Yeşil Rehber
Ortalama puan
4,2
230 Puanlama

30 Kullanıcı yorumları

5
11 Eleştiri
4
12 Eleştiri
3
5 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.428 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
20 Temmuz 2021 tarihinde eklendi
Senaryosu, piyanist Don Shirley ile onun şoförü ve koruması olarak görev yapan Tony Vallelonga’nın gerçek yaşamından esinlenilerek Brian Hayes Currie, Peter Farrelly ve Tony Vallelonga’nın oğlu Nick Vallelonga tarafından yazılan “Green Book”, yönetmen koltuğunda Peter Farrelly’nin oturduğu biyografik bir drama…

Prömiyeri, 11 Eylül 2018’de Toronto Uluslararası Film Festivalinde yapılan ve 16 Kasım 2018 tarihinde vizyona giren filmin, kazandığı 3 Golden Globes ve 1 BAFTA ödülünün yanı sıra 5 Academy ödülü adaylığı bulunuyor…

Senaryosunun yazımında, Nick Vallelonga’nın, babasının annesine yazdığı mektuplar kadar bizzat babası ve Don Shirley ile yaptığı görüşmelerden de yararlandığı bilinen filmin, 8.2/10 (413.461 oy) ve 4.3/5 (10.000 üzeri oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.2/10 (359 yorum) ve 69/100 (52 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları yeterince iyi bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor gibi…

Yine de gelin isterseniz,23 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilen ve brüt 321,7 milyon dolarlık bir gişe rakamına ulaşan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle birde biz inceleyerek yorumlayalım ve ardından da puanlamaya çalışalım…

Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce filme ilişkin ilk tespitimizi paylaşalım:

Karşımızdaki, IMDB ve Rotten Tomatoes’da kendisine verilen yüksek izleyici puanlarını, her haliyle teyit eder niteliklere sahip olan son derece “izleyici dostu / audience-friendly” bir film…

Şimdi tam da bu noktada; “Ne demek, bu izleyici dostu film?” diye bir soru yöneltebilirsiniz bize…

Hani, sorun da zaten...

Zira Oxford sözlükteki anlamına da başvurarak, ilk kez 1980’li yıllarda “Adweek” tarafından kullanılan bu kavramı en basit biçimde şu şekilde tanımlayabiliriz:

“Bir grup izleyici tarafından kolayca anlaşılan ve/veya takdir edilen, popüler çekiciliğe de sahip olan bir film…”

Sanıyoruz, “Green Book” için bunun tersini iddia edecek biri de çıkmayacaktır kanımızca…

Peki, bu kötü bir şey mi?

Eğer bütün filmlerin, sinemadan anlayan eleştirmenleri de mutlu etmek gibi bir zorunluluk ile çekilmesi gerektiğini düşünmüyorsanız, “elbette değil…”

Ki, şahsen biz de öyle düşünmüyoruz…

Bize göre de, arada sırada böyle kafa yormadan izlenebilen popüler filmler de yapılmalı…

Hele de oyuncu kadrosunda, bu filmde olduğu gibi Viggo Mortensen ve Mahershala Ali kadar nitelikli performans sergileyecek isimlere yer verilecekse…

1960’lı yılların Amerika’sının ve senaryosunun ruhuna uygun teknik altyapısı ile kurgusu da oldukça iyi olan bu filmin, 24 Şubat 2019 akşamı en az 1 Academy ödülünü kendi hanesine yazdıracağını düşünüyoruz…

Sonuç olarak, 130 dakika gibi biraz uzun da sayılabilecek süresine rağmen su gibi akıp giden bu film için puanımız 3 önerimiz ise, “siz de bir şans verin” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler,

Son bir not:
Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 21 Şubat 2019 günü saat 00:17’de yazılarak paylaşılmıştır...

Burada yaptığımız tek şey, rakamları güncellemek oldu...
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Mart 2019 tarihinde eklendi
Her yıl Amerika birleşik devletlerinde yaşanan ırkçılıkla ilgili bir film geliyor. Esasında konu bizi biraz sıktı ama yinede her defasında yaşananlara şaşırıyorum. Altı üstü 40-50 yıl önce farklı tuvaletler kullanılıyormuş :(
Baris Ö.
Baris Ö.

Takipçi 74 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
19 Mayıs 2019 tarihinde eklendi
Viggo Mortensen ve Mahershala Ali'nin gerçek bir hikayeye dayanan bu yapımda gayet güzel durduğunu söylemem gerek. Son yıllarda Amerika'da siyahilere eskiye oranla artan ırkçılığın karşısında bir duruş sergilemek adına geçmişte yaşananları aksettiren film izledikçe sizi kendine çeken bir yapıya sahip. Bu yılki Oscar ödül töreninde 3 ödül birden alıp dikkatleri üzerine çeken bu yapımı herkesin izlemesini tavsiye ederim. Yapım yavaş yavaş ilerleyen yapısına rağmen sonunda sizi biraz duygusal bir tatmin içinde bırakarak son buluyor. Ama yine de siz siz olun beklentiniz çok yükseltmeyin. Evet bir çok Oscar ödülü almış hatta En iyi film Oscar'ını almış bir yapım olsa da izlerken ihtiyatlı davranmanız da yarar var. Ben beğendim açıkçası izleyen bir çok kişininde beğeneceğini umuyorum.
Burak P.
Burak P.

Takipçi 26 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
3 Aralık 2018 tarihinde eklendi
Senaryo konusu itibariyle muhteşem olmaya aday bir filmken maalesef senaryosundaki tekniksel kusurlar nedeniyle ortalama - belki de ortalamanın biraz üstü- bir film olmuş. Senaryosunu üç kişinin yazmış olması aslında olası kusurlar silsilesinin en büyük habercisidir. Filmi normal seyrinde seyrederken zaten siyahı olan ana karakterin ırkçılıkla mücadele ettiğini anlıyorsunuz. Ancak senaryo içine hiç olmadık ve alakasız yerlere bu bilgiyi seyircide pekiştirmek amacıyla ırkçılığa maruz kaldığı sahneler konmuş. Ve bu defalarca kez tekrarlanmış. Artık bir yerden sonra "tamam anladık, ırkçılık yapılıyor" diyorsunuz. Ayrıca senaryoyla ilgili diğer bir kusursa birçok sahne diğer sahnelerle beraber avcarlanıp çok daha başarılı bir şekilde, daha az ve daha nitelikli sahneler elde edilip seyirciye servis edilebilecekken, üzerine çok düşünülmeyen ve oldukça bayat sahnelere fazlaca yer verilmiş. Oyunculara gelecek olursak her iki ana karakter de başarılı bir performans sergilemiş. Yönetmen de genel anlamda başarılı bir iş çıkarmış. Sadece birkaç sahnede gereksiz melodramlar kuru bir romantizm etkisi bırakıyor, ancak onun dışında göz batan pek bir şey yok.
tosun_pasa
tosun_pasa

41 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Ocak 2019 tarihinde eklendi
Film de ırkçılık sorununa farklı bir bakış açısı var. Ben en çok oyunculukları beğendim. Oscar şansları çok yüksek. Akademi üyeleri böyle sosyal sorunları sever.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler