda New York'a gelerek yolculuğu tamamlarlar. Filmin hikayesi bu şekilde. Film, o zamanın sosyolojik durumlarını iyi yansıtmış. Bir kasabada polisler tarafından durdurulduklarında Dr. Shirley'e polisler dışarı çıkamayacağını söylemesi ırkçılığın ne boyutlarda olduğunu gösteren bir yerdi bence. Film dönemini de çok iyi yansıtmış bence. Kıyafetler, mekânlar filmin ruhuna uygundu. Görüntü yönetmenliği olarak da çok iyi olmasa da iyiydi bence. Kurguda biraz sıkıntılar vardı. Sahne geçişlerinin kötü olduğu yerler vardı. Başlarda da kameranın çok farklı açılara hızlı bir şekilde geçmesi iyi bir göz zevki oluşturmuyordu. Oyunculuk olarak Viggo Mortensen'i beğendiğimi söyleyebilirim. Bir İtalyan'ı iyi canlandırmış. Canlandırdığı karakterin öz benliğini bozmaması hoşuma gitti. Mahershala Ali de iyi iş çıkarmış bence. Film sıkmadan izlettiren bir yapımdı. Sürükleyicilik iyiydi bence.
İki farklı dünyalardan olan insanları bir yolculukta bir araya getiren,o dönemde Amerika'daki ırkçılığı göz önüne getiren, keyifli bir seyahat filmiydi.
Filme verdiğim puan= 7,8
Cengiz A.
Cengiz A.

13 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Mart 2019 tarihinde eklendi
Film cok guzel mutlaka izleyin.
Tek eksik, dr shirley'in kardesi ile ilgili olan kismi.
Cunku bence filmdeki en guzel cumlelerden birinde bu konu ile ilgili mesaj vardi.
"Dunya ilk adimi atmaktan korkan insanlarla dolu" ben bekledim ama o kisim sanki atlanmis.
Cunku silah ve tas ile ilgili sahnelerde geri donus yapilmis, ama bu konu pas gecilmis.o yuzden 4* verdim
Ama yinede cok kaliteli bir filmdi.mutlaka izleyin
Mehmet D.
Mehmet D.

8 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
14 Mart 2019 tarihinde eklendi
Film Amerikan içi yapısında yıllarca devam eden ayrımcılık, alt-üst durumlarını o dönemlerde sıkça kullanılan çeşitli sembolik nesne ve ifadelerle seyirciye gösteriyor. Ayrıca malum önemli bir yol metaforumuz var. O yol işte tam da bu yüzyıllarca devam eden süreci bizlere aktarıyor. Tabii çoğu amerikan filminde olduğu gibi ''Amerikan Rüyası'' durumu da yemek, kıyafet, araç vb. unsurlarla izleyicinin dikkati cezb edilmek isteniyor. Filmin ilk bir saati en iyi film bu mudur diye düşündürüyor. Fakat iç yapısı ve verdiği mesajlar noktasında film ödülü hak ediyor. Film seyrederken renklere ve sembollere özellikle dikkat etmenizi tavsiye ediyorum. İyi seyirler.
Deniz O.
Deniz O.

Takipçi 170 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
7 Şubat 2019 tarihinde eklendi
“Eğer yeterince siyah değilsem ve yeterince beyaz değilsem, yeterince erkek değilsem, söyle bana, Tony, kimim ben?”

Her bireyin eşit derecede ait olma hakkı vardır. Ait olmak hayatta kalmak ile eş-değerdir. Nereye ait olabiliriz? Öncelikle ailemize, etkin kökenimize, geldiğimiz topraklara, yaşadığımız topluma... Oysa ayrımlar, karşıtlıklar her zaman insanları ötekileştirmiştir. Amerika kıtasını işkal eden Avrupa kökenli halk, daha sonra getirdikleri veya kendileri gelen bazı azınlık grupları dışlamıştır. Bu kesimler ikinci sınıf vatandaş ve hatta köle olarak nitelendirilmiştir. 1960’lı yıllarda Amerika’nın belli bölgelerinde ırkçılık zirvededir. Çoğu mekana siyahlar kabul edilmez, hatta tuvaletleri bile ayrıdır.

Green Book isimli film, azınlıkta olan iki gruptan, birbirleri ile hiç ilgisi olmayan iki insanın kesişmesini konu almaktadır. Kahramanımız Tony, İtalyan’dan gelen bir ailenin kuşaklardır Bronx’da yaşayan bir üyesidir. Bir barda güvenlik görevlisi olarak çalışırken birden bire kendini işsiz buluverir. Siyahi insanlara karşı son derece ön yargılıdır. Oysa karşısına çıkan yeni iş fırsatı bu ön-yargısını sınayacaktır. Uzun bir turnede şoförlüğünü yapacağı kişi Doktor lakaplı siyahi bir piyanisttir. Dr. Don Shirley, daha üç yaşında annesi sayesinde öğrendiği piyano sevdasını mesleğe çevirecektir. Dokuz yaşında annesini kaybeden Shirley, Rusya’ya piyano eğitimi için kabul edilen tek siyahi çocuktur. Muhtemelen babasından uzak bir şekilde büyüyen Shirley erkeklere de ilgi duymaktadır.

spoiler: Bu ilginç ikilinin yolculuğu ikisinin de hayatını değiştirecektir. Dahi piyaniste sadece siyahi olduğu için ayrımcılık devam ederken, Shirley’nin son derece nazik davranışları Tony’i çileden çıkarır. Tony ona hayattan keyif almasını öğretirken, Shirley de Tony’nin karısına romantik mektuplar yazmasına yardımcı olur. Her kilometrede ırkçılığın dozajı artmaktadır. Tony, Shirley’nin neden böyle bir zahmete katlandığını anlamamaktadır. Her çatışmayı şiddetle çözmeyi deneyen Tony, Shirley’nin mağrur duruşunu hiç anlamaz. Shirley ile beraber çalan Rus Oleg şöyle söyler: “Dahi olmak yetmez, insanların kalplerini değiştirmek cesaret ister.”


Martin Luther King’in de tanıştığı Shirley, dışlanan azınlığı sanatı ile temsil eder. Oysa kendi içinde son derece yalnızdır. Her gece içmektedir. Zencilerin arasında da dışlanmaktadır. Gittikleri son yerde çıkan olaylardan sonra Tony ve Shirley bir zenci barına gider ve belki de Shirley’in yüzü uzun yıllardan sonra ilk defa güler. Ait olma duygusunu yeniden hisseder.

Yazının tamamı TuvaletKağıdınaNotlar.com da...
cemertem
cemertem

Takipçi 55 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Ocak 2019 tarihinde eklendi
Klasik bir afro-amerikan öyküsünün oldukça dışında bir film Green Book, gerçekte yaşanmış bir hikayeden yola çıkan filmde dönemin meşhur siyahi bir müzisyenin ırkçılığın hala tam olarak ortadan kalkmadığı 1960'ların birleşik devletlerinde güney eyaletlere yaptığı bir turne programını ele alıyor. Başroldeki siyahi müzisyen, hayli eğitimli ve bir o kadar da "züppe" bir profil çizerken, seyahatinde şoförü olarak görevli ırkçı sayılabilecek bir kafa yapısındaki beyaz karakter İtalyan asıllı daha eğitimsiz bir kenar mahalleli görünümünde. Film boyunca bu zıtlıklardan yola çıkılıyor. Siyahi karakter müzisyen Dr. Don Shirley, siyahi olmanın yanı sıra aynı zamanda eşcinsel olduğundan ayrımcılığın katmerlisini yaşıyor. Film boyunca kendisini hiçbir yere konumlandıramayan ve bir yere (ne siyahilere ne de beyazlara) ait hissedemeyen Don Shirley bildiğimiz klişe siyahi karakterlerin ötesinde bir karakter olarak sunulur. Ancak bütün bu dram ve ırkçılığın geri planda tutulduğu da açık. Film ilerledikçe klasik sağ hollywood klişeleri senaryoda gözümüze sokulmaya başlıyor. Beyazların ayakta alkışlamasına rağmen o beyazlarla aynı mekanda yemek dahi yiyemeyen tuvalete gidemeyen Don Shirley'nin nasıl müzik eğitimini aldığını bilmeyiz film boyunca. Ufak bir araştırma ile Sovyetler Birliği'nde Leningrad'da eğitim aldığını öğreniriz. Zira ABD'de de mümkün değildir. Sovyetler'de Ekim Devriminin hemen ardından hem eşcinsellik hem de ırkçılık ortadan kaldırılmış, eğitim parasız hale getirilmiştir. ABD'ye kıyasla baktığınızda gayet eşitlikçi SSCB'de müzik eğitimi alarak sanata damga vurması yönetmen için anlam ifade etmese de insanlık için bir anlam ifade etmektedir. Bütün hollywood saçmalıklarında görülecek olan amerikanın müthiş özgür, sovyetlerin insanlık düşmanı bir ülke gibi pazarlanması burada da vücut bulmuştur. Benzeri örnek yakın geçmişte vizyona giren Gizli Sayılar filmi için de geçerlidir. Sovyetlerde kadınların bilim yapması serbest iken abd'de yasaktır. Ama filmde bu tartışılmaz bile. Tıpkı ırkçılığın tartışılmadığı gibi. "Zenci" nasıl "zenci" olarak eğitilir bu gösteriliyor. Filme yeniden dönecek olursak, gerek kurgu, gerek oyunculuk muazzam başarılı. Yönetmenlik olarak ele alındığında da yüzeysel anlatımlar, bakış açıları çok var. Filmin ana teması sevginin ve kardeşliğin üzerine kurulmuş zaten. Daha cesur kareler olabilirdi belki ama vasat da sayılmaz bana göre. Sanat yönetimi, kostümler, dekorlar filmin dönemine göre iyi tercih edilmiş olmakla birlikte kullanılan müzikler de etkileyiciydi. Her şey bir kenara sırf oyunculuk ve kurgunun başarısından dolayı en iyi film adaylığını hak ettiğini düşünüyorum.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler